Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

AİHM 1.600 hakim ve savcının dosyasında daha Türkiye’den savunma istedi

15 Temmuz sonrası mesleğinden ihraç edilerek tutuklanan hakim ve savcıların AİHM’e yaptığı başvurular rekor seviyeye ulaştı. AİHM, yalnızca hakim ve savcıların yaptığı bin 600 başvuruda AKP hükumetinden savunma istedi.

BOLD ÖZEL – AİHM, 15 Temmuz sonrası mesleğinden ihraç edilerek tutuklanan hakim ve savcıların hak ihlali başvurularıyla ilgili Türkiye’den savunma istemeye devam ediyor.

AİHM, Gülen Hareketi’ne üyelik suçlamasıyla tutuklanan 256 kişinin özgürlük ve güvenlik hakkına ilişkin başvurusunu geçtiğimiz hafta savunma yapması için hükumete tebliğ etti. Bu dosyalardan 152’sinin ihraç hakim ve savcı tutukluluklarıyla ilgili olduğu belirtiliyor. En son savunma istenen dosyalarla birlikte ihraç hakim savcılara ilişkin tebliğ edilen başvuru sayısı bin 600’ü geçti. AİHM, AKP hükumetinin savunma yapmasından sonra bu dosyalarda emsal kararlar verecek.

TUTUKLAMA SONRASI DELİL TOPLADILAR

AİHM, 2019’da eski Anayasa Mahkemesi Üyesi Alparslan Altan’ın başvurusunda gözaltına alınmasında terör örgütü üyeliği şüphesinin tutuklama için yeterli gerekçe oluşturmadığını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5. Maddesi’nin ihlal edildiğine hükmetmişti. Kararda, Altan hakkındaki delillerin tutuklama sonrasında toplandığına dikkat çekilmişti. Türkiye’nin Altan’a 10 bin euro tazminat ödemesine karar verilmişti.

AİHM, Alparslan Altan’dan sonra 2020 yılında Kocaeli Vergi Mahkemesi üyesi Hakan Baş’ın tutuklanmasının yasal olmadığı ve makul bir şüpheye dayanmadığı gerekçeleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliğinin ihlaline hükmetmişti. Mahkeme, Baş’a 10 bin euro tazminat ödenmesine hükmetmişti.

Hakan Dağdeviren’in annesine kavuşma hayalini bitirdiler

BOLD ÖZEL

“Kızım kanser hastası, hırsız değil arsız değil, bu vicdan mı?”

Tiroid kanseri Fatımatüzzehra Babacan’ın annesi Ayşe Taşpınar, hasta kızının tutuklanmasına ve iki torununun boynu bükük bırakılmasına tepki gösterdi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Afyonkarahisar’da okul öncesi öğretmeni olarak çalışırken ihraç edilen ve Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan tiroid kanseri Fatımatüzzehra Babacan, cezası onaylandığı için 30 Temmuz’da tutuklanıp Afyon E Tipi Cezaevine gönderildi.

Çocuklarını okutmak için çok yokluk çektiğini belirten Fatımatüzzehra Babacan’ın annesi Ayşe Taşpınar, kanser gibi ölümcül bir hastalığı olan kızının cezaevi koşullarında yaşamaya mecbur bırakılmasına tepki gösterdi.

TEK KİŞİLİK HÜCREDE

Evlatlarını vatana millete faydalı olmaları için yetiştirdiğini belirten Taşpınar, “Kızım özelde çalışıyordu. Devlete geç diye ona ben söyledim. Hiç böyle şeyler yapacakları aklıma gelmedi. Ben kızımı, oğlumu yoklukla okuttum. Hırsız etmedim, arsız etmedim, kötü yola yollamadım, kimseye silah çekmediler. Devlete, millete zarar verdiyse çocuklarımı ben vurayım. Bu vicdan mı?” dedi.

Kızının 13 Temmuz’da kadar tek kişilik hücrede kalacağını söyleyen Taşpınar, “E tipindeki hücrelerin çok kötü ve pis olduğunu söylüyorlar. Hasta bir insan orada nasıl dayanacak.” ifadelerini kullandı.

DİNİ SOHBET YAPTIĞI İÇİN

İki çocuk sahibi 39 yaşındaki Fatımatüzzehra Babacan, 10 yıldır kanser hastalığıyla mücadele ediyor. Ameliyattan sonra bütün tiroid bezleri alınan Babacan, tedavisi devam ederken Eylül 2016’da tutuklandı. 22 ay hapiste kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Bir derneğe üye olduğu için ve şu anda avukat olan bir öğrencisinin ‘Bize Kuran öğretiyordu, dini sohbet yapıyordu” beyanlarına dayanılarak 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Babacan, koronavirüs salgının olduğu bir dönemde, hapishane şartlarında kanserle mücadele ediyor.

Fatımatüzzehra Babacan’ın tutuklanmasını Twitter hesabından duyuran HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da karara tepki gösterdi. Her gün bir garibin zindana atıldığını ifade eden Gergerlioğlu, “Bu kaçıncı hasta mahpusun mahkumluğu!? Bu kaçıncı perişan aile?” ifadelerini kullandı.

Fatımatüzzehra Babacan’ın 11 ve 5 yaşında iki çocuğu bulunuyor.

Kanser hastası Fatma Zehra Babacan tutuklandı

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Orman Genel Müdürlüğünün yangın skandalı kendi raporundan çıktı

Türkiye orman yangınlarıyla boğuşurken, Orman Genel Müdürlüğünün skandal bir raporu ortaya çıktı. 2021 yılında 26 adet yangın söndürme helikopteri alımı için kaynak ayrılan OGM, altı ayda bir helikopter bile almadı. Ancak aynı sürede makam odaları ve idari binalar için 1 milyon 27 bin TL harcadı.

BOLD ÖZEL – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 13 uçağı 3 helikopteri varken, Türkiye’nin yangın söndürme uçağının olmamasının yankıları sürüyor. Orman Genel Müdürlüğü 2021 yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu Türkiye’nin itibar-ihtiyaç dengesinin nasıl alt üst edildiğini gözler önüne serdi. Envanterde bir tane yangın söndürme uçağı bulunmayan Orman Genel Müdürlüğü, 2021 yılında alınması planlanan 26 adet yangın söndürme helikopteri için tek kuruş harcamadı.

YANGIN SÖNDÜRME HAZIRLIĞI HEP SIFIR

2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Hazine’den Orman Genel Müdürlüğü’ne 4 milyar 200 milyon 954 bin TL kaynak ayrıldı. Bu kaynağın önemli bölümü de orman yangınlarıyla mücadelede harcanmak için planlandı. Ancak ‘Orman Yangınlarıyla Mücadele’ bölümünde gerçekleşmesi gereken faaliyetler hep sıfırda kaldı.

HELİKOPTER ALIM HEDEFİ 26 ALIM SIFIR

Orman koruma ve yangınla mücadele projesi kapsamında, helikopter alımı projesinin yıl sonuna kadar tamamlanacağı rapora yazıldı. Yangınlara müdahale için 55 milyon TL kaynak ayrıldı. Ancak 2021 ocak-haziran döneminde yangınlara havadan müdahaleye dönük tek kuruş harcanmadı. Planlanan işler arasında 26 adet helikopter alımı koyuldu. Fakat 6 aydır tek bir helikopter bile alınmadığı rapora yazıldı.

UÇAK VE HELİKOPTER HANGARI DA YAPILMADI

Planlanan işler arasında 40 milyon liraya yangın söndürme uçağı ve helikopterleri için hangar yapımı da koyuldu. AKP Hükumetinin öncelikleri arasına girmeyen yangın söndürme hava araçları için hangar inşaa edilmedi. Orman Genel Müdürlüğü yöneticilerinin oturduğu idari binaların konforunun arttırılması için planlanan işler ise hemen hayata geçti. Bürokratların oturduğu makam odalarının da içinde bulunduğu binalara 1 milyon 27 bin TL harcandı.

Yangın söndürme hava araçlarıyla ilgili tek bir yatırım bile yapılmadı. Makam odaları ve idari binalara ise bol kepçe para harcandı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Ölüm tehlikesi var: Beyninde tümör olan Aslı Öztürk gözaltında

Kalp krizi geçirme riski olan ve beyninde tümör bulunan Aslı Öztürk gözaltına alındı. Bugün mahkemeye çıkarılması beklenen Öztürk’ün yakınları, sağlık durumundan çok endişeli.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Beyninde tümör olan ve kalp krizi geçirme riski bulunan Aslı Öztürk (35) Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında dün Uşak’ta gözaltına alındı. 2004 yılında beyninde tümör teşhis edilen Öztürk’ün sürekli kontrol altında tutulması ve tedavisinin aksamaması gerekiyor.

ÖLÜM TEHLİKESİ VAR

Beynindeki tümörün yanı sıra 8 yıldır da tıpta taşikardi olarak nitelendirilen, kalbin normalden çok hızlı attığı kalp ritim bozukluğuyla ve sedef hastalığıyla mücadele eden Aslı Öztürk’ün hayati tehlikesi bulunuyor. Doktorların ‘kalbi direkt durabilir, kalp krizi geçirebilir’ dediği Öztürk bu halde Uşak Emniyeti’nde tutuluyor.

Aile yakınlarının verdiği bilgiye göre normal bir insanın kalbi 80 atarken Öztürk’ün 160-200 arasına atıyor. Vücudunu çok sarsıyor. Bayılma derecesine geliyor. Altı yıl önce kalp atış hızı 240’a çıkınca acile kaldırılan Öztürk, ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Stres, üzüntü ve yanlış beslenme nedeniyle ortaya çıkan bu hastalık nedeniyle cezaevi ve gözaltı koşullarında nasıl yaşayacağı bilinmeyen Öztürk’ün ailesi durumundan çok endişeli.

Uşak’ta kapatılan özel bir kız yurdunun müdürlüğünü yapan Aslı Öztürk’ün, Uşak Adliyesi önünde protestolara katıldığı, Bank Asya’da hesabı olduğu için ve tanık ifadelerine dayanılarak gözaltına alındığı öğrenildi.

 

 

Okumaya devam et

Popular

Shares