Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

128 milyar doları bitirdiler sıra kamu bankalarının kasasında

2019 seçimleri öncesi Merkez Bankasının 128 milyar dolarını harcayan Erdoğan yönetimi, şimdi de kamu bankalarının kasasına göz dikti. Seçim öncesi Ziraat, Vakıf ve Halkbank üzerinden ucuz krediler verilecek.

BOLD ANALİZ – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Merkez Bankası başkanı ile görüştüm. Temmuz ve ağustosta faizleri indireceğiz” açıklamasının perde arkası ortaya çıktı. Erdoğan hükumeti Ziraat, Vakıf ve Halkbank’a düşük faizli kredi verme talimatı gönderdi. Uluslararası haber ajansı Reuters’a konuşan bankacılık kaynakları ve yetkililer, AKP hükûmetinin seçim öncesi dönemde büyümeyi destekleyecek yeni bir kredi genişlemesi için kamu bankalarını hazır hale getirmek istediğini belirtti.

ÖDENMEYEN KREDİLER

Kovid-19 salgını boyunca düşük faizli krediler veren kamu bankalarının yine devreye girmesi istendi. Daha önce piyasa faizlerinin altında verilen kredilerini tahsil edemeyen kamu bankalarının AKP’nin talebini karşılamak için acil kaynak bulması gerekiyor.

KÂRLILIKTA CİDDİ DÜŞÜŞ YAŞANDI

İki kamu bankasında, geçen sene verilen düşük faizli kredilerle, yükselen faizlerle birlikte artan fonlama maliyetleri arasındaki makası gösteren net faiz gelirleri eksiye geçti. Bunun sonucu olarak da kamu bankalarının ilk çeyrek net karları çok ciddi düşüş kaydetti. Halkbank’ın ilk çeyrek net karı yıllık bazda yüzde 93, Vakıfbank’ın yüzde 56, Ziraat Bankası’nın da yüzde 49 düştü.

BANKALAR ZARAR YAZIYOR

Üst düzey bir bankacılık kaynağı Reuters’a verdiği demeçte, kamu bankalarının, geçen sene ucuz kullandırılan kredilerden dolayı net faiz gelirlerinde bilançoda zarar yazdığını belirterek, “Konu bankaların sermaye yeterlilik rasyoları ya da likidite ihtiyaçları ile ilgili değil, kamu bankalarının kredi verme kabiliyetleri çok sınırlı. Bu bankaları tekrar kredi piyasasına döndürmek için sermaye artışı gerekiyor” dedi.

İNŞAATA YENİ KREDİ DALGASI

Başında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bulunduğu Türkiye Varlık Fonu’nun bankalara yeni sermaye desteği verebileceği belirtiliyor. Reuters’a konuşan ekonomi yetkilisi, “Şu anda yeni bir kredi genişlemesi olması yönünde ciddi bir talep var. İnşaat, ihracat, istihdam için… Ve bunun bunun için de özellikle kamu bankalarının sermayelerinin güçlendirilmesi gerekiyor. Vakıfbank’ın çok ihtiyacı görünmüyor. Ancak diğerlerinin sermayelendirilmesi gerekiyor. En azından 2022’ye girerken bu sermayelendirmenin yapılması gerekiyor” dedi.

Analiz

Akşener, başbakanlığa talip oldu: Millet İttifakı ‘Balıkesir tuzağına’ düşmeyecek

Millet İttifakı’nın 2023 seçimleriyle ilgili planı şekillenmeye başladı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, cumhurbaşkanı adayı olmayacağını, başbakanlığa talip olduğunu açıkladı. AKP’li Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın rakip olarak çok istediği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise adaylıkla ilgili henüz renk vermiyor. Millet İttifakı’nın ortak bir aday belirlemesi bekleniyor.

BOLD ANALİZ – 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine farklı adaylarla çıkan Millet İttifakı, ortak aday konusunda anlaştı. 2018 seçimlerinde CHP’nin adayı Muharrem İnce, İYİ Parti adayı Meral Akşener, Saadet Partisi adayı Temel Karamollaoğlu, Erdoğan’ın karşısında birbiriyle yarıştı. HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş ise ağırlıklı olarak Kürt seçmenin oyunu aldı. Millet İttifakı’nın çok aday çıkarması sonrası oylar dağılınca Erdoğan ilk turda seçimi kazandı.

ADAYIN İSMİ AÇIKLANMIYOR

CHP, İYİ Parti, Saadet, DP, DEVA ve Gelecek partileri genel başkan yardımcıları Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili toplantılara başladı. 2018 seçimlerinden ders çıkaran Millet İttifakı, 2019 yerel seçimlerinde izlediği stratejiyi önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde uygulayacak. Her parti kendi adayını çıkarmak yerine ortak bir isim üzerinde uzlaşılacak. CHP ve İYİ Parti öncülüğündeki Millet İttifakı aday kriterleri için çerçeveyi çizdi. Buna göre seçilecek Cumhurbaşkanı Türkiye’yi parlamenter sisteme geri döndürecek. Adayın genç ya da yaşlı olması fark etmiyor.

MİLLET İTTİFAKI ADAYI OLMAK İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR

Anayasa’da belirlenen şartlardan ayrı olarak Millet İttifakı’nın belirlediği kriterler de bulunuyor. Türkiye’de yeniden demokrasiyi getirmesi hedeflenen adayda aranan şartlar şöyle: “Nefsine hakim olacak. Türkiye’de başkanlık sistemine son verecek. Aklı başında bir insan olacak. Egosu yüksek olmayacak.  Devleti bilecek. Türkiye’yi tanıyacak, kutuplaştırma yoluna gitmeyecek.”

İSTANBUL, ANKARA, İZMİR SEÇİMLERİ ÖRNEK ALINACAK

Millet İttifakı bileşenleri 2019 seçimlerinde İstanbul, Ankara, İzmir belediyeleri modelini aynen uygulayacak. Ortak adaya destek verilmesi halinde AKP’den belediyelerin geri alındığını gören Millet İttifakı, adayın belirlenmesi, kamuoyuna açıklanması ve seçim kampanyasında aykırı ses çıkmasına da müsaade etmeyecek.

BALIKESİR’DEKİ HATA TEKRAR EDİLMEYECEK

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, “Ben başbakan adayıyım” diyerek başkanlık sisteminde cumhurbaşkanlığı yapmak isteyen isimlere kapıyı kapattı. Akşener’in Balıkesir seçimlerindeki hatayı da masaya koyduğu Başkent kulislerinde konuşuluyor. AKP adayının yüzde 47,78 oy alarak birinci olduğu Balıkesir Büyükşehir Belediye seçimlerinde İYİ Parti adayı CHP’nin de desteğiyle yüzde 46,50 oy aldı. Ancak DP adayına ise yüzde 1,63, Saadet Partisi adayına ise yüzde 0,99 oy çıktı. Millet İttifakı ortakları DP ve Saadet oyları İYİ Parti adayına gitmiş olsaydı yüzde 49 oy oranına ulaşacak İYİ Parti adayı belediyeyi kazanacaktı.

AKP muhalifi gazetecinin Youtube kanalına 268 bin lira vergi cezası

Okumaya devam et

Analiz

İşkencecilere Lahey yolu göründü: İnsanlığa karşı işlenen suçtan yargılanacaklar

İsviçre’nin Cenevre kendinde yapılan Turkey Tribunal’in 4 gün süren duruşmaların ardından kararı açıklandı. Tribunal’in “insanlığa karşı suç” unsurlarının oluştuğuna dair verdiği kararı sonrası işkencecilerin Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması için ilk adım atılmış oldu.

BOLD ANALİZ – Turkey Tribunal Mahkemesi, 4 gün süren duruşmaların ardından kararını açıkladı. Tribunal, Türkiye’de sistematik ve yaygın işkence uygulandığına, zorla kaybetmeler ve basın özgürlü ile ilgili konularda, Türkiye’nin uluslararası anlaşma ve sözleşmelerden sorumluluklarını yerine getirmediğine ve bu konuda suç işlediğine karar verdi.

ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ’NE BAŞVURU YAPILACAK

Turkey Tribunal’in organizatörü Prof Dr Johan Vande Lanotte; Tribunal’in “insanlığa karşı suç” unsurlarının oluştuğuna dair verdiği kararla, Lahey’dekie Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne, Avrupa Konseyi’ne, Avrupa Birliği’ne ve Birleşmiş Milletler’e başvurularda bulunacaklarını söyledi. Lanotte bireysel sorumluluk konusunda uluslararası bir mahkeme olan Hollanda’daki Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne gitmek için bireysel dosyaları ayrıntılı hazırlayacaklarını kaydetti.

Turkey Tribunal Mahkemesi, Türkiye’nin işkence ve ağır insan hakkı ihlalleri işlediğine karar verdi.

SANIKLAR AĞIR CEZA ALABİLİR

Tribunal’in raporunda 15 Temmuz’dan bu yana işkence ve zorla kaybetme olayları sistematik ve örgütlü bir şekilde gerçekleştirildiği yer alıyor. Erdoğan rejiminin yaptığı ağır insan hakları ihlallerinin sonuçlarının uzun vadede mağdurların hayatlarını etkileyeceğine vurgu yapılan raporda “Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri, işkence ve zorla kaybetmeler ve insan kaçırmalar münferit olarak görülemez. Tribünalin görüşü Türkiye’de işlenen bu suçların, yaygın ve sistematik olarak yapıldığı şeklindedir” denildi. Raporda tüm bu suçları işleyen sanıkların uluslar arası yargıda ağır cezalar alabileceğinin altı çizildi.

TÜRKİYE BÜYÜKELÇİLİĞİ DURDURMAYA ÇALIŞMIŞTI

İsviçre’deki Türk Büyükelçiliği, Erdoğan rejiminin uyguladığı insan hakları ihlallerinin ortaya döküldüğü Turkey Tribunal mahkemesinin durdurulması için girişimde bulunduğunu kabul etti. Büyükelçilik, mahkemeyi BM’ye taşıdıklarını ve İsviçre makamlarından mahkemenin iptali için talepte bulundukları doğruladı.

FİLİSTİN ASKISIYLA İŞKENCE YAPILDI

Turkey Tribunal’in raporları sonrası Lahey’de dava açılacak. Lahey’deki mahkemeye sunulacak raporun içerisinde yer alan işkencelerle ilgili bilgilerden bazıları ise şöyle: Turkey Tribunal’de ifade veren işkence mağdurlarından tarih öğretmeni Erhan Doğan, 15 Temmuz’dan 9 gün sonra gözaltına alınarak Ankara Terörle Mücadele Şubesinin gözaltı merkezi olarak kullandığı Ankara Emniyetine bitişik spor salonuna götürüldüğünü söyleyerek, “İlk gece bizi soyup üzerimize su döküp copla dövdüler. Ertesi gece Filistin askısı işkencesini uyguladılar. Bıraktıklarında bütün kemiklerimin kırıldığını düşündüm” dedi.

SÜREKLİ ELEKTROŞOK VERDİLER

Ankara’da kaçırılan ve işkence gördükten 92 gün sonra bırakılan avukat-akademisyen Mustafa Özben de gördüğü işkence ile ilgili şunları anlattı: “Sürekli elektroşok verdiler, kaba dayak attılar, bir seks aletini getirdiler. Beni eğip bununla kötü şeyler yapacaklarını söylediler. Burada devlet biziz, artık devlet farklı idare ediliyor, dediler.”

HİÇBİR AVUKAT GÖKHAN AÇIKKOLLU’NUN DAVASIYLA İLGİLENMEK İSTEMEDİ

Türkiye Tribünali Halk Mahkemesinde 15 Temmuz sonrası gözaltında uğradığı işkence sonucu hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu tanık olarak dinlendi. Açıkkollu, “Eşimi evde gözaltına alırken ve polis arabasında darp ediyorlar. Eşimin gözlüğü bir düşüşle kırılacak türden bir cam değildi. Dayakla kırılmış olmalıydı. Hiçbir avukat eşimin davasıyla ilgilenmek istemedi” dedi.

POLİS KURŞUNUYLA ÖLEN KURKUT’UN ABİSİ: ADALET BULAMADIK

21 Mart 2017 tarihinde Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında polis kurşunuyla öldürülen 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un abisi Ercan Kurkut da Turkey Tribünal’a yaşadıklarını anlattı. Kurkut, Türkiye’de mahkeme mahkeme dolaşmalarına rağmen adalet bulamadıklarını açıkladı.

 

AKP, çöküş sürecinde hukuksuzlukları artırıyor: TSK ve yargıda yeni ihraç listeleri hazırlandı

Okumaya devam et

Analiz

AKP, çöküş sürecinde hukuksuzlukları artırıyor: TSK ve yargıda yeni ihraç listeleri hazırlandı

AKP hükumeti, gerek ekonomik kriz gerekse iç ve dış politikada en zor günlerini yaşıyor.  Tayyip Erdoğan ve iktidarının, bu günleri atlatabilmek bilmek için yargı ve TSK’dan atılacaklarla ilgili listeler oluşturduğu ortaya çıktı. TSK’dan 5 bin, yargıdan ise bin kişinin atılacağı iddia edildi.

BOLD – Erdoğan rejiminin kamuda yeni ihraçlar için hazırlık yaptığı iddia edildi. 15 Temmuz sonrasında TSK’dan 23 bin 500, yargıdan ise 4 bin 560 kişiyi Gülen Hareketi mensubu olma iddiasıyla atan AKP iktidarının TSK’dan atmak için 5 bin kişilik, yargıdan ise 1000 kişilik bir liste oluşturduğu öne sürüldü.

DOSYALAR İHRAÇ İSTEMİYLE HSK’DA

Saray’a yakın Sabah gazetesinden İlker Turak’ın haberine göre yargıda halen görev yapan bin hakim ve savcı hakkında soruşturma başlatıldığı iddia edildi. Ankesör kayıtları, ByLock içerikleri ve sabit hatlardan arandıkları öne sürülen hakim ve savcıların başsavcılıklarca Hakimler Savcılar Kurulu’na (HSK) bildirildiği öne sürüldü. 400’ünün soruşturması HSK Teftiş Kurulu’nda devam ederken, 600 hakim ve savcının dosyasının ihraç istemiyle HSK Genel Kurulu’na geldiği kaydedildi.

TSK’DAKİ SORUŞTURMA 5 BİN KİŞİLİK

Gazeteci Müyesser Yıldız da TSK içerisinde 5 bin kişilik yeni bir soruşturma hazırlandığını belirterek, hazırlanan listede “bomba” isimler bulunduğunu öne sürdü. Hazırlanan listede 34 yıl önce TSK’dan ayrılanların da bulunduğunu hatırlatan Yıldız, TSK soruşturmalarında artık ankesörle aranmanın yegane delil haline geldiğini kaydetti. Soruşturma dosyalarına delil olarak eklenen dijital veriler ve ankesörle aranmaların her türlü manipülasyona açık olduğunun altını çizen Yıldız, ankesör aranmaları konusundaki kriterlerin sıklıkla değiştirildiğini, artık her ankesörden aranan askerin olağan şüpheli sayılır olduğunu kaydetti.

 

TSK’da 5 bin kişilik yeni soruşturma yolda: Bomba isimler var

Okumaya devam et

Popular

Shares