Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Kısa çalışma ödeneği sona eriyor: Milyonlarca işçi işsiz kalmanın eşiğinde

Koronavirüs nedeniyle işyerlerine tanınan kısa çalışma ödeneği bugün sona eriyor. İşçi de işveren de uzatılmasını isterken hükumetten hâlâ bir ses yok. Patronlar kısa çalışma ödeneğinin devam etmemesi halinde işçi çıkarmak zorunda kalacaklarını açık açık duyurdu.

BOLD – Salgın giderek artarken, işçi, sendika ve işverenlerin tüm itirazlarına karşın kısa çalışma ödeneği uygulaması bugün sona eriyor. İyileştirilerek uzatılması talep edilen ödenekten salgın sürecinde 3,7 milyon işçi yararlandı. Ödeneğin sona ermesi halinde milyonlarca işçi işini kaybedecek.

ÜCRETSİZ İZİN VEYA İŞTEN ÇIKARMA

Hizmet sektöründe mekânların saat 19.00’a kadar açılmasıyla kısa çalışma ödeneği kapsamında olan işçilerin bir kısmı işe geri döndü. Ancak Ramazan ayında mekânların tekrar paket servise dönecek olması ve getirilecek sokağa çıkma kısıtlamaları, hizmet sektörü çalışanları için tehlikeye işaret ediyor. Bu çalışanlar, işletmelerin tekrar kapanacak olması nedeniyle iş gücünden düşecek. Birçok sektörde kısa çalışma ödeneği alamayacak olan birçok işçi ya ücretsiz izne gönderilecek ya da işten çıkarılacak.

İŞÇİLER AÇLIĞA MAHKUM EDİLECEK

Turizm Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası’ndan (TEHİS) Hazal Sakarya da kısa çalışmanın kaldırılmasıyla işçilerin açlık tehdidiyle karşı karşıya kalacağını öne sürdü. İşçinin rızası aranmaksızın uygulanan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması ve kısa çalışma ödeneğinden faydalanma şartlarının iyileştirilerek uzatılması gerektiğini belirten Sakarya, birçok işyerinde bu ödenekten faydalanan işçilerin ücretsiz izne çıkarılarak sefalete mahkûm edileceğini kaydetti. Sakarya, kısa çalışma ödeneğinden her işçinin faydalanabilmesi gerekirken bunun kaldırılmasını doğru bulmadıklarını belirtti.

SIKINTIYA DÜŞEN FİRMALAR İŞÇİ ÇIKARIR

Konfederasyonlar ödeneğin en az asgari ücret seviyesine çıkarılmasını, talepte bulunan bütün işçileri kapsamasını ve salgının etkileri devam ettiği sürece sürmesini talep ediyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), ekonomik ve sosyal şartlar iyileşene kadar kısa çalışma ödeneği uygulamasının devam etmesini talep etti. Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir kısa çalışmada sürenin uzatılmaması halinde sıkıntıya düşen firmaların işçi çıkaracağını söyledi.

ERDOĞAN UZATILMAYACAĞINI AÇIKLADI

İktidar, şubat ayında aldığı kararla kısa çalışmada süreyi 31 Mart tarihine kadar uzatmıştı. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçen günlerde yaptığı iki açıklamada bu sürenin yeniden uzatılmayacağını bildirdi. Hükumet, kısa çalışmadan çıkan işyerlerine normalleşme desteği veriyor. Bu kapsamda SGK prim desteği sağlanıyor. Ancak Türk-İş başta olmak üzere bütün işçi konfederasyonları kısa çalışma ödeneğinin uzatılmasını istiyor.

AKP bu sefer de ‘teravih’ ile bölüyor

 

Ekonomi

Şahap Kavcıoğlu elin parasıyla hesap yapıyor: Rezervlerimiz 30 milyar dolar arttı

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu swap (takas para) yoluyla gelen emanet parayı yine kendisinin saydı. Kavcıoğlu, “Rezervlerimiz 85-90 milyar ABD doları seviyelerinden yaklaşık 30 milyar ABD doları artışla 120 milyar ABD doları seviyesinin üzerine çıktı.” dedi.

BOLD – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, T24’e açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin gıda fiyatlarında en çok artış yaşanan ülkelerden biri olduğunu söyleyen Kavcıoğlu, ” Tabloda, Ağustos ayında gıda enflasyonunun son üç yılın ortalamasından oldukça yüksek gerçekleştiğini görüyoruz.” diye konuştu.

VARYANTLAR SEBEBİYLE BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

Son dönemde vaka sayılarının yeniden artmasına sebep olan virüs varyantları değerlendirmelerde öne çıktığını dile getiren Kavcıoğlu, bu varyantların salgının seyri konusundaki belirsizliğin sürmesine yol açtığını dile getirdi.

EKSİ 52 MİLYAR DOLARLIK REZERVLER

Swap anlaşmaları ve Uluslararası Para Fonu (IMF) parasını Merkez Bankası’nın parası olarak sayan Kavcıoğlu, döviz rezervlerine ilişkin olarak, “Rezervlerdeki iyileşme öngörülerimiz ile uyumlu seyrediyor. Rezervlerimiz 85-90 milyar ABD doları seviyelerinden yaklaşık 30 milyar ABD doları artışla 120 milyar ABD doları seviyesinin üzerine çıktı. Swap anlaşmaları, reeskont kredileri, cevherden altın alımı ve zorunlu karşılık adımları bu artışa katkı yapan ana unsurlar oldu” dedi.

Osman Gökçek’in İpek ailesinden iki kadına saldırdığı görüntüler

Okumaya devam et

Ekonomi

Kaçak geçişlerin parası da Hazine’ye yüklendi

AKP iktidarı, yandaş müteahhitleri doyurmaya devam ediyor. AKP’nin Avrasya Tüneli’nden kaçak geçenlerin parasını ödemeyi de garanti ettiği ortaya çıktı. 2016’dan 2020’ye kadar kaçan 1.1 milyon kişinin ödemediği 26 milyon 804 bin lira milletin cebinden alınarak müteahhidin cebine aktarıldı.

BOLD – Sayıştay’ın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yönelik 2020 yılı denetimlerden çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Bakanlığın, Yapı Merkezi’ne verdiği Avrasya Tüneli ihalesi sözleşmesinde, kaçak geçişleri ödemeyi de garanti ettiği anlaşıldı.

1,1 MİLYON LİRALIK KAÇAK GEÇİŞTE VATANDAŞTAN KESİLDİ

Bu kapsamda Avrasya Tüneli’nin işletmeye alındığı 2016 yılından itibaren ücreti tahsil edilemeyen kaçak geçişler nedeniyle müteahhit firma Yapı Merkezi’ne 26 milyon 804 bin 423 lira 35 kuruş garanti ödemesi yapıldı. Sayıştay’ın tespitlerine göre 5 yılda, toplam 1 milyon 117 bin 591 kişinin geçişleri tahsil edilemedi.

DİĞER KÖPRÜLERDE UYGULANMIYOR

Sayıştay raporunda, Yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilen diğer otoyol, köprü ve tünellerden yapılan kaçak geçişlere ilişkin olarak benzer bir düzenlemeye yer verilmediği de vurgulandı.

GEÇEN YIL 500 MİLYON LİRA GARANTİ ÖDENDİ

Yap-işlet-devret modeliyle yapılan, geçiş garantisi nedeniyle Hazine’nin kasasından milyonlarca lira çıkmasına neden olan Avrasya Tüneli’nde dolar kuru yükseldikçe fatura kabarıyor. Her yıl iki kez güncellenen araç tek yön geçiş ücreti, 4.5 dolar + yüzde 8 KDV + 10 yıl birikimli ABD enflasyon artışı (yüzde 23) olarak hesaplanıyor. Sadece 2020 yılında şirkete ödenen garanti para 494 milyon 160 bin TL oldu.

 

Okumaya devam et

Analiz

AKP’nin gizli seçim planı: Ekonomik krizi unutturmak 

Türkiye’de yaşayan vatandaşlar ekonomik kriz ve geçim derdiyle boğuşuyor. AKP ise 2022 yılındaki olası erken seçim için yama çözümlerle halkın gözünü boyama derdine düştü. Ekonomik krizi unutturmak için Merkez Bankası emirle faiz indirdi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan bankalara ucuz kredi kullandırın talimatı gitti.

BOLD ANALİZ – Market ve pazar fiyatlarına gelen zamlar AKP Hükumetinin yılmaz savunucusu gazetecilerin de dikkatini çekti. Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, ekonomi ve geçim partisinin iktidara aday olduğunu yazdı. Türkiye’de asıl muhalefetin ‘Ekonomi Partisi’ olduğunu savunan Selvi, acilen ekonomik krizin etkilerini hafifletecek adımlar atılması gerektiğini yazdı.

AKP’NİN GİZLİ SEÇİM PLANI

Ekonomi yazarı Erdal Sağlam da AKP Hükumetinin ekonomik krizi unutturmak için kolları sıvadığını yazdı. Merkez Bankası’nın faizi yüzde 19’dan yüzde 18’e indirdiğini hatırlatan Sağlam, “2022 yılı sonlarında ya da 2023’ün ilk yarısında yapılacak bir seçimde, yüksek büyüme ile daha rahat bir iklim yaratılması bekleniyor.” ifadeleri kullandı.

PİYASALARDA SEÇİM RÜZGARI ESİYOR

“Piyasalarda bu kararın olası bir seçim yılı olacak 2022 yılında büyüme oranlarını yüksek tutup işsizliği azaltmak için planlandığı kanısı hâkim.” diye yazan Sağlam, Merkez Bankası’nın aldığı faiz kararının siyasi olduğunun altını çizdi. Sağlam’ın dikkat çektiği bu noktaya göre önümüzdeki aylarda da faiz indirimi devam edecek. Kamu bankaları Ziraat, Halkbank ve Vakıfbank ile kredi muslukları sonuna kadar açılacak.

FATURASINI ÖDEYEMENLER İKTİDARI BELİRLEYECEK

Gazetecilerin ve ekonomistlerin gündeme getirdiği ekonomik kriz seçim anketlerine de yansıyor. İktidardan ve muhalefetten memnun olmayan kararsızların oranı yüzde 20’ye yaklaştı. Bu yüzde 20’lik kitle evine  yeterli gıda malzemesi alamayan, faturalarını ödemekten zorlanan milyonlardan oluşuyor. Bu yüzde 20’lik kesimi yeniden AKP’ye çekmek isteyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kredi musluklarını sonuna kadar açacak. Borçlu vatandaş daha da borçlandırılacak.

Bütün bu hamlelerin sonunda vatandaşa yalancı bir rahatlama yaşatılacak. Ancak döviz kuru hızla yükselecek. Enflasyon artacak. Vatandaş daha da fakirleşecek.

Okumaya devam et

Popular

Shares