Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

NATO reform planları için toplanıyor: Ankara’yı rahatsız eden konular neler?

NATO Savunma Bakanları, ABD’de yönetim değişikliğinin ardından ilk kez toplanıyor. Toplantıda NATO’nun geleceğine yön çizmesi öngörülen reform planları da var. Ancak planda Ankara’yı rahatsız edecek birçok nokta bulunuyor.

BOLD – NATO Savunma Bakanları, video konferans yoluyla düzenlenecek iki günlük toplantıda bir araya geliyor. ABD’de Joe Biden’ın Başkanlık görevini devralmasının ardından gerçekleşecek ilk savunma bakanları toplantısında İttifak’ın geleceğine yön çizmesi öngörülen önemli planlar masaya yatırılacak.

Üye ülkelerin veto hakkını kullanmalarının zorlaştırılması ve NATO’ya üye olmayan Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle daha yakın işbirliği gibi reform önerilerine Türkiye’nin karşı çıkması ve veto etmesi bekleniyor.

BİDEN YÖNETİMİ İLK KEZ MASADA

ABD Başkanı Joe Biden ve Savunma Bakanı Lloyd Austin

ABD adına NATO toplantısına ilk kez katılacak olan Savunma Bakanı Lloyd Austin’in Donald Trump döneminde İttifak ile ilişkilerde oluşan çatlakları onarıcı ve ABD’nin müttefiklerinin yanında olduğunu vurgulayıcı mesajlar vermesi bekleniyor.

Austin, toplantı öncesinde Washington Post gazetesinde yayımlanan makalesinde, ekip çalışmasına verdikleri önemi toplantıda net bir şekilde ifade edeceğini belirterek “ABD’nin yeniden öncü rol üstleneceğini bilmelerini istiyorum. İyi ekip arkadaşları olacağımızı bilmelerini istiyorum. İstişare etmemiz, birlikte karar vermemiz, birlikte hareket etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Donald Trump, başkanlığı sırasında yaptığı açıklamalarla Washington ile Avrupalı müttefikleri arasında gerginliğin artmasına neden olmuştu. Trump, Avrupa ülkelerini NATO’nun getirdiği kriterler çerçevesinde savunma bütçelerini yüzde 2’nin üzerine çekmeye çağırmış ancak kullandığı üslup ittifak içerisinde büyük rahatsızlığa neden olmuştu.

NATO’NUN REFORM PLANI

Toplantının ilk gününde NATO’da reform planları masaya yatırılacak.

Reform planı, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2019 yılında yaptığı “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” çıkışının ardından başlatılmıştı.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg tarafından görevlendirilen eski Almanya Savunma Bakanı Thomas de Maiziere ve eski ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wess Mitchell eş başkanlığındaki eski bakan ve diplomatlardan oluşan bağımsız grup, “NATO’nun nasıl daha güçlü hale gelebileceği” hakkında hazırladıkları 138 tavsiye içeren 67 sayfalık raporu Kasım ayında ittifaka sunmuş ve istişareler için üye ülkelere gönderilmişti.

NATO’NUN ‘BEYİN ÖLÜMÜ’ TARTIŞMASI

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 2019’un sonlarında Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine Barış Pınarı harekatı düzenlemesi ve harekata ABD ile NATO’nun karşı çıkmaması üzerine ittifakın ‘beyin ölümü yaşadığını’ ifade etmişti.

ABD’nin NATO’ya danışmadan Suriye’den askerlerini çekmesini eleştiren Macron, “ABD ile NATO müttefikleri arasında stratejik karar alma süreçlerinde hiçbir şekilde koordinasyon yok. Hiç. Aynı zamanda bir diğer NATO üyesi Türkiye’nin, çıkarlarımızın söz konusu olduğu bir bölgede, koordinasyonsuz saldırgan eylemleri var” dedi.

İngiltere merkezli Economist dergisine verdiği röportajda Macron, “Şu anda yaşadığımız NATO’nun beyin ölümüdür” ifadelerini kullanmıştı.

REFORM PLANINDAKİ ÖNERİLER

Öneriler arasında, NATO’nun resmi ana strateji belgesi olan “Stratejik Konsept” in güncellenmesi yer alıyor. Bu belge, büyüyen Çin askeri yeteneklerini ve Rusya’nın stratejik rekabetini dikkate alarak yeni politikanın sinyallerini veriyor.

Planda, ittifak içindeki karar alma süreçlerini hızlandırmak üzere üst düzey siyasi görüşmelerin artırılması ve bu görüşmelerin sadece Brüksel’deki NATO merkezinde değil, bakanlar düzeyinde üye ülkelerde de gerçekleştirilmesi tavsiye ediliyor.

Stoltenberg, ayrıca müttefik topraklarındaki caydırıcı operasyonların çoğunun toplu olarak finanse edilmesini önerecek.

Stoltenberg’in bugün bakanlara sunacağı reform planlarıyla ilgili kararın, bir pürüz çıkmaması durumunda, bu yılın ilk yarısında düzenlenmesi planlanan NATO zirvesinde verilebileceği belirtiliyor.

AB İLE İLİŞKİLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ

Rapordaki öneriler arasında, NATO üyesi olmayan AB ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının NATO zirveleri çerçevesinde yapılan görüşmelere davet edilmesi yer alıyor. Bu öneriyle NATO ile AB arasında işbirliğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.

Ancak özellikle Kıbrıs sorunu nedeniyle NATO üyesi Türkiye’nin bu tür bir planı veto edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye AB üyesi Güney Kıbrıs’ı “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanımıyor, bunun yerine Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ifadesini kullanıyor. NATO-AB yakınlaşmasına AB’den ayrılan Britanya’nın da sıcak bakmadığı belirtiliyor.

AB ülkeleri arasında NATO’ya üye olmayan ülkeler Kıbrıs’ın yanı sıra Avusturya, Finlandiya, İrlanda, Malta ve İsveç.

VETOLAR ZORLAŞACAK

NATO Merkezi – Brüksel

Türkiye 2017 yılında Avusturya ile yaşanan siyasi gerilim nedeniyle Avusturya’nın NATO ile ortaklık programlarına dahil edilmesini de engellemişti.

NATO gündemine gelecek raporda yer alan öneriler arasında üye ülkelerin ittifak kararlarını veto etmesinin zorlaştırılması da yer alıyor. Ancak bu planın da Türkiye’nin yanı sıra Macaristan’ın da direnişiyle karşılaşması bekleniyor.

İTTİFAK BÜTÇESİNİN ARTTIRILMASI GÜNDEMDE

Üye ülkeler arasında pürüzlü bir diğer konu ise İttifak bütçesinin artırılması.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, bakanlardan caydırıcılık ve savunma aktiviteleri için ödemelerin artırılmasını isteyeceğini belirterek “Birlikte daha fazla harcama yapmamız, birbirimizi savunma taahhüdümüzün ifade bulduğu 5’inci maddeye olan bağlılığımızın gücünü gösterecektir” diye konuştu.

Ek kaynağın özellikle Rusya’ya komşu doğu kanadının güçlendirilmesi, hava polisliği, donanma misyonları ve ortak tatbikatlarda kullanılması planlanıyor.

AFGANİSTAN ÇEKİLME KONUSU GÖRÜŞÜLECEK

Savunma Bakanları toplantısının ikinci gününde ise İttifak’ın başta Irak olmak üzere Ortadoğu’da daha aktif rol oynaması ve Afganistan misyonunun sonlandırılması konusu gündemde olacak.

Donald Trump yönetimi NATO müttefiklerinden bağımsız olarak Taliban ile görüşmelere oturmuş ve askerlerin Nisan ayı sonunda çekilmesini kararlaştırmıştı. Trump, ülkedeki Amerikan askeri sayısını da 2 bin 500’e indirmişti. Afganistan’da NATO’ya bağlı görev yapan 9 bin 600 asker bulunuyor.

Biden yönetiminin 1 Mayıs itibarıyla Afganistan’dan çekilmek ya da ülkede kalarak yeni çatışmaların doğması riskini almak arasında seçim yapması gerekiyor. ABD Savunma Bakanı Austin’in müttefiklerle istişareler sonrasında üye ülkelerin görüşlerini Washington’a ileteceği kaydedildi.

Biden yönetiminin, Taliban’ın son dönemdeki saldırıları nedeniyle barış anlaşmasını ihlal ettiği ve Kabil hükümetiyle masaya oturmaya yanaşmadığı gerekçesiyle anlaşmadan çekilme seçeneği bulunuyor.

Çok sayıda NATO üyesi, Afganistan’dan çekilmek için erken olduğu görüşünü dile getirmiş ve ABD’nin kalması durumunda kendilerinin de askerlerini ülkede tutmak istediklerini beyan etmişti.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg konuyla ilgili Pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Hiçbir müttefik Afganistan’da gereğinden fazla kalmak istemiyor. Ama doğru zaman gelmeden de ayrılmayacağız” demişti.

ORTADOĞU’DA DAHA AKTİF ROL

NATO’nun Irak’taki varlığını Bağdat’ın ötesine yayma ve Ortadoğu’da daha aktif rol oynama planlarının da toplantının ikinci gününde gündeme gelmesi bekleniyor.

Bu kapsamda Irak’taki misyonda görevli asker sayısının şu anki 500 civarından 4-5 bine çıkarılmasının planlandığı, planın koronavirüs salgınının hafiflemesi sonrası hayata geçirilmesinin öngörüldüğü bildirildi.

NATO’nun Irak’ta 2018 Ekim ayında başlatılan eğitim ve danışma misyonunun genişletilmesi planları koronavirüs salgını ve bölgedeki istikrarsızlık kaynaklı güvenlik endişeleri nedeniyle ertelenmişti.

HEDEF İRAN’IN ETKİSİNİ SINIRLANDIRMAK

Geçen yıl Mayıs ayında göreve başlayan Irak Başbakanı Mustafa Kazımi’nin de NATO’nun Irak’taki varlığını güçlendirmek istediği belirtiliyor.

Irak’ın eski istihbarat şefi olan ve ABD ile yakın ilişkileri bulunan Kazımi’nin bölgede İran’ın etkisini sınırlandırmayı hedeflediği ifade ediliyor.

NATO’nun, Irak’ta ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un eğitim misyonlarından bazılarını devralmasının da gündemde olduğu belirtiliyor. Diplomatlar, İngiltere, Türkiye ve Danimarka gibi NATO üyelerinin de katıldığı Danimarka komutasındaki NATO Irak misyonunun Iraklılar açısından ABD’nin eğitim misyonuna göre daha kabul edilebilir olacağına işaret ediyor.

Azilden kurtulan Trump’a Kongre baskını nedeniyle federal davalar yolda

Dünya

Merkel’den AİHM kararlarını uyun çağrısı

Hukukun üstünlüğünün vatandaşların devlete güveninin temel koşulu olduğuna vurgu yapan Almanya Başbakanı Merkel, Avrupa Konseyi üyelerini AİHM kararlarını uygulamaya çağırdı.

BOLD – Almanya Başbakanı Angela Merkel, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa Konseyi üyelerini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını ‘hızlı ve kapsamlı bir şekilde’ uygulamaya çağırdı.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi oturumuna videokonferans ile bağlanan Merkel, AİHM kararlarının yavaşça ya da kısmen hayata geçirildiğine, bazen hiç uygulanmadığına tanık olunduğunu belirterek “Özellikle de insanlar haksız yere hapis yattıklarında kararların hayata geçirilmesi, söz konusu kişilerin serbest bırakılması daha da büyük aciliyet taşıyor” dedi.

KAVALA VE DEMİRTAŞ DAVALARI

Avrupa Konseyi’nin siyasi karar alma organı olan ve AİHM kararlarına uyumun denetlenmesinden de sorumlu olan Bakanlar Komitesi’nin dönem başkanlığını yürüten Almanya, Türkiye’ye de defalarca AİHM kararlarını uygulaması çağrısı yaptı. Bakanlar Komitesi, Türkiye’nin Osman Kavala kararını uygulamaması üzerine kurulun daimi gündemine aldı.

HDP eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la ilgili kararın uygulanmaması dolayısıyla da Bakanlar Komitesi defarlarca Türkiye’yi uyarmıştı.

AKP’li Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesi: 19 yılda 54 sıra!

Okumaya devam et

Dünya

AİHM’e taşınan Erdoğan-Kılıçdaroğlu davasında kesin karar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin temyiz başvurularını değerlendiren 5 yargıçtan oluşan heyet, Türk Hükumetinin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu lehine AİHM tarafından verilen ihlal kararına yaptığı itirazı reddetti.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 27 Ekim 2020’de aldığı kararda Kılıçdaroğlu’nun dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle Türkiye’de hakkında verilen mahkumiyetle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğüyle ilgili 10. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmişti.

Bu karara Türk hükumetinin itirazını değerlendiren AİHM’nin temyiz başvurularını değerlendiren ve 5 yargıçtan oluşan heyeti, daha önce yüksek mahkemenin ilgili dairesi tarafından verilen kararı onadı ve Türkiye’nin başvurusunu reddetti.

Böylelikle AİHM’in Kılıçdaroğlu lehine vermiş olduğu karar kesinleşmiş oldu.

Türkiye’nin Kılıçdaroğlu’na 13 bin euro tazminat ödemesini kararlaştırmıştı.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Kılıçdaroğlu, 2018 yılında yaptığı başvuruda, 2012 yılında dönemin Başbakanı Erdoğan’ı aleyhine yaptığı iki konuşma nedeniyle para cezasına çarptırılmasıyla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifade özgürlüğü hakkının korunmasıyla ilgili 10. maddesinin ihlal edildiği şikayetinde bulunmuştu.

Kılıçdaroğlu, 31 Ocak ve 7 Şubat 2012 tarihlerinde partisinin TBMM’deki grup toplantısında Tortum hidroelektrik santralini protesto edenlerle ilgili mahkeme kararı, Deniz Feneri davası ve Uludere ile ilgili yaptığı konuşmalarda Erdoğan’ı eleştirmişti.

Türkiye’de mahkemeler, Erdoğan’ın “kişilik haklarına yönelik saldırı yapıldığı” gerekçesiyle yaptığı başvurularda CHP lideri maddi tazminat ödemeye mahkum etmişti.

AKP’li Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesi: 19 yılda 54 sıra!

Okumaya devam et

Dünya

Ukrayna Gerilimi: Rus savaş gemileri Karadeniz’de tatbikatta, ABD Büyükelçisi ülkesine dönüyor

Ukrayna sınırına 150 bin asker yığan Rusya, Karadeniz’de deniz ve hava kuvvetlerinin katılımı ile Kırım açıklarında büyük bir tatbikat başlattı. ABD’nin Moskova Büyükelçisi John Sullivan ise istişarelerde bulunmak üzere ülkesine gidiyor. Rusya, Sullivan’a istişarelerde bulunması için ABD’ye dönmesini tavsiye etmişti.

BOLD – Avrupa Birliği, Rusya’nın Ukrayna sınırına yığdığı asker sayısının 150 bine ulaştığını açıklarken Rus Ordusu Karadeniz’de Kırım açıklarında büyük bir askeri tatbikat başlattı. Tatbikata 20’den fazla gemi ve savaş uçakları katılıyor.

ABD’nin Moskova Büyükelçisi John Sullivan ise Moskova ile ilişkileri yeni yönetimle doğrudan ele almak üzere Washington’a gideceğini açıkladı. Rusya, Sullivan’a istişarelerde bulunması için ABD’ye dönmesini tavsiye etmişti.

KIRIM AÇIKLARINDA BÜYÜK TATBİKAT

İngiltere’nin 2 savaş gemisi göndereceğini açıkladığı Karadeniz’de Rusya, 20’den fazla savaş gemisinin katıldığı bir askeri tatbikat başlattı.

Rus Interfax haber ajansının Karadeniz donanmasına dayandırdığı haberine göre, tatbikata 20’den fazla savaş gemisi katıldı. Tatbikatta ‘Su-25CM3’ savaş uçakları ile hava savunma sistemleri de yer alıyor.

Rusya, geçtiğimiz günlerde Hazar Filosu’ndaki çok sayıda savaş gemisini Karadeniz’e çekmişti. Ayrıca Akdeniz’deki bazı Rus savaş gemileri de son haftalarda Boğazlar üzerinden Karadeniz’e geçmişti.

ABD’NİN MOSKOVA BÜYÜKELÇİSİ İSTİŞARELER İÇİN WASHINGTON’A DÖNÜYOR

Bu arada ABD’nin Rusya Büyükelçisi John Sullivan, Moskova ile ilişkileri yeni yönetimle doğrudan ele almak üzere Washington’a döneceğini açıkladı.

Büyükelçiliğin resmi internet sayfasında yayımlanan açıklamada, Sullivan’ın “ABD ve Rusya’nın ikili ilişkilerinin mevcut durumunu Biden yönetimindeki yeni çalışma arkadaşlarımla Washington’da doğrudan görüşmenin önemli olduğu kanaatindeyim” şeklindeki ifadelerine yer verildi.

Büyükelçi, ABD Başkanı Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında olası bir görüşmeden önce önümüzdeki haftalarda Moskova’ya döneceğini belirtti. Moskova ile Washington arasındaki iplerin giderek gerilmesinin ardından Kremlin, Sullivan’a Washington’a dönerek, Biden yönetimiyle istişarelerde bulunmasını tavsiye etmişti.

RUSYA’NIN KERÇ BOĞAZINI KAPATMASINA ABD’DEN TEPKİ

ABD yönetimi, Rusya’nın Azak Denizi’ne girişlerin yapıldığı Kerç Boğazı’nndan sivil ve askeri gemilerin girişini 31 Ekim’e kadar yasaklamasına tepki gösterdi.

Rusya’nın 2014 yılında Ukrayna’ya bağlı Kırım’ı ilhak etmesi ile birlikte Karadeniz’den Azak Denizi’ne geçişlerin yapıldığı Kerç Boğazı’nın denetimi tamamen Rusya’nın eline geçmişti. Azak Denizi’nde Rusya’nın yanı sıra Ukrayna’nın da limanları bulunuyor ve Azak Denizi Karadeniz’in bir parçası kabul ediliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın Ukrayna limanlarına ulaşımı da etkileyebilecek Karadeniz’i kısmen bloke etme kararını ‘sebepsiz yere gerginliği tırmandırma’ olarak nitelendirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, gelişmenin Rusya’nın Kırım ve Ukrayna sınırındaki askeri varlığını 2014’ten bu yana en fazla artırdığı haberleri gelirken yaşanan bu gelişmenin ‘özellikle endişe verici olduğunu’ ifade etti.

AB: UKRAYNA SINIRINDA 150 BİN RUS ASKERİ VAR

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, AB dışişleri bakanları toplantısına katılarak Rusya-Ukrayna geriliminde yaşanan son gelişmeleri anlattı

Öte yandan Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları dün video konferans yoluyla bir araya geldi. Gündemde Rusya’nın Ukrayna sınırında ve Kırım’da askeri varlığını artırması vardı. Toplantıya Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitri Kuleba da katılarak bölgedeki son durumu anlattı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell zirve sonrası yaptığı açıklamada Ukrayna sınırındaki Rus askeri sayısının ‘150 binden fazla’ olduğunu söyledi. Borrell bunun “Ukrayna sınırına bugüne kadar yapılan en büyük askeri sevkiyat” olduğunu ifade etti.

Borrell, “Rusya sınıra her türden askeri malzeme ve araç sevkiyatı gerçekleştiriyor. Mobil hastanelerden savaş teçhizatlarına çok ciddi bir hareketlilik görüyoruz. Bunun kaygı verici olduğu çok açık. Bu kadar fazla sayıda askeri bir yere topladığınızda bir kıvılcım çıkma olasılığı daha fazla olur.” dedi

Uzmanlara göre Rusya’nın şu an bölgeye yaptığı askeri yığınak, Moskova’nın Kırım’ı ilhak ettiği ve Ukrayna’nın doğusunda çatışmaların başladığı 2014 yılındaki sevkiyatı dahi geçti. Ukrayna Ordusu’nun aktif asker sayısı 250 bin civarında bulunuyor.

AB’DEN UKRAYNA İLE ‘TAM DAYANIŞMA’ MESAJI

AB Dış POlitika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell

AB, Rusya’nın Ukrayna ile tansiyonu arttırmasını ve anlaşmazlıkları körükleyici diğer bazı politikalarını sert bir biçimde eleştirmiş, birlik içinde yaptırım yönünde talepler dile getirilmişti. Borrell, dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamada, durumun değişebileceğini ancak şu an bir yaptırım kararı çıkmadığını belirtti.

Borell, “AB dışişleri bakanlarının mesajı çok net. Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam desteğimizi teyit ediyoruz.” dedi.

DONBAS KRİZİ

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Komçak, 30 Mart’ta Meclis’te yaptığı konuşmada, Rusya’nın tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırları yakınlarına asker sevkiyatı yaptığını belirtmişti.

Donbas bölgesindeki krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatından (AGİT) oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020’den itibaren kapsamlı ateşkes kararı almıştı. Bölgede bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Türkiye Ukrayna’ya göndermek için cihatçı mı topluyor?

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0