Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

AB Ankara’yı yeni mülteci anlaşmasına iknaya hazırlanıyor

Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılara 2024 yılına kadar ev sahipliği yapması karşılığında Türkiye’ye 3,5 milyar euro vermeyi planlıyor. AB, ayrıca anlaşma karşılığında liderler zirvesi sonuç bildirgesine de Ankara’nın ‘ağzına bir parmak bal’ şeklinde isimlendirilebilecek ifadeler yerleştirmeyi düşünüyor.

BOLD – Reuters haber ajansı, Avrupa Birliği’nin (AB), Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılara 2024 yılına kadar ev sahipliği yapmaya devam etmesi için 3,5 milyar euroluk yeni bir fon oluşturmaya hazırlandığını yazdı. AB ayrıca Brüksel’de perşembe-cuma günü gerçekleştirilecek zirvenin sonuç bildirgesine de Ankara’yı memnun edecek bazı ifadeler koymayı düşünüyor.

İki AB diplomatına dayandırılan haberde, Türkiye’nin yanı sıra Ürdün, Lübnan ve Suriye’yi de içeren mali yardım paketinin toplamda 5,77 milyar euroya tekabül ettiği belirtildi. Paket kapsamındaki paranın hükümetlere değil, insani yardım projelerine aktarılması planlanıyor. Bu planla AB’ye yeni bir sığınmacı akınının önlenmesi ve Suriye’deki iç savaş bitene kadar zaman kazanılması hedefleniyor.

Yaklaşık 3,6 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapan Türkiye, AB fonlarının doğrudan hükümete aktarılmasını talep ediyor.

Ancak özellikle Türkiye’nin giderek kötüleşen insan hakları karnesinden rahatsız olan AB liderleri, bu talebe sıcak bakmıyor. AB liderleri ayrıca Ankara’yı sığınmacıları pazarlık unsuru olarak kullanmakla suçluyor. Türkiye ise bu suçlamayı reddediyor.

ZİRVE ÖNCESİ DİPLOMASİ TRAFİĞİ ARTTI

Avrupa Birliği (AB) liderler zirvesinin gerçekleştirileceği Perşembe günü yaklaşırken Almanya merkezli olarak AB’de yeni bir mülteci mutabakatı için diplomasi trafiği artmıştı.

Önce Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Türkiye ile yeni bir mülteci mutabakatına ihtiyaç olduğunu ifade etmiş, ardından AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bu konuyu görüşmüştü.

Ardından Ursula von der Leyen ile görüşen Almanya Başbakanı Angela Merkel de Türkiye’ye Suriyeli sığınmacıları misafir ettiği için her türlü desteğin verilmesi gerektiğini ifade etmişti.

Almanya, AB ile Türkiye arasında 2016 yılı Mart ayında imzalanan ilk mülteci mutabakatının en büyük destekçilerinden biri olmuştu.

Uluslararası insan hakları kuruluşları ise ilk sığınmacı mutabakatının mültecilerin uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını ihlal ettiğini belirterek anlaşmayı sert şekilde eleştirmişler ve iptal edilmesi yönünde çağrı yapmışlardı.

AVRUPA PARLAMENTOSU’NUN ONAYI ŞART

Avrupa Komisyonu tarafından sunulan 3,5 milyar euroluk fon önerisinin Perşembe günü Brüksel’de yapılacak zirvede 27 AB ülkesinin liderleri tarafından da desteklenmesi bekleniyor.

Türkiye ile Mart 2016’da yapılan sığınmacı anlaşması kapsamında taahhüt edilen 6 milyar euroluk fon için gerekli olan ödeme, kısmen ve doğrudan AB hükümetleri tarafından karşılanmıştı. Ancak bu kez oluşturulacak fonun tamamı AB’nin ortak bütçesinden karşılanacak. Bu nedenle fon için Avrupa Parlamentosu’nun da onayı gerekiyor.

“ANKARA’NIN AĞZINA BİR PARMAK BAL”

Brüksel’de gerçekleştirilecek zirvenin sonuç bildirgesinin taslak metnine ulaşan Reuters, AB liderlerinin Perşembe günü, tıkanan görüşmelerin yeniden canlandırılması amacıyla Brüksel’in “bir dizi ortak çıkar alanında işbirliğini artırmak” için Ankara ile ilişkileri geliştirmeye “hazır” olduğunu duyuracağını bildirdi.

AB ile Ankara arasında 2016’da yapılan anlaşmada, Türkiye 6 milyar euro mali yardım karşılığında, Ege Denizi’ni geçerek yasa dışı yolla Yunanistan’a giren göçmenleri geri almayı kabul etmişti. AB ayrıca “tüm beklentilerin karşılanması” kaydıyla Türkiye vatandaşlarına vize muafiyeti getirilmesi ve Ankara ile yürütülen üyelik müzakerelerelerinin hızlandırılması için taahhütte bulunmuştu.

Ancak Türkiye’nin kötüleşen insan hakları karnesi, AB ile Türkiye arasında Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs ve Libya’da yaşanan krizler ve Türkiye’nin vize muafiyeti için şartları tamamalayamaması nedeniyle bu konularda hiçbir ilerleme kaydedilmemişti.

Bu dönemde Türkiye ile AB arasında müzakerelerde ilerleme kaydedilmesi bir yana daha da gerileme yaşanmış ve AB tarafından müzakerelerin tamamen askıya alınması çağrıları artmıştı.

Zirve sonuç bildirgesine ekleneceği ifade edilen paragrafın da kağıt üzerinde kalmaktan öteye geçmesi beklenmiyor.

 

AB ile Türkiye arasında ilerleme kaydedilmesi beklenen tek alan ise Gümrük Birliği’nin yenilenmesi. 1996 yılında imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasının yetersiz olduğunu ve ihtiyaçları karşılamadığını AB de Türkiye de ifade ediyor.

 TÜRKİYE’YE BU ZAMANA KADAR NE ÖDENDİ

Resmi verilere göre, Türkiye’de geçici koruma statüsüne sahip kayıtlı Suriyelilerin sayısı şu anda 3 milyon 600 bin civarında bulunuyor.

Londra merkezli Overseas Development Institute (ODI) adlı düşünce kuruluşunun 2016 yılında yayınladığı bir çalışmaya göre Avrupa Birliği’nin 28 ülkesi 2016 yılında yaklaşık 2,5 milyon mülteci için 25,5 milyar Euro harcama yaptı.

Aynı dönemde 28 AB ülesi içinde mültecilerin yaklaşık yarısı (1,3 milyon) Almanya’da idi ve Almanya bu mülteciler için 13,3 milyar Euro harcama yaptı.

Avrupa Birliği ise 2016 yılında mülteci mutabakatı kapsamında Türkiye’ye 6 milyar Euro taahhüt etmişti. (Mutabakatta 6 milyar euronun ne kadar süre ile verildiği belirtilmiyor)

Sonuç olarak, mültecilerin ortaya çıkardığı sosyal ve siyasi problemleri bir kenara bırakılırsa, Avrupa Birliği 2016 yılında 2,5 milyon mülteci için harcadığı 25 milyar Euro’nun dörtte birini yani 3 aylık harcamasını Türkiye’ye vererek Türkiye’nin ortalama 3 milyon Suriyeli mülteciyi 6 yıl ülkesinde bakmasını sağlamış oldu.

Bu rakamlar, bu yükün yarısını üstlenen Almanya’nın yeni bir mülteci mutabakatı konusunda neden bu kadar çok istekli olduğunu ve Angela Merkel hükumetinin bütün insan hakları ihlallerine ve uluslararası alanda AB’yi zora sokacak dış politika hamlelerine rağmen Türkiye’deki Erdoğan yönetimi ile çalışmayı sürdürdüğünü de açıklamaya yetiyor.

Avrupa Türkiye ile yeni mülteci mutabakatı peşinde: AB’nin anlaşmadan karı ne?

Analiz

8 ayda 285 kadın cinayete kurban gitti

Kendisinden 5 gündür haber alınamayan Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu’nun cansız bedeni bulundu. Haytaoğlu ile birlikte bu yılın ilk 8 ayında öldürülen kadın sayısı 285’e çıktı.

BOLD ANALİZ – Orman yangınlarıyla boğuşan Antalya’da 5 gündür kendisinden haber alınamayan Azra Gülendam Haytaoğlu’nun öldürüldüğü ortaya çıktı. Tecavüze uğradıktan sonra öldürüldüğü tespit edilen Haytaoğlu’nun 5 parçaya ayırıp valizle ormana gömüldüğü belirlendi.

İŞ İÇİN GİTTİĞİ EMLAKÇI ÖLDÜRDÜ

26 yaşındaki kızları Azra Gülendam Haytaoğlu’ndan 5 gündür haber alamayan ailesi, günlerdir sosyal medyadan seslerini duyurmaya çalışıyordu. Yapılan araştırmalar sonrasında Haytaoğlu’nun cansız bedenine ulaşıldı. Haytaoğlu’nun katledildiği belirlendi. Üniversiteli kadına tecavüz edip boğarak öldüren ve banyoda 5 parçaya ayırıp valizle ormana gömen emlakçı Mustafa Murat Ayhan, çapraz sorgu sonrası cinayeti itiraf etti. Ayhan gözaltına alındı.

ÖLDÜRÜLEN KADIN SAYISI 285’E ÇIKTI

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre Haytaoğlu cinayeti ile birlikte bu yılın ilk 8 ayında öldürülen kadın sayısı 285’e çıktı. Geçen yıl 300 kadının öldürüldüğü Türkiye’de 2008’de 80, 2009’da 109, 2010’da 180, 2011’de 121, 2012’de 210, 2013’te 237, 2014’te 294, 2015’te 303, 2016’da 328, 2017’de 409, 2018’de 440, 2019’da 474 kadın katledildi. Kadın cinayetlerinin son yıllarda artması ise dikkat çekti.

AKP’Lİ NERGİS: ÖLDÜRÜLEN ERKEK SAYISI DAHA FAZLA

Daha önce yaptığı bir açıklama kadına yönelik şiddetin medya tarafından abartıldığını öne süren AKP Kayseri Milletvekili Hülya Atçı Nergis, erkek cinayetlerinin kadın cinayetlerinin 12 katı olduğunu savundu. Katıldığı bir televizyon programında sunucunun “2020 yılında 300 kadın öldürüldü” cümlesine yanıt veren Nergis, “Ama bakın öldürülen erkek sayısı bu sayının 12 katı. Biz sadece kadınları ifade ediyoruz. Medya bu işin alıcısı olduğu için çok kullanıyor. Bu da yanlış bir algı yaratıyor, sanki Türkiye’de çok fazla kadın öldürülüyor” dedi.

Saray’ın YAŞ sıkıntısı: Şura toplanamadı

Okumaya devam et

Analiz

Saray’ın YAŞ sıkıntısı: Şura toplanamadı

Geçen yıl 23 Temmuz’da Yüksek Askeri Şura’yı toplayıp 45 dakikada kararları açıklayan Saray, Ağustos ayının ilk haftasına girilmesine karşın Şura’nın toplanma gününü belirleyemedi. Bu hafta toplanması öngörülen YAŞ’ta ulusalcı kadroların tasfiye edilmesi bekleniyor.  

BOLD ANALİZ – Bakan istifalarının konuşulmasına karşın uzun süredir kabineye yeni üyeler atayamayan Saray Hükumeti, geçen yıl 23 Temmuz’da topladığı Yüksek Askeri Şura’yı (YAŞ) bu yıl Ağustos ayı başlamasına rağmen toplayamadı. Bu hafta toplanması öngörülen Şura’da 2 bine yakın ulusalcı rütbeli askerin ordudan atılması bekleniyor.

GEÇEN YIL TEMEL VE AKSAKALLI EMEKLİ EDİLDİ

Geçen yıl 23 Temmuz’da toplanıp 45 dakika süren Yüksek Askeri Şura Toplantısı, Cumhuriyet tarihine “en kısa süreli Yüksek Askeri Şura” olarak kaydedildi. Geçen yılki şurada 17 general ve amiral bir üst rütbeye, 51 albay, general ve amiralliğe yükseltildi. 30 general/amiral kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildi. Şuranın en dikkat çeken kararları ise 15 Temmuz’un önemli isimleri Orgeneral İsmail Metin Temel ile 2. Kolordu Komutanı Zekai Aksakallı’nın kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmeleri oldu.

15 TEMMUZ’UN GENELKURMAY BAŞKANI DÜNDAR EMEKLİ EDİLECEK

Geçen yılki hızlı Yüksek Askeri Şura’ya karşın bu yıl toplantı günü bile belirlenemedi. Bu hafta Saray’da toplanması beklenen YAŞ’ta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in, yaş haddinin yanı sıra bekleme süresini henüz doldurmamış olması sebebiyle görevine devam edeceği öngörülüyor. Görev süresini ve yaş haddini dolduran 15 Temmuz’da geçici olarak Genelkurmay Başkanlığı görevine getirilen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’ın emekli edilmesi bekleniyor. YAŞ’ta ayrıca 2 bine yakın ulusalcı olarak nitelendirilen rütbeli askerin de TSK ile ilişiklerinin kesilmesi bekleniyor.

KABİNE TOPLANTISI DA ERTELENDİ

Bugün olması beklenen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı ileri bir tarihe ertelendi. Anadolu Ajansı da, gece yarısı yayımladığı gündem özetinde kabine toplantısına dair bilgi geçmedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin ne zaman toplanacağı ile ilgili Saray’dan bir açıklama da yapılmadı.

Tayyip Erdoğan’ı çay fırlatarak protesto ettiler: Mutlu musun?

Okumaya devam et

Analiz

Tayyip Erdoğan’ı çay fırlatarak protesto ettiler: Mutlu musun?

Sosyal medyada AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın cayır cayır yanan Marmaris’te vatandaşlara çay dağıtmasına tepki gösteren videolar dikkat çekti. Bir sosyal medya kullanıcısı Erdoğan’ın tavrını turistlere “Mutlu musunuz?” sözleriyle çay fırlatarak eleştirdi. Rap şarkıcısı Şehinşah ise konserinde izleyicilerine çay fırlattı.

BOLD ANALİZ – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sel felaketi yaşayan Rize’nin ardından yangınlarla boğuşan Marmaris’te düzenlediği mitingde çay dağıtması vatandaşların tepkisini çekti.

Özellikle sosyal medyada Erdoğan’ın mitingindeki tavrını mizahla eleştirenlerin çektiği videolar onbinlerce kez izlendi.

TURİSTLERE ÇAY FIRLATTI

Begüm isimli sosyal medya kullanıcısı, yoldan geçenlere Erdoğan gibi çay fırlatarak ‘Mutlu musunuz?’ diye sordu. Videoda ‘Are you happy?’ ifadesiyle çay atılan turistler ise büyük şaşkınlık yaşadı. Videoda “Memnun musun her şeyden?” sorusuna bir dükkan sahibi, iktidardan memnun olmadığını söylerken, çay fırlatıldıktan sonra ise “Hah şimdi memnunum” cevabı izleyenleri güldürüyor.

ŞEHİNŞAH DA KONSERDE ÇAY FIRLATTI

Erdoğan’ın yangın bölgesi Marmaris’te çay fırlatışını rap müzik sanatçısı Şehinşah’ta düzenlediği konserde izleyenlerine çay atarak eleştirdi.  Şehinşah, “Bir sürprizim var umarım beğenirsiniz” diyerek izleyicilere çay fırlattı.

AYIP DENEN BİR ŞEY VAR YETER ARTIK

Erdoğan, Marmaris ziyaretinde düzenlediği miting ve dönüş yolunda yolda bekleyenlere çay fırlatması büyük tepki çekmişti. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Erdoğan’a “Ayıp denen bir şey var yeter artık” diyerek tepki göstermişti.

Rant sevdası Türkiye’yi yaktı

Okumaya devam et

Popular

Shares