Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Fotoğraflarla Cengiz Aytmatov ve kaçırılan eğitimci Orhan İnandı

Bişkek’te Hakan Fidan’ın başında olduğu MİT’in kaçırdığı eğitimci Orhan İnandı, 13 yıl önce hayatını kaybeden dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un çok sevdiği ve değer verdiği bir dostuydu. Ona “Ey Orhan” diye hitap edecek kadar yakındılar. İşte fotoğraflarla İnandı ve Aytmatov Ailesi…

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Dünya edebiyatının önemli isimleri arasında bulunan Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un yarın ölüm yıldönümü. 13 yıl önce Almanya’nın Nünberg şehrindeki bir hastanede hayata veda eden Aytmatov, geriye Toprak Ana, Beyaz Gemi, Selvi Boylum Al Yazmalım, Gün Olur Asra Bedel, Gün Olur Yüzyıl Olur gibi çok değerli eserler bıraktı.

Aytmatov bugün eğer yaşasaydı, bir haftadır Kırgızistan’da asra bedel günler yaşandığını ifade eder, tıpkı oğlu Askar Aytmatov gibi meydanlara iner ve yakın dostu Orhan İnandı’nın bulunması için mücadele ederdi. Kırgızistan’ın ve Türk dünyasının içine düştüğü bu utançtan kurtulması için elinden geleni yapardı.

Kırgızistan’da bugünler Cengiz Aytmatov’un dediği gibi asra bedel. Günler yüzyıl olup uzuyor ve hala İnandı’nın başına ne geldiği bilinmiyor. Kırgız halkı, 9 gün önce MİT tarafından kaçırılan Kırgız vatandaşı Orhan İnandı ‘Bulunsun’ diye meydanlara iniyor. Sessiz çığlıklar atıyor ve resmi ziyarete bulunmak üzere şu anda Türkiye yolunda olan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’dan Aytmatov’un emanetine sahip çıkmasını istiyor.

Çünkü Kırgızistan meclisi, milletvekilleri, bürokratlar, Avrupalı Birliği parlamenterleri, uluslararası insan hakları örgütleri, haber ajansları ve gazeteciler de yasadışı yollarla yapılan bu kaçırmaya tepki göstermeye başladı. İkinci Cemal Kaşıkçı vakası diye nitelenen İnandı’nın kaçırılması artık dünyada bir kriz haline geldi.

EVLENDİKTEN BİRKAÇ AY SONRA BİŞKEK’E GÖÇ ETTİLER

Reyhan İnandı, eşi kaçırıldıktan sonra Cengiz Aytmatov’un oğlu, kızı ve torununun da kendisine destek olduğunu söylüyor.

29 Ocak 1995’te Reyhan İnandı ile evlendikten sonra 7 Eylül’de Kırgızistan’a göç eden Orhan İnandı, 26 senedir Kırgız eğitimine hizmet ediyor. İki ailenin dostluğu da çok eskiye dayanıyor. 1990’lı yıllarda Kırgızistan Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Askar Aytmatov da üç gün önce hükümet meydanında yaptığı konuşmada bu dostluğa vurgu yapan bir açıklama yaptı.

Okul açmak için Türkiye’den gelen gönüllü eğitimcileri ilk karşılayanlar arasında olduğunu belirten Askar Aytmatov, onlara yardım ettiği için mutlu olduğunu, dostlarıyla gurur duyduğunu söyledi. Kırgızistan’daki en iyi okulların Sapat çatısı altındaki okullar olduğu belirtti. Üst seviyede eğitim verildiğini ifade etti. Sapat’ın öğretmenleri, memurları ve yönetiminin iyi niyetli olduğunu, Kırgız çocukları için çok fedakarlık yaptıklarını bir kez daha anlattı.

Cengiz Aytmatov’un oğlu Askar Aytmatov.

CENGİZ AYTMATOV: “HAYATTA EN ZOR ŞEY HER GÜN İNSAN OLABİLMEK”

Bu başarılar için emek harcayanların başında ise arkadaşı Orhan İnandı’nın geldiğini söyledi. Sonra da babasının bir sözüne atıfta bulunarak “Cengiz Aytmatov’un ‘Hayatta en zor şey her gün insan olabilmektir.’ sözü vardır. Bu çok zor bir görevdir. İnsanların çoğu böyle zor bir sınavı geçemez. Fakat Orhan Bey, insan olabilmek sınavından onuruyla ve namusuyla başarılı bir şekilde geçiyor.” dedi.

Cengiz Aytmatov’un “Ey Orhan” diye hitap edecek kadar yakın gördüğü İnandı, Kırgızistan’da gerçekten çok sevilen ve değer verilen bir eğitimci. İşini çok severek yapıyordu. Kırgız devleti tarafından birçok kez şeref madalyasıyla onurlandırıldı. Okuldaki odası aldığı plaketler ve madalyalarla dolu.

Cengiz Aytmatov da onun eğitim konusundaki vizyonunu gördüğü için 20 küsur yılı aşan dostluklarında hep yanında oldu. 2001 yılında Sapat Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı olan Orhan İnandı ile her fırsatta bir araya geldiler. Neredeyse haftada bir görüşüyorlardı.

Sapat Eğitim Kurumları çatısı altındaki erkek lisesine 2002’de Bişkek Cengiz Aytmatov Lisesi adı verildi, adına kütüphane açıldı. Aytmatov liseyi ziyaret ederken. Orhan İnandı sağ tarafında.

Sapat’a bağlı Bişkek’teki Uluslararası Ala-Too Üniversitesi 2007’de Aytmatov’a fahri doktora unvanı verdi. Aytmatov, doktora unvanını üniversitenin o zamanki rektörü Prof. Dr. Erol Oral’ın elinden aldı. Özel teşekkür plaketini ise Orhan İnandı takdim etti.

Evi, Cumhurbaşkanlığı rezidans alanının içinde bulunan Cengiz Aytmatov, Sapat’ın kuruluşunun 10. yıl kutlamalarına da katıldı.

Fahri doktora töreni sonrasında Cengiz Aytmatov ve Orhan İnandı üniversiteden çıkarken.

Aytmatov’un arkasında görülen Orhan İnandı’nın Kırgızistan’a ilk geldiği yıllar… 1998-1999 eğitim yılı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.

Orhan İnandı 2012 yılında Kırgız vatandaşı oldu.

Orhan İnandı, Cengiz Aytamatov’a vefasını ölümünden sonra da gösterdi. Onunla ilgili tüm etkinlikleri takip etti, bizzat katıldı. Aytmatov’un doğumunun 90. yıldönümü kapsamında düzenlenen etkinliklere aktif katılım sağladığı için 10 Nisan 2018’de Aytmatov Kulübü tarafından özel madalyayla ödüllendirildi.

Orhan İnandı’ya 2003 yılındaki öğretmenler gününde Kırgızistan’ın birinci Cumhurbaşkanı Askar Akayev tarafından “Dank” madalyası verildi. Bir devlet nişanı olan Dank madalyası, eğitim, bilim, sanat, endüstri ve sosyal alanda başarılı isimlere veriliyor.

Orhan İnandı’nın okuldaki odası Kırgız devleti tarafından verilen şeref ve onur madalyalarıyla dolu. 2002 yılında Kırgız Cumhuriyeti eğitim sistemine yaptığı katkılardan dolayı kendisine “Kırgız Cumhuriyeti Eğitiminde Mükemmeliyet” ünvanlı Şeref Madalyası ve beraberinde Kırgız Cumhuriyeti Takdir Belgesi ve bir sonraki yıl 2003 yılında Onur Madalyası ile ödüllendirildi.

Cengiz Aytmatov ve Orhan İnandı, 1998-1999 eğitim yılı Öğretmenler Günü kutlamasında. Uluslararası Sapat Eğitim Kurumları bünyesinde 16 lise, 1 üniversite, 1 uluslararası okul, 9 ilkokul bulunuyor.

BOLD ÖZEL

Babaları 28 aydır tutuklu olan Murat ve Bahadır’ın anneleri de tutuklandı

Anne-baba tutukluluklar devam ediyor. Babaları Erdoğan Birinci’den 28 aydır ayrı olan Murat ve Bahadır’ın annesi Hatice Bahadır da hapse gönderildi.

BOLD ÖZEL – Babaları Giresun Cezaevinde tutuklu bulunan 7 yaşındaki Murat ve 10 yaşındaki Bahadır’ın Birinci’nin anneleri Hatice Birinci de tutuklanıp Trabzon Bahçeçik Cezaevine konuldu. Kronik rahatsızlıkları olan babaanneleri ve teyzeleriyle birlikte Trabzon’da yaşayan Birinci kardeşler, annelerini sorup duruyor.

“İKİ YAVRU HEM ÖKSÜZ HEM YETİM KALDI”

Bold Medya’ya konuşan Murat ve Bahadır’ın teyzesi, “Bu iki yavru hem öksüz hem yetim kaldı. Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Ama bir anne bir baba olamıyoruz. Çocuklar annelerini sorup duruyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Biri 7 yaşında biri 10 yaşında. Ablamı bıraksınlar. Çocuklar bari annesiz kalmasın. Annem babam çok kötü durumdalar. Ayrıca babaanneleri kronik rahatsızlıkları var. Bu yavrular ne olacak? Lütfen sesimiz olun.” dedi.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklanan Hatice Birinci, kapatılan dershanelerde coğrafya öğretmeni, Erdoğan Birinci ise kapatılan kolejlerde sınıfı olarak çalışıyordu.

Müebbet verilen Harbiyeli’nin annesi ve babası trafik kazasında öldü

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

7.7 milyon kişi yeşil karta muhtaç yaşıyor

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Aç olanları buyrun siz doyuruverin” sözleriyle halkın fakirliğini yeniden gündeme getirdi. Türkiye’de yoksulluğun sembolü olan yeşil kartlı sayısı 7 milyon 769 bin 346 kişiye ulaştı. Yeşil kartlıların hastane ve eczane masraflarını devlet karşılıyor.

BOLD ÖZEL – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın muhalefet partilerine yönelik “Aç olanları buyrun siz doyuruverin” sözleri Türkiye’deki yoksulluğu gündeme taşıdı. AKP iktidarının vatandaşın fakir olmadığı savunmasını resmi kurumların kayıtları yalanlıyor.

İŞÇİ, MEMUR VE ESNAF SAYISI

SGK’nın aylık istatistik bültenlerinde yer alan sigortalı kayıtlarına göre, Mart 2021 itibariyle 21 milyon 464 bin 579 kişi zorunlu sigortalı. Bu kişiler SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı çatısı altında bulunuyor. Sigortalıların 15 milyon 381 bin 821’i işçi olarak SSK’da, 2 milyon 938 bin 150’si esnaf olarak Bağ-Kur’da, 3 milyon 144 bin 608 kişi ise memur olarak Emekli Sandığı’nda bulunuyor.

7.7 MİLYON KİŞİ YEŞİL KARTLI

Herhangi bir sigortası bulunmayan kişi sayısı ise 7 milyon 769 bin 346 kişi olarak kayıtlarda bulunuyor. Geliri asgari ücretin üçte birinden az olan bu vatandaşlar ‘resmi yoksul’ olarak kabul ediliyor. Yeşil kart uygulaması kapsamında bu kişilerin genel sağlık sigortası primlerini devlet ödüyor.

AKP’li belediye 2.5 milyon liralık ihaleyi partinin eski İBB meclis üyesine verdi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

4 yılda 40 kilo kaybeden 72 yaşındaki tutsak Bekir Bayram ağlayarak yardım istedi

Isparta’da dört yıla yakın süredir tutuklu olan Bekir Bayram, geçen hafta koğuşta bayıldı. Cezaevinde kalbine stent takılan, 40 kilo kaybeden, 3-4 ay önce de koronavirüs geçiren Bayram, ilk defa ağlayarak yardım istedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

2 Kasım 2017’den beri Isparta E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan 72 yaşındaki kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve şeker hastası Bekir Bayram geçen hafta koğuşun tuvaletinde düşüp bayıldı. İdrar yollarında kanama olan ve vücudunda morluklar oluşan Bayram hastaneye kaldırıldı.

AĞLAYARAK YARDIM İSTEDİ

Dizlerindeki menisküs yırtıkları nedeniyle ayakta duramayan, ayaklarını sürüyerek, zorlukla yürüyebilen Bayram, kontrol için sürekli tekerlekli sandalyeyle hastaneye götürülüyor. Her hastane dönüşü karantina koğuşuna koyulan hasta mahpus, dün eşiyle yaptığı telefon görüşünde ağlayarak yardım istedi. Bayram eşine, “Avukata durumumu anlatın. Beni buradan çıkarsınlar, ev hapsi versinler, 4-5 ay iyi olayım, sonra yine gireyim” dedi.

CEZAEVİNDE KALBİNE STENT TAKILDI, 40 KİLO ZAYIFLADI

Kalbi yüzde 40 çalışan Bekir Bayram’ın kalbine cezaevine girdikten bir yıl sonra kalp yetmezliği nedeniyle stent takılmıştı. 130 kilo olarak hapse giren Bayram, dört yıl içinde 40 kilo kaybetti. 3-4 ay önce koğuşta da koronavirüs kapan Bayram, yaşlı ve kronik hastalıkları olan bir mahpus olarak hapiste yaşam mücadelesi veriyor.

“ÜÇ ARKADAŞI ZORLA YATAĞA KOYMUŞ”

Babasının tahliye edilmesi için Isparta İnfaz Hakimliği’ne dün dilekçe veren oğlu, “Babam 72 yaşındadır. Cezaevine girmeden önce de kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve diyabet hastasıydı. Yaklaşık 1 hafta önce koğuşun tuvaletinde bayılmış. Üç arkadaşı zorla kaldırıp yatağa koymuşlar. Sonrasında sık sık bayılmalar devam etmiş.” dedi.

“BABAM ÇOK HASTADIR, BELKİ DE HAYATININ SON GÜNLERİ…”

Babasının Isparta Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığını ifade eden oğlu, “İdrar yollarında kanama olmuş. Kendisi yürüyememektedir. Şahsi ihtiyaçlarını görecek gücü yoktur. Kısacası babam çok hastadır. Belki de hayatının son günlerini geçirmektedir. Fizyolojik ve psikolojik açıdan bitik durumdadır. Hastalıkları ve yaşı göz önünde bulundurularak ev hapsine çıkarılmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Isparta’da babasının butik otelinde çalışarak SSK’dan emekli olan Bekir Bayram, gençliğinde boya badana ve inşaat işleri yaparak geçimini sağladı. Bir dönem de Libya’da işçi olarak çalıştı.

Gülen Hareketi’ne yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklanan Bekir Bayram, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Amerika’ya yaptığı iki ziyaret nedeniyle ve tanık ifadelerine dayanılarak 9 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay tarafından onaylandı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0