Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Anketlerde yükseldikçe Meral Akşener’e ‘ahlaksızca’ saldırıyorlar

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, anketlerde yükselen popülaritesiyle eş zamanlı olarak iktidarın cinsiyetçi saldırılarına maruz kalıyor. Twitter’da Akşener’e ‘fahişe’ iması yapan bir ‘etiket’ çalışması başlatıldı. Cinsiyetçi saldırılar Akşener’in aile üyelerini de hedef aldı ancak Akşener cesur bir çıkış yaptı ve yapılanları bütün açıklığıyla Meclis’te anlattı. İktidarın beklemediği bu hamle ile Akşener, artan popülaritesini pekiştirdi.

BOLD – MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 4 Mart’ta yaptığı açıklamada İyi Parti lideri Meral Akşener’e “Fosforlu Cevriye” diye hitap etti. Eski bir romandan ismini alan bu tanımlama Türkiye’de “fahişe” yerine kullanılıyor. turkishminute.com’dan Cevheri Güven’in haberine göre Semih Yalçın, MHP’de “bozkurtlar” olarak adlandırılan gençlik kolları üzerindeki en etkili isim.

Son bir yılda Yalçın’ın hedef gösterdiği çok sayıda siyasetçi ve gazeteci saldırıya uğradı. Bazen demir sopalar kimi zaman da silahlı olarak yapılan saldırılarda gazeteciler ve siyasetçiler yaralandı. Son olarak gazeteci Levent Gültekin, 20 kişilik bir grubun saldırısına uğradı.

ÜLKÜCÜ TROLLER HAREKETE GEÇTİ

Yalçın’ın Akşener’i hedef alan açıklamasından sonra MHP İstanbul İl Örgütü’nün sosyal medya timleri, “Fosforlu Meral” başlıklı bir etiket-tag çalışması başlattı ve etiket Türkiye gündeminde üst sıralara tırmandı. Bu tag, “Fahişe Meral” söyleminin farklı bir çeşidiydi.

Akşener benzer bir cinsiyetçi söylemle kısa süre önce de MHP İstanbul Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili Celal Adan’ın hedefindeydi. Adan, Akşener’in ailesi ve İyi Parti Meclis grubunu kastederek “Sizin anneleriniz belli ama babalarınız belli değil” dedi. Devam eden süreçte cinsiyetçi saldırılar, Akşener’in 9 aylık torununa kadar yöneldi.

MECLİS’TE DEVLET BAHÇELİ’Yİ İFŞA ETTİ

Akşener’in, Türkiye’de benzer örneklerde olduğu gibi cinsiyetçi saldırılara açık cevap vermeyeceği bekleniyordu ancak beklenen olmadı. Akşener, 10 Mart’taki Meclis Grup Toplantısında kendisine “fahişe” söylemiyle yapılan saldırıların arkasında Erdoğan’ın iktidar ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olduğunu söyledi.

Konuyu kişisel bloğunda ele alan Gazeteci Murat Yetkin’e göre Meral Akşener’in 10 Mart günü İyi Parti grubundaki hitabı, Türkiye’de kadın mücadelesi adına bir dönüm noktasıydı. Yetkin şu ifadeleri kullandı: “Bugünün Türkiye’sinde büyük cesaret işidir siyasi rakiplerinin kendisine “Fosforlu Cevriye” lakabı takıp kampanya yaparak “fahişe” demek istediğini çıkıp Meclis kürsüsünde söylemek. Bunu söylerken kendi partililerine ‘önünüze bakmayın, utanıyorsunuz, biliyorum’ diye cesaret vermek da az cesaret işi değildir.”

SALDIRANLARIN KORKAKLIĞI

Akşener, Türkiye’deki kadın-erkek eşitsizliği, kadına yönelik şiddet, cinsiyetçi söylemlerdeki artış gibi pek çok konuya değindiği Meclis konuşmasında kendisine kadınlığı üzerinden saldıranların korkaklıklarını sergilediklerini söyledi ve yaşanan sürecin sorumlusunun Erdoğan olduğunu belirtti. Akşener’in özellikle kadınlar tarafından milyonlarca kez paylaşılan konuşması, iktidarda şaşkınlık yarattı. Gazeteci Yetkin’e göre iktidar kanadı, cinsiyetçi söylem üzerine kurguladıkları silahlarının böyle geri tepmesini beklemiyordu.

BAHÇELİ YENİ SÖYLEM BELİRLEDİ

Akşener’in, kendisine yönelik cinsiyetçi saldırıların arkasında Devlet Bahçeli’nin olduğunu söylemesinin ardından Bahçeli söylem değişikliğine gitti. Akşener’in konuşmasına birkaç saat sonra Twitter üzerinden cevap veren Bahçeli, bu kez “Fosforlu Meral” söylemi yerine, terör söylemine sarıldı. Bahçeli, henüz birkaç yıl önce kurulan İyi Parti’nin ulaştığı oy oranının arkasında Fethullah Gülen ve takipçilerinin olduğunu söyledi. Bahçeli, Akşener’in bir Gülen projesi olduğunu ve oy verenlerin de Gülenistler olduğunu belirtti.

ANKETLERİN YÜKSELEN İSMİ

Milliyetçi bir siyasi gelenekten gelen Meral Akşener, 2017 yılında MHP’den ayrılarak İyi Partiyi kurdu. İktidarı oluşturan AKP ve MHP’nin milliyetçi ve muhafazakar tabanından oy alma potansiyeline sahip Meral Akşener’i uzun süre Erdoğan ve Bahçeli görmezden geldi. Oylarını her geçen gün artıran İyi Parti, 2020’nin ortasından itibaren anketlerde yüzde 10’un üzerine yükselince Erdoğan ve Bahçeli’nin söylemi değişti. Önce Bahçeli, hemen ardından da Erdoğan, Meral Akşener’e koalisyonlarına katılması için çağrı yaptı. Akşener’in olumsuz cevabı sonrası oylarındaki artış ivmesi hızlandı.

Avrasya Araştırma’nın Şubat 2021’de yaptığı ankete göre İyi Partinin oy oranı yüzde 14’e yükseldi. Ankette MHP’nin oyu ise yüzde 7.5’tu. Akşener, partisinin oylarını 2017 yılında ayrıldığı MHP’nin oylarının iki katına çıkardı.

 

Politika

Aileler yine iktidarın hedefinde

Ailesinin siyasi rakipleri tarafından hedef alındığından şikayet eden Erdoğan’ın, kendisi, partisi, ortağı ve trollerinin siyasilere, aileleri üzerinden saldırıları rutin haline geldi.

BOLD – Geçen Şubat ayında Erdoğan, CHP’nin ailesi üzerinden siyaset yaptığını söyleyerek serzenişte bulundu. Erdoğan siyasi rakiplerini suçlasa da kendisi, partisi ve ortağı ve trolleri basın ve sosyal medya üzerinden siyasilerin ailelerini uzun süredir hedef alıyor.

ABD’li düşence kuruluşu Brooklin Enstitüsü’nin geçen Şubat ayında yayınlanan raporu sonrası MHP Lideri Devlet Bahçeli, raporda katkısı olduğunu ima ederek eski Hazine Müsteşarı CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ı şu sözlerle hedef aldı: “Yazılan karanlık senaryonun iç yüzü aydınlanmaya başlamıştır. (Kemal) Derviş’in yeni bir fitne düzeneğinin asal unsurlarından birisi olduğu vehim değil, vaki bir gerçektir. CHP’de iki Kemal vardır. Acaba diyorum, mesela Faik Öztrak, hangi Kemal’i lideri olarak kabullenmektedir? ABD’deki Kemal’in CHP’deki ajanı ve taşeronu Öztrak mıdır?”

Son günlerde bilbordları süsleyen ‘128 milyar dolar nerede’ sorusu AKP’nin canını oldukça sıkıyor. Bu soruyu gündeme getiren ve gündemde tutan parti de CHP. CHP’li Faik Öztrak eski Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın da 128 milyar doların akıbetini araştırdığı için görevden alındığının kesinleştiğini söyledi. Bu yüzden parti sözcüsü Öztrak bir kez daha hedefte.

AİLELER HEDEFTE

Öztrak’ın İçişleri Bakanı dedesi ve Gümrük Bakanı babası üzerinden ailesi, sosyal medyada AKP’li hesapların saldırısı altında. AKP’liler paylaşımlarında Öztrak ailesini Dersim katliamı, Deniz Geçmiş ve arkadaşlarının idamından da sorumlu tutuluyor.

AKP ve ortağı MHP aile üzerinden siyaset yapmayı uzun süreden beri deniyor. Son olarak Montrö ve cübbeli amiral tartışmaları konusunda bildiri yayınlayan amirallerin aileleri de Erdoğan’ın talimatıyla hedef oldu. CHP bağlantılarının ortaya çıkarma adına amirallerin akrabaları Hürriyet gazetesi aracılığıyla ifşa edildi.

Türkiye’nin son yıllarına damga vuran iki kadın siyasetçi İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da aileleri üzerinden hedef alınmıştı.

Eski eş kurbanı Ayşe Tuba Arslan’ın son şikayet dilekçesini Nükhet Duru okudu

Okumaya devam et

Politika

Ticaret Bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan satan Bakan Ruhsar Pekcan’a istifa çağrısı

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve eşi Hasan Pekcan’a ait şirketin Ticaret Bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığına dair faturalar ortaya çıktı. Bakan Pekcan iddiayla ilgili sessiz kalırken CHP’li Ali Öztunç, Bakan Pekcan’ı istifaya çağırdı.

BOLD – CHP’li Ali Öztunç, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığının ortaya çıktığını belirterek istifa çağrısında bulundu.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve eşi Hasan Pekcan’a ait Nanoksia Biyoteknoloji ve Karon Mühendislik firmalarının bakanlık bünyesindeki kurumlara 9 milyon TL değerinde dezenfektan sattığı ileri sürüldü. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, “AK Parti yeni bir skandala daha imza attı. Her gün AK Partililerle ilgili yeni yeni skandallar ortaya çıkıyor. Bu defa ise Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığı ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Öztunç, “Yani Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, eşiyle birlikte ortak olduğu şirketten kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan satmış. Sanki piyasada bu ürünü başka üreten kimse yokmuş gibi kendi firmasından kendi bakanlığı bu malları satın alıyor. Gerçekten inanılır gibi değil, tam bir skandal. Turizm Bakanı, turizm arazilerini kendi özel şirketine devrediyor. Ticaret Bakanı ise kendi özel şirketinden kendi bakanlığına malzeme satıyor. Bu inanılır gibi değil” dedi.

İSTİFA ETMESİ GEREKİYOR

CHP’li Öztunç, şunları söyledi: “Yıllar önce Devlet Bakanı Güler İleri, babasının cenazesinin ilanına ilişkin bakanlık bütçesinden ödeme yapıldığı için bakanlıktan istifa etmişti. Şimdi Ruhsar Pekcan’dan istifayı bekliyoruz. Kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyonluk mal satılıyorsa hemen istifa etmesi gerekiyor. Tıpkı eski Devlet Bakanı Güler İleri gibi davranması gerekiyor.”

Erdoğan 5 bin ton altının peşinde

Okumaya devam et

Politika

Anormalleşme süreci: 44 günde koronavirüsten 6.165 ölüm!

Türkiye’de 1 Mart’tan 14 Nisan’a kadar geçen 44 günde 6 bin 165 kişi koronavirüsten öldü. 1 Mart’ta 69 olan günlük ölüm sayısı 14 Nisan’da yüzde 404 artışla 279’a ulaştı.

BOLD – Pandemi karşısında ekonomik tedbirleri alacak gücü olmayan Saray yönetiminin tedbirleri zamanından önce gevşetmesinin faturası ağır oldu. Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de mart ayında uygulanan normalleşme sürecinin faturasının ağır olduğunu söyledi. İlgezdi, şunları dile getirdi:

  • Defalarca açıkladık. Bir an önce ekonomik ve sosyal koşulları sağlanmış, gelir güvenceli 28 günlük tam kapanma çağrısı yaptık.
  • Kapanma için gereken kaynağı da hesaplayıp açıkladık. MB’nin kaybolan 128 milyar dolarının 7’de 1’i ile bu kapanmanın finansmanı sağlanabilecekti.
  • 1 Mart’tan 14 Nisan’a kadar olan 44 günde toplam 6 bin 165 vatandaş koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi.
  • 1 Mart’ta 69 günlük vefat sayısı 14 Nisan’da yüzde 404 artışla 279’a ulaştı. Yoğun bakımlarda boş yatak kalmadı.
  • 1 Mart’ta yüzde 7.57 olan test-pozitif vaka oranı 14 Nisan itibarıyla yüzde 20’ye çıktı.
  • İktidarın, tedbirleri kademeli olarak gevşettiği ve “yerinden önlem” olarak adlandırılan döneme geçtiği 1 Mart’ta, günlük 645 hasta sayısı 14 Nisan’da yüzde 434 artarak 2 bin 802’ye ulaştı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0