Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan’ın IBAN’ını eleştirdiği için tutuklanan gazeteci Hakan Aygün ile ilgili karar çıktı

Anayasa Mahkemesi, gazeteci Hakan Aygün’ün halka IBAN gönderen Erdoğan’ı eleştirdiği sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklanmasının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali olduğuna karar verdi.

BOLD – Koronavirüsle mücadele kapsamında geçen yıl AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka çağrı yaptı. IBAN numarası paylaşan Erdoğan, bağış yapılmasını istedi. Buna tepki gösteren gazeteci Hakan Aygün de sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı: “IBAN suresi ayet 1 ey IBAN edenler… Biz size ayrı bankalardan IBAN numaraları verdik ki IBAN edesiniz diye, hiç şüphesiz ki ahiret gününde IBAN edenle IBAN etmeyenler ayrılacaktır!”

Aygün, 3 Nisan 2020 tarihinde Erdoğan’ın başlattığı IBAN kampanyasını eleştirdiği için tutuklandı. “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ile suçlanan Aygün, 5 Mayıs 2020’ye kadar cezaevinde tutuklu kaldı.

TUTUKLAMA HUKUKİ DEĞİL

Anayasa Mahkemesine 22 Nisan 2020’de bireysel başvuruda bulunan Aygün’e ilişkin karar verildi. Yüksek mahkeme, Aygün’ün tutuklanmasının hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ve Anayasa’nın güvence altına aldığı kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Aygün’e 40 bin TL manevi tazminat ödenmesine oybirliğiyle karar verdi.

Anayasa Mahkemesi kararında, Aygün’ün “halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu” kapsamında suçlanmasına neden olan “…iman numarasıyla İBANa çalışan din sömürücüleri…” ifadelerine dair, “Toplumun bazı kesimlerini ötekileştiren bir üslup kullandığı açıktır. Buna karşılık söz konu paylaşımın toplumun bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılıklarına dayanılarak başka bir kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik eden bir yönü yoktur” dedi.

İMAN MI İBAN MI?

Öte yandan Aygün’ün, “Diyanetten, yardımı belediyeye yapmayın, fetvası zekatların ulusal düzeyde kampanya bağışı caizdir” başlıklı haberle ilişkilendirilerek yaptığı, “Ondan sonra iman mı İBAN mı diye garİBAN imanlıları tahrik eden manyaklar çıkıyor. Görüyorsunuz bütün olay İBAN kavgası” ifadelerinin yer aldığı paylaşımına ilişin AYM kararında, “Toplum kesimlerini birbirine karşı kin ve düşmanlığa tahrik unsurunun veya şiddet çağrısının olduğu söylenemez” denildi.

Gündem

Karadeniz doğalgazıyla indirim başka bahara kaldı

Karadeniz’de bulunan doğalgazla faturalarda indirim müjdesi şimdiden başka bahara kaldı. CHP’nin raporuna göre iktidar, gazı 2023’e yetiştirebilmek için yeterli araştırma yapmadan yatırım yapmaya başladı. Bu durum maliyeti yükseltti ve indirim şimdiden imkansız hale geldi.

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Karadeniz’de bulunan doğalgazla ilgili çalışmalarını açıkladı. Hazırlanan bilgi notuna göre, iktidarın yanlış tercihleri doğalgazda indirimi imkansız hale getirdi.

Akın’ın bilgi notuna göre iktidar, Karadeniz’deki doğalgazı 2023 seçimleri öncesine yetiştirmek için potansiyelin çeyreğine yönelik bir yatırım planlandı. Bu durum maliyeti yükselteceği için indirim müjdesi de başka bahara kaldı.

CHP’li Akın, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) ÇED raporuna yönelik değerlendirme notunda şunlar yer verdi:

“POTANSİYEL BELİNLENMEDİ”

“ÇED raporunda, 780 milyon TL bedelle Sakarya Gaz Sahası Denizaltı Üretim Tesisleri, Denizaltı Nakil Hatları ve Kara Doğalgaz İşleme Tesisi Entegre Projesi yer aldı. Sahayla ilgili teknik rapor belli olmadan gazın çıkarılması için çalışmalara başlandı. Gazın çıkarılması için öncelikle sahadaki potansiyelin tam olarak belirlenmesi gerekirken bu adım tamamlanmadan deniz ve kara tesisleri ile nakil hatlarının planlanmasına başlandı.

“ÖRNEĞİ YOK”

Dünyada bu gibi doğalgaz sahalarında önce sahanın ayrıntılı bir teknik raporu hazırlanıyor, ardından nihai yatırım kararıyla ilgili süreçler yürütülüyor. Ancak iktidar, Sakarya Gaz Sahası’nda teknik raporu hazırlamaya devam ederken nihai yatırım kararıyla ilgili süreçleri de işletmeye başladı. Doğalgazı çıkarabilmek için dünyada örneği olmayan bir yöntem.

“GÖSTERMELİK GAZ”

ÇED raporu, iktidarın siyasi rant için acele ettiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, proje iki aşamalı yürütülecek. İlk aşamanın 2023’te devreye girmesi hedeflenirken, ikinci aşamanın 2023’ten sonra devreye gireceği ifade ediliyor. Bu durum, iktidarın projeyi 2023’e yetiştirmek için aşamalara böldüğünü ortaya koyuyor.

“DÖRTTE BİRİ KULLANILACAK”

İlk aşamada 6 ya da 10 kuyunun denizaltı üretim tesislerine bağlanması amaçlanıyor. Sahadaki gaz potansiyelinin belli olabilmesi için en az 30-40 kuyunun açılması gerektiği ifade ediliyor. Bu kapsamda ilk aşamada günlük 10 milyon metreküp, 2023’ten sonra devreye girecek ikinci aşama ile de günlük 40 milyon metreküp gaz taşınması hedefleniyor. Raporda, tüm sistemin devreye alınmasının 2023’ten daha ileri bir tarihte olacağı ifade ediliyor.

“BİR AYI BİLE KARŞILAMIYOR”

2023’te günlük 10 milyon metreküp çıkarılmasıyla bir yılda 3.6 milyar metreküp doğalgazın taşınması amaçlanıyor. Yıllık 3.6 milyar metreküp doğalgaz Türkiye’nin yaklaşık yüzde 7’lik doğalgaz ihtiyacını karşılayabiliyor. 2023 için yapılacak yatırım, Türkiye’nin bir aylık doğalgaz ihtiyacını dahi karşılamıyor.

“MALİYET YÜKSELİYOR”

Birinci aşamada sahanın dörtte birini kapsayan bir yatırım planlanıyor. Sahanın tümüne yönelik bir yatırım olmadığı için metreküp başına maliyet artıyor. Cumhurbaşkanlığı yatırım programında 2021 için Sakarya Gaz Sahası’na 9 milyar TL ayrıldı. Sahanın gerçek potansiyeli belli olmadan yatırım yapılması ve günlük 10 milyon metreküp planlanma yapılması maliyeti yükseltiyor.”

Okumaya devam et

Gündem

Açlık sınırı 2 bin 719 TL’ye yükseldi

Türk-İş’in her ay açıkladığı araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bu ay 2 bin 719 liraya yükseldi. Aynı araştırmaya göre yoksulluk sınırı ise 8 bin 856 lira oldu.

BOLD – Mutfakta büyüyen yangın Türk-İş’in açlık sınırı araştırmasına da yansıdı. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı bir şekilde beslenmesi için harcaması gereken para, yani açlık sınırı bu ay 2 bin 719 TL oldu.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş), Türkiye’deki “açlık” ve “yoksulluk” sınırlarıyla ilgili periyodik araştırmasının şubat ayı sonuçları, ülkede yaşanan ekonomik kriz ve Covid-19 salgınının büyüklüğünü de ortaya koydu.

TÜRK-İŞ: MUTFAK ENFLASYONU YÜZDE 20,4

Cumhuriyet’te yer alan araştırmaya göre, 2021 Şubat ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 719 TL lira. Bu kapsamda açlık sınırını ifade eden mutfak enflasyonu aylık bazda yüzde 2.5, yıllık bazda yüzde 20.4 arttı.

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 8 bin 856 TL oldu.

ASGARİ ÜCRET SADECE GIDAYA YETİYOR

Ayrıca açlık sınırı geçen aya göre 67 lira, Şubat 2020’ye göre 462 lira arttı. Yoksulluk sınırı ise geçen aya göre 218 lira ve geçen yıl şubat ayına göre 1503 lira yükseldi. Dört kişilik ailenin günlük gıda harcamasının 90 TL’yi aştığı belirtilen Türk-İş açıklamasında, işveren ve hükumet tarafından oyçokluğuyla belirlenmiş olan asgari ücretin net 2 bin 826 lira olduğu da hatırlatıldı.

Okumaya devam et

Gündem

Yoksulluk intiharları 2 yılda yüzde 38 arttı

İntihar rakamları korkutuyor. AKP döneminde intihar vakaları yüzde 48 arttı. Sadece ekonomik sebepler yüzünden yaşanan intiharlarda 2017-2019 arasında yüzde 38 artış yaşandı. İstatistiklere göre her hafta 65 kişi intihar ediyor.

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, AKP iktidarı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve bozulan ekonomi ile artan intihar oranlarına ilişkin bir rapor hazırladı. Rapora göre her hafta 65 kişi farklı sebeplerle intihar ediyor.

AKP İKTİDARINDA İNTİHAR OLAYLARI ARTTI

Cumhuriyet gazetesinde yer alan raporda, “AKP iktidarında intihar vakalarında yüzde 48 artış yaşandı. Tek adam sisteminde her hafta en az 65 yurttaş yaşamına son verdi. Ekonomik gerekçelerle intiharlar 2017-2019 döneminde yüzde 38 arttı” tespitlerine yer verildi.

Raporda yer alan bilgilere göre AKP iktidarında intihar olaylarında yüzde 48 artış yaşandı. 2002’de 2 bin 301 kişi çeşitli sebeplerle yaşamına son verirken, bu sayı 2019’da 3 bin 406’ya yükseldi. Her 10 kişiden 4’ünün neden intihar ettiği bilinmiyor. Raporda bu ölümler için “Başka bir ifadeyle Türkiye’deki intiharların yüzde 42’si faili meçhul” ifadesi kullanılıyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKUMET SİSTEMİNDE HER GÜN 65 İNTİHAR

Raporda Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi dönemi ayrı olarak ele alındı. Rapora göre yeni sistemde her hafta 65 kişi intihar ediyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş yapılan 2017-2019 yılları arasında 9 bin 916 kişi intihar etti. Bu sayı 2002-2019 yılını kapsayan AKP iktidarındaki toplam 53 bin 425 intihar sonucu ölümlerin tek başına yüzde 19’unu oluşturuyor.

EKONOMİK GEREKÇELERLE İNTİHARLARDA ARTIŞ VAR

2002-2019 arasında geçim zorluğu nedeniyle hayatına son veren 4 bin 801 kişi varken, bu intiharların yüzde 17’sine tekabül eden 798’i 2017-2019 yıllarında yaşandı. Ekonomik kriz nedeniyle intihar eden kişi sayısı 2017-2019 yılları arasında yüzde 38 arttı. 2017’de 232 kişi ekonomik gerekçelerle hayatına son verirken bu sayı 2019’da 312’ye yükseldi. Yalnızca basına yansıyan, son 10 günde 10’dan fazla intihar haberi var. Pandemide her gün gelen intihar haberleri 2020 verilerinde intihar olaylarının daha yüksek olacağına işaret ediyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0