Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Can kaybı 500 bini geçti: Süper güç Kovid-19’la mücadelede neden başarısız oldu?

ABD’de koronavirüsten hayatını kaybedenlerin sayısı 500 bini geçti. Başkan Joe Biden ve Yardımcısı Kamala Harris, ölenler için saygı duruşunda bulundu, kamu binalarındaki bayraklar yarıya indirildi. Peki süper güç ABD salgınla mücadelede neden başarısız oldu?

BOLD –  Dünyada koronavirüsten en çok yıkıma uğrayan ülke süper güç ABD oldu. ABD, Kovid-19’un yol açtığı ölümlerde 500 bini geçen sayıyla dünyada ilk sırada bulunuyor. Ülkedeki 28,1 milyon vaka da bu alanda bir rekor.

Dünya genelindeki koronavirüs ölümlerinin yaklaşık yüzde 19’u ABD’de kaydedildi, ancak ülke dünya nüfusunun yalnızca yüzde 4’ünü oluşturuyor. ABD’de, sıralamada kendisinden sonra gelen Hindistan ve Brezilya’nın iki katı kadar vaka görüldü. Ülkede bu sıralar her gün 2 bin civarında kişi hayatını kaybediyor.

BEYAZ SARAY’DA TÖREN

Joe Biden; First Lady Jill Biden, Başkan Yardımcısı Kamala Harris ve eşi Douglas Emhoff ile birlikte Beyaz Saray’ın bahçesinde salgında hayatını kaybedenleri anmak için mumların yerleştirildiği merdivenlerinin önünde bir dakikalık saygı duruşunda bulundu ve Amerikan halkını da bir dakika sessizliğe davet etti.

Ülkede ölümlerin yarım milyonu geçmesi nedeniyle başkan ve başkan yardımcısı ile eşleri Beyaz Saray’da hayatını kaybedenler için düzenlenen törende saygı duruşunda bulundular. Biden, ülke genelindeki resmi kurumlardaki ABD bayraklarının yarıya indirilmesi talimatı verdi.

Başkent Washington’daki Ulusal Katedral’de de korona kurbanlarını anmak için çanlar çalındı.

İKİ DÜNYA SAVAŞI VE VİETNAM’DAKİ KAYILARIN TOPLAMINI GEÇTİ

Dünyada koronavirüs nedeniyle en fazla can kaybı görülen ülkenin ABD olduğunu vurgulayan Biden, “Bugün gerçekten kasvetli ve yürek burkan bir dönüm noktasındayız” dedi.

Biden, son bir yıl içinde salgın nedeniyle ölen ABD’lilerin sayısının, Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı ve Vietnam Savaşı’nda yaşamlarını yitiren ABD vatandaşlarının toplam sayısından fazla olduğunu da vurguladı.

“BUNU ATLATACAĞIZ, SÖZ VERİYORUM”

Konuşmasında Amerika halkından umutlu olmalarını isteyen Biden, “Acıya karşı sağır olup direnmeliyiz. Her yaşamı bir istatistik verisi olarak görmeye karşı direnmeliyiz” diye seslendi.

“Bu ülke yine gülecek, bu ülke yine güneşli günler görecek. Bu ülke yeniden şenlenecek” diye konuşan Biden, “Bunu atlatacağız, söz veriyorum” dedi.

Biden, devlet daireleri, kamu binaları, askeri üsler ve yurt dışındaki diplomatik temsilciliklerde bayrakların hayatını kaybedenler ve yakınlarına saygı için beş gün boyunca yarıya indirileceğini açıkladı.

Temsilciler Meclisinde de milletvekilleri bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

Biden iktidara geldiği gün olan 19 Ocak’ta da o güne kadar Kovid-19 nedeniyle ölen 400 bin kişiyi anmak için de bir tören düzenlemişti.

HER GÜN YAKLAŞIK 2 BİN KİŞİ CAN VERİYOR

Ülkede günde ortalama 1,6 milyon kişiye aşı yapılırken hastaneye başvuran hastaların sayısı 40 gündür aralıksız bir şekilde azalıyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, koronavirüs nedeniyle ortalama bir ABD’linin beklenen yaşam ömrünün bir yıl kısaldığını açıklamıştı.

Virüsten en fazla etkilenen gruplar arasında azınlıklar yer alıyor.

ABD’DE HASTALIĞIN SEYRİ NASIL GELİŞTİ

Geçen yılın başından itibaren ülkede yayılan virüs, Mayıs ayına gelindiğinde 100 bin kişinin ölümüne neden olmuştu. Salgının yaz aylarında tırmanışa geçmesiyle ölü sayısı Eylül ayında ikiye katlandı.

Aralık ayında ABD’de ölü sayısı 300 bine ulaştı. Kasım ayının sonundaki Şükran Günü’nün ardından gelen 3 ayda virüs 230 bin kişinin ölümüne neden oldu.

ABD’de Aralık-Şubat ayları arasında kaydedilen ölümler tüm koronavirüs ölümlerinin yüzde 46’sını oluşturuyor.

AŞILAMADA SON DURUM

ABD’de son zamanlarda, durumun yakında düzeleceğine dair umutlar arttı. 44 milyondan fazla kişinin aşılandığı ülkede günlük yeni vaka sayılarında da düşüş görülüyor.

Virüsün dünya genelindeki seyrini izleyen ve vaka sayılarını derleyen ABD merkezli Johns Hopkins Üniversitesi’nin (JHU) verilerine göre ABD’de yaklaşık 19,4 milyon kişi ikinci doz aşılarını da oldu.

ABD’de kitlesel aşılamalar Biden’ın göreve başlamasından sonra hız kazandı. Yaklaşık bir aydır başkanlık koltuğunda oturan Biden, aşı kampanyaları ve aşı çalışmalarıyla yakından ilgileniyor.

Ülkede Temmuz ayı sonu itibarıyla Moderna ile Pfizer-Biontech üretimi 600 milyon doz aşının tedarik edilmesinin sağlanacağı belirtiliyor. Böylece halkın tamamının aşılanmasına yetecek kadar aşı temin edilmiş olacak.

YENİ VARYANTLAR KORKUTUYOR

Fakat uzmanlar ülkede yayılan varyantların yeni salgınlara yol açmasından endişe ediyor.

ABD hükümeti de daha bulaşıcı olduğu tespit edilen İngiltere varyantının yayılmasını endişeyle takip ediyor. ABD’li sağlık otoriteleri İngiltere varyantının Mart ayı sonuna kadar baskın virüs haline gelebileceğini belirtiyor.

ABD NEREDE HATA YAPTI? NEDEN BAŞARISIZ OLDU?

ABD Ulusal Alerji ve Salgın Hastalıklar Enstitüsü Başkanı Anthony Fauci, ABD’de ölü sayısının 500 bin sınırını geçmesinde siyasi bölünmenin de önemli payı olduğunu söyledi.

Reuters haber ajansına konuşan Fauci, maske takmanın bile bir sağlık önlemi olmaktan çıkıp siyasi bir duruş göstergesi haline geldiğini söyledi.

Fauci, siyasi bölünme olmasaydı bile koronavirüs salgınının büyük bir sorun olacağını söyleyerek Almanya ve İngiltere gibi kamu sağlığı ve sosyal devlet ilkelerine sıkı şekilde uyulan toplumların bile virüs karşısında yaşadığı zorlukları örnek gösterdi.

TRUMP YÖNETİMİ SALGINA MÜDAHALEDE 6 HAFTA GEÇ KALDI

ABD’de bir önceki başkan Donald Trump yönetimi salgına 6 hafta geç müdahale etmekle suçlanıyor.

Trump’ın potansiyel virüs pandemisi hakkında çok önceden uyarıldığı halde bürokrasideki iç bölünme, planlama eksikliği ve kendi içgüdülerine olan inancı nedeniyle uyarılara zamanlıca cevap vermemekle eleştiriliyor.

İlk koronavirüs vakasının görüldüğü 21 Ocak’tan ancak 6 hafta sonra Trump’ın ülkenin karşılaştığı virüs tehlikesine karşı ciddi önlemler almaya başladığı ve o zamana kadar salgını hafife aldığı belirtiliyor. Trump’ın bu şekilde hareket etmesinde de seçim öncesinde ekonomideki kazanımları koruma endişesinin yattığı ifade ediliyor.

EKONOMİK ENDİŞELER NEDENİYLE ÖNLEMLER ERKEN GEVŞETİLDİ

Seçim öncesi iddialı olduğu ekonominin darmadağın olmasıyla Trump’ın salgının ciddiyetini kavradığı, Beyaz Saray’da düzenlemeye başladığı günlük basın toplantıları ile virüse karşı mücadeleyi sahiplenmeye çalıştığı ancak salgının da artık önü alınamayacak ölçüde yayıldığı belirtiliyor.

Mart ayı sonu gibi salgının ciddiyetine kavrayan Trump yönetimi o dönemde kendilerine geç haber verdiklerini söylediği Dünya Sağlık Örgütü’nü suçlamaya başladı.

Ülkede vaka sayılarının ani artışı sonrası hastaneler yetersiz kaldı. Sağlık personeli ve yeterli sayıda yatak kapasitesi oluşturulamadı.

Salgının ilk döneminde sağlık çalışanları için koruyucu kıyafet, ardından da hastalar için solunum cihazı sıkıntısı yaşandı.

Siyasi liderlik her kademede başarısız oldu, ülkede genel anlamda bilim insanlarına, medyaya ve uzmanlara güven kayboldu.

Komplo teorileri sosyal medyada yayıldı ve önlemlere karşı halkta tepki oluştu. Özellikle cumhuriyetçi ve muhafazakar kesimlerde oluşan tepki önlemlere karşı duruşla kendini gösterdi.

Trump’ın sözlerini dikkate alan ve ekonomik kaygıları öne alan cumhuriyetçi valiler Arizona, Florida ve Teksas’ta normalleşme adımlarını erken attılar. Indiana, Illionis ve Minnesota gibi orta batı eyaletler de onları izledi. Bu hızlandırılmış normalleşme sürecinin arkasında da yönetimin kasım ayında istihdamda önemli derecede artış sağlama ve seçimler öncesinde ekonomik başarı isteğinin de önemli etkisi oldu.

ABD’DEKİ TOPLUMSAL KÜLTÜR VE CUMHURİYETÇİLERİN ŞÜPHECİ YAKLAŞIMLARI

ABD’nin salgınla mücadeledeki başarısızlığını ülkedeki toplumsal kültüre bağlayan yorumlar da yapıldı. Bu fikri savunanlar, ABD halkının fazla özgürlükçü ve siyasi iktidara güvenmeyen tavrının salgının yayılmasında etkili olduğunu belirtiyor.

Özellikle cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu bölgelerde sokağa çıkma yasaklarına karşı protestolar düzenlendi. Gösterilerin birçoğu, Trump’ın seçim kampanyasında rol alan ve bir kısmı sağcı milyarderler tarafından maddi olarak desteklenen muhafazakâr siyasi aktivistler tarafından düzenlendi.

Korona kısıtlamalarına gerek kalmayacak: Salgın 2022’de bitecek

Dünya

Taliban valisinin liyakati şaşırttı: Haritada Afganistan’ın yerini bulamadı

Modern orduya karşı Afganistan’da kontrolü geçiren Taliban’ın yönetim liyakati tartışılırken, bir Fransız kanalının röportaj yaptığı Taliban valisinin genel kültür seviyesi pes dedirtti.

BOLD – Geçen haftaya damgasını vuran dış gelişme Taliban heyetinin Ankara’yı ziyareti oldu. Yerel kıyafetleri ve terlikleriyle Ankara’ya gelen heyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ağırladı. Çavuşoğlu Taliban heyetinin Türkiye’yi ziyaret etmek istediğini son anda öğrendiklerini söyledi.

Afganistan’dan gelen heyete tavsiyelerde bulunduklarını belirten Çavuşoğlu, ülkeye insani yardım yatırımlarının süreceğini söyledi.

ANKARA’YI ZİYARET  ŞEKİLLERİ TEPKİ TOPLADI

Türkiye’ye gelen Dışişleri Bakan Vekili Emirhan Muttaki başkanlığındaki Taliban heyetinin ise, Ankara’dan, gıda sorunu yaşayan Afganistan’a, sert kış koşullarına hazırlık amacıyla kışlık kıyafet, yakacak, çadır ve özellikle gıda yardımı talebinde bulunduğu öğrenildi.

Taliban heyetinin diplomatik ziyarete günlük yerel kıyafetlerle gelmesi ise Türkiye’de tepkilere neden oldu. Terlikle toplantılara katılan bürokratların dışişleri bakanlığı düzeyinde ağırlanması da eleştirildi.

VALİYE ZOR SORU

Öte yandan Taliban’ın ülke içerisinde atadığı bürokratlar da dünyanın gündeminde savaş muhabiri Fatih Artun’un sosyal medyada paylaştığı bir video viral oldu.

Görüntüde Fransız RTS kanalı muhabiri, bir Taliban valisinden dünya haritası üzerinden Afganistan’ın yerini göstermesini istiyor. Vali ise bir süre uğraştan sonra pes ediyor. Afganistan’ın yerine valiye muhabir gösteriyor.

Artun paylaşımında “Fransız gazeteci, röportaj yaptığı Taliban valisine yanındaki küre dünya haritasından Afganistan’ın yerini göstermesini istiyor. Taliban valisinin yaşadığı ülkenin yerini bulamıyor” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyada gündem olunca TSK saldırıyı doğruladı

Okumaya devam et

Dünya

Reuters Türkiye’nin Suriye’ye operasyon hazırlığını yazdı

Reuters haber ajansı Türkiye’nin Kuzey Suriye’de yeni bir operasyon hazırlığında olduğunu yazdı. Ajansa konuşan bir yetkili ‘PYD sınırı terk etmezse operasyonun kaçınılmaz olduğunu’ söyledi.

BOLD – Reuters’in haberine göre Türkiye Suriye’nin kuzeyindeki Kürt gruplara yönelik yeni bir askerî harekat hazırlığına başladı. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuyu Roma’da yapılacak G20 zirvesinde ABD Başkanı Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşeceği kaydedildi. Görüşmelerden sonuç çıkmazsa harekatın başlatılacağı belirtildi.

TEL RİFAT ÇEVRESİ

Reuters haberini iki Türk yetkiliden aldığı bilgilere dayandırdı. Bir yetkili “Özellikle düzenli olarak bize karşı saldırıların düzenlendiği Tel Rifat olmak üzere bu bölgelerin temizlenmesi gerekli” diye konuştu. Harekatın zamanı ve kapsamı konusunda henüz bir kesinlik bulunmuyor.

TÜRK YETKİLİYE DAYANDIRDI

Reuters’e konuşan yetkili Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) operasyon hazırlıklarını yaptığını söyleyerek “Bunun kararı alındı ve belli bazı ülkelerle gerekli olan koordinasyon gerçekleştirilecek. Konu, Rusya ve ABD ile müzakere edilecek” dedi. Yetkili, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Roma’da ekim ayı sonunda yapılacak G20 zirvesinde konuyu ABD Başkanı Joe Biden ile görüşeceğini belirtti.

BİDEN VE PUTİN İLE GÖRÜŞECEK

Reuters’e konuşan diğer bir Türk yetkili de YPG güçlerinin sınırdan en az 30 kilometre geri çekilmesi gerektiğini söyleyerek son saldırıların Rusya’nın İranlı unsurlarla birlikte tamamen kontrolü altında tuttuğu bölgeden geldiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Biden’ın ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de konuyu ele alacağını kaydeden yetkili “Diplomasiden bir sonuç çıkmazsa ve PYD bu bölgeleri terk etmezse bir operasyon kaçınılmaz gözüküyor” diye konuştu.

SURİYE’DEN GELEN ŞEHİT HABERLERİ

İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre hafta başında Fırat Kalkanı Harekat Bölgesi’ndeki Azez ile Mare arasında zırhlı araca PKK/YPG tarafından güdümlü füze ile düzenlenen saldırıda iki özel harekat polisi hayatını kaybetmişti. Bu saldırının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada, bu saldırının “bardağı taşırdığını” belirterek, “En kısa sürede bu sorunların çözümü için gereken adımları atacağız” şeklinde konuşmuştu. Erdoğan’ın bu açıklaması Suriye’ye yönelik bir operasyon sinyali olarak değerlendirilmişti

 

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da asgari ücretin saati 12 Euro’ya çıkıyor

Almanya’da hükumet görüşmelerini sürdüren SPD, Yeşiller ve Liberaller koalisyon konusunda anlaştı. Önümüzdeki dönem Almanya’yı yönetecek koalisyon hükumeti, Kanada gibi nitelikli, uzman ve eğitilmiş yabancı göçmene kapılar açılacak. Asgari ücretin saati 12 Euro’ya çıkacak.

BOLD – Almanya’da seçimleri kazanan SPD lideri Olaf Scholz’un hükumet kurma görüşmeleri sona yaklaştı. Almanya’nın göçmen politikası, asgari ücret ve vergi gibi konularında değişiklikler olacak.

GÖÇMENLERE KANADA MODELİ

İltica statüsünden, daimi ikamet statüsüne geçiş kolaylaştırılacak. Nitelikli ve uzman personel puan sistemi ile ülkeye rahat giriş vizesi alabilecek. Burada, “eğitim ve diplomaların tanınması, vatandaşlığa almada kolaylıklar ve işgücü piyasasındaki ihtiyaçlar” göz önüne alınarak “Kanada modeli” uygulanacak.

ALMAN VATANDAŞLIĞINA GEÇİŞ

Ülkeye uyum gösteren ve geçimini kendi sağlayan, devlet yardımı almayan göçmenler, daha kolay ikamet sahibi olabilecek. Dil de öğrenmeleri halinde bu grubun vatandaşlığa geçişi kolaylaşacak.

ASGARİ ÜCRETİN SAATİ 12 EURO OLACAK

Almanya’da asgari ücretin saati şua anda 9,60 Euro olarak uygulanıyor. 1 Ocak 2022 tarihinde 9,82 Euro ve 1 Temmuz 2022 tarihinde 10,45 Euro’ya yükselmesi kararlaştırılmıştı. Ancak seçim öncesi SPD’nin talep ettiği gibi, asgari ücretin saati 12 Euro’ya çıkarılacak. Bundan sonraki artışlara ise Asgari Ücret Komisyonları karar verecek. Hükümet karışmayacak.

MİNİ İŞLER VE MUAFİYET

Aylık olarak “mini job” denilen işlerdeki vergiden muaf kazanç miktarı 520 Euro’ya çıkarıldı. Önceki miktar 450 Euro idi. Yani kişi, 520 Euro kazanıyorsa bunu vergilendirmeyecek. Düşük sosyal güvenlik primlerinin ödendiği, “orta ölçekli” işlerdeki muafiyet sınırı da 1300 Euro’dan 1600 Euro’ya yükseltildi.

KÖMÜR SANTRALLERİ KAPATILACAK

SPD’nin sol kanadının talep ettiği “Kira artışının kısıtlanması” reddedildi. Servet vergisi, emlak vergisi artışları rafa kalktı. Asgari ücret artıyor, emekli kasasına ek destek geliyor. İklim değişikliği ile mücadele için 2030 yılına kadar kömür santralleri durdurulacak. Aşama aşama kapanma gerçekleşecek.

 

Okumaya devam et

Popular

Shares