Bizimle iletişime geçiniz

Politika

15 Temmuz’da dağıtılan kayıp silahlar TBMM tutanaklarında

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in açıkladığı 15 Temmuz öncesinde ve sonrasında AKP’lilerce dağıtılan kayıp silahlar TBMM tutanaklarına girdi. Milletvekilleri kayıp silahların kimlerde olduğunun ve sayısının açıklanmasını istedi.

BOLD ANALİZ – HDP’den sonra CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer ve bazı milletvekilleri “15 Temmuz darbe girişimi sırasında dağıtılan ve hâlâ kayıp durumda bulunan silahların akıbetinin belirlenmesi” amacıyla 14 Temmuz 2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Meclis araştırması önergesi verdi. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

KAYIP SİLAHLARLA YAPILANLARI TEK TEK SIRALADI

Önergeyi veren Taşçıer’in Meclis Genel Kurul’undaki konuşması tutanaklara geçti. Devletin resmî verilerine göre kayıp silah sayısının 106 binden fazla olduğunu kaydeden Taşçıer, “Evet, bu, bugünün sorunu değil. Diyeceksiniz ki: “1944 yılından beri var.” Ama ortada şöyle bir gerçeklik var: 15 Temmuz darbe girişimi sırasında birileri tarafından dağıtılan ve akıbeti belli olmayan bu silahlardan biriyle Ankara Çubuk’ta bir cinayet işlendi ve katil, silahı 15 Temmuz günü Ankara Emniyet Müdürlüğünün önünde dağıtılırken aldığını söyledi.” diye konuştu.

KAYITLI OLMAYAN SİLAHLAR KİMLERE VERİLDİ

Türkiye’nin başka bir skandalla daha karşı karşıya olduğunu aktaran Taşçıer, “Sadece envantere kayıtlı olan kayıp silahlardan değil, kayıtlı olmayan silahların da dağıtıldığının iddiasıyla karşı karşıyayız, bu iddiayı ortaya atan da eski yol arkadaşınız. Ve bunlar öyle tabanca falan değil, bildiğiniz suikast silahları olduğundan, uzun namlulu silah olduğundan bahsediliyor” ifadeleri kullandı.

ZAMANI GELDİĞİNDE BEDAVA DAĞITILACAK

“Ortada kaybolan silahlar var, kayıtlı veya kayıtlı olmayan silahlar var” diyen Taşçıer, kayıp silahlarla ilgili kamuoyuna yansıyan gerçekleri tutanaklara geçirdi:  “Bir taraftan da devletin televizyonuna çıkıp “15 Temmuzda hevesimiz kursağımızda kaldı, elimizde listeler var.” 50 kişiyi indirebileceğini söyleyenler var. Birileri silahları gömdüğünü ve zamanında gömdükleri yerden çıkaracağını söyleyenler var. Ve yine, elinde bu silahlarla poz verirken altına biri şöyle yorum yazmış, demiş ki: “Bu silahlara nereden ulaşabiliriz?” Cevap olarak da “Hiç merak etmeyin, zamanı gelince bedava olarak dağıtılacak.” demiş.”

KAYIP SİLAHLARIN HESABI 15 YIL GEÇSE DE SORULACAK

Şimdi, biliyorum bu önergeyi reddedeceksiniz ama herkes şundan emin olsun: Kimse bu kaybolan silahlarla verdikleri pozlarla yaptıkları tehditlerle korku salabileceğini düşünmesin. On beş yıl zaman aşımı var, erken ya da zamanında yapılacak ilk seçimde iktidarımızda yargı bağımsızlaşacak ve bu silahların akıbeti ve işlenen suçların hepsinin hesabı tek tek sorulacak.

GAZETECİLER, AKADEMİSYENLER TEHDİT ALTINDA

Kayıp silahlarla ilgili söz alan HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç ise herkesin tehdit altında olduğunu ifade etti. Koç, “Bu, mevcut olan “kayıp silahlar” denilen bu silahlar nedeniyle toplum ciddi bir şekilde bir baskı altındadır. Fikirlerini ve tepkilerini barışçıl bir yöntemle dile getiren akademisyenler, gazeteciler, sivil toplum örgütleri, siyasetçiler, demokratik mücadele gösteren bütün herkes şu anda tehdit altındadır. Bu nedenle “kayıp silahlar” denilen bu silahların bulunması gerekiyor.” diye konuştu.

kayıp silahları araştırma önergesi

Politika

Selin vurduğu Rize’de çay molası

Malatya’da eve ekmek götüremediğini söyleyen şoför esnafına ‘Al bu keyif çayını iç’ diyen Erdoğan, sel felaketinin vurduğu Rize’de vatandaşa yine çay fırlattı. Erdoğan’ı dinlemeye gelen kalabalığın isteksiz tavrı ise dikkatlerden kaçmadı.

BOLD – Partisinin geçen Ekim ayındaki Malatya İl Kongresine katılan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konvoyu minibüs ve servis şoförleri tarafından durduruldu. Deprem ve pandemi sonrası işleri azalan esnaf Erdoğan’dan kredi müjdesi istedi.

AL KEYİF ÇAYI İÇ

Erdoğan “Eve ekmek götüremiyoruz” diyen şoför esnafına “Bu bana biraz abartılı geldi be” diyerek cevap verdi. Erdoğan daha sonra, yanında getirdiği şoförlere uzatarak “Al bu keyif çayını iç” dedi.

ERDOĞAN RİZE’DE DE ÇAY DAĞITTI

Erdoğan bugün de sekiz günde iki kere sel felaketi yaşanan, altı kişinin hayatını kaybettiği, iki kişinin de kaybolduğu Rize’ye gitti. Erdoğan’ın yaptığı ‘geçmiş olsun’ ziyaretinde çay dağıtmasına sosyal medyada tepki yağdı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba: “Bir Erdoğan klasiği! Rize’de sel yüzünden evi başına yıkılmış insanların başına çay fırlatıyor. Bu utanç görüntüleri sadece AKP Türkiyesi’nde olur.”

KEYİF ÇAYI MI?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun: “Sel afetinin yaralarını sarmak için Rize’ye gelen Sayın Erdoğan, yine yaraları sarmak adına Rizeli kardeşlerimize çay fırlatarak devletin tüm gücünü ziyadesiyle hissettirdi.(!) Yahu insaf! Vatandaşın evi, barkı, dükkanı sular altında kalmış. Ne çayı? Keyif çayı mı? Hem de Rize’de?”

SEL İÇİN GİTTİ ÇAY DAĞITTI

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya: “Erdoğan sel felaketi için gittiği Rize’de miting yapıp, vatandaşa çay dağıttı. Çayın memleketinde, sel felaketine uğrayan vatandaşa miting yapıp, çay dağıtmak nedir?”

ŞAKA DEĞİL

CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız: “Sel olmuş; birçok ev zarar görmüş ve halk maddi açıdan çökmüş durumda ama hala çay dağıtıyor! Şaka değil, gerçek…”

AFETZEDELERİN KAFASINA ÇAY ATMAK

İyi Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun tepkisin şöyle dile getirdi: “’Afetzedelerin kafasına çay atmak’. Başka bir şey yazmaya gerek var mı?”

TEK EKSİKLERİ ÇAYDI ZATEN

İyi Partili Lütfü Türkkan ise “Rize’de evi sel altında kalan vatandaşın tek eksiği de çaydı zaten. Allah razı olsun” ifadelerini kullandı

KİTLE PEK SEVİNMEDİ

Erdoğan’ın çay dağıttığı sırada kalabalığın büyük çoğunluğunun isteksiz tavrı dikkatlerden kaçmadı. Görüntüleri paylaşan gazeteci Can Dündar da, “Kitleler çok sevinmiş gibi gelmedi bana” diyerek özetledi durumu.

AKP dış politikası: Türk gençleri Afganistan’a Afgan gençler Türkiye’ye

 

Okumaya devam et

Politika

Saray’dan fon açıklaması: Beşinci kola müsaade etmeyiz

Türkiye’de bazı medya kuruluşlarının ABD’den fon aldığı iddialarını yakından takip ettiklerini açıklayan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan bazı medya kuruluşlarına yabancı ülkelerden fon sağlandığına dair haberlere ilişkin açıklama yaptı. Altun, merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan bir vakfın Türkiye’de bazı medya kuruluşlarını fonladığına dair iddiaları yakından takip ettiklerini belirtti.

Türkiye Anayasası’nın haber alma ve verme özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlatan Altun, özgür basının, demokrasinin belkemiği olduğunu vurguladı. Medyanın, iç ve dış vesayet odakları tarafından ilgi duyulan bir alan olduğunu da bildiklerini aktaran Altun, şunları kaydetti:

  • Bazı yabancı liderlerin Türk siyasetini dizayn etme niyet ve gayretlerini açıkça ifade ettiği bir ortamda, hiçbir yabancı devlet ve kuruluşun medya sektörüne çeşitli fonlar sağlamasını söz konusu çıkar ve hedeflerden bağımsız yorumlayamayız.
  • Kimsenin şüphesi olmasın ki ne basın özgürlüğü ne de bir başka bahaneyle demokrasimizi kimsenin masasına meze yaptırmayız.
  • Yeni kisveler altında beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz.
  • Yabancı devletlerin veya kuruluşların fonlarıyla ülkemizde faaliyet gösteren medya kuruluşlarına yönelik bir düzenleme ihtiyacı olduğu açıktır.
  • Bunun örneğini Amerika Birleşik Devletleri’nde görmemiz mümkündür.
  • Örneğin ABD’de yabancı devletler tarafından fonlanan medya kuruluşları, altı ayda bir ABD makamlarına çalışmaları hakkında detaylı bilgi vermek durumundadır.
  • Türkiye’de de benzer statüde faaliyet gösteren, doğrudan yabancı devletler tarafından fonlanan çeşitli medya kuruluşları bulunmaktadır.
  • Bunlarla ilgili kamu düzeninin korunması ve halkımızın doğru haber hakkının teminat altına alınması amacıyla, ihtiyacımız olan düzenlemeleri en kısa sürede tamamlayacağız.

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’a hakaret davaları katlandı: 3 yılda 29 bin kişiye dava

Başkanlık sistemine geçilmesiyle Cumhurbaşkanı’na hakaret davalarındaki artış dikkat çekti. 2018, 2019 ve 2020 yıllarında 29 bin 089 kişiye AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiası ile dava açıldı.  Yargılananların 290’ı ise 18 yaşın altında bulunuyor.

BOLD – Adalet Bakanlığının 2020 yılı Adli İstatistikleri, Cumhurbaşkanına hakaret suçlarındaki artışı gösterdi. Başkanlık sistemine geçişin yapıldığı 2018 yılında 6 bin 326 dava açılırken bu sayı 2019 sonunda 13 bin 990’a yükseldi. 2020’de 8 bin 695 dava açıldı.

Sözcü’nün haberine göre AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiası ile son 3 yılda, 29 bin 089 kişiye dava açıldı.Adalet Bakanlığı’nın 2020 yılına ilişkin Adli İstatistikleri’ne göre, 2020’de Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile 152’si yabancı uyruklu 9 bin 773 kişi hakim karşısına çıktı. Bu kişilerden 84’ü 12-15, 206’sı da 15-18 yaş grubunda olmak üzere 290’ı çocuklardan oluşuyor. 18 yaş üzerinde ise 8 bin 235’i erkek, bin 96’sı kadın olmak üzere 9 bin 331 kişi yargılandı.

Dava açılanların 3 bin 655’i mahkumiyetle cezalandırılırken bin 519 kişi beraat etti. 3 bin 736 kişi hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Bin 13 kişi hakkında yetkisizlik, görevsizlik, 706 kişi hakkında ise davanın düşmesi, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi kararları verildi.

HER 3 DAVADAN BİRİNDE MAHKUMİYET

Açılan davaların yüzde 34.4’ü mahkumiyet, yüzde 35.1’i hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlandı. Beraat edenlerin oranı 14.3’te kaldı. Başkanlık sistemine geçilen 2018 yılında 6 bin 326 dava açılırken bu sayı 2019 sonunda 13 bin 990’a yükseldi. 2020’de 8 bin 695 dava açıldı.

Erdoğan’ın Gülenistlere yaptığının Cumhuriyet tarihinde eşi yok

Okumaya devam et

Popular

Shares