Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Aşıda belgeli vurgun ! Bedavaya getirdikleri aşıyı devlete milyonlarca dolara sattılar

Bakan Koca’nın aracısız alım yapılacağını duyurmasına rağmen TRT muhabirinin kazara ortaya çıkardığı Keymen İlaç skandalının ardından, Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiaları gündeme damga vurdu. Kılıçdaroğlu, aynı şirketin Çin’den gelen 1 milyon doz ücretsiz aşıyı DMO’ya her bir dozu 12 dolardan fatura ettiğini söyledi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugünkü partisinin grup toplantısında Türkiye’ye Çin’den getirilen aşılarla ilgili yeni bir iddiayı gündeme taşıdı. Kılıçdaroğlu, getirilen aşıların ücretsiz olduğuna dair bir beyanname olduğunu da belirterek, şunları söyledi: “9 Şubat 2021 tarihine kadar, 10 milyon 162 bin 123 doz aşı getirildi, bunlar için Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Keymen İlaç firmasına 121 milyon 945 bin 476 dolar para ödedi. Buradaki soru şu, Aralık 2020 tarihinde Esenboğa Gümrüğünden geçiyor aşılar gümrükten geçen 1 milyon 342 bin 298 doz aşı gümrükten Keymen tarafından çekiliyor.”

ANKA BELGEYİ PAYLAŞTI

Gümrükteki beyana göre 1 milyon doz aşı için ücret alınmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu: “1 milyon doz aşı ücretsiz, yani 12 milyon dolarlık aşı ücretsiz verilmiş. Sayın Bakan’a ve Erdoğan’a soruyorum, ücretsiz olarak ithal edilen 1 milyon doz aşı DMO’ya her dozu 12 dolardan fatura edildi mi, edilmedi mi? Ücretsiz olduğu beyannamesinde var” dedi. ANKA Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği beyannameyi yayınladı.

KEYMEN İLAÇ KİME AİT

Keymen İlaç’ın adı ilk kez, Pekin gümrüğünde bekletilen Çin’den Türkiye’ye getirilmesi beklenen aşıların üzerindeki, firmanın adının yazılı olduğu etiketlerle gündeme geldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca aşıların aracısız olarak Devlet Malzeme Ofisi tarafından alınacağını duyurmuştu.

TRT muhabirinin kazara ifşa ettiği olay sosyal medyada gündem oldu. En çok merak edilen ise hükumetin ihale ettiği bu karlı işi yapacak firmanın kime ait olduğuydu.

1973 yılında Ankara’da faaliyete başlayan Keymen İlaç icraatlarını ‘Toplum sağlığının korunması ve hastalıkların tedavisine yönelik ürünler üretmek” olarak tanımlıyor. Firmanın kime ait olduğu bilgisi ise internet sitesinde yer almıyor. Firmanın iş ortakları olarak da Sinovac’ın yanı sıra Serum Institute Of India, Biofarma, Techinvention gibi şirketler görülüyor.

“ARACI DEĞİL DİSTRİBÜTÖR”

Firma ile ilgili bakanlıktan edindiği bilgileri Habertürk canlı yayınında aktaran Habertürk TV Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir, Keymen İlaç’ın aracı değil, aşı üreticisi Sinovac’ın Türkiye’deki distribütörü olduğunu bildirdi.

Uluslararası seyahatlerde ‘dijital seyahat kartı’ zorunluluğu

 

Gündem

Karadeniz doğalgazıyla indirim başka bahara kaldı

Karadeniz’de bulunan doğalgazla faturalarda indirim müjdesi şimdiden başka bahara kaldı. CHP’nin raporuna göre iktidar, gazı 2023’e yetiştirebilmek için yeterli araştırma yapmadan yatırım yapmaya başladı. Bu durum maliyeti yükseltti ve indirim şimdiden imkansız hale geldi.

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Karadeniz’de bulunan doğalgazla ilgili çalışmalarını açıkladı. Hazırlanan bilgi notuna göre, iktidarın yanlış tercihleri doğalgazda indirimi imkansız hale getirdi.

Akın’ın bilgi notuna göre iktidar, Karadeniz’deki doğalgazı 2023 seçimleri öncesine yetiştirmek için potansiyelin çeyreğine yönelik bir yatırım planlandı. Bu durum maliyeti yükselteceği için indirim müjdesi de başka bahara kaldı.

CHP’li Akın, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) ÇED raporuna yönelik değerlendirme notunda şunlar yer verdi:

“POTANSİYEL BELİNLENMEDİ”

“ÇED raporunda, 780 milyon TL bedelle Sakarya Gaz Sahası Denizaltı Üretim Tesisleri, Denizaltı Nakil Hatları ve Kara Doğalgaz İşleme Tesisi Entegre Projesi yer aldı. Sahayla ilgili teknik rapor belli olmadan gazın çıkarılması için çalışmalara başlandı. Gazın çıkarılması için öncelikle sahadaki potansiyelin tam olarak belirlenmesi gerekirken bu adım tamamlanmadan deniz ve kara tesisleri ile nakil hatlarının planlanmasına başlandı.

“ÖRNEĞİ YOK”

Dünyada bu gibi doğalgaz sahalarında önce sahanın ayrıntılı bir teknik raporu hazırlanıyor, ardından nihai yatırım kararıyla ilgili süreçler yürütülüyor. Ancak iktidar, Sakarya Gaz Sahası’nda teknik raporu hazırlamaya devam ederken nihai yatırım kararıyla ilgili süreçleri de işletmeye başladı. Doğalgazı çıkarabilmek için dünyada örneği olmayan bir yöntem.

“GÖSTERMELİK GAZ”

ÇED raporu, iktidarın siyasi rant için acele ettiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, proje iki aşamalı yürütülecek. İlk aşamanın 2023’te devreye girmesi hedeflenirken, ikinci aşamanın 2023’ten sonra devreye gireceği ifade ediliyor. Bu durum, iktidarın projeyi 2023’e yetiştirmek için aşamalara böldüğünü ortaya koyuyor.

“DÖRTTE BİRİ KULLANILACAK”

İlk aşamada 6 ya da 10 kuyunun denizaltı üretim tesislerine bağlanması amaçlanıyor. Sahadaki gaz potansiyelinin belli olabilmesi için en az 30-40 kuyunun açılması gerektiği ifade ediliyor. Bu kapsamda ilk aşamada günlük 10 milyon metreküp, 2023’ten sonra devreye girecek ikinci aşama ile de günlük 40 milyon metreküp gaz taşınması hedefleniyor. Raporda, tüm sistemin devreye alınmasının 2023’ten daha ileri bir tarihte olacağı ifade ediliyor.

“BİR AYI BİLE KARŞILAMIYOR”

2023’te günlük 10 milyon metreküp çıkarılmasıyla bir yılda 3.6 milyar metreküp doğalgazın taşınması amaçlanıyor. Yıllık 3.6 milyar metreküp doğalgaz Türkiye’nin yaklaşık yüzde 7’lik doğalgaz ihtiyacını karşılayabiliyor. 2023 için yapılacak yatırım, Türkiye’nin bir aylık doğalgaz ihtiyacını dahi karşılamıyor.

“MALİYET YÜKSELİYOR”

Birinci aşamada sahanın dörtte birini kapsayan bir yatırım planlanıyor. Sahanın tümüne yönelik bir yatırım olmadığı için metreküp başına maliyet artıyor. Cumhurbaşkanlığı yatırım programında 2021 için Sakarya Gaz Sahası’na 9 milyar TL ayrıldı. Sahanın gerçek potansiyeli belli olmadan yatırım yapılması ve günlük 10 milyon metreküp planlanma yapılması maliyeti yükseltiyor.”

Okumaya devam et

Gündem

Açlık sınırı 2 bin 719 TL’ye yükseldi

Türk-İş’in her ay açıkladığı araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bu ay 2 bin 719 liraya yükseldi. Aynı araştırmaya göre yoksulluk sınırı ise 8 bin 856 lira oldu.

BOLD – Mutfakta büyüyen yangın Türk-İş’in açlık sınırı araştırmasına da yansıdı. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı bir şekilde beslenmesi için harcaması gereken para, yani açlık sınırı bu ay 2 bin 719 TL oldu.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş), Türkiye’deki “açlık” ve “yoksulluk” sınırlarıyla ilgili periyodik araştırmasının şubat ayı sonuçları, ülkede yaşanan ekonomik kriz ve Covid-19 salgınının büyüklüğünü de ortaya koydu.

TÜRK-İŞ: MUTFAK ENFLASYONU YÜZDE 20,4

Cumhuriyet’te yer alan araştırmaya göre, 2021 Şubat ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 719 TL lira. Bu kapsamda açlık sınırını ifade eden mutfak enflasyonu aylık bazda yüzde 2.5, yıllık bazda yüzde 20.4 arttı.

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 8 bin 856 TL oldu.

ASGARİ ÜCRET SADECE GIDAYA YETİYOR

Ayrıca açlık sınırı geçen aya göre 67 lira, Şubat 2020’ye göre 462 lira arttı. Yoksulluk sınırı ise geçen aya göre 218 lira ve geçen yıl şubat ayına göre 1503 lira yükseldi. Dört kişilik ailenin günlük gıda harcamasının 90 TL’yi aştığı belirtilen Türk-İş açıklamasında, işveren ve hükumet tarafından oyçokluğuyla belirlenmiş olan asgari ücretin net 2 bin 826 lira olduğu da hatırlatıldı.

Okumaya devam et

Gündem

Yoksulluk intiharları 2 yılda yüzde 38 arttı

İntihar rakamları korkutuyor. AKP döneminde intihar vakaları yüzde 48 arttı. Sadece ekonomik sebepler yüzünden yaşanan intiharlarda 2017-2019 arasında yüzde 38 artış yaşandı. İstatistiklere göre her hafta 65 kişi intihar ediyor.

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, AKP iktidarı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve bozulan ekonomi ile artan intihar oranlarına ilişkin bir rapor hazırladı. Rapora göre her hafta 65 kişi farklı sebeplerle intihar ediyor.

AKP İKTİDARINDA İNTİHAR OLAYLARI ARTTI

Cumhuriyet gazetesinde yer alan raporda, “AKP iktidarında intihar vakalarında yüzde 48 artış yaşandı. Tek adam sisteminde her hafta en az 65 yurttaş yaşamına son verdi. Ekonomik gerekçelerle intiharlar 2017-2019 döneminde yüzde 38 arttı” tespitlerine yer verildi.

Raporda yer alan bilgilere göre AKP iktidarında intihar olaylarında yüzde 48 artış yaşandı. 2002’de 2 bin 301 kişi çeşitli sebeplerle yaşamına son verirken, bu sayı 2019’da 3 bin 406’ya yükseldi. Her 10 kişiden 4’ünün neden intihar ettiği bilinmiyor. Raporda bu ölümler için “Başka bir ifadeyle Türkiye’deki intiharların yüzde 42’si faili meçhul” ifadesi kullanılıyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKUMET SİSTEMİNDE HER GÜN 65 İNTİHAR

Raporda Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi dönemi ayrı olarak ele alındı. Rapora göre yeni sistemde her hafta 65 kişi intihar ediyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş yapılan 2017-2019 yılları arasında 9 bin 916 kişi intihar etti. Bu sayı 2002-2019 yılını kapsayan AKP iktidarındaki toplam 53 bin 425 intihar sonucu ölümlerin tek başına yüzde 19’unu oluşturuyor.

EKONOMİK GEREKÇELERLE İNTİHARLARDA ARTIŞ VAR

2002-2019 arasında geçim zorluğu nedeniyle hayatına son veren 4 bin 801 kişi varken, bu intiharların yüzde 17’sine tekabül eden 798’i 2017-2019 yıllarında yaşandı. Ekonomik kriz nedeniyle intihar eden kişi sayısı 2017-2019 yılları arasında yüzde 38 arttı. 2017’de 232 kişi ekonomik gerekçelerle hayatına son verirken bu sayı 2019’da 312’ye yükseldi. Yalnızca basına yansıyan, son 10 günde 10’dan fazla intihar haberi var. Pandemide her gün gelen intihar haberleri 2020 verilerinde intihar olaylarının daha yüksek olacağına işaret ediyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0