Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Babaları 4 yıldır tutukluydu anneleri de hapse atıldı

Babaları dört yıldır tutuklu olan Çelik kardeşler artık annesiz de kaldı. Furkan, İhsan ve Arife’nin annesi Ayşe Çelik, 29 Ocak’ta tutuklanıp Ankara Sincan Cezaevine gönderildi. KHK’lı teknoloji tasarım öğretmeni İrfan Çelik ise 4,5 yıldır hapiste.

BOLD – 15 Temmuz’dan sonra darbe bahanesiyle birçok aile paramparça edildi. Çelik ailesi de onlardan biri. Hem anne hem de baba tutuklu. İrfan Çelik, teknoloji tasarım öğretmeniydi. 15 Temmuz’un ardından ihraç edildi. Yetmedi, hakkında soruşturma açıldı ve gözaltına alındı. 19 Ağustos 2016’da tutuklandı. Sözde yargılama sonrası, hiçbir somut delil olmaksızın ‘örgüt yöneticiliği’ iddiasıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tutuklandıktan 8 ay kadar sonra Ankara’dan Konya Ereğli cezaevine sevk edildi. Hâlâ Ereğli Cezaevinde.

Anne Ayşe Çelik ev hanımıydı. Onun hakkında da soruşturma başlatıldı. Tutuksuz yargılanıyordu. Ancak 29 Ocak 2020 tarihinde o da tutuklandı. Sözde yargılama sonrası 8 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edildi. Şeker hastası. Ayrıca böbreklerinde taş var ancak çoğu zaman hastaneye götürülmüyor. Götürüldüğünde ise dönüşte 15 gün tek kişilik hücrede karantina yapılıyor.

“HEPİMİZ TERAPİ ALIYORUZ”

TR724’ten ilker Doğan’ın haberine göre ailenin en küçüğü 10 yaşında üç çocuğu var. Furkan (10), İhsan (14) ve Arife (18). Önce baba, sonra anneleri tutuklanan çocuklar evde bir başlarına kaldı. Furkan ve İhsan’ın ciddi psikolojik sorunları var. Furkan depresyon ilaçları alıyor. Bu yıl üniversiteyi kazanan ablası Arife Yıldız, kardeşinin geceleri ağlayarak uyandığını, sürekli anne babasını istediğini anlatıyor: “Doktora gittik, raporları var. Ayrılığa bağlı travma yaşıyor. Kabuslar görüyor. Yatağından ağlayarak fırlıyor. ‘Ben de diğer çocuklar gibi anne ve babamı istiyorum’ diyor.”

Arife Çelik’in verdiği bilgiye göre İhsan’ın da durumu iyi değil: “Ben bu yıl üniversiteye başladım. Psikoloji eğitimi alıyorum. İhsan’ın durumu da iyi değil. Terapi alıyoruz sürekli. Henüz ilaca başlamadık. Ancak böyle giderse o da depresyon ilaçları almaya başlayacak.”

Arife Çelik, babasının Ereğli, annesinin ise Sincan’da tutuklu olduğu için görüş konusunda çok sıkıntı çektiklerini anlatıyor. Babanın görüş günü pazartesi, annenin ise cuma: “Pandemi dolayısıyla babamla 1 yıldan fazladır iki defa ancak görüşebildik. 5-6 aydır hiç görüşemiyoruz. Babamın Ereğli’de olması hem madden, hem manen bizi yoruyor. Yolculuk yaklaşık 6 saat sürüyor. Üç araç değiştiriyoruz. Kardeşlerimin babamı görmesi lazım. Aksi halde psikolojileri iyice bozulacak. Biz de, babam da Ankara’ya nakil için dilekçe verdik. Ancak bir cevap alamadık.”

“KIZIMI BIRAKSALAR DEVLET Mİ YIKILIR?”

Çocukların başında 70 yaşındaki anneanne Ayşe Yakut kalıyor. Ancak o da şeker, kalp tansiyon hastası. İki defa anjiyo oldu. Kalp damarları yüzde 80 tıkalı. Diyarbakırlı olan Ayşe Yakut, kırık dökük Türkçesiyle yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Ben de hastayım. Yaşımdan dolayı çocuklarla ilgilenemiyorum. Diyarbakırlıyım, doğru dürüst Türkçe bile konuşamıyorum. Çocukları anlamıyorum. Bu çocukların anne babaya ihtiyacı var. Bana bir şey olursa bu çocuklar ne olacak? Ne günahı var bu masumların? Kızımı bıraksalar, çocuklarının başına gelse devlet mi yıkılır? Ankara’ya nakletseler de bu çocuklar en azından babalarını ayda bir de olsa görse ne olur?”

İnşaatta çalışan KHK’lı akademisyen Mustafa Çamaş iş kazasında öldü

Gündem

Yeraltı dünyasının ‘Michael’ı ve oğlunu bakın kimler ağırlamış

Gasp ve haraç çetesi lideri olarak bilinen Selahattin Yılmaz ve oğlunun Jandarma Genel Komutanı, bakan yardımcısı, emniyet müdürleri ve Berat Albayrak’ın babası Sadık Albayrak’la çekilen fotoğrafları sosyal medyada dolaşıma girdi.

BOLD – Sedat Peker’in iddiaları sonrası, Susurluk’tan bu yana ilk kez bu kadar devlet-mafya ilişkilerini sorgulanır oldu. Peker, hükumet ve devlet görevlilerinin karıştıkları cinayet, tecavüz, uyuşturucu ticareti iddialarını anlattığı 3. videosunu da dün yayınladı. Milyonlarca izlenen seriye ilgi gittikçe artıyor. Peker’in iddialarının ne kadarının gerçeği yansıttığı bilinmese de, videoda adı geçen devlet görevlileri ve AKP’lilerin canını sıktığı ortada.

Öte yandan, AKP’lilerin şatafatlı lüks yaşantılarını deşifre eden sosyal medya hesabı ‘AKP Çocukları’ yeni bir paylaşımla gündemde.

‘Gasp ve haraç çetesi’ lideri Selahattin Yılmaz ve oğlu Alperen Göktuğ Yılmaz’ın Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mücahit Demirtaş tarafından makamında ağırlandıkları ortaya çıktı. Ziyaretlere ilişkin fotoğraflar Alperen Göktuğ Yılmaz’ın sosyal medya hesabından da paylaşıldığı görüldü.

KİMLER YOK Kİ

Yılmazların fotoğraf çekildiği tek kişi bakan yardımcısı Mücahit Demirtaş değil. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünürü, Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak’ın babası Sadık Albayrak, ülkücü çete lideri Alaattin Çakıcı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de ziyaret eden Yılmaz, hepsiyle çekildiği fotoğrafları Instagram hesabına koydu.

HESABINI GİZLEDİ

Ünlü çete lideri Selahattin Yılmaz’ın oğlu Alperen Göktuğ Yılmaz, fotoğraflarının sosyal medyada hızla yayılması üzerine Instagram hesabını gizledi.

DOSYASI KABARIK

Emniyet kayıtlarında ‘Gasp ve haraç çetesi’ lideri olarak geçen ve yeraltı dünyasında Michael olarak bilinen Selahattin Yılmaz’ın suç dosyası oldukça kabarık.
İstanbul merkezli 38 kişilik gasp ve haraç çetesinin lideri olarak adı geçen Selahattin Yılmaz, 2017 yılında Altunoğlu İnşaat’ın ortaklarından, iş insanı Yunus İrik’in uğradığı silahlı saldırı sonucu yaralanmasının ardından tutuklandı. İrik’ten haraç isteyen Yılmaz, İrik’in haraç vermeyi reddetmesi üzerine İrik’i kurşunlatmış, İrik, kurşunların telefonuna ve cebindeki paralara saplanmasıyla ölümden kurtulabilmişti. Saldırının ardından tutuklanan Yılmaz, iki yıllık tutukluğun ardından 2019 yılında tahliye edildi.

BELEDİYEYİ BASMA PLANI

Selahattin Yılmaz, faaliyetlerine ünlü çete lideri Yakup Süt’le birlikte başladı. Süt’ün adı, 1994 yılında ünlü uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş’ın cezaevinden kaçırılması girişimiyle duyulmuştu. Selahattin Yılmaz, 1998 yılında, dönemin Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan’ın uğradığı silahlı saldırıda, saldırıyı gerçekleştiren 14 yaşındaki M.S.’yi silahlı saldırıda bulunması için teşvik etmişti. Saldırıda ayağından yaralanan Çapan’ın, Süt’ün pazar yeri ve arazi talebini reddettiği için saldırıya uğradığı ortaya çıktı.

Selahattin Yılmaz, haraç vermeyi reddeden Özyurt İnşaat’ın sahibi Orhan Özyurt’a Aralık 2016’da düzenlenen silahlı saldırı, İstanbul’un Arnavutköy ilçesindeki bir çiftlik evinin basılması, Esenyurt Belediyesi’ni basma planı gibi olaylarla suçlanıyordu.

Sedat Peker Youtuber olma yolunda: Neden bu kadar çok izleniyor

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’de hastalar 3 ilaçta kobay oldu

Kovid-19 salgınında Türkiye’deki vatandaşların sadece bir ilaçta değil 3 ilaçta daha kobay olarak kullanıldığı ortaya çıktı. Şubat-Mart 2020 tarihleri ​​arasında Tarsus Medical Park Hastanesinde 30-80 yaşları arasında toplam 24 hastada 3 farklı ilaç test edildi.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Dünya Sağlık Örgütü’nün ikazlarına rağmen 1 yıl boyunca sıtma ilacı olarak bilinen hidroksikinolonu vatandaşlar üzerinde kullandı. İlacı öve öve bitiremeyen Koca, 1 milyon kutu aldıklarını söyledi. Bir yıl sonra ise ilacın Kovid-19 tedavisinde işe yaramadığı ve ağır yan etkileri olduğu belirtilerek Türkiye’deki kullanımı durduruldu.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesi 6 aydır cevaplanmıyor.  Emir, dünyada klorokini son 6 ayda kullanan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirtirken yeni bir gerçek daha ortaya çıktı.

FARMAKOLOJİ DERGİSİNDE YAYINLANDI

Prof. Dr. Salih Kuk, sadece hidroksikinolonu ilacının değil 3 ayrı ilacın vatandaşlar üzerinde denendiğini açıkladı. Kuk, “3 farklı ilaç için de insanlarımızı kobay olarak kullandı. Kanıtı aşağıda” diyerek Nüfus Terapötikleri ve Klinik Farmakoloji Dergisi’nde yayımlanan İngilizce makaleyi paylaştı.

24 HASTADA KULLANILDI

Oğuz Güven, Hüseyin Keskin, Burak Ay, Suayip Birinci, Muhammed Furkan Kanca isimli doktorlar deneyleri yaptı. Çalışmaya Şubat-Mart 2020 tarihleri ​​arasında Tarsus Medical Park Hastanesi’ne başvuran 30-80 yaşları arasında hastanede yatan toplam 24 hasta dahil edildi. Bu kişilere 3 farklı ilaç içirildi.

 

 

Okumaya devam et

Gündem

Anayasa Mahkemesi 9 yıllık istatistiklerini açıkladı: Adil yargılanma hakkı ihlalinde rekor

Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun başladığı 2012’den bugüne kadar geçen dönemin istatistiklerini yayınladı. İhlal kararlarında adil yargılama hakkı ihlali yüzde 62,9’luk oranla ilk sırayı aldı. En fazla bireysel başvuru ise 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL sürecinde 2016 yılında yapıldı.

BOLD – Anayasa Mahkemesi (AYM), bireysel başvurunun yürürlüğe girdiği 23 Eylül 2012 ile 31 Mart 2021 tarihleri arasındaki bireysel başvuru istatistiklerini yayınladı.

İstatistiklere göre en fazla başvuru 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL’in ilanı ve on binlerce kişinin KHK ile ihraç edildiği 2016 yılında yapıldı. 2016’da AYM’ye 80 bin 756 başvuru geldi.

2016 senesinin ardından en fazla başvuru 2019 yılında yapıldı. 2019’da 42 bin 971 başvuru, 2017’de 40 bin 530, 2020’de ise 40 bin 402 bireysel başvuru yapıldı. 2015’e kadar 20 binler civarında olan başvuru sayısının, son 5 yılda 38 binin altına düşmemesi dikkat çekti.

14 BİN 204 BAŞVURUDA HAK İHLALİ KARARI

AYM, 308 bini aşkın başvurudan 265 bin 300’ünde karar verdi. Sonuçlandırılan başvuruların yüzde 0,3’ünde ‘hakkın ihlal edilmediği’ yönünde karar veren Yüksek Mahkeme, yüzde 5,4 oranında ‘en az bir hakkın ihlal edildiğine’ hükmetti. 265 bin 300 başvurunun 14 bin 204’ünde ‘hak ihlali’ kararı verildi.

BAŞVURULARIN YÜZDE 89,2’Sİ REDDEDİLDİ

Yüzde 4,6 oranında da başvurular hakkında ‘idari ret’ kararı verilirken, bireysel başvuruların yüzde 89,2’i ‘kabul edilemezlik’ kararıyla reddedildi.

EN FAZLA ADİL YARGILANMA HAKKI İHLALİ KARARI

İhlal kararlarının hak ve özgürlüklere göre dağılımında yüzde 62,9’luk oranla ‘adil yargılama hakkı’ en fazla ihlal kararı verilen başlık oldu. Hak ihlali kararı verilen toplam 14 bin 204 kararın 9 bin 103’ünde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmedildi.

Adil yargılamayı yüzde 19,3’le ‘mülkiyet hakkı’, yüzde 4,2 ile de ifade özgürlüğü hak ihlali kararları takip etti. En az ihlal tespit edilen konular arasında ise yüzde 0,1 ile ‘din ve vicdan özgürlüğü’ oldu.

Hak ve özgürlükler bazında en fazla ihlal kararının verildiği yıl ise 2020 oldu. Yüksek Mahkeme, 2020’de hak ve özgürlükler bazında toplam 5 bin 690 kez hak ihlaline hükmetti. 2020’de yapılan hak ve özgürlükler konusundaki ihlallerin oranı diğer yıllara kıyasla yüzde 39 olarak kaydedildi.

Abdulmecit Baskın cinayetinde Mehmet Ağar nasıl aklandı?

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0