Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bakanlıktan genelge: AVM’ler açılacak restoranlar sadece paket servis yapabilecek

17 günlük tam kapanma yasaklarının ardından İçişleri Bakanlığı, “kademeli normalleşme” genelgesi yayınlandı. 1 Haziran Salı gününe kadar 21:00-05:00, hafta sonları ise cuma gününden pazartesine kadar sokağa çıkma yasağı uygulanacak. AVM’ler hafta içi açık olacak, restoranlar ise gel al paket servis hizmeti verebilecek.

BOLD – Koronavirüs salgını nedeniyle uygulanan 17 günlük kısıtlamalar pazartesi sabah 05:00’de son bulacak. İçişleri Bakanlığı, valiliklere “Kademeli Normalleşme Tedbirleri” başlıklı genelgeyle yeni kısıtlamaları duyurdu.

Genelgeye göre, 17 Mayıs Pazartesi saat 05.00’ten 1 Haziran Salı günü saat 05.00’e kadar kademeli normalleşme dönemi tedbirleri uygulanacak. Bu döneminde hafta içi 21.00-05.00, hafta sonları ise cuma 21.00’den pazartesi 05.00’e kadar sokağa çıkma kısıtlaması olacak.

Bu dönemde, 65 yaş ve üzeri kişilerden iki doz Kovid-19 aşısını yaptırmış olanlar ile 18 yaş altındakiler için sokağa çıkma kısıtlaması olmayacak. Kovid-19 aşısı olmayan 65 yaş ve üzeri kişilerin sadece hafta içi 10.00-14.00 arasında sokağa çıkmasına izin verilecek.

65 yaş ve üzeri ile 18 yaş altındakilerin şehir içi toplu taşıma araçlarını kullanmalarına müsaade edilmeyecek. Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayan süre ve günlerde şehirlerarası seyahat serbest olacak.

RESTORANLAR PAKET SERVİS HİZMETİ VERECEK

Restoran ve lokantalar hafta içi 07.00-20.00 arasında gel-al ve paket servis, 20.00-24.00 arasında ise sadece paket servis olarak hizmet verecek. Çay ocakları ise masa, sandalye/taburelerini kaldırmak ve sadece esnafa servis yapmak kaydıyla faaliyetlerine devam edebilecek.

TATİLE GİDENE YASAK YOK

Bu dönemde 17 Mayıs-1 Haziran arasında, kahvehane, çay bahçesi, sinema salonu, halı saha, internet kafe, yüzme havuzu ve spor salonları kapalı kalmaya devam edecek. Konaklama tesislerinden yapılan ve ödemesi gerçekleştirilmiş rezervasyonu bulunan kişilerin şehirlerarası seyahat ve sokağa çıkma kısıtlamalarından muaf olacak.

AVM’LER HAFTA İÇİ AÇIK OLACAK

Alışveriş merkezleri hafta içi 10.00-20.00 arasında faaliyet gösterebilecek, hafta sonları kapalı olacak. Pazaryerleri hafta içi günlerde 07.00-19.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek. Hafta sonları ise pazaryerlerinin kurulmasına izin verilmeyecek.

DÜĞÜN VE NİŞAN YASAĞI SÜRECEK

Kamu kurum ve kuruluşlarında esnek çalışma usulleri uygulanmaya devam edilecek, mesai saatleri 10.00-16.00 olarak uygulanacak. Evlendirme işlemleri yapılabilecek ancak nikah ve nikah merasimi şeklindeki düğünler ile nişan ve kına gibi etkinlikler düzenlenemeyecek. Huzurevi, yaşlı bakımevi, rehabilitasyon merkezi ve çocukevleri gibi yerlerdeki ziyaretçi kısıtlaması 1 Haziran’a kadar sürecek.

HAFTA SONU MARKETLERDE ÜRÜN KISITLAMASI

Zincir ve süper marketler dahil olmak üzere marketlerde elektronik eşya, oyuncak, kırtasiye, giyim ve aksesuar, alkol, ev tekstili, oto aksesuar, bahçe malzemeleri, hırdavat, züccaciye vb. ürünlerin satışına tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan hafta sonlarında izin verilmeyecek.

OKULLARIN DURUMUN MEB DUYURACAK

Halihazırda faaliyetlerine devam etmekte olan kreşlerle birlikte kademeli normalleşme döneminde anaokulları da faaliyetlerine devam edecek. Diğer tüm okul ve sınıf seviyeleri için Milli Eğitim Bakanlığı’nın duyurulduğu şekilde uygulama sürdürülecek.

Tam kapanmada AKP’liler “lebalep” bayram ziyareti yaptı

Gündem

Yeniden yargılanan Soma’nın patronu rahat: Patron korkmaz burası Türkiye

Yargıtay’ın patronlar lehine bozduğu Soma faciası davasının 3. duruşmasında SEBGİS ile savunma yapan maden sahibi Can Gürkan cezadan korkmadığını söyledi. Türkiye’de patronların cezadan korkmadığını söyleyen Gürkan’ın sözleri cezasız kalan toplu işçi ölümlerinin yaşandığı büyük faciaları hatırlattı.

BOLD – Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma maden kazası davasının 3. duruşması bugün yapıldı. Tutuklu sanığın olmadığı dava Yargıtay’ın patronlar lehine verdiği bozma kararı sonrası Akhisar Ceza Mahkemesi’nde 13 Nisan’da tekrar görülmeye başladı.

Duruşmaya SEGBİS ile katılan maden sahibi Can Gürkan, savunma yaptı. Sözlerine “Beni az çok tanıdınız sayın başkan” diyerek başlayan Gürkan, “Sayın hakim, siz bu davaya neden geç geldiniz, Aytaç Ballı (Davadan alınan eski mahkeme başkanı) bazı konularda yanlış düşünüyordu. Neden kaza olduğu hala bilinmiyor. Olası kasttan ceza verseniz de hiçbir patron korkmaz, burası Türkiye. Sermayeye bu kadar düşman olmaya ne gerek var anlamıyorum” diye konuştu. Gürkan’ın sözleri salondaki yakınlarını kaybeden ailelerin tepkisini çekti.

Gürkan’ın sözleri bir Türkiye gerçeğini daha görünür kıldı. Yakın zamanda toplu işçi ölümlerine neden olan bir çok faciada patronlar, siyasi bağlantıları sayesinde paçayı kurtarmayı bildi.

10 CAN İÇİN PARA CEZASI

İstanbul Mecidiyeköy’de 6 Eylül 2014’te eski Ali Sami Yen Stadı arazisinde Torunlar İnşaat tarafından yapılan Torun Center’ın inşaatında malzeme ve işçi taşıyan asansörün 32. kattan zemine düşmesi sonucu, 10 işçi hayatını kaybetmişti. Olaya ilişkin 25 kişi hakkında “Taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan 2 buçuk yıldan 22 buçuk yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

YEREL MAHKEME PARA CEZASINA ÇEVİRDİ

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 4 yıl süren yargılama sonucunda davayı karara bağlayarak, 9 sanığı 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı, hapis cezası da 60 bin 800’er lira adli para cezasına çevrildi. Mahkeme 16 sanık hakkında ise beraat kararı verdi. Karar 2019 yılında Yargıtay tarafından onandı.

AYNI MADENDE AYNI ŞEKİLDE ART ARDA 2 KAZA

Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy’de Şentaş Madencilik’e ait kömür ocağındaki grizu patlaması sonucu 2006 yılında 17 işçi hayatını kaybetti.

Olayı soruşturan savcı, bilirkişi raporunun, ocakta havalandırmanın yetersiz olduğunu, elektrik kablolarının antigrizu özelliği taşımadığını, patlamanın bu nedenle meydana gelebileceğini ortaya koyduğunu söyledi. Yapılan incelemelerde madende yeterli önlem alınmadığı vurgulandı.

Yaşanan facianın ardından şirketin patronu ve sorumlular ceza almadı. Kapatılan ocak kısa bir süre sonra yeniden faaliyete geçti.

Bundan 4 yıl sonra aynı maden şirketine ait bir ocakta aynı sebeplerden dolayı yaşanan grizu patlaması sonucu ise 13 işçi madende, 4 işçi kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti.

Tüm raporlara rağmen dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, 13 kişinin ölümüyle sonuçlanan grizu patlamasının yaşandığı maden ocağının yakın zamanda denetimden geçtiğini belirterek, “Denetim raporlarımızda kapatmayı gerektiren bir durum söz konusu değildi” dedi.

Türkiye’nin gerçeğe açlarını kim doyuruverecek?

Okumaya devam et

Gündem

Yargıtay kanser hastası Ayşe Özdoğan cezasını onayladı: Hapse gönderilecek!

Yargıtay, Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 9,4 yıl hapis cezasına çarptırılan Ayşe Özdoğan’ın dosyasını bugün onayladı. Hasta haliyle tekrar hapse girmek istemeyen ve kendini çaresiz hisseden Özdoğan yetkililere seslendi.

BOLD – Ayşe Özdoğan, özel bir yurtta idarecilik yaptığı için eşiyle birlikte 8 Nisan 2019’da Antalya’da gözaltına alındı. Kalbi delik dünyaya gelen 7 yaşındaki oğlu Burak Hamza’nın durumu göz önünde bulundurularak o dönemde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Edebiyat öğretmeni eşi İlker Özdoğan ise tutuklanıp Antalya Döşemealtı Cezaevine gönderildi.

Ancak eşinin tutuklanmasıyla hayatı alt üst olan Ayşe Özdoğan’ın yaşadıkları bunlarla sınırlı kalmadı. Bir yandan oğlunun sağlığıyla ilgileniyor, diğer yandan eşine koşturmaya çalışıyordu ki kanser olduğunu öğrendi. Özdoğan’a 7 Kasım 2019’da tıpta çok nadir görülen Maxciller Sinus kanseri teşhisi konuldu ve hemen üst çenesinden ameliyat edildi.

Tutuksuz yargılanan ve ilk mahkemesi 31 Temmuz 2019’da görülen Özdoğan’ın, ikinci mahkemesi 4 Aralık 2019’daydı. Yani ameliyattan tam iki hafta sonra… Çenesindeki dikişler nedeniyle konuşamayan, ameliyatta çok kan kaybettiği için ayakta duramayan Özdoğan o haliyle mahkemeye gitmek zorunda kaldı. Çünkü savcı, gelmezse tutuklanacağını söylemişti.

Özdoğan mahkemeye gitti, yaşadığı stres nedeniyle mahkeme sırasında bayıldı. Hemen önünde duran eşi “Ayşeee” nidasıyla yanına gitmek isteyince izin verilmedi, salondan çıkarıldı. Özdoğan’a ilk müdahale yapıldıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi duruşmaya devam edildi.

ÇIPLAK ARAMAYA MARUZ KALDI

Mahkeme heyetine kanser tüm raporlarını, pet sonuçlarını, MR’ları sunmasına rağmen 12 Aralık 2019’daki karar mahkemesinde savcı en üst seviyeden ceza verilmesini istedi. Eşi 13,5, kendisi 9,5 yıl hapis cezasına çarptırılıp tutuklanan Özdoğan Antalya L Tipi Cezaevine gönderildi.

Mahkemedeki herkesin tutuklanmasına şok olduğu Özdoğan cezaevinde de birçok hak ihlaline maruz kaldı. Mahkeme süreçlerini ve hapiste yaşadıklarını iki ay önce Bold Medya’ya anlatan Özdoğan’ı gardiyanların bile şaşkınlıkla karşıladı. “Yoğun bakımdan hasta mı kaçırdınız?” diye tepki gösterdiler.

Ağzında maskesi, yüzü gözü şiş bir şekilde hapse konulan Özdoğan çıplak aramadan geçirildi. Cezaevi kimliği için fotoğraf çekilirken tekrar yere yığıldı. Parmak izi için elini kağıda bastıramayacak kadar güçsüzdü, başkaları kolundan tutup bu işlemi yapmasına yardımcı oldu.

Kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacak haldeydi. 35 kişinin kaldığı 15 kişilik koğuşta hijyenik olmayan, kalabalık bir ortamda yaşamaya mecbur bırakıldı. Hapisteki ilk gecesinde kaloriferlerin yanmadığı cezaevinde, aralık ayının soğuğunda yerde uyudu.

Beslenmesi ise daha zordu. Haşlanmış yumurta için bir hafta önceden sipariş veriliyordu. Gün gün yiyeceği her yumurta 7 gün öncede haşlanıyordu. Sıcak su haftanın üç günü veriliyordu. Kişi başına 6 dakika düşüyordu. Tek başına banyo yapması imkansız olan Özdoğan’ın 6 dakikada kişisel bakımını yapması gerekiyordu.

Hastaneye jandarma ordusuyla, tabut diye tabir edilen cezaevi aracında götürüldü. Tekerlekli sandalye olmadığı zamanlarda yürümek zorunda kaldı. O dönemde HDP Kocaeli Milletvekili olan Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun çabaları başta olmak üzere sosyal medya baskısı nedeniyle haftada üç gün imza şartıyla tahliye edilen Özdoğan’ın ikinci ameliyatı geciktiği için vücudunda birçok kayıp yaşadı.

Hapisten çıktıktan iki gün sonra Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki randevusuna giden Özdoğan’a doktor “Niye bu kadar ara verdiniz, geç kalmışsınız” dedi. Hemen ameliyat edildi. Geç kalındığı için sol üst dişi, sol damağı, elmacık kemiği, lenf bezleri alındı. Son çenesinin altı boş kaldı. Bacağından 20 cm kemik alınıp yüzüne konuldu. Bu ameliyatlar tüm vücudunu etkiledi. İşitme, görme ve konuşma kaybı meydana geldi. Yürüme sıkıntısı var. Gözyaşı kanalları alındığı için gözyaşı hiç durmuyor, sürekli akıyor. Gözünün altına platin konulduğu için o bölgede dışarıdan da görülen iltihap oluşuyor.

Tüm bu ağır ameliyatlardan sonra Ayşe Özdoğan’ın durumu şimdi daha da kritik. Tümör iki gözünün ortasına, beyin sapına çok yakın olan bölgeye sıçradı. Tekrar ameliyat olması çok riskli. Isparta’da özel bir yurtta müdürlük yaptığı için tanık ifadelerine dayanılarak 9,4 yıl hapis cezasına çarptırılan Özdoğan, dosyası Yargıtay tarafından  bugün onaylandı. 14Bu haliyle hapse girmek istemeyen Ayşe Özdoğan, yaşadıklarını Avrupa Adalet İnisiyatifi’nin Youtube kanalı Justice TV’ye bir kez daha gözyaşlarıyla anlatarak yetkililere çağrıda bulundu.

Ayşe Özdoğan: “İkinci ameliyattan sonra eve ilk geldiğimde oğlum benden korktu. Yüzüm, bacağım çok kötüydü. İmza için karakola gidemeyince 3 gün sonra polisler eve geldi. Sorularına ben yazarak cevap verdim. Bana inanmayan polisler doğru mu söylüyorum diye gelip yüzümü incelediler.”

Kanser ameliyatı olduktan sonra tutuklanan Ayşe Özdoğan’ın tek umudu kaldı

Okumaya devam et

Gündem

Salgın Diyanet’i vurdu: 9 milyar dolarlık zarar

Suudi Arabistan salgın nedeniyle iki yıldır hac yapılmasına izin vermiyor. Bu durum hac ve umre üzerinden milyarlarca lira gelir elde eden Diyanet’i olumsuz etkiledi. Diyanet’in son iki yılda yapılamayan hac ve umrelerden dolayı uğradığı zarar yaklaşık 9 milyar dolara yaklaştı.  

BOLD –  Suudi Arabistan bu yıl da koronavirüs salgınını gerekçe gösterip hac ve umre ziyaretlerini kabul etmeyeceğini açıkladı. Bu durum her yıl yaklaşık 80 bin hacı adayı ile yaklaşık 500 bin kişinin umre yapmalarına aracılık eden Diyanet’i olumsuz etkiledi. Diyanet İşleri Başkanlığı, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da umre ve hacdan gelir elde edemedi.

GEÇEN YIL DA TÜRK HACI ADAYLARI GİDEMEMİŞTİ

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, yaptığı açıklamada, koronavirüs nedeniyle sadece Suudi Arabistan’da yaşayan sınırlı sayıdaki hacı adayına izin verileceğini duyurdu. Bu gelişmenin ardından Diyanet İşleri Başkanlığı da koronavirüs nedeniyle geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hac ibadeti için Türkiye’den hacı adaylarının kutsal topraklara gidemeyeceğini ilan etti. Suudi Arabistan geçen yıl Türkiye’ye hac için 83 bin 430 kontenjan vermişti. Normal şartlarda bu yıl da 80 binin üzerinde Türk hacı adayının kutsal topraklara gitmesi bekleniyordu.

HAC VE UMRE YABANCI PARA CİNSİNDE

Yurt içinde ve yurt dışında hac ve umre ile ilgili olarak alınan ücretler ile harcamaların muhasebesini Diyanet Vakfı yapıyor. En ucuz hac ücreti 16 bin 400 Suudi Arabistan Riyali (36.408 TL), en ucuz umre ziyareti ise 1.050 dolar (8800 TL) olarak belirlenmişti. Diyanet tarafından yapılan hac ve umrelerden alınan ücretlerin önemli kısmı gelir olarak vakfa kalıyor. Diğer acentelerin kutsal topraklara gerçekleştirdiği  ziyaretlerden alınan paraların önemli bir kısmı da Diyanet Vakfı’na verilmesi eleştirilere konu oluyordu. Diyanet son iki yılda pandemi nedeniyle gerçekleştiremediği hac (3.5 milyar lira) ve umre (5.3 milyar lira) ziyaretlerinden dolayı yaklaşık 8.8 milyar lira gelir kaybına uğradı.

DÖVİZDEKİ ARTIŞ DİYANET’İN KASASINI DOLDURDU

Umre ve hac ücretlerinin döviz üzerinden olması son yıllarda ücretin katlanmasına neden oldu. 2011 yılında 6 bin 273 lira olan en uygun hac ücreti bu yıl altı kat artarak 36 bin 408 liraya kadar çıktı. Yıllara göre hac ücretlerinin gelişim seyri ise şöyle:

2011  6.273 TL
2012  6.248 TL
2013  6.363 TL
2014  8.040 TL
2015  9.673 TL
2016  10.901 TL
2017  13.480 TL
2018  17.988 TL
2019  24.201 TL
2020 28.646 TL
2021 36.408 TL

DİYANET’İN MERKEZİ BÜTÇEDEN ALDIĞI PAY DA KATLANDI

Diyanet, merkezi bütçeden aldığı payın birçok bakanlığın bütçesini geride bırakması nedeniyle eleştirilerin odağında oldu. Diyanet’in yıl içerisinde aldığı ek bütçeler hariç son 6 yıldaki bütçesi ise şu şekilde oluştu:

2015 5.75 milyar lira
2016 6.50 milyar lira
2017 6.87 milyar lira
2018 7.78 milyar lira
2019 10.45 milyar lira
2020 11.51 milyar lira
2021 12.98 milyar lira

63 yaşındaki kronik hasta Özcan Öztürk’e Denizli Cezaevinde koronavirüs tehdidi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0