Connect with us

Dünya

Ankara iki farklı resmi kanaldan Sedat Peker’i istemiş

İktidarın, açıklamaları büyük yankı uyandıran Sedat Peker’i suçlu iadesi anlaşması olmamasına rağmen Birleşik Arap Emirlikleri’nden 2 farklı kanaldan istediği ortaya çıktı. Interpol aracılığıyla iletilen ilk talebi reddeden Abu Dabi yönetimi, suçluların iadesi kapsamındaki talebe ise hala cevap vermediği öğrenildi.

BOLD –  İngiltere merkezli Midde East Eye (MEE) haber sitesi, Sedat Peker’in Ankara tarafından bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) 2 farklı kanaldan resmi olarak istendiğini yazdı.

AKP’ye yakın,  A Haber’in eski ABD temsilcisi Ragıp Soylu’nun kaleme aldığı habere göre, hükumet içerisinden  3 isim bu talepleri doğruladı.

BAE, Interpol aracılığıyla iletilen talebi reddederken, suçluların iadesi kapsamındaki talebe ise hala cevap vermediği öğrenildi.

SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASI BULUNMAMASINA RAĞMEN TALEP İLETİLMİŞ

MEE haber sitesine konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Türk yetkili, Peker hakkında bu yıl iki ayrı mahkemenin çete ve haraç suçlamaları dolayısıyla tutuklama kararı çıkardığını belirterek, “Türkiye, bu iki tutuklama emrine dayanarak iki hafta önce BAE yetkililerine iade talebinde bulundu” dedi. İkinci bir Türk yetkili ise BAE’nin iade talebine hala karşılık vermediğini açıkladı.

Türkiye ve BAE arasında suçluların iadesi anlaşması bulunmuyor.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI DA INTERPOL ARACILIĞIYLA İSTEMİŞ

Siteye konuşan üçüncü bir Türk yetkili de İçişleri Bakanlığı’nın da diğer iade talebinden farklı olarak Türk Interpol Ulusal Bürosu’nun geçen ay BAE Interpol Ulusal Bürosu’ndan Peker’in tutuklanmasını istediğini ancak karşı tarafın Interpol’ün Genel Merkezi’nden ‘uluslararası tutuklama emri’ (kırmızı bülten) istediğini belirtti.

Peker’in en çok hedef aldığı isimlerden biri olan İçişleri Bakanı Süleyma Soylu, Fransa Lyon’daki Interpol Genel Merkezi’nin Türkiye’nin uluslararası tutuklama emri talebini, başvuruyu siyasi bularak reddettiğini ifade etmişti.

PEKER, HAFTA SONU BAE YETKİLİLERİ İLE GÖRÜŞMÜŞTÜ

Sedat Peker’in Pazar günü öğlen saatlerinde Dubai’deki konutundan Birleşik Arap Emirlikleri polisi tarafından alındığı duyurulmuştu. Peker’den o gün gece yarısına kadar haber alınamadı. Peker, gece yarısı sosyal medya hesabından konutuna döndüğünü duyurdu ve o gün BAE polisi ile yaptığı görüşmeyi anlattı. Operasyonla yakalandığı haberlerini yalanladı.

Sedat Peker paylaşımında, “Kıymetli dostlarım, öğle saatlerinden itibaren kaldığım mekandan yetkililerle beraber ayrıldım. Şu an kaldığım mekana, ailemin yanına geri geldim. Hakkımdaki iddiaların yoğunluğu nedeniyle karşılıklı sohbette bulunduk.

Şahsım hakkında herhangi bir Interpol kararı olmadığı için, tüm herkes gibi ülkelerinde misafir olarak bulunduğumu söylediler. Hakkımda birçok suikast ihbarı olduğunu bana ilettiler, hepimizin bildiği gibi. Ülkeden ayrılmamda veya ülkede kalmamda herhangi bir sorunun olmadığını da bana ilettiler” dedi.

Aydınlık Gazetesi’nde hakkında çıkan haberleri yalanlayan Peker, “SAT timlerinin ve MİT timlerinin yaptığı operasyonla yakalandığım asla doğru değildir. Zaten ben uluslararası hukuka göre aranan bir kişi değilim. Bu sebeple yüce devletimizin bana resmi bir operasyon düzenleyebilmesi de mümkün değildir. Her normal insana davrandıkları gibi bana da kibar bir şekilde davrandılar. Süslü Sülü, benim ahiretliğim, Derin Mehmet, Pelikancılar, ve diğer zevatın tamamı; bizde söz namus. Eğer ölmez sağ kalırsak, bu hikayeyi tamamlamaktan geri durmayacağız. Tabi ki bu süre zarfında gereği eğer yapılmazsa, yapmayanlarla ilgili söyleyecek sözlerimiz de elbet olacaktır. Beni sevdiği için dua edenlere, beni sevmediğinden dolayı sadece çocuklarıma ve aileme iyi dilek dileyenlere tüm kalbimle teşekkür ederim. BİR UMUTTUR YAŞAMAK” ifadelerini kullanmıştı.

TÜRKİYE-BAE İLİŞKİLERİ

Türkiye ile BAE ilişkileri, 2013 yılında Mısır’da yaşanan darbe nedeniyle sarsılmıştı. 2011’de başlayan Arap Baharı sürecini kendi varlığı için en büyük tehdit olarak gören BAE ve Suudi Arabistan, Sisi’nin darbesini desteklemişler ve karşı çıkan Türkiye ile ilişkilerini sertleştirmişlerdi. BAE, o dönemde AKP’nin desteklediği Müslüman Kardeşler (İhvan) hareketini diğer Arap ülkeleri ile birlikte ‘terör örgütü’ ilan etmişti.

Türkiye, 2016 yılında yaşanan 15 Temmuz darbe girişimi konusunda zaman zaman Abu Dabi yönetimini suçladı. Hatta BAE’ye casusluk yaptığı iddia edilen bazı kişiler Türkiye’de tutuklandı.

2017 yılında Türkiye ve BAE, Mısır’daki askeri darbeden sonra bu kez Katar krizinde karşıt saflarda yer aldı. Türkiye, bu krizde Katar’ın en büyük destekçisi olurken ve desteğini bu ülkeye ‘askeri birlik’ konuşlandırmaya kadar götürürken; Birleşik Arap Emirlikleri ise Suudi Arabistan, Bahreyn ve Mısır’la birlikte Katar’a yönelik ambargonun en önemli destekçileri arasında yer aldı.

İki ülke daha sonra Libya meselesinde de karşı karşıya geldi. Türkiye, Libya’daki iç savaşta Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükumeti’ni desteklerken; BAE ülkenin doğusundaki Tobruk merkezli Libya Temsilciler Meclisi ve ona bağlı Libya Ulusal Ordusu’nu destekledi.

Libya’da iç savaşın yoğunlaştığı 2019-2020 döneminde iki ülke destekledikleri taraflara ciddi biçimde askeri destek verdi. BM silah ambargosuna rağmen savaşan taraflara silah yardımı yaptılar. 2020 yılında  Birleşik Arap Emirlikleri’ne air bir Mirage jetinin Libya’daki iç savaşta Türk hava savunma sistemini vurduğu belirtildi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 2020 yılı Temmuz ayında El Cezire televizyonuna verdiği röportajda Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Suudi Arabistan’ın Libya’da General Hafter’e verdikleri desteği kesmeleri gerektiğini belirtmiş, özellikle Abu Dabi yönetimini tehdit etmişti.

AKAR: DOĞRU YER VE ZAMANDA BAE’DEN HESAP SORACAĞIZ

Hulusi Akar, o röportajda BAE’nin Libya ve Suriye’de Türkiye’ye karşı zararlı hareketlerde bulunduğunu belirterek, doğru yer ve zamanda bu ülkeden hesap sorulacağını söylemişti.

Akar, “BAE, bize zarar vermek amacıyla Türkiye’ye düşman terör örgütlerini destekliyor. BAE küçüklüğünü ve etkisini göz önünde bulundurarak bunu yapmamalı” ifadelerini kullanmıştı.

Akar’ın açıklamaları sonrası Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dışişleri’nden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş Türkiye’ye tepki göstermiş ve Türkiye’nin Arap ülkelerinin işlerine karışmayı bırakması gerektiğini belirtmişti.

Enver Gargaş, Twitter’dan paylaştığı mesajında “Türk Savunma Bakanı’nın tahrik edici açıklaması, ülkesinin diplomasisindeki yeni bir düşüşü gösteriyor. İlişkiler tehditlerle yönetilemez, günümüzde ve bu asırda sömürgeci hayallere yer yok. Türkiye’nin Arapların içişlerine karışmaması daha uygun olur” ifadelerini kullanmıştı.

İLİŞKİLER YUMUŞAMA EĞİLİMİNE GİRMİŞTİ

Dış politikada son dönemde yaşanan yalnızlığı gidermek için İsrail ve Mısır ile görüşmelere başlayan AKP hükumeti, Birleşik Arap Emirlikleri’ne de zeytin dalı uzatmıştı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile Nisan ayı içerisinde bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede tarafların birbirlerinin Ramazan ayını tebrik ettikleri belirtildi ancak ne Ankara ne Abu Dabi görüşmenin içeriğine ilişkin ramazan aynı kutlama dışında bilgi verdi.

O dönemde Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’nin ilişkileri düzeltmek istediğini ancak BAE tarafının da somut adımlar atması gerektiğini, Türkiye’ye düşmanlık gibi görünen adımlardan kaçınması gerektiğini kaydetmişti. BAE’nin Şubat ayında görevden alınan dışişlerinden sorumlu devlet bakanı Enver Gargaş da 2021 yılı başlarında yaptığı açıklamada Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesinden yana olduklarını kaydetmişti.

Türkiye-BAE yakınlaşma sürecini tetikleyen gelişme, aralarında Suudi Arabistan ve BAE’nin de olduğu Körfez İşbirliği Ülkelerinin Katar’a 2017’den bu yana uyguladıkları ambargoyu bu yılın başlarında kaldırması ve Katar’la ilişkileri yeniden normalleştirmesi oldu.

İsrail’de yeni hükumetin ilk ciddi sınavı: Kudüs’teki gerginlik yeni bir savaşın habercisi mi?

Dünya

Louvre Müzesi’nin eski müdürü tarihi eser kaçakçılığı iddiasıyla gözaltına alındı

Fransa’nın dünyaca ünlü Louvre Müzesi’nin eski Müdürü Jean-Luc Martinez tarihi eser kaçakçılığı iddiasıyla gözaltına alındı. Martinez, ‘kara para aklama’ ve ‘organize dolandırıcılıkta suç ortaklığı’ yapmakla suçlanıyor.

BOLD – Ortadoğu’da tarihi eser kaçakçılığına karıştığı suçlamasıyla gözaltına alınan ve savcılıkta ifade veren Martinez hakkında savcılık tarafından adli denetim kararı çıktı.

ABU DABİ ŞUBESİNE ALINAN ESERLER

Fransa’da skandal haberleri ortaya çıkarmasıyla ünlü “le Canard enchaîné” gazetesi, Martinez’in Louvre’un Abu Dabi kentindeki şubesi adına satın alınan eserlerde yapıldığı iddia edilen sahtekarlığa göz yummakla suçlandığını yazdı.

SAHTE BELGELERE GÖZ YUMMAKLA SUÇLANIYOR

Euronews’in haberine göre Martinez, milyonlarca Euro karşılığında satın alınan Mısır antik döneminin beş parçası için düzenlenen sahte belgelere “göz yummakla” suçlanıyor.

2013 ile 2021 yılları arasında Louvre Müzesi’nin Müdürü olarak görev yapan Jean-Luc Martinez, daha sonra ülkesinde kültürel miras alanında uluslararası işbirliğiyle ilgili temsilci görevine getirilmişti.

Fransa’da istikrarın olmadığı bazı Ortadoğu ülkelerinde tarihi eser kaçakçılığıyla ilgili 2018 yılında başlatılan ve 2020’de sorgu hakimine devredilen adli kovuşturma temelinde, ön soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

SORUŞTURMADA MISIR, LİBYA, YEMEN VE SURİYE’NİN ADI GEÇİYOR

Tarihi eser kaçakçılığıyla ilgili soruşturmada adı geçen ülkelerin Mısır, Libya, Yemen ve Suriye olduğu belirtiliyor.

Fransız yargısının, Abu Dabi’deki Louvre Müzesi adına Mısır’dan yasa dışı yollarla çıkartıldığı iddia edilen 5 eserin galeriler yoluyla satın alınması sırasında yapıldığı iddia edilen yasa dışı eylemlere özellikle yoğunlaştığı bildirildi.

Çavuşoğlu’nu ağırlayan İsrail Dışişleri Bakanı Lapid Türk pasaportu ve döner istedi

Okumaya Devam Et

Dünya

Gizliliği ihlal eden Twitter’a ABD’de ceza: 150 milyon dolar ödeyecek

ABD Adalet Bakanlığı ve Federal Ticaret Komisyonu, kişisel verilerin gizliliğini koruyamadığı gerekçesiyle Twitter’e 150 milyon dolar para cezası kesti.

BOLD – Sosyal medya platformu Twitter, ABD’de, kişisel verileri ihlalden para cezasına çarptırıldı. Kişisel verilerin gizliliğini koruyamayan Twitter, 150 milyon dolar para cezası ödeyecek.

6 YIL GÜVENLİK İHLALİ TESPİT EDİLDİ

ABD Adalet Bakanlığı ve Federal Ticaret Komisyonundan yapılan açıklamada, Twitter’ın kullanıcı verilerinin “gizliliğini ve güvenliğini” Mayıs 2013-Eylül 2019 döneminde sağlayamadığı ifade edildi. Twitter ile yapılan anlaşma uyarınca platformun 150 milyon dolar para cezası ödeyeceği belirtilen açıklamada, şirketin kullanıcı verilerinin gizliliğine yönelik yeni önlemler alacağı kaydedildi.

Açıklamada, Twitter’ın söz konusu dönemde, yalnızca kullanıcı hesaplarını korumak için telefon numaraları ve e-posta adreslerini kullanmadığı, aynı zamanda bu bilgilerin “kullanıcılara reklam gönderilmesi” için de kullandığı belirtildi.

 

İzmir’de TEM polisi dronla çekip medyaya servis etti: 21 kişiye ters kelepçeli gözaltı

Okumaya Devam Et

Dünya

Çavuşoğlu’nu ağırlayan İsrail Dışişleri Bakanı Lapid Türk pasaportu ve döner istedi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile İsrail ziyareti sonrası basın açıklaması yapan İsrailli Bakan Yair Lapid, Tevrat’a göre her İsraillinin Türk pasaportu hakkı olduğunu söyledi. Lapid, Çavuşoğlu’nun Türkiye davetini ise “döner olacaksa gelirim” diyerek cevapladı.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 15 yıllık aradan sonra İsrail’i ziyaret eden ilk Türk dışişleri bakanı oldu.

Mevkidaşı Yair Lapid ile bir araya gelen Çavuşoğlu, görüşme sonrasında düzenlenen basın toplantısında “yeni bir başlangıç” mesajları verdi.

İsrail ve Türkiye’nin bölgedeki iki önemli güç olduğunu ve çok uzun bir ortak tarih ve geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Lapit Tevrat’tan da alıntılar yaptı.

Lapid, ilk kez Türkiye’nin Harran kentinde kitap gönderilen İbrahim Peygamberin, “Ülkenizden ailenizden ve atalarınızın evinden ayrılıp size gösterdiğimiz topraklara gidin” denilmesi üzerine buradan yürüyerek İsrail topraklarına vardığını, çocuklarından Yahudi toplumunun doğduğunu anlattı.

Bunları anlattıktan sonra Çavuşoğlu’na dönen Lapid, “Konsolosluk hizmetlerinizi korkutmak istemiyorum sayın Bakan, ama bizim kitabımıza göre aslında hepimiz Türkiye’den geliyoruz ve hepimiz aslında Türk pasaportu alma hakkına sahibiz” dedi.

İSRAİLLİLER SİZİ ÇOK SEVİYOR

Çavuşoğlu’na “Sayın Bakan, diplomasinin ötesinde İsrailliler Türkiye’yi çok seviyor” diyen Lapid sözlerini şöyle noktaladı: “Bu kadar basit. Her gün onlarca uçuş İsrail’den ayrılıyor Türkiye’ye geliyor. Binlerce İsrailli sizin kültürünüzü, müziklerinizi, güzel plajlarınızı, güzel pazarlarınızı çok seviyorlar… Bugün ilişkilerimizi daha da geliştirmek için yeni bir çerçeve oluşturmuş olduk. Bundan sadece bizler değil önümüzdeki yıllarda çocuklarımız da faydalanacak.”

DÖNER OLACAKSA GELİYORUM

Mevlüt Çavuşoğlu, toplantı sonunda Lapid’i Türkiye’ye davet ederek “Türkiye’ye ziyaretinizi dört gözle bekliyorum” dedi. Lapid’in “Döner kebap olacaksa geliyorum” yanıtı gülüşmelere neden oldu.

Adalet can çekişiyor: Hukuk mizah malzemesi olmaktan öteye gidemiyor

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar