Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

İki çocuğu tacizden 16 yıl alan Yaşar Özdemir’e ‘fetö’ ve ‘şehit’ söylemiyle tahliye

Yaşar Özdemir, iki çocuğu cinsel tacizden 16 yıl aldı. Temyizde avukatını AKP’li Başkanla değiştirince ülkeyi özetleyen bir dava ortaya çıktı.

CEVHERİ GÜVEN | BOLD ÖZEL

Yaşar Özdemir (72) iki kız çocuğuna cinsel istismar suçlamasıyla tutuklandı ve 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak kısa süre sonra özgür kaldı ve hakkındaki suçlamalar düşürüldü. Özdemir’i bu ağır suçtan kurtaran üç faktör, günümüz Türkiyesi’nin özeti gibi. Özdemir önce avukatını kovup AKP’li bir avukatla anlaştı, ardından taciz ettiği kız çocuklarının ailesini Gülenist olmakla suçladı. Son olarak asker oğlu Suriye’de YPG’ye karşı savaşırken “şehit” olunca, günümüz Türkiye’sinde Özdemir’i hapisten çıkarmak hiç de zor olmadı. Özdemir şimdi özgür, iki kız çocuğu ise travma tedavisi görüyor.

72 yaşındaki emekli Devlet Demir Yolları görevlisi Yaşar Özdemir, 2017 yılında “çocuğun cinsel istismarı” suçlamasıyla tutuklandı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı davaya başlangıcında müdahil oldu ve dava Kamu Hukuku adına açıldı. Özdemir, 11 yaşındaki ve 14 yaşında iki kız kardeşe cinsel tacizle suçlanıyordu. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucunda Yaşar Özdemir, 31 Mayıs 2018’de suçlu bulunarak toplamda 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. (Dosya-Karar No: 2017/426 Esas – 2018/261)

Yaşar Özdemir’in yargılandığı mahkeme dosyasından…

Dosya İstinaf Mahkemesinde onandıktan sonra Yargıtay’a gönderildi. Yargılama boyunca sanık Yaşar Özdemir kendisini “Çocukların anne ve babası Fetöcü, evimi satmıştım, benden borç istediler vermediğim için bana bu iftirayı attılar” şeklinde savundu.  Mahkemede ve İstinaf’ta bu savunma inandırıcı bulunmadı. Mahkeme çocukların detaylı psikolojik muayenelerin yaptırmış ve taciz olayıyla ilgili uzman psikolog eşliğinde ifadelerini almıştı. Ayrıca iki çocuğun ailesinin sundukları başka deliller ve olayları doğrulayan şahitler de vardı. Bilirkişi ve psikolog raporunda, tekrarlı olarak gerçekleşen cinsel istismar detaylı biçimde yer aldı. Çocukların istismar nedeniyle yaşadıkları travma, kaygı bozuklukları, dikkat dağınıklığı, uykusuzluk da detaylı biçimde anlatıldı.

Yaşar Özdemir’in mahkumiyet kararı.

AKP İLÇE BAŞKANI AVUKAT HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ

Ancak Yargıtay aşamasında Sanık Yaşar Özdemir önce avukatını değiştirdi ve AKP’yle güçlü bağları olan AKP Dinar İlçe Başkanı Nazif Metehan Aydın’ı avukatlığına atadı. Bu sırada Suriye’deki Zeytindalı Harekatı’nda sanık Yaşar Özdemir’in yüzbaşı oğlu şehit oldu.

Sanık Yaşar Özdemir “şehit babası” sıfatıyla nitelenmeye başlandı. Sanığın damadı ve kızı da polisti. Sanığın kızı Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Şube Müdürü.

AKP’li yeni Avukat Aydın ve sanığın devlet görevlisi çocukları üzerinden başlatılan “şehit babasını dava eden Fetöcü aile” lobisi sonuç verdi ve Yargıtay 14. Ceza Dairesi, psikolog ve bilirkişi raporlarına ve delillere rağmen 09 Eylül 2019 tarihinde Yaşar Özdemir hakkındaki mahkumiyet kararını bozdu ve sanığı tahliye etti.

Ardından Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin heyeti kendi verdikleri 16 yıl 8 ay mahkumiyet kararının tam tersi bir karar aldı ve sanık Yaşar Özdemir’in beraatine hükmetti.  Ancak mahkeme, daha önce verdiği 18 yıl hapis cezası kararındaki tüm delilleri, şahitleri, anlatımları tek tek sıraladıktan sonra Yargıtay’ın verdiği bozma kararına uydu. Mahkeme bir bakıma baskı nedeniyle Yargıtay’ı işaret etmiş oldu. 26 Aralık 2019’da verilen beraat kararı, tacize uğrayan iki kız çocuğunun ailesi tarafından temyize götürüldü. Dosya halen Yargıtay’da mahkumiyet kararını bozan 14. Ceza Dairesi’nde bekliyor.

Yaşar Özdemir’i beraat ettiren karar.

AİLE ÖFKELİ: ÇOCUK SAPKINI BİR ADAM TOPLUMA SALIVERİLDİ

Kararın ardından aile, siyasi baskılarla kararın değiştirildiği düşüncesiyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) bildirimde bulundu:

“Yaşar Özdemir 2 kızıma tekrarlı olarak cinsel istismar suçundan 16 yıl 8 ay ceza almıştı. Dava Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Psikolog raporu, ses kaydı, tanık ifadesi ve çocukların ifadeleri delil olarak sunulmuştu. İstinaf onayladıktan sonra Yargıtay bozdu. Konya 1. Ağır Ceza da ilk celsede beraatine karar verdi ve çocuk sapkını olan adam topluma salıverildi. ‘Bunların ailesi Fetöcü, deliller yetersiz’ dendi. Delillerle suç sabit iken adam beraat ettirildi. Maalesef herkes işin kolay tarafını bulmuş. Suçu işleyenler fetö söylemini kullanarak işin içinden çıkmaya çalışıyor. Anne baba olarak bizler en ağır suçlu dahi olsak çocuklarımızın hakkı savunulmayacak mı? Böyle davalarda çocukların ifadesi bile yeterlidir ki ayrıca deliller de sunulmuştur. Bu olay çocuklarımın psikolojisini bozdu. Hala çocuklarımın psikolojik travması düzelmediği için terapi almaya devam etmektedirler.”

ÖZDEMİR AİLESİ OLAYI KAPATMAYA ÇALIŞTI

Olayın psikolog tarafından ortaya çıkartılmasının ardından Özdemir ailesi olayı kapatmak için mağdur kız çocuklarının ailesi üzerinde baskıya başladı. Yaşar Özdemir acilen kliniğe yatırıldı. Ancak bir süre sonra sessizce çıkartıldı.

Olayın mağduru iki kız çocuğunun travma tedavisi aradan geçen yıllara rağmen devam ediyor.

BOLD ÖZEL

“Kızım kanser hastası, hırsız değil arsız değil, bu vicdan mı?”

Tiroid kanseri Fatımatüzzehra Babacan’ın annesi Ayşe Taşpınar, hasta kızının tutuklanmasına ve iki torununun boynu bükük bırakılmasına tepki gösterdi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Afyonkarahisar’da okul öncesi öğretmeni olarak çalışırken ihraç edilen ve Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan tiroid kanseri Fatımatüzzehra Babacan, cezası onaylandığı için 30 Temmuz’da tutuklanıp Afyon E Tipi Cezaevine gönderildi.

Çocuklarını okutmak için çok yokluk çektiğini belirten Fatımatüzzehra Babacan’ın annesi Ayşe Taşpınar, kanser gibi ölümcül bir hastalığı olan kızının cezaevi koşullarında yaşamaya mecbur bırakılmasına tepki gösterdi.

TEK KİŞİLİK HÜCREDE

Evlatlarını vatana millete faydalı olmaları için yetiştirdiğini belirten Taşpınar, “Kızım özelde çalışıyordu. Devlete geç diye ona ben söyledim. Hiç böyle şeyler yapacakları aklıma gelmedi. Ben kızımı, oğlumu yoklukla okuttum. Hırsız etmedim, arsız etmedim, kötü yola yollamadım, kimseye silah çekmediler. Devlete, millete zarar verdiyse çocuklarımı ben vurayım. Bu vicdan mı?” dedi.

Kızının 13 Temmuz’da kadar tek kişilik hücrede kalacağını söyleyen Taşpınar, “E tipindeki hücrelerin çok kötü ve pis olduğunu söylüyorlar. Hasta bir insan orada nasıl dayanacak.” ifadelerini kullandı.

DİNİ SOHBET YAPTIĞI İÇİN

İki çocuk sahibi 39 yaşındaki Fatımatüzzehra Babacan, 10 yıldır kanser hastalığıyla mücadele ediyor. Ameliyattan sonra bütün tiroid bezleri alınan Babacan, tedavisi devam ederken Eylül 2016’da tutuklandı. 22 ay hapiste kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Bir derneğe üye olduğu için ve şu anda avukat olan bir öğrencisinin ‘Bize Kuran öğretiyordu, dini sohbet yapıyordu” beyanlarına dayanılarak 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Babacan, koronavirüs salgının olduğu bir dönemde, hapishane şartlarında kanserle mücadele ediyor.

Fatımatüzzehra Babacan’ın tutuklanmasını Twitter hesabından duyuran HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da karara tepki gösterdi. Her gün bir garibin zindana atıldığını ifade eden Gergerlioğlu, “Bu kaçıncı hasta mahpusun mahkumluğu!? Bu kaçıncı perişan aile?” ifadelerini kullandı.

Fatımatüzzehra Babacan’ın 11 ve 5 yaşında iki çocuğu bulunuyor.

Kanser hastası Fatma Zehra Babacan tutuklandı

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Orman Genel Müdürlüğünün yangın skandalı kendi raporundan çıktı

Türkiye orman yangınlarıyla boğuşurken, Orman Genel Müdürlüğünün skandal bir raporu ortaya çıktı. 2021 yılında 26 adet yangın söndürme helikopteri alımı için kaynak ayrılan OGM, altı ayda bir helikopter bile almadı. Ancak aynı sürede makam odaları ve idari binalar için 1 milyon 27 bin TL harcadı.

BOLD ÖZEL – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 13 uçağı 3 helikopteri varken, Türkiye’nin yangın söndürme uçağının olmamasının yankıları sürüyor. Orman Genel Müdürlüğü 2021 yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu Türkiye’nin itibar-ihtiyaç dengesinin nasıl alt üst edildiğini gözler önüne serdi. Envanterde bir tane yangın söndürme uçağı bulunmayan Orman Genel Müdürlüğü, 2021 yılında alınması planlanan 26 adet yangın söndürme helikopteri için tek kuruş harcamadı.

YANGIN SÖNDÜRME HAZIRLIĞI HEP SIFIR

2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Hazine’den Orman Genel Müdürlüğü’ne 4 milyar 200 milyon 954 bin TL kaynak ayrıldı. Bu kaynağın önemli bölümü de orman yangınlarıyla mücadelede harcanmak için planlandı. Ancak ‘Orman Yangınlarıyla Mücadele’ bölümünde gerçekleşmesi gereken faaliyetler hep sıfırda kaldı.

HELİKOPTER ALIM HEDEFİ 26 ALIM SIFIR

Orman koruma ve yangınla mücadele projesi kapsamında, helikopter alımı projesinin yıl sonuna kadar tamamlanacağı rapora yazıldı. Yangınlara müdahale için 55 milyon TL kaynak ayrıldı. Ancak 2021 ocak-haziran döneminde yangınlara havadan müdahaleye dönük tek kuruş harcanmadı. Planlanan işler arasında 26 adet helikopter alımı koyuldu. Fakat 6 aydır tek bir helikopter bile alınmadığı rapora yazıldı.

UÇAK VE HELİKOPTER HANGARI DA YAPILMADI

Planlanan işler arasında 40 milyon liraya yangın söndürme uçağı ve helikopterleri için hangar yapımı da koyuldu. AKP Hükumetinin öncelikleri arasına girmeyen yangın söndürme hava araçları için hangar inşaa edilmedi. Orman Genel Müdürlüğü yöneticilerinin oturduğu idari binaların konforunun arttırılması için planlanan işler ise hemen hayata geçti. Bürokratların oturduğu makam odalarının da içinde bulunduğu binalara 1 milyon 27 bin TL harcandı.

Yangın söndürme hava araçlarıyla ilgili tek bir yatırım bile yapılmadı. Makam odaları ve idari binalara ise bol kepçe para harcandı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Ölüm tehlikesi var: Beyninde tümör olan Aslı Öztürk gözaltında

Kalp krizi geçirme riski olan ve beyninde tümör bulunan Aslı Öztürk gözaltına alındı. Bugün mahkemeye çıkarılması beklenen Öztürk’ün yakınları, sağlık durumundan çok endişeli.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Beyninde tümör olan ve kalp krizi geçirme riski bulunan Aslı Öztürk (35) Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında dün Uşak’ta gözaltına alındı. 2004 yılında beyninde tümör teşhis edilen Öztürk’ün sürekli kontrol altında tutulması ve tedavisinin aksamaması gerekiyor.

ÖLÜM TEHLİKESİ VAR

Beynindeki tümörün yanı sıra 8 yıldır da tıpta taşikardi olarak nitelendirilen, kalbin normalden çok hızlı attığı kalp ritim bozukluğuyla ve sedef hastalığıyla mücadele eden Aslı Öztürk’ün hayati tehlikesi bulunuyor. Doktorların ‘kalbi direkt durabilir, kalp krizi geçirebilir’ dediği Öztürk bu halde Uşak Emniyeti’nde tutuluyor.

Aile yakınlarının verdiği bilgiye göre normal bir insanın kalbi 80 atarken Öztürk’ün 160-200 arasına atıyor. Vücudunu çok sarsıyor. Bayılma derecesine geliyor. Altı yıl önce kalp atış hızı 240’a çıkınca acile kaldırılan Öztürk, ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Stres, üzüntü ve yanlış beslenme nedeniyle ortaya çıkan bu hastalık nedeniyle cezaevi ve gözaltı koşullarında nasıl yaşayacağı bilinmeyen Öztürk’ün ailesi durumundan çok endişeli.

Uşak’ta kapatılan özel bir kız yurdunun müdürlüğünü yapan Aslı Öztürk’ün, Uşak Adliyesi önünde protestolara katıldığı, Bank Asya’da hesabı olduğu için ve tanık ifadelerine dayanılarak gözaltına alındığı öğrenildi.

 

 

Okumaya devam et

Popular

Shares