Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

‘Cüppeli amiral’ soruşturması: Konuyu unutturalım olayı soğutalım

Makam arabasıyla gittiği tarikat evinde çekilen cüppeli fotoğrafları ortaya çıkan Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı hakkındaki soruşturmanın sonuçlandırılmaması dikkat çekti. Emekli Tümamiral Ahmet Yavuz, “Burada bir oyalama var. Konuyu unutturalım, olayı soğutalım, YAŞ’a kadar bekletelim düşüncesi var” dedi.

BOLD – Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı’nın, makam arabasıyla gittiği tarikat evinde, üniforması üzerine giydiği cüppe ve sarıklı fotoğraflarının basına yansımasının üzerinden bir buçuk ay geçmesine rağmen Milli Savunma Bakanlığının başlattığı soruşturmadan bir sonuç çıkmadı.

Cumhuriyet’in haberine göre halen görevi sürdüren Tuğamiral Sarı ile ilgili soruşturmanın tamamlanmasının Ramazan Bayramı sonrasına bırakıldığı belirtildi. Tümamiral Sarı hakkındaki yürütülen disiplin soruşturmasında kararı, Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu verecek. TSK Disiplin Yasası’na göre general ve amiraller hakkındaki konularda karar vermek için oluşturulan Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu, Milli Savunma Bakanı başkanlığında Genelkurmay Başkanı, ilgili kuvvet komutanı, bakan yardımcısı, Genelkurmay personel başkanı, bakanlık hukuk işleri genel müdürü ve bakanlık personel genel müdüründen oluşuyor.

Edinilen bilgiye göre Tümamiral Sarı hakkındaki kararın Sarı’nın savunması için ek süre talep etmesi üzerine Ramazan Bayramı sonrasına bırakıldığı kaydedildi.

OYALAMA VAR

Emekli Tümamiral Ahmet Yavuz, “Olayın basında yer almasının üzerinden bir aydan fazla süre geçti. Bu soruşturmanın bugüne kadar çoktan tamamlanması ve sonucunun açıklanması gerekiyordu. Soruşturmanın bitirilmediği ve uzatıldığı görüntüsü var. Manzara ortada, burada bir oyalama var, bundan başka bir sonuç çıkartmak mümkün değil. Konuyu unutturalım, olayı soğutalım, Yüksek Askeri Şûra’ya kadar bekletelim, orada emekli edelim gibi bir düşünce olduğu anlaşılıyor” dedi. Emekli askeri hâkim Albay Ahmet Zeki Üçok da “Bu kişinin bu eylemi, ihracı gerektiren disiplin suçları arasındadır. Benzer durumda açılan soruşturmalardan ihraç sonucu çıktı” ifadesini kullandı.

FOTOĞRAFLAR 25 MART’TA YAYINLANDI

Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı’nın makam arabasıyla bir tarikat evine gittiği ve bu evde üniformasının üzerine cüppe ve sarık giydiğini gösteren fotoğraflar, 25 Mart’ta, Veryansın TV’nin internet sitesinde yayınlanmıştı. Milli Savunma Bakanlığı, 26 Mart’ta Sarı’nın basına yansıyan fotoğraflarının “her yönüyle incelendiğini” duyurmuştu. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da konuyla ilgili 5 Nisan’da, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) disiplin anlayışıyla bağdaşmayacak fotoğraf veren askere de olumlu bakmadık, bakmayız. Bunun münferit bir hadise olduğu açıkça bellidir. Söz konusu görüntünün yayımlandığı gün TSK, zaten kendi içinde çok yönlü idari bir soruşturmayı hemen başlatmış ve sonuçlandırmıştır. Halen konu üzerinde çalışan Milli Savunma Bakanlığımız kendi üzerine düşeni mutlaka yapacaktır” açıklaması yapmıştı.

Sedat Peker’in videolarını Ali Babacan ’90’larla açıkladı

Gündem

İstanbul Havalimanı’nda ‘otel istiyoruz’ eylemi yapanların karşısına pasaport polisi çıkarıldı

Binlerce yolcunun mahsur kaldığı İstanbul Havalimanı’nda dünden beri ilginç görüntüler yaşanıyor. Saatlerce havaalanında mahsur kalan yolculara önce dinlenmeleri ve uyumaları için karton dağıtıldı. Bekleyişleri uzayan yabancı uyruklu kişilerin ‘otel istiyoruz’ eylemine ise pasaport polisi müdahale etti.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bizim Zafer anıtımız” diyerek açtığı İstanbul Havalimanı’nda kar yağışı sebebiyle uçuşlar dün öğle saatlerinden beri durmuş durumda. Dün uyumaları için karton dağıtılan yolcuların bekleyişi artınca havalimanı karıştı.

Yurdun dört bir yanında kar yağışının etkisi altında. Megakent İstanbul da kar ve fırtınanın en çok etkilediği şehirlerden birisi oldu. Bazı bölgelerde kar kalınlığı 1 metreye yaklaştı.

Kar yağışı nedeniyle İstanbul Havalimanı’nda tüm operasyonlar dün öğle saatlerinde durma noktasına geldi. Bugün sadece Venezuela’ın başkenti Karakas’tan gelen bir uçağın inişine izin verildi ve büyük pistin açıldığı duyuruldu. Ancak THY, gece yarısına kadar tüm uçuşları iptal etti.

Yaklaşık 36 saati bulan bekleyiş nedeniyle yolcular dinlenecek ve uyuyacak yer bulmakta zorlandı. Valiz bantlarına ve yerlere uzanan vatandaşlar dinlenmeye çalıştı. Bazı şanslı yolculara ise uyumaları için karton dağıtıldı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Dünya bu havalimanını kıskanıyor” dediği İstanbul Havalimanı’ndaki mahsur kalma görüntüleri tüm dünyaya servis edildi.

“OTEL İSTİYORUZ” EYLEMİ

Yolcuların bekleyişi uzayınca sabırlar taştı ve çoğu yabancı uyruklu yüzlerce kişi “We need hotel” (Otele ihtiyacımız var) sloganları atarak havaalanı içinde yürüdü.

Turistlerin protestosu nedeniyle ilginç anlar yaşandı.

Mahsur kalan kişilerin eylemine ievik kuvvet yerine pasaport polisi müdahale etti. Sosyal medyada İstanbul Havalimanı’ndaki polislerin çevik kuvvet olduğu iddia edildi. Ancak havalimanı yetkilileri turristlerin karşısına çıkarılanların çevik kuvvet değil pasaport polisi olduğunu ifade etti.

İstanbul Havalimanı rant kurbanı: Türkiye’nin dışa açılan kapısı 36 saat kapandı

Okumaya devam et

Gündem

Cenazesini yıkatmadılar, tabut bile vermediler: “Böyle kardeşlik olmaz olsun”

Kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi’nin PKK üyesi olmak iddiasıyla cezaevinde bulunurken vefat eden Ramazan Turan’ın cenazesini yıkatmayıp tabut bile vermemesine oğlu isyan etti: Böyle kardeşlik olmaz olsun

BOLD – Cezaevine girdikten 22 gün sonra kaldığı tek kişilik hücrede kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 70 yaşındaki Ramazan Turan’ın cenazesi için kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi tarafından araç ve tabut verilmedi. Cenazenin yıkatılması engellendi.

Zulüm bununla da sınırlı kalmadı. Gömülmek için köyüne götürülürken yol boyunca tüm kontrol noktalarında cenaze sahipleri rahatsız edildi. Duruma aile üyeleri sert tepki gösterdi.

HÜCREDEN ÇIKARTILMADI

Hakkari’nin Çukurca ilçesine bağlı Yapraklı köyünde hayvancılıkla uğraşan 70 yaşındaki Ramazan Turan, 2013 yılında “Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen Turan hakkındaki karar, Yargıtay tarafından bozuldu. Yeniden yapılan yargılamada ise yerel mahkeme, bu kez ‘örgüt üyesi’ iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Turan karara, “Benim 10 çocuğum var. Ben çocuklarıma bakamıyorum, örgüte nasıl yardım edebilirim?” diye itiraz etse de karar değişmedi. Karar Yargıtay tarafından da onaylanınca yol kontrolü sırasında gözaltına alındı ve 31 Aralık 2021 tarihinde tutuklanarak Van Cezaevi’ne gönderildi.

Cezaevinde tek kişilik karantina hücresine konulan Ramazan Turan, normalde 14 gün kalması gereken hücreden çıkartılmadı. Kaldığı tek kişilik hücrede, cezaevindeki 22. gününde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

TABUT BİLE VERİLMEDİ

Kayyım yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi, Turan için cenaze aracı ve tabut vermedi. Turan’ın cenazesine yönelik uygulamalar bununla da sınırlı kalmadı ve hastanede yıkatılmasına izin verilmedi. Aile, cenazeyi evde yıkatmak zorunda kaldı.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; babasının kaldığı hücrede ölüme terk edilmesinin ardından Turan’ın cenazesine yapılan zulme dikkat çeken oğlu Ferhat Turan, iktidar ve devlet yetkililerinin dilinden düşürmediği “Türk Kürt kardeştir” söylemini hatırlatarak, “Böyle kardeşlik olmaz olsun” diyerek tepki gösterdi.

“BİZE ZULÜM YAŞATTILAR, HİÇBİR ÖLÜ BU MUAMELEYİ HAK ETMİYOR”

Babasının göz göre göre ölüme terk edildiğini ifade eden Turan, otopsi işlemi yapılırken avukatların çağrılmadığını belirtti. Turan, “Savcı beni otopsiden önce morga çağırdı, bana babamın sadece gözlerini gösterdi. Vücudunun geriye kalan kısmını göstermedi. Sadece ‘Bu senin baban mı?’ sorusunu sordu ve beni içeriden çıkarttı. Babamın cenazesinde bizlere de zulüm yaşatıldı. Van Belediyesi, ambulans, cenaze aracı ve tabut taleplerimize yanıt vermedi. Bunların yanı sıra cenazemizi sabah gömmek istedik ama yine kabul edilmedi. Yol boyunca tüm kontrol noktalarında rahatsız edildik. Bize zulüm yaşattılar. Babam bunların hiçbirini hak etmedi, hiçbir ölü bu muameleyi hak etmiyor” ifadelerini kullandı.

“KARDEŞ, KARDEŞE BUNU YAPMAZ”

İktidar ve devlet yetkililerinin “Türk-Kürt kardeştir” söylemlerine tepki gösteren Turan, “Eğer kardeşlik bu ise biz böylesi bir kardeşliği istemiyoruz. Cenazemizi yıkamamıza bile izin vermeyenlerle nasıl kardeş olabiliriz? Böyle kardeşlik olmaz olsun. Kardeş, kardeşe bunu yapmaz. Birine kardeş dediğinde, canını bile feda eder ama devletin bize yaptıkları ortada. İnsan kardeşine bu zulmü yapar mı?” diye konuştu.

Hasta tutuklu Abbas Özdemir beyin MR’ı için üç aydır bekliyor

Okumaya devam et

Gündem

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Sedef Kabaş’ın tutuklanması için ‘üzüntü duyuyoruz’ açıklaması

‘Cumhurbaşkanına hakaret ‘suçlamasıyla hakkında soruşturma açılan gazeteci Sedef Kabaş, hafta sonu tutuklandı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kabaş’ın tutuklanması nedeniyle ‘üzüntü duyduklarını’ açıkladı.

BOLD – Gazeteci Sedef Kabaş’ın ‘Cumhurbaşkanına hakaret ‘suçlamasıyla tutuklanmasına ABD tepki gösterdi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kabaş’ın tutuklanması nedeniyle ‘üzüntü duyduklarını’ açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price “İfade özgürlüğünün demokrasiyi güçlendirdiğine ve korunması gerektiğine inanıyoruz, bazılarını rahatsız edebilecek veya tartışmalı ifadeler olduğunda bile” dedi.

İstanbul 16. Sulh Ceza Hakimliği tutuklama kararının gerekçeleri arasında, öngörülen cezanın “alt ve üst sınırı nedeniyle kaçma ve saklanma” ihtimalinin yüksek olmasını, bu nedenle bu aşamada “adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz” kalacak olmasını ve “tutuklamanın ölçülü olduğu kanaati”ne varılmasını saydı.

Karara imza atan hakimin sadece 3 yıl 10 ay tecrübesi olduğu ve İstanbul Sul Ceza Hakimliği’ne atanmasının da Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun kendi koyduğu ilke kararlarına aykırı olduğu belirlendi. Hakimin ayrıca Osman Kavala’nın tutukluluk kararına imza atan hakim olduğu ortaya çıktı.

Karara, adı ‘Erdoğan’ın hukuçusu’na çıkan ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasa ve kanun değişikliklerinde danıştığı isimlerden biri olan ünlü ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç dahi isyan etti.

“Salt hakaret suçundan dolayı tutuklama kararı verilmesi asla kabul edilemez” diyen Özgenç sözlerini şöyle sürdürdü: “Malum karar, uluslararası camiada bizi rezil etmekten başka bir sonuç doğurmaz.”

AİHM, Türkiye’yi yine mahkum etti: Deniz Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödenecek

Okumaya devam et

Popular

Shares