Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Her taşın altından çıkan Korkut Eken kimdir?

Sedat Peker’in gündemi sarsan videolarında 90’ların en çok konuşulan isimlerinden Korkut Eken’in de adı geçiyor. Adı hep faili meçhul cinayetlerle anılan, Susurluk’un kilit ismi Eken’in TSK, MİT ve emniyette yer aldığı üst düzey görevler dikkat çekiyor.

BOLD – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayınladığı 2. videoda 1996’da öldürülen Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı’yla ilgili sözleri Kıbrıs’ta gündem oldu. Konuya kısaca değinen Peker şunları söyledi: “Sonraki videolarda sayın derin devletimizin başı ile 1996’da Kıbrıs’ta faili meçhul bir şekilde öldürülen Kutlu Adalı’yı konuşacağız ama Korkut Eken’i de alıp üçümüz konuşacağız.” Peker olaya ilişkin daha fazla detay vermedi.
Kıbrıs’ın kuzeyinde bulunan, Ortodoks dünyası için büyük önem arz eden Aziz Barnabas Kilisesi’ne düzenlenen silahlı baskını ve paha biçilemez ikonaların çalınması olayı araştıran ve Yenidüzen gazetesinde yazılar yazan Kutlu Adalı, evinin önünde uğradığı suikast sonucu öldürüldü.

Kutlu Adalı’nın eşi İlkay Adalı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınan davada Türkiye mahkum edildi.

Gündemi sarsan videolarının 2.sinde bu olaya ilişkin ipucu veren Sedat Peker daha sonra yayınladığı videolarda ne bu konu hakkında konuştu, ne de Korkut Eken hakkında tek kelime etti.

HANGİ GÖREVLERDE YER ALDI

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Özel Harp Dairesinde, Özel Kuvvetler Komutanlığında görev alan Eken, 1984 yılında PKK ile mücadelenin başlamasından sonra Eruh ve Sason bölgelerinde görevlendirildi. 1987 yılında kendi isteğiyle askerlikten emekliye ayrıldı. Daha sonra Millî İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) Güvenlik Dairesi Başkan Yardımcısı olarak göreve başladı. Ertesi yıl görevinden ayrıldı. 1993-1996 yılları arası Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Polis Özel Harekât Timleri’nin teşkili, donatım ve eğitiminde görev yaptı. Aynı dönemde PKK ile mücadelede Güneydoğu’daki bazı nüfuzlu aşiretleri silahlandırıp örgütledi.

Eken’in adı Mehmet Ağar’la birlikte ilk kez bir faili meçhul cinayetle de anılmıyor. ‘Efsane Yarbay’ lakaplı, Üstün Cesaret ve Feragat madalyalı Korkut Eken bir döneme damga vuran eski bir asker. 90’lı yıllarda faili meçhul birçok olayda ismi geçen Korkut Eken, adı Susurluk skandalına karışınca 2 yıl hapis yattı.

16 FAİLİ MEÇHUL CİNAYET

Eken, Susurluk sonrası 1990’lı yıllarda işlenen 16 faili meçhul cinayetle ilgili başlatılan soruşturmada Mehmet Ağar’la birlikte ifade verdi. Eken, cinayetlerle ilgili Musa Anter’i de öldürdüğü iddia edilen Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ı işaret etti. Eken, Yeşil için “Yaşıyor, konuşursa faydalı olur” dedi.
Eken, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde, eski özel harekât polisleri Ayhan Çarkın, Enver Ulu, Uğur Şahin, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Özkan ile beraber kamuoyunda “faili meçhuller davası olarak” bilinen davada yargılandı.

UYUŞTURUCU PARALARINI EKEN PAY ETTİ

Susurluk kazasına ilişkin hazırlanan MİT raporunda ‘’terörle mücadele’ adı altında uyuşturucu kaçakçılığı yapan ve kara para aklayan ‘Özel ekibin’ başında Emniyet Müdürü ve daha sonra Adalet ve İçişleri Bakanı olan Mehmet Ağar’ın bulunduğu ve kaçakçılıktan elde edilen paraların Korkut Eken tarafından pay edildiği yer aldı.

ÇATLI İÇİN MİT ELEMANI DEDİ

Eken, MİT’te Hiram Abbas-Mehmet Eymür ekibinde yer aldı. Eken’in kamuoyunun Susurluk skandalı sonrası adını sık duymaya başladığı, Kırmızı Bülten ile aranan Abdullah Çatlı ile ilgili sözleri çok konuşulmuştu. Eken Çatlı’yla ilgili: “MİT’te elemanımızdı. Çok yürekli, verdiğiniz işi tek başına da olsa yapan biriydi” ifadelerini kullandı.

ÖMER LÜTFÜ TOPAL CİNAYETİ

1996 yılında öldürülen kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal cinayetine ilişkin “yeniden yargılanma” talebinde bulunan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nı 2014 yılında hazırladığı iddianamede aralarında özel harekatçı polislerin de bulunduğu şüphelilerin yeniden yargılanmasını istedi. Başsavcılık, Mehmet Ağar, İbrahim Şahin’le birlikte Korkut Eken hakkında da Topal cinayetine ilişkin bilgisi olduğu, eyleme katılanlara yardım ettikleri ve azmettirdikleri iddiasında bulundu.

Sedat Peker’in Kıbrıs’ta da heyecan uyandıran Kutlu Adalı suikastı ile ilgili iddialarının arkasını getirip getirmeyeceği merak ediliyor.

Bu da Saray’ın milli savaş uçağı

Analiz

Erdoğan’ın garip ABD ziyareti

Online olmasına ve katılmaması istenmesine rağmen kalabalık bir heyetle milyonlar harcayarak ABD’ye giden Erdoğan’ı Çavuşoğlu’ndan başka kimse karşılamaya gelmedi. Joe Biden ile görüşebileceği söylenen Erdoğan, New York’ta Mustafa Destici ile bir araya geldi.  Erdoğan’ın Genel Kurul’daki toplantısını dinlemeye de çok az kişi geldi.

BOLD – Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu New York’ta gerçekleştiriliyor. Genel Kurul, koronavirüs salgını nedeniyle geçen sene olduğu gibi bu sene de online.

ABD GELMEYİN DEDİ ERDOĞAN DAHA KALABALIK GİTTİ

ABD, Genel Kurul öncesi dünya liderlerinden toplantılara mümkünse gelmemelerini, mesajlarını Kovid-19 pandemisi nedeniyle olabildiğince video yoluyla iletmelerini istedi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ise oldukça kalabalık bir heyet ile ABD’ye gitti.

Erdoğan’ın yanında eşi Emine Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, iş insanları ve gazetecilerden oluşan bir heyet bulunuyor.

DOLARI HAREKETLENDİRDİ

Online zirveye Erdoğan’ın kalabalık heyetle gitmesi, “Erdoğan Amerika’ya var olan bir problemi çözmeye mi gidiyor?” algısına yol açtı. Bu nedenle yabancı yatırımcıların Türkiye’den çıkması nedeniyle dolar 6.40 lira seviyelerinden birden 6.70 seviyelerinin üzerine çıktı.

DİPLOMASI TARİHİNDE BİR İLK

Yabancı bir ülkeye giden Cumhurbaşkanını hiçbir devlet görevlisi karşılamaya gelmeyince iş başa düştü. Erdoğan’ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda (JFK) Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan ile diğer yetkililer karşıladı.

KALABALIK KONVOY

Erdoğan’ın New York sokaklarındaki kalabalık konvoyu da olay oldu. Türkevi’nin açılışına giden Erdoğan ve beraberindekileri taşıyan yüzlerce araçlık konvoy ‘Yurt israf cihanda israf’ yorumlarına neden oldu.

BİDEN OLMADI DESTİCİ İLE GÖRÜŞTÜ

ABD’de ilk iş Türkevi’nin açılışını gerçekleştiren Erdoğan, burada kendisine eşlik eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de bir araya geldi.

BOŞ SALONA KONUŞTU

Genel Kurulu toplantısında konuşan Erdoğan, iklim değişikliğine karşı mücadelenin önemine değinerek “Paris İklim Anlaşması’nı önümüzdeki ay Meclis onayına sunmayı planlıyoruz” dedi. Erdoğan konuşurken salonun boş olması dikkat çekti.

DAVETSİZ ZİYARETİN MİLLETE MALİYETİ AĞIR

Erdoğan’ın davet edilmemesine karşın kalabalık bir heyetle ABD’ye yaptığı ziyaretin faturası ağır olacak. Sadece uçağın benzin ve iniş, kalkış, uçağın gecelemesi, bakımı, temizliği, merdiveni, kılavuzluk hizmeti gibi masraflarına yaklaşık 500 bin dolar ödenecek. Konaklayacakları süit oda, yeme içme, kiralık araç ve diğer harcamaları da millet karşılayacak. Bunların hepsinin maliyetinin 10 milyon lirayı geçmesi bekleniyor.

Gülen Hareketinin dünyada eğitime olumlu katkısı ve insani yardımları BM’de anlatılıyor

Okumaya devam et

Analiz

Russel Mahkemesi’ne eşdeğer: Turkey Tribunal, Erdoğan Rejimi’ne ‘kral çıplak’ diyor

Cenevre’de kurulan özel Turkey Tribunal Mahkemesi, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan rejiminin insan hakları ihlallerini yargılıyor. Türkiye’deki zorla kaybedilme, işkence ve cezasızlıkları tanıklar, savunma ve raporlar üzerinden müzakere eden mahkeme, Irak ve Vietnam yargılamalarını hatırlattı.

BOLD ANALİZ – İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan Turkey Tribunal Mahkemesi yargılamalar sonucunda hüküm açıklayacak. Hüküm bağlayıcı olmasa da, uluslararası farkındalık için örnek teşkil edecek.

DÜNYADA GENİŞ YANKI BULDU

Türkiye’de yandaş medya tarafından görülmese de dünyada yankı bulan çalışma hukuk çevrelerince çok önemli bir gelişme olarak yorumlandı. Türkiye’de insan hakları ihlallerini sergilemek için Cenevre’deki Turkey Tribunal, Russell Mahkemesi ve Irak Dünya Mahkemesi benzeri yargılamaların yapılmasıyla eşdeğer görüldü.

RUSSELL MAHKEMESİ VİETNAM SAVAŞ SUÇLARINI ORTAYA KOYDU

İngiliz filozof Bertrand Russell önderliğinde kurulan Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi Vietnam’da ABD tarafından işlenen savaş suçlarını araştırdı. Russell Mahkemesi olarak da bilinen mahkeme 1966’da kurularak, oturumlarını 1967 yılında Stokholm ve Kopenhang’da yaptı. 18 ülkeden temsilcilerden oluşan Russell Mahkemesi uluslararası alanda büyük ilgi gördü. Amerika Birleşik Devletleri’nde görmezden gelinen mahkeme Vietnamlıların yanı sıra Amerikalı askerlerin de ifadelerinden yararlandı. Tanıkların beyanlarıyla ortaya konulan savaş suçları oldu.

İSTANBUL’DAKİ IRAK DÜNYA MAHKEMESİ

Russel Mahkemesi, son oturumu İstanbul’da yapılan Irak Dünya Mahkemesi’ne de esin kaynağı oldu. ABD’nin 2003 yılında Irak’ı işgal etmesinin ardından, savaş karşıtı hareketin tüm dünyada organize ettiği bir girişim oldu.

İŞKENCELER VİCDAN JÜRİSİNE SUNULDU

Irak Mahkemesi savaş ve işgale ilişkin gerçekleri ortaya koydu. İşgalin sessizce unutulmasını engelledi. Iraklılara karşı işlenen hak ihlalleri işkenceler, çekilen acılar somut kanıtlara dayalı bir dinleme, düşünme, değerlendirme ve yargı sürecine sahne oldu. 20 bin Iraklının haksız ve hukuksuz yere hapishanelere atılması mahkemenin raporlarına girdi. Yine seyreltilmiş uranyum kullanıldığı Irak Dünya Mahkemesi’nin raporlarıyla dünyaya duyuruldu.

TURKEY TRİBUNAL ERDOĞAN REJİMİNE ‘KRAL ÇIPLAK’ DİYOR

Russell ve Irak Dünya Mahkemelerinin ardından dünyada üçüncü kez hak ihlallerini araştıran bir mahkeme kuruldu. Cenevre’deki Turkey Tribunal Erdoğan rejiminin vatandaşlarına karşı işlediği suçları ortaya koyuyor. Türkiye’den gelen tanıklar, mahkeme raporları ve iddianameler üzerinden yapılan araştırmalarda insanların kaçırılması, kaybedilmesi, işkence altında ifade alınması dünya kamuoyuna duyuruluyor.

15 Temmuz sonrası demokrasiden uzaklaşan Erdoğan rejiminin devlet güçlerini kullanarak işlediği tüm suçlar raporlaştırılıyor.

Türk Büyükelçiliği, Turkey Tribunal’i susturmaya çalıştığını itiraf etti

Okumaya devam et

Analiz

AKP’den yandaş müteahhide döviz kıyağı: Çanakkale de euro ile geçilecek

Döviz ve euronun yeni rekorlar kırmasının beklendiği bugünlerde AKP Hükumeti, üç köprü bedeline yapıldığı için eleştirilen Çanakkale Köprüsü’nden geçişlerin de euro üzerinden olacağını açıkladı. Gelecek yıl mart ayında hizmet vermeye başlayacak köprüden geçiş için sürücüler 15 euro ödeyecek.  

BOLD ANALİZ – Halka döviz yerine Türk Lirası kullanması konusunda sık sık çağrılar yapan, 2016 yılında yabancı para birimi üzerinden teklif verilen ihalelerin uygulanmasına son veren AKP, bunu Saray’a yakın müteahhitler için sürdürülmesi dikkat çekiyor. Şehir hastaneleri, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü gibi gelecek yıl mart ayında hizmet vermeye başlayacak Çanakkale Köprüsü’nden geçişler de döviz üzerinden olacak.

GEMİLER 85 TL’YE TAŞIYOR

Çanakkale Köprüsü, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107’nci yıl dönümüne rastlayan 18 Mart 2022’de hizmete alınacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, maliyeti nedeniyle tartışmalara neden olan Çanakkale Köprüsü’nün geçiş ücretinin 15 euro alacağını açıkladı. Karaismailoğlu, “Şu an ki mevcut gemi tarifesinde göre otomobillerden 85 lira bir ücret alınıyor. Buna göre köprü açıldığında da geçiş ücreti 15 euro olacak” dedi.

3 KÖPRÜ PARASINA YAPILIYOR

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın CHP Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın soru önergelerine verdiği cevaba göre Karayolları’na devredilene kadar köprüyü işletecek şirketin kasasına girecek parayla üç Çanakkale Köprüsü inşa edilebiliyor. Bakanlığın cevabında, “Köprü ve otoyolun işletmeye açıldığı tarihten başlayarak işin bitim süresine kadar 45 bin otomobil eşdeğer/gün uygulanacaktır. Sözleşme gereğince otomobil için başlangıç geçiş ücreti, Çanakkale Köprüsü’nde 15 Euro+KDV, otoyolda ise km başına 0,05 Euro+KDV olarak belirlenmiştir” denildi. Köprünün maliyeti 7 milyar 145 milyon lira olarak açıklanırken her yıl şirketin kasasına hazineden 2 milyar 173 milyon lira girecek. Şirket köprüyü 16 yıl 2 ay işletecek.

DİĞER KÖPRÜLERE DE GARANTİ VERİLDİ

Çanakkale Köprüsü gibi AKP’nin hizmete sunduğu Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim köprülerinin de geçiş garantisi bulunuyor. Yine döviz üzerinden geçiş ücreti bulunan köprülerden Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile Kuzey Çevre Otoyolu için günlük 135 bin araç geçiş garantisi bulunuyor. Geçiş ücreti 3 dolar + KDV üzerinden hesaplanıyor. Günlük 40 bin (yıllık 14 milyon 600 bin) geçiş garantisi olan Osmangazi Köprüsü ve Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu için de geçiş ücreti 35 dolar + KDV üzerinden hesaplanıyor.

 

Oruçluyken copla işkence gören KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci için AYM’den hak ihlali kararı

Okumaya devam et

Popular

Shares