Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Camiyi postalla basan polis genelgeye mi güvendi?

Furkan Vakfı’nın camide itikaf ibadetini basan polis, biber gazı ile vakıf üyelerini dağıttı. Sert müdahale, emniyetin polisi koruma adına 27 Nisan’da yayınladığı görüntü kaydı genelgesine rağmen görevden alınmalara neden oldu. Bu son olay, polisin itibarını koruyacak olanın olaylara yasalar çerçevesinde yaklaşım ve müdahale olduğunu bir kez daha gösterdi.

BOLD – Ankara’daki 1 Mayıs gösterilerinde görüntü almaya çalışan Yol TV Muhabiri Özge Uyanık’ı polis “Çekim yapmıyorsunuz” diye engellemek istedi. “Neye göre?” diye soran Uyanık’a polis memuru, “Daha dün genelge yayınlandı” cevabı verdi. Uyanık basın kartını göstermesine rağmen polis, Uyanık’ın telefonunu yere attı ve çektiği videoyu silmeye çalıştı.

1 Mayıs eylemlerinde yaşanan bu olay emniyetin yayınladığı genelgeyi kamuoyunun gündemine taşıdı. Emniyet, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunmasını ihlal ettiği, polisin görev yapmasını engelleyecek boyuta ulaştığı gerekçesiyle toplumsal olaylarda cep telefonu ile görüntü alınmasının engellenmesi talimatı verdi.

Yurttaş gazeteciliği de denen cep telefonuyla toplumsal olayları ve polis müdahalesini kaydedip paylaşma bugüne kadar Türkiye’de ve dünyada ölümlere varan bazı olayın karanlıkta kalmasının da önüne geçti.

SİYAHİ FLOYD CİNAYETİ

Evrensel’den Tugay Bek’in haberine göre, ABD’de Derek Chauvin isimli polisin, siyahi George Floyd’u gözaltına aldığı sırada diziyle boğazına basarak boğularak ölümüne neden olmasına ilişkin görüntüler, Amerika’da halkın sokaklara dökülmesine ve bu cinayetin tüm Dünya’nın gündemine oturmasına neden oldu.

Çevredekilerin görüntülediği bu olayla ABD’liler ülkedeki yükselen ırkçılıkla yeniden yüzleşmek zorunda kaldı.

İSRALLİ ASKERİ MAHKUM ETTİRDİ

Benzer bir olay da İsrail’de yaşandı. İsrailli bir askerin yerde yatan yaralı Filistinli genci uzun namlulu silahı ile başından vurarak öldürmesine dair görüntüler, olayın şahitlerinin kayıtlarıyla dünyaya ulaştı. Bu cinayeti işleyen asker de, tıpkı Floyd’un katili polis memuru gibi yargılandı ve mahkum oldu.

POLİSTEN CAMİ BASKINI

Ramazan ayında ‘kendini ibadet etmeye adama ve dünya işlerinden uzak durma’ anlamına gelen ‘itikaf’ı yapmak üzere Antalya’da bir camide toplanan Furkan Vakfı mensuplarına polis engel olmaya çalıştı. Polis camiye postallarıyla girmek isteyince camidekilerin tepkisiyle karşılaştı ve geri adım attı.

CAMİ İÇERİSİNDE BİBER GAZI

Postalları çıkararak camiye giren polis elindeki biber gazlarını Furkan Vakfı üyelerinin yüzlerine yakın mesafeden sıkmaya başladı. Bütün olup biten de yine çevredekilerin cep telefonu kameralarına yansıdı. Biber gazı sıkan memurun fütursuz tutumu çeşitli kesimlerin tepkisini çekti. Antalya Valiliği yaptığı yazılı açıklama ile şahsın açığa alındığını duyurdu.

 

Ankara’daki 1 Mayıs ve Antalya’daki Furkan Vakfı olayları, genelgeyle görüntü alınmasını engellemenin hiç de kolay olmadığını, polisin itibarını koruyacak olanın ise olaylara yasalar çerçevesinde yaklaşım ve müdahale olduğunu gösterdi.

Kuytul meydan okudu, polis itikaf yapılan camiyi postalla bastı

Analiz

AKP sonrası hayal kırıklığı olur mu?

Ekonomide dibe vuruş muhalefetin AKP’ye karşı kullandığı en büyük koz haline geldi. CHP ve İyi Partinin başını çektiği Millet İttifakı bu kozu iyi değerlendirirken, insan hakları ihlalleri ise gündemin gerisinde kaldı. Oysa siyasetçisinden gazetecisine, avukatından memuruna milyonlarca insan, yargı eliyle Cumhuriyet tarihinde eşine az rastlanır mağduriyetler yaşadı. Kötü ekonomi AKP’yi halkın gözünden düşürse de alternatiflerinin hak ihlalleri karşısında umut veremediği görülüyor.

BOLD – CHP ve İyi Parti’nin başını çektiği Millet İttifakı, AKP hükumetinin ekonomik başarısızlığını gündemde tutmayı başarıyor.
Muhalefet sayesinde Türkiye’nin konuştuğu, Merkez Bankasının kayıp 128 milyar dolarlık rezervi, bakanlıklarda ortaya devasa yolsuzluklar, partililerin astronomik maaşları AKP’yi zor durumda bıraktı.
Kötü ekonomi üzerinde yapılan muhalefet başarılı ilerlese de ülkenin tek sorunu ekonomi yönetimi değil. Ne CHP ne de İyi Parti, insan hakları ihlalleri konusunda yeteri kadar politika üretmiyor.
Yüzbinlerce KHK’lı Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmeyen hak ihlalleriyle yaşam mücadelesi veriyor.

MECLİS’TE BİLE HAK İHLALİ VAR

Halkın seçtiği milletvekilleri bir sosyal medya paylaşımı yüzünden vekillikleri düşürülüp yaka paça Meclis’ten dışarı atılıyor, tartaklanarak gözaltına alınıyor.
Meclis’teki 3. Büyük partinin lideri yaklaşık 4,5 yıldır 10 milletvekiliyle birlikte hapiste. HDP’nin seçilmiş 48 belediye başkanı mahkeme kararı olmadan görevlerinden el çektirildi. 19 Belediye başkanı ise cezaevine atıldı.
Türkiye, en çok gazetecinin tutuklu olduğu ülkeler listesinde açık ara lider.

VALİLERİN PANDEMİ BAHANESİ

Hak ihlalleri koronavirüs pandemisiyle başka bir boyut kazandı. Çanakkale Cezaevinde olduğu gibi koronavirüsten ölen mahkumlar siyasetin gündemine hiç gelmedi.  İl valileri pandemiyi bahane ederek, kadın hakları aktivistleri, sağlık çalışanları ve muhalefet partilerinin barışçıl protesto gösterilerini yasaklıyor.
Ekrem İmamoğlu’nun türbe ziyaretinde olduğu gibi, kanunda yer almayan suçlardan siyasi rakiplere soruşturmalar açılıyor. Canan Kaftancıoğlu’na 7 yıl önceki paylaşımları yüzünden 10 yıl hapis cezası verildi.
Terör suçlarından yargılanan sanıkları savunan avukatlar, müvekkilleriyle aynı suçlardan tutuklanma ve yargılanma riskiyle karşı karşıya.

MAFYA BİLE ŞİKAYETÇİ

Organize suç örgütü liderliğinden hükümlü Sedat Peker, evine yapılan polis operasyonunda, operasyonun saati, şekli ve basına servis ediliş şekliyle kendisinin, eşinin ve çocuklarının haklarının ihlal edildiğinden şikayet etti.
Hak ihlalleri listesi uzun. Tahribatın büyüklüğü yüzünden muhalefetin sadece ekonomi üzerinden hükumeti köşeye sıkıştırması bile, ilk seçimde yönetim değişikliğine neden olabilir. Fakat AKP’nin mevcut alternatifleri, eylemleri ve söylemleriyle mağduriyetlerin giderilmesi konusunda pek de umut vermiyor.

Türkiye’yi en doğru anlatan tarihi fotoğraf: Turist gören emekçi Türk

Okumaya devam et

Analiz

Türkiye’yi en doğru anlatan tarihi fotoğraf: Turist gören emekçi Türk

Tam kapanma yaşayan Türkiye’de turistlerin kısıtlamalardan muaf olması ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Almanya’daki tarihi aşı gafı tartışması sürüyor. BBC Türkçe servisinin paylaştığı bir fotoğraf ise Türkiye’nin son günlerdeki ‘turist’ tartışmalarının özeti gibi.

BOLD – İki gencin Türk pasaportunun değerinin her yıl daha da gerilemesini eleştiren videosu sosyal medyada viral olmuş, trollerin hedef gösterdiği gençler de gözaltına alınmıştı.

Tam kapanmayla başlayan kısıtlamalar kapsamında turistlik yerlerde denize giren vatandaşlara yönelik denetimler de arttı. Kısıtlamalardan turistler muaf tutuldu. Turistlerle aynı yerde denize giren bir vatandaşa kesilen para cezasıysa uzun süre gündem oldu. Turistlerin kalabalık otel partileri de haber siteleri ve sosyal medyada gündem oldu.

TURİST GÖRENLER AŞILANACAK

Son olarak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Alman Mevkidaşı Heiko Mass ile yaptığı basın toplantısında, “Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız” gafı tepkilerin hedefi oldu. Çavuşoğlu, Alman turistlere güvence verme adına kendi vatandaşını aşağılamakla eleştirildi.

BBC Türkçe’nin servis ettiği bir fotoğraf Türk vatandaşlarının içinde bulunduğu durumu özetliyor. Türkiye’de bir restoranda gülerek eğlenen turistlere hizmet eden bir Türk kadın emekçinin mimikleri sosyal medyayı da salladı.

HER ŞEY UTANÇ VERİCİ

Fotoğrafı alıntılayan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba: “Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız” diye memleketin emekçilerini aşağılıyorlar. Resimdeki emekçi kadının yüzü, ifadesi, mimikleri, AKP’nin vatandaşlarımızı ne duruma düşürdüğünün de resmidir. Her şey utanç verici ama” ifadelerini kullandı.

https://twitter.com/veliagbaba/status/1391824084183486476/photo/1

Yeraltı dünyasının ‘Michael’ı ve oğlunu bakın kimler ağırlamış

Okumaya devam et

Analiz

Tayyip Erdoğan yalnızlaşıyor: Derin devlet ittifakları çatırdıyor

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in YouTube üzerinden ifşaatları Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yalnızlığını ortaya çıkardı. “Dostum” dediği Trump’ın ABD başkanlığını kaybetmesiyle tek başına kalan Erdoğan’ın, 17-25 Aralık operasyonlarından sonra kurduğu derin devlet ittifakları da çatırdıyor.

BOLD ANALİZ – Mafya lideri Sedat Peker ‘intikam videoları’ ile eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sıkıştırıyor. Damadı Berat Albayrak ve abisi Serhat Albayrak’ı hedef alan Peker, Erdoğan’a “Ben yanarsam, hepinizi yakarım” mesajları yolluyor.

ERDOĞAN’IN TUTUNDUĞU LİDERLER HAPİSTE

İçeride derin devletle sıkıntılı günler geçiren Erdoğan, dışarıda iyi ilişkiler kurduğu ülke liderleri yargılanıyor. Sudan’ı 30 yıl yönettikten sonra devrilen Ömer El Beşir ile Erdoğan’ın ilişkileri de son derece iyiydi. Birleşmiş Milletler’in Beşir ile ilgili çıkardığı yakalama kararına rağmen Erdoğan Beşir’i Türkiye’de ağırladı. 2017 yılında Sudan’a ziyarete giden Erdoğan, Sudan’ın Sevakin Adası’nı kullanmak için Beşir ile anlaşma yaptı. Ancak Beşir bu anlaşmayı hayata geçiremeden darbeyle görevden alındı. Beşir hapse atıldı ve yargılanıyor.

DOSTU THAÇİ LAHEY’DE

Erdoğan ile ilişkileri iyi olan eski Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi önce istifa etmek zorunda kaldı. Son olarak savaş suçları sebebiyle hakim karşısına çıkan Thaçi Lahey’de yargılanıyor.

ERDOĞAN’IN DEĞERSİZ YALNIZLIĞI

Önceki ABD Başkanı Donald Trump ile sık sık telefonla görüşen Erdoğan, yeni ABD Başkanı Joe Biden ile görüşemiyor. Biden, insan hakları ve demokrasiden uzaklaşan Erdoğan ile arasına mesafe koydu.

Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz sahaları konusunda Avrupa Birliği ile ters düşen Erdoğan, Türk gemilerini geri çekmek zorunda kaldı. Erdoğan, Libya’ya gönderdiği paralı askerlerle ilgili de Avrupa Birliği’nin tepkisini çekti. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki müzakereler durdu.

AB İLE İLİŞKİLER MÜLTECİLER SEVİYESİNDE

Almanya öncülüğündeki AB ülkeleri Erdoğan yönetimindeki Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygulanmasını istiyor. AB ülkeleri ile Erdoğan’ın ilişkileri mülteci akınını durdurması için işliyor. AB mültecileri Türkiye’de tutması için Türkiye’ye para veriyor.

MISIR VE SUUDİ ARABİSTAN GİRİŞİMLERİ

Mısır’da yaşanan askeri darbenin ardından Abdülfettah El Sisi ile 2013 yılından bu yana ilişkileri koparan Erdoğan son 1 yıldır yeniden Sisi ile temas kurmaya çalışıyor. İki ülke Dışişleri Bakanları yetkililerinin yaptığı ilk toplantıdan sonuç çıkmadı.

Erdoğan ile yaşanan kriz sebebiyle Türk mallarına boykot uygulayan Suudi Arabistan ile ticaret durma noktasına geldi. Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı yüzde 98 oranında düştü. Erdoğan, Suudi yönetimiyle yeniden ilişkiler kurmaya çalışıyor. Ancak Suudi Arabistan yönetimi ve Prens Selman Erdoğan’ın taleplerine cevap vermiyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0