Bizimle iletişime geçiniz

Politika

HDP’siz seçim planı devrede

Kapatma davası iddiaları ve milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması girişimleri HDP’yi köşeye sıkıştırdı. Masada duran sine-i millet seçeneği ise her geçen gün imkansızlaşıyor. İktidarın planı ise 2023 seçimlerine HDP’siz girmek.

BOLD – İktidar kanadı, kapatma davası tehdidi altındaki HDP’nin vekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için harekete geçince, kulislerde sine-i millet formülü tartışılmaya başlandı. Ancak Türk siyasi tarihinde hep bir koz olarak kullanılmasına karşın, sine-i millet hiç gerçekleşmedi.

HEDEF 2023’E HDP’SİZ GİTMEK

Son olarak dokunulmazlığın kaldırılması talebiyle 25 milletvekili hakkında hazırlanan 33 fezleke daha Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Bu fezlekelerden 28’si HDP’li milletvekillerine ait. Bununla birlikte Mecliste HDP’li bütün vekiller hakkında fezleke bulunuyor.

Toplamda Meclis Başkanlığı’nda dokunulmazlığın kaldırılması talebiyle 1.300’ün üzerinde fezleke bekliyor. Fezlekelerin görüşülmesi tarihi sıraya göre yapılmıyor. İstenilen fezleke öne çekilerek ele alınabiliyor. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre ise HDP’li milletvekilleri hakkındaki fezlekelerin “içeriklerine göre” bir an önce TBMM Karma Komisyonu’na gelmesi bekleniyor. Hakkında “terörle mücadeleye muhalefet, terör örgütlerine destek ve halkı devlete karşı tahrik etme” gibi suçlardan fezleke bulunan milletvekillerinin komisyonda “dokunulmazlıklarının düşürülmesi” yönünde karar alınacak. Ardından da Genel Kurul’da HDP’li isimlerin dokunulmazlığı kaldırılacak.

SEÇİM AYARLI HAMLELER

HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve yargılama süreçlerinin en az bir yılı bulacağı belirtiliyor. HDP’li isimlerin yargılama sonrası suçlu bulunması ve milletvekilliklerinin düşmesi halinde bile yeterli yasal süre kalmadığı için 2023 seçimleri öncesinde bir ara seçim yapma ihtimali de ortadan kalkıyor.

Diğer yandan bir dava açılarak HDP’nin kapatılması ve 2023 seçimlerine HDP’siz girilmesi seçeneği de kulislerde konuşuluyor. İddialara göre AKP, özellikle doğu illerindeki muhafazar HDP seçmeninin oylarını bu yolla kendine yönlendirmeyi planlıyor.

BİR SEÇENEK OLARAK SİNE-İ MİLLET

Tüm bu senaryolarla birlikte HDP’nin bu süreçte “mümkün olduğunca parlamento çatısı altında siyaset yapma yönünde adım atacağı” ifade ediliyor. Ancak sine-i millet de HDP’nin önünde henüz bir seçenek olarak duruyor.

Anayasa’nın 78. maddesine göre TBMM üyeliklerinde en az 30 sandalyenin boşalması durumunda 3 ay içinde ara seçim yapılması gerekiyor. HDP’nin Mecliste 56 milletvekilinin istifası ile ara seçimin önü açılabilir. Ancak Anayasa’nın 84. maddesinde yer alan ”İstifa edenin milletvekilliğinin düşmesi, TBMM Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, TBMM Genel Kurulunca kararlaştırılır” hükmü nedeniyle istifaların AKP-MHP ittifakınca onaylanmaması ve ara seçimin engellenmesi ihtimali de siyasi hesaplamalara dahil ediliyor.

HDP’de sine-i millet tartışması, belediye başkanlarının görevden alınması, yerlerine kayyum atanması ve partiye yönelik baskılar sonrasında Kasım 2019’da da masaya yatırılmış ancak bu yönde bir karar alınmamıştı.

SİNE-İ MİLLET NEDİR?

Sine-i millete, Türkiye siyasi tarihinde siyasi temsil meşruiyetini yitirdiği düşünülen TBMM’den çekilerek siyasete halk içinde devam için kullanılan bir tanımlamadır. Türkiye tarihinde hemen her dönem birçok siyasetçi tarafından dile getirilmiş olsa da fiili olarak şimdiye kadar herhangi bir siyasi parti tarafından uygulanmamıştır.

Bununla birlikte 1989’da Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı seçilmesi sonrası DYP’li Murat Sökmenoğlu, Özal’ın gerekli oyu almadan seçildiğini ileri sürerek tepki amacıyla istifa etti. Sökmenoğlu’nun bu istifası Türk siyasi tarihinde sine-i milletin tek örneği olarak gösteriliyor.

Politika

Vatandaş canından bezdi AKP vahameti kavrayamadı! Zaten hak edilmeyen zenginlik yaşadık

Ekonomik krizi anlatan AKP’li Serkan Bayram, iki arabası olan teke düşünce eleştirildiklerini söyledi. Yaşadığı yokluğu anlatan bir moto-kurye ise, “Şurada bir yerde araba çarpsın bana, öleyim ‘Niye öldüm, dur yaşayacaktım’ demem” dedi.

BOLD – AKP’li Binali Yıldırımla birlikte İstanbul Tuzla’da esnaf ve sanayicilerle buluşan AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, konuşmasında ekonomik krize dikkat çekti. Sokağın bir numaralı gündeminin ekonomik kriz olduğunu söyleyen Bayram’ın verdiği örnek ise tepki topladı.

2 ARABASI OLAN TEKE DÜŞÜNCE

FOX TV’de yer alan bir habere göre, kısa zamanda Türkiye’de ciddi büyüme yaşandığını söyleyen Bayram, “Biz hak etmediğimiz bir zenginlik yaşadık belki. İki arabası olan bir arabaya düşünce sıkıntıya düştük babında eleştiriler alıyoruz” dedi.

NİYE ÖLDÜM DEMEM

Bir sokak röportajında kendisine uzatılan mikrofona konuşan moto-kurye yaşadığı yokluğa isyan etti. Para kazanabilmek için 14 saat çalıştığını bu yüzden de sosyal hayatı olmadığını söyleyen vatandaş, “Eve gidiyorum yatıyorum. Kalkıyorum işe geliyorum. Annemin babamın yüzünü göremiyorum. Bir gayem yok. Şurada bir yerde araba çarpsın bana. Öleyim ‘Niye öldüm, dur yaşayacaktım’ demem” diye konuştu.

AKP onlara ne güveniyor ne toz konduruyor

 

Okumaya devam et

Analiz

Tayyip Eroğan’ın sır görüşmeleri

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, yarın Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşecek. Görüşmede Erdoğan tercüman dahi bulundurmayacak. Diplomaside “olağan dışı” olarak nitelendirilen bu durum Erdoğan’ın daha önce baş başa yaptığı sır görüşmeleri akıllara getirdi. 

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, teamüllerin aksine hareket ederek yarın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile tercümansız bir görüşme gerçekleştirecek. Rusya bu konuda bir açıklama yapmazsa Erdoğan’ın verdiği tavizler öğrenilemeden kendisiyle birlikte mezara gidecek. Bu durum Erdoğan’ın daha önce yaptığı baş başa görüşmeleri akıllara getirdi. İşte Erdoğan’ın sır görüşmeleri…

“KİMSEYİ YANIMIZA ALMADAN”

Online BM Genel Kurulu için geçen hafta kalabalık bir heyetle gittiği ABD’de Başkan Jeo Biden ile görüşme imkanı bulamayan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, rotayı Rusya’ya çevirdi. Erdoğan yarın Putin ile Soçi’de görüşecek. Görüşmede Rus tercüman dışında kimse yer almayacak. Teamüllere aykırı olan bu durumla ilgili Erdoğan ABD dönüşü, “29 Eylül’de nasip olursa Sayın Putin’le Soçi’de yapacağımız ikili görüşme gerçekten önem arz ediyor. Heyetler arası görüşme yok, Sayın Putin’le sadece ikili görüşme yapacağız. Bu tabi sadece İdlib’i içeren bir görüşme olmayacak. Aynı zamanda Türkiye-Rusya ikili ilişkilerini ve Suriye’deki durumu masaya yatıracağız. Suriye’de nereye geldiğimizi, bundan sonraki süreçte de nereye geleceğimizi kendileriyle konuşacağız. Kimseyi üçüncü bir şahıs olarak yanımıza almadan bu görüşmeyi yaparken orada tabi Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir karara da varacağız” dedi.

BAYKAL’LA GÖRÜŞMESİ SONRASI BAŞBAKAN OLDU

AKP’nin kurulmasının ardından 2002’de Anayasa Mahkemesi, Erdoğan’ın TCK’nın 312. maddesinden mahkum olduğu gerekçesiyle “milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmadığını” belirterek parti kurucusu olamayacağını hükme bağladı. YSK da Anayasa’nın milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen 76. maddesinde yer alan “ideolojik ve anarşik eylemlere katılma” hükmünü gerekçe göstererek Erdoğan’ın adaylığını kabul etmedi. 2002 seçimlerinin ardından İstanbul’da boğazda dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile sır bir görüşmesi gerçekleştiren Erdoğan’ın bu görüşme sonrasında Siirt’ten milletvekili seçilmesinin yolu açıldı.

BÜYÜKANIT GÖRÜŞME İÇERİĞİNİ MEZARA GÖTÜRDÜ

TSK’nın 25’inci Genelkurmay Başkanı olarak görev yapan Yaşar Büyükanıt, 2007 yılı 27 Nisan’daki e muhtıranın ardından 5 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde o dönem başbakanlık koltuğunda oturan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la 135 dakika süren bir görüşme yaptı. Türk siyasi tarihine geçen bu görüşmenin içeriğine dair Erdoğan, “Büyükanıt açıklarsa ben de açıklarım” demiş, Yaşar Büyükanıt da “Benimle mezara gidecek” yanıtı vermişti. 21 Kasım 2019 tarihinde vefat eden Büyükanıt, görüşmenin içeriğini kendisi ile birlikte mezara götürdü.

ABD DIŞİŞLERİ BAKANI İLE REKOR GÖRÜŞME

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teamüllere aykırı yaptığı görüşmelerden biri de ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile 15 Şubat 2018’de gerçekleştirdiği, 3 saat 15 dakika süren ve çevirmen bile alınmayan görüşmesi. Ortadoğu ziyaretinin son durağı olan Türkiye’ye gelen ABD Dışişleri Bakanı Tillerson, Erdoğan ile 3 saat 15 dakika görüştü. Ortak ya da tek taraflı bir resmi açıklama yapılmazken, çevirmen bile alınmayan görüşmede Çavuşoğlu konuşmaları tercüme etti. 3 saat 15 dakika süren görüşme Türkiye ile ABD arasında yapılan en uzun görüşme olarak kayıtlara geçti. Uluslar arası medya çevirmen alınmamasını olağan dışı olarak nitelendirdi.

Dünyanın bildiğini inkar Erdoğan’ı kurtarır mı?

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan yine kendine muhalif

Yargıtay’ın yeni hizmet binasının açılışında fiziksel dönüşümün önemine değinen Erdoğan, hakim ve savcıların atandığı törende modern, ihtişamlı binaların adaleti tesis edemeyeceğini söyledi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen 4. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni’nde konuştu. Törende bin 8 adli yargı hakimi ve cumhuriyet savcısı ile 7 idari yargı hakimi ataması yapıldı.

Erdoğan, konuşmasında hakim ve savcılara tavsiyede de bulunarak, “Adaleti sağlamanın ölçüsü sosyal medyada atıp tutan gerçek niyeti ve kimliği meçhul kalabalıkların tutumu değil kanundur, nizamdır, maşeri vicdandır. Vicdanınız ile kararlarınız arasına hiçbir maddi değerin girmesine müsaade etmeyin” dedi.

Konuşmasının devamında bağımsız yargının önemine dikkat çeken Erdoğan, “Sadece modern ve ihtişamlı binalar yapmakla adaletin tesis edilmeyeceği gerçektir. Adalet terazisindeki mizanın bozulmaması için temel şart, güçlü, tarafsız, bağımsız ve uluslararası normları özümsemiş bir hukuk sisteminin varlığıdır. Türk hukuk sisteminin en önemli açmazı, neredeyse her 10 yılda bir anti demokratik bir müdahaleye maruz kalmış olmasıdır” diye konuştu.

MERDİVEN ALTI YARGI

Öte yandan Erdoğan, Yargıtay binası açılışında yargı binalarının fiziksel dönüşümünün önemine değindi. Fiziki dönüşümün Yargıtay’ın verdiği hizmetlere değer ve fark katacağına inandığını söyleyen Erdoğan, “Temeli 2018 Mart’ında atılan ve 191 dönümlük bir alan üzerinde kurulan bu bina, 422 bin metrekareyi aşkın kapalı alana sahiptir. Toplam 10 bloktan oluşan Yargıtay binamız, dairelerin, üyelerin, tetkik hakimlerinin, çalışanların ve ilgili tüm kesimlerin ihtiyaçlarını karşılayacak kapasiteye, donanıma, teknolojiye sahiptir. Gerçekten merdiven altında yargı, adalet ne hallerde olduğunu bildiğimiz için buralardan adalet camiasının kurtulması için bu adımı atmamız gerekir dedik. Sadece Yargıtay değil, önce Danıştay’ı arkadan Anayasa Mahkemesi’ni de bitirdik. AYM’den sonra da şimdi de komşu olarak Yargıtay’ı bitirmenin mutluluğu içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

HAK İHLALLERİ HIZ KESMİYOR

Yargının uzun süredir tartışma konusu olduğu Türkiye’de hak ihlalleri hız kesmeden devam ediyor. İfade özgürlüğü üzerindeki sınırlamalardan uzun tutukluluğa, işkenceden cezasızlığa kadar birçok hak ihlali ülkenin rutini haline geldi. Anayasa Mahkemesi (AYM) yakın zamanda 2 işkence olayında polisleri suç buldu ve mağdurlara tazminat ödenmesine hükmetti.

AİHM’İN TÜRKİYE KARARLARI

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’de yüzbinlerce insanı ilgilendiren Yargıtay’ın Bylock kararlarının hak ihlallerine neden olduğunu tespit etti. İhraç bir polis memurunun başvurusu üzerine dosyayı incelemeye alan AİHM’in kararı, Türk yargısının uluslararası hukuk normlarıyla uyuşmayan karalarını gözler önüne serdi.

Büyükler umut için pedal çevirdi, çocuklar Ahmet Burhan için tohum ekti

Okumaya devam et

Popular

Shares