Connect with us

Analiz

Türkiye’nin koronaya karşı 3. doz planı başarılı olur mu?

Koronavirüs salgınına karşı aşılamada çalışmaları tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hız kazandı. Hedef, sonbahar gelmeden toplumsal bağışıklığın sağlanması olarak belirlendi. AKP, temmuzda Sinovac ile 3. doz aşılama planı yapıyor. Aşı şirketleri ise 3. doz çalışmalarına çoktan başladı.

BOLD ANALİZ – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kısa süre önce 3. doz aşının gerekliliği konusunda bilimsel çalışmaların devam ettiğini söyledi. Koca, ilk etapta 3. doz aşılamanın gönüllü grupların katıldığı bir hibrid model üzerinden deneneceğini de açıkladı. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu ayın başında bir televizyon programında 3 doz aşı olduğunu açıklaması, tartışmayı büyüttü.

Hükumetin planına göre eylül sonuna gelindiğinde Türkiye’de toplumun yüzde 70’ine iki doz aşı yapılmış olacak. 18 yaş üstündeki tüm nüfusun ilk doz aşılarının en geç temmuz ayı sonuna kadar yapılmış olması hedeflendi. 3. doz aşılar temmuzda gündeme gelecek. Hürriyet’ten Nuray Babacan’ın haberine göre, hükumet mücadele takviminin istendiği şekilde devam etmesi durumunda, normal hayatın tüm kurallarına dönmeyi planlıyor.

SONBAHAR BAĞIŞIKLIĞI

Toplumun en az yüzde 70’inin aşılanması ve toplumsal bağışıklığın sonbahar gelmeden oluşturulması hedefleniyor. Temmuzun ikinci yarısında 18 yaş üstü herkes aşıya ulaşmış olacak. İşsizler ve diğer öğrenciler için formül geliştirilecek. Aşı akışı böyle devam ederse, ağustos sonunda tek toz aşı olmayan kalmayacak. Eylül ayında toplumun yüzde 70’ine iki doz aşı yapılmış olacak. İkinci doz aşıların 4 hafta sonra mı yoksa 6 hafta sonra mı yapılacağına ayrıca karar verilecek. Hatırlatma dozlarıyla ilgili planlama ise sürüyor. İlk grup kişiler için 3. doz aşılar temmuz ayında gündeme gelecek. Hatırlatma dozlarının Sinovac ile başlayacağı, buna yetecek kadar Sinovac akışının olduğu belirtiliyor. Ancak, isteyenlere üçüncü doz aşıları seçme şansı verileceği de ifade ediliyor.

3. DOZUN YAN ETKİSİ ŞİDDETLİ OLACAK

ABD’de bilim insanları, Kovid-19 aşısını güçlendirecek üçüncü bir doz alımı üzerinde çalışıyor. Çalışmaya gönüllü olarak katılan virolog Joseph Hyser, üçüncü dozun yan etkilerinin çok daha şiddetli olduğunu anlatıyor. Sözcü’de yer alan habere göre Baylor’daki araştırma merkezinde daha önce 2 doz mRNA aşısı (Pfizer veya Moderna) veya 1 adenovirüs (J&J) verilen katılımcılara, güçlendirici olması için yine bir Moderna aşısı yapılıyor. Çalışmanın yapıldığı üniversitede virolog olan Joseph Hyser da gönüllü katılımcılardan biri.

Hyser, Insider’a yaptığı açıklamada Moderna’nın güçlendirici dozunun kendisinde ikinci doz Pfizer aşısına benzer yan etkilere neden olduğunu, ancak üçüncü aşının yan etkilerinin daha şiddetli olduğunu söyledi. Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından finanse edilen çalışma, ABD’deki her yaştan yetişkin için farklı korona virüsü güçlendirici aşılarının karıştırılmasını değerlendirecek.

DELTA VARYANTINA KARŞI 3. DOZ GEREKLİ Mİ?

Aşılamada önemli yol kat eden ülkelerde Delta varyantının artması, yeni dalga endişesine yol açtı. Varyantın yayılmasıyla, aşılanmasının üzerinden 6 ay geçmiş olanlara üçüncü dozun yapılması gündemde.

TRT Haber’den Fatma Demir Turgut’un aktardığına göre Dünya Sağlık Örgütü, ilk olarak Hindistan’da tespit edilen Delta varyantının dünyada baskın hale geldiğini duyurdu. Tüm dünyada aşılamaya hız verilmesini isteyen örgüt, aksi takdirde dördüncü dalganın yaşanacağı uyarısında bulundu.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan da, Delta varyantıyla aşıların etkinliğinin düştüğüne dikkat çekti. Akhan, kışa girerken belki daha hazırlıklı olmak için üçüncü doz aşının gerekli olabileceğini söyledi.

ŞİRKETLER 3. DOZ HAZIRLIKLARINA BAŞLADI BİLE

Türkiye’de Kovid-19 pandemisi ile mücadelede 3. doz hazırlıkları yapılırken aşı şirketleri de çalışmalarına hız verdi. BBC’nin haberine göre Moderna ve Pfizer başta olmak üzere aşı geliştiren başlıca şirketler, 2 doz aşının koruyucu etkisinin zamanla azalacağı kaygısıyla takviye aşı geliştirmek için bir süredir çalışmalar yürütüyor. Moderna ve Pfizer yetkilileri, virüse karşı bağışıklığın ikinci doz aşının uygulanmasından 8-9 ay sonra azaldığını söylüyor. Pfizer’in CEO’su ve BioNTech şirketinin ABD’li ortağı Albert Bourla’nın Nisan ayında yaptığı açıklamada ilk aşıdan sonraki 6 ila 12 aylık dönemde “3. bir doza ve ardından yıllık yeniden aşılamaya” ihtiyaç olabileceğini vurgulaması, bu tartışmayı derinleştirdi. Koronavirüs aşısını bulan Almanya merkezli BioNTech şirketinin kurucu ortağı ve CEO’su Prof. Dr. Uğur Şahin, geçtiğimiz ay Bilim Kurulu’nun bir toplantısında ikinci dozu takiben altı aydan erken olmamak kaydıyla üçüncü doz aşının yapılabileceğini söyledi.

UZMANLARIN GÖRÜŞLERİ FARKLI

Türkiye’de uzmanlar 3. doz tartışmasına ilişkin farklı görüşler paylaşıyor. Bazı Bilim Kurulu üyeleri geçtiğimiz haftalarda “hatırlatma dozu” olarak da bilinen 3. doz aşının gerekli olduğu çağrısında bulunmuştu. DHA’ya konuşan Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, hem virüsü geçirenler hem de aşı olanlarda bir süre sonra bağışıklığın azaldığını vurguladı. “Hem CoronaVac’ta, hem BioNTech’te hatırlatma dozları gerekecek. Belki biri altıncı ayda, diğeri bir yıl sonra olacak ama gerekecek” dedi.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ise, “Genel topluma ‘3. doz aşı yaptırın’ şeklinde öneride bulunmak için henüz yeterli veri elimizde yok” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Ceyhan, virüsle çok sık temas eden sağlık personelinin, “2 doz Sinovac aşısı oldukları için üçüncü dozu Pfizer-BioNTech aşısıyla aşılanmaları” yönündeki önerilerini ise Sağlık Bakanlığı’na ilettiklerini aktardı.

3. DOZU HANGİ ÜLKELER DESTEKLİYOR?

BBC’nin aktardığına göre Avrupa’da Kovid’e karşı 3. doz aşı ya da takviye aşı uygulanması bir süredir tartışılıyor. Delta başta olmak üzere bazı Kovid varyantlarının yarattığı kaygılar, bu konudaki araştırmaları hızlandırdı. İngiltere’de hükumetin desteklediği ve Haziran ayında başlayacak bir araştırma için farklı yaş gruplarından 3 bine yakın gönüllüye 3. doz aşı uygulanacağı belirtildi. Southampton Üniversitesi’nden araştırmacılar, Haziran ayından itibaren farklı şehirlerde çalışma çağındakiler ile 75 yaş üzerindeki katılımcılara AstraZeneca, Pfizer ve Moderna dahil 7 farklı aşının 3. dozunu uygulayacak. Hem üçüncü dozun bağışıklık sistemlerine olan etkisi hem de olası yan etkiler incelenecek. Ülkede 21 Haziran için planlanan “normalleşmeye geçiş” sürecinin son aşaması, daha bulaşıcı olduğu düşünülen Delta varyantı ile ilgili endişeler sonucu ertelendi.

Fransa’da ise “ciddi şekilde bağışıklık yetmezliği” yaşayan gruplara üçüncü dozun uygulanması yönündeki karar Nisan ayında duyuruldu. Organ nakli olmuş, diyalize bağlı ya da otoimmün rahatsızlıkları olan bazı gruplara, Pfizer, BioNTech ya da Moderna aşılarının 3. dozunun, ikinci dozdan en az 4 hafta sonra uygulanacağı belirtildi. Fransa, hükumetin Haziran ortası için belirlediği hedefe ulaşarak ilk doz aşıları 10 milyondan fazla kişiye uygulamayı başardı. Ülkede 18 yaşından büyük herkes Kovid aşısı olabiliyor. 15 Haziran’dan itibaren 12-18 yaş grubunun aşılanmasına başlanacak.

Almanya’da aşıları inceleme ve onaylamaktan sorumlu Robert Koch Enstitüsü Aşı Komisyonu Başkanı Thomas Mertens, Funke gazetesine yaptığı açıklamada iki doz aşının etkisi azalacağı gerekçesiyle gelecek yıl 3. doz ile aşı tazelemenin gerekebileceğini ifade etti. Almanya’da Sağlık Bakanı Jens Spahn ise, Avrupa Komisyonu’na 2022/2023 döneminde en az 4 şirketten takviye aşı ısmarlanması çağrısında bulunan bir mektup yazdı.

Takviye aşı konusunda en ciddi adım atan ülkelerin başında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) geldi. BAE, geçen ay Çin’in geliştirdiği Sinopharm aşısının 2 doz uygulandığı kişilere üçüncü doz aşı yapılabilmesinin önünü açtı. Bundan önce de aşıya karşı bağışıklık kazanmamış bazı gruplara 3. doz aşı olanağı sunuluyordu. BAE yetkilileri, aşı grubundaki toplam nüfusun yaklaşık yüzde 85’inin en az bir doz aşı olduğunu açıklamıştı. Çin’in geliştirdiği Sinopharm ile aşı programına başlayıp, BioNTech, AztraZeneca ve ardından Rus Sputnik V aşısını programına ekleyen BAE, ilk 6 ayında dünyada Kovid’e karşı en hızlı aşı programını yürüten ülke olmakla övünmüştü.

Bahreynli yetkililer de, ülkelerindeki sağlık ekipleri, yaşlılar ve başka sağlık sorunları olan risk grubundaki kişilere 3. doz uygulanacağını duyurdu.

Analiz

Türkiye’de genç olmak

Türkiye genç olmak ateşten gömlek giymek demek. Paşaların kahraman ilan edildiği koca darbe gençlere yıkılıyor, bir twit attığı için gençlerin hayatları karartılıyor, Erdoğan aleyhine slogan atılan bir yerde bulundukları için okudukları lise gözaltına alınıyorlar. Ya da bir iftara katıldı diye final sınavları zamanı tutuklanıyorlar. AKP tarafından sistematik şekilde baskıya maruz kalan gençlerin ülkeyi terk edenler içerisindeki oranı da dikkat çekici.

BOLD – AKP iktidarının gençlerle yıldızı hiç barışmadı. Siyasi eleştirilerini sosyal medyadan paylaşan yüzbinlerce genç, nezarethane ve cezaeviyle tanıştı.

15 Temmuz’daki askeri kalkışma sonrası Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları kahraman ilan edilirken, koca darbede ihale çoğu çocuk yaştaki harbiyeli öğrencilere kaldı.

Birçok askeri öğrenci darbeye teşebbüsten müebbet hapisle cezalandırılırken, o yıl 13-14 yaşlarında olan askeri lise öğrencileri de 18’ine basar basmaz gözaltına alındı.

Önceki gün hakkında soruşturma başlatılan, 25 yaşındaki bir askeri öğrenci haksızlığa isyan ederek intihar etti. Bilgiyi paylaşan Askeri Öğrenci Komitesi platformu, intihar eden gencin ağabeyinin de tutuklu bir askeri öğrenci olduğunu belirtti.

HEDEFTE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ

Hizmet Hareketi mensubu oldukları gerekçesiyle ülkenin dört bir yanındaki üniversitelerde okuyan öğrenciler, final sınavları döneminde gözaltına alınmaya başladı.

15 Temmuz’dan bu yana 6 yıl geçmesine rağmen, iktidar güdümündeki yargı ülkenin gençlerini sudan sebeplerle cezalandırmaya deva ediyor.

Karabük’te gözaltına alınan 14 üniversite öğrencisinden 3’ü tutuklandı. Katıldıkları iftar yemekleri tutuklanan öğrencilerin aleyhinde delil olarak kullanıldı.

Karabük’te bir haftadır gözaltında tutulan 14 kız öğrenciden sonra, dün de aralarında Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin de yer aldığı 50 kişi gözaltına alındı.

LİSELİLERE OKULDA GÖZALTI

Dünya Kadınlar Gününde, Erdoğan aleyhine atılan sloganlar yüzünden dün 2 liseli okudukları okulda gözaltına alındı.

Son birkaç günde yaşananlar gençlere yönelik tahammülsüzlüğü gözler önüne sererken, sosyal medyada kullanıcılarının da dikkatini çeken durum “Türkiye’de genç olmak” etiketiyle gündeme yerleşti.

Türkiye’deki baskıya dayanamayan gençlerse çareyi ülkeyi terk etmekte buluyor. Türkiye’den göç edenler arasında gençlerin oranı dikkat çekiyor.

TÜİK’in verilerine göre, Türkiye’den yurtdışına göç eden nüfus içinde yüzde 15.2 ile en büyük dilimi ‘25-29 yaş grubu’ oluşturdu. Bu yaş grubunu yüzde 13 ile 30-34 ve yüzde 12.6 ile de 20-24 yaş grubu takip etti.

Antalya’da kız öğrenciler ve öğretmenler iki gündür gözaltında

Okumaya Devam Et

Analiz

Nebati ne dediyse tersi çıkıyor: Dolar 6 ay öncesine döndü

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati dolar 13,70 lira seviyesindeyken Londra’ya gitti. Yabancı yatırımcılara “Dolar artık buradan daha yukarı gitmez” dedi. Son haftalarda yükselişe geçen dolar, kur korumalı TL mevduat sisteminin açıklandığı 20 Aralık’tan bu yana ilk kez 15.66 liranın üzerini gördü.

BOLD ANALİZ – Geçen haftayı 15.48 liradan kapatan dolar mart ayında cari açığın beklentileri aşmasıyla 15.66 liranın üzerini gördü. Dolarda yeni hedef 15.80 ve 16 lira olarak belirlendi.

DOLAR TÜM DÜNYADA GÜÇLENİYOR

ABD’de nisan ayı enflasyonunun yıllık yüzde 8.3 ile yüzde 8.1’lik beklentiyi aşmasıyla dolarda küresel olarak güçlenme yaşanmıştı. Yükselen enflasyonun ABD Merkez Bankası FED’i daha sert sıkılaşma adımları atmaya zorlayacağına yönelik tahminlerin ağılık kazanmasıyla ABD tahvil getirilerinde yükseliş yaşandı. Doların ana para birimleri karşısındaki performansını gösteren dolar endeksi ise geçen hafta 20 yılın zirvesini gördü. Bu gelişmelerle dolar 15.45 lirayı aşmıştı.

TÜRK LİRASI İKİ HAFTADA YÜZDE 4,5 ERİDİ

Dolar yeni haftaya ise 15.50 liradan başladı. Mart ayında cari açığın beklentileri aşmasıyla 15.53 liranın üzerini gördü. TCMB verilerine göre mart ayında cari açık geçen yılın aynı ayına göre yüzde 67 yükselerek 5.5 milyar dolara çıktı. TL bugün dolar karşısında yüzde 0.4 değer kaybederken hareketin başladığı son iki hafta itibarıyla TL’nin değer kaybı yüzde 4.5’e ulaşmış oldu.

TARİHİ ZİRVE 18.41 LİRA

Son gelişmelerle beraber dolar kur korumalı TL mevduat sisteminin ilk olarak açıklandığı 20 Aralık’tan bu yana ilk kez 15.50 lirayı aştı. 17 Aralık Cuma günü dolar 18.41 lirayla tarihi zirvesini görmüştü. Ardından 20 Aralık’ta KKM açıklaması sonrası dolarda düşüş yaşandı. 24 Aralık’ta KKM resmen devreye alınırken dolar da 10.63 liraya geriledi. Ancak sonra yeniden yükselişe geçerek 13,70 seviyesine çıktı. Nisan ayına kadar 14 duvarını yıkamayan dolar önce 14 lirayı sonra 15 lirayı aştı.

DOLAR KURU AKP’NİN KONTROLÜNDEN ÇIKTI MI?

Dolarda yükseliş devam ederken Merkez Bankası’nın eli kolu bağlı durumda. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kontrolündeki TCBM, doları frenlemek için sadece rezerv satışı yapabiliyor. Faiz artışı enstrümanını ise kullanamıyor.  2021 yılı Eylül ayından Aralık ayına kadar 500 baz puan faiz indirerek politika faizini yüzde 14’e indiren TCMB Para Politikası Kurulu son 4 toplantıda faizi sabit bıraktı. Kuru kontrol eden AKP Hükumeti, son iki haftadır yükselişi seyrediyor. Reuters geçen hafta, AKP’nin doları 15.50 liraya kadar kontrollü yükselteceğine yönelik analiz yayımladı.

Erdoğan’ın yeni ekonomi modeli denemelerinin bedeli ağır oldu. Türkiye’de nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 69.97’ye yükseldi. Halkın enflasyonunu ölçen ENAG’a göre ise enflasyon yüzde 150’yi aştı.

Ümit Özdağ Soylu’ya sordu: 15 Temmuz’da yarım kalan neydi?

Okumaya Devam Et

Analiz

Niinistö’nün kafası karışık Türklerin net: Erdoğan’ın “U” dönüşüne herkes hazır

Dış politikadaki hayrete düşüren “U” dönüşlerine bir yenisi daha mı geliyor. Erdoğan, ABD başta olmak üzere NATO üyesi ülkelerin desteklediği iki yeni üyelik başvurusuna olumlu bakmadığını açıkladı. Erdoğan’ın vetosunu gündem olduğu sosyal medyada, kullanıcılar yeni “U” dönüşünün tarihi ve nedenini tartıştı.

BOLD – AKP iktidarının dış politikadaki “U” dönüşlerini vatandaş hayretle izliyor. Önce Rusya daha sonra da sırasıyla darbeci Mısır, katil İsrail, 15 Temmuz’un finansörü Birleşik Arap Emirlikleri ve Cemal Kaşıkçı cinayeti faili Suudi Arabistan.

Bu yakıştırmaların sahibi AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, suçladığı ülkeler karşısında tek tek geri atım attı.

NATO’NUN ERDOĞAN İLE İMTİHANI

İkinci Dünya Savaşı sırasında “askeri tarafsızlık” ilan eden Finlandiya, Rusya-Ukrayna savaşının ardından tarihi bir karar aldı.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından NATO’ya üyelik mesajı veren Finlandiya, süreci resmen başlatacağı açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, “NATO üyeliği için resmen başvuracağız” dedi.

Türkiye dışında, NATO üyelerinin tamamı başvuru konusunda net.

ABD Başkanı Joe Biden, İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile yaptığı görüşmede söz konusu iki ülkenin NATO üyelik sürecine destek vereceğini bildirdi.

İktidar Sözcüsü İbrahim Kalın, üyelik konusunda 2 ülkeye kapıları kapatmadıklarını söylese de AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılmasını destekleyemeyeceğini açıkladı. Erdoğan, iki kuzey Avrupa ülkesinin birçok terör örgütüne ev sahipliği yaptığını söyledi.

KAFAM KARIŞTI

Erdoğan’ın Kendisine daha önce farklı konuştuğunu söyleyen Niinisto, “Açık olmak gerekirse biraz kafam karıştı çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaklaşık bir ay önce bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim ve benden önce insiyatif aldı ve ‘NATO’ya başvuruyorsunuz ve biz bunu olumlu değerlendireceğiz’ dedi. Kendisine teşekkür ettim ve teşekkürün karşısında çok memnun oldu. Yani anlıyacağınız, kafam biraz karıştı. İki gün önce duyduklarımız farklıydı. Dün yeniden Türkiye’nin üyeliğimize açık olduğunu duyduk fakat hayıra dönüştü ya da olumsuza dönüştü diyelim. Sanırım şu anda net bir yanıta ihtiyacımız var. Erdoğan’la dile getirdiği problemlerle ilgili konuşmaya hazırım” dedi.

U DÖNÜŞÜ NE ZAMAN

Öte yandan Erdoğan’ın çelişkili açıklamaları Türkiye’de de tartışma konusu. En çok merak edilen konu ise Erdoğan’ın veto konusunda ne zaman geri adım atacağı.

Erdoğan’ın Suudi Konsolosluğunun bahçesine gömdüğü itibar ve Nebati skeci

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar