Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

15 Temmuz 15 çelişki

15 Temmuz darbe girişiminin 5. yıl dönümünde karanlık gecenin sır perdesi aralanmak yerine büsbütün kapanıyor. Sedat Peker’in, Süleyman Soylu’nun 15 Temmuz ve sonrasında AKP Gençlik Kollarına uzun namlulu silah dağıttığını anlatması olayı daha da karmaşık hale getirdi. Silahlar nereden alındı, kimlerin elinde ve 15 Temmuz bilinmeden böyle bir hazırlık nasıl yapıldı? Aslında 15 Temmuz’a dair cevap bekleyen çok soru işareti var.

BOLD ANALİZ – Türkiye’nin en karanlık gecelerinden 15 Temmuz’un yaklaşan yıldönümü öncesi kafalar daha da karışık. Geçen yıllar içerisinde açığa kavuşturulması beklenen sorular daha da artıyor. Bunda darbeyle yargılanan askerin savunmalarının yanı sıra Sedat Peker faktörü de etkili oldu.

1- İhbarcı Binbaşı H.A, 15 Temmuz günü saat 14.45’te MİT’e gelerek teşkilata baskın yapılacağını söylemesine rağmen darbe engellenmedi. Erdoğan darbeyi nasıl öğrendiğine dair 5 farklı açıklama yaptı.

2- İddiaya göre, darbeye kalkışmakla suçlanan askerler kripto haberleşme programı Bylock kullanıcısı olmalarına rağmen darbe konuşmalarını Whatapp uygulamalarından yaptıkları açıklandı.

3- O gece Erdoğan için gelen suikast timinin de acemiliği dikkat çekti. İzmir Çiğli’den Marmaris’e hareket eden Suikast timi, Erdoğan’ın Marmaris’ten İstanbul’a hareketinden 31 dakika sonra hedefe hareket ediyor. Erdoğan’ın kaldığı oteli dahi bilmeyen suikast timi, Atilla Barbaros Teoman isimli vatandaşa sorarak otelin yerini tespit etmeye çalışıyor.

MİT KİMSEYE HABER VERMEDİ

4- Bir darbe hazırlığı yapıldığıyla ilgili bilgi 15 Temmuz 2016 günü Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) saat 14.45’te ulaştı. TBMM komisyonunun tespitine göre Kara Havacılık Okul Komutanlığında görevli bir pilot MİT yerleşkesine gelerek gece saat 03.00’te üç helikopterin MİT Müsteşarının evine saldıracağını ve Müsteşarın kaçırılacağını ihbar etti. Bunun üzerine MİT Müsteşar Yardımcısı Genelkurmay Başkanlığına giderek, Genelkurmay 2. Başkanını durumdan haberdar etti. Saat 18.00’de karargahta MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın da katıldığı bir toplantı yapıldı, alınması gereken tedbirler kararlaştırıldı. Tedbirler özetle, hava sahasının kapatılması ve hiçbir askeri aracın kışlalardan çıkmaması yönündeydi. Tüm bu gelişmeler o sırada ailesiyle birlikte Marmaris’te tatilde olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bilgilendirilmedi.

5- Meclis raporu bu zaman zarfında MİT’in Başbakan Binali Yıldırım’ı da bilgilendirmediğini ortaya koydu. Yıldırım daha sonra verdiği bir röportajda saat 22.30 ile 23.00 sıralarında Fidan’a telefonla ulaştığını, darbeyle ilgili sorduğu sorulara “Bir şey yok normal. Biz çalışıyoruz” yanıtını verdiğini anlatmıştı.

6- 15 Temmuz’un 2 kritik ismi Hakan Fidan ve Hulusi Akar TBMM’de kurulan darbe komisyonunun karşısına çıkmadı. Akar kendisine gönderilen 10 soruya yazılı yanıt verdi. Fidan’a ise soru gönderilmedi. MİT komisyona o gece yaşananlara dair kendi raporunu göndermekle yetindi.

7- Erdoğan’ın Allah’ın lütfu diye tanımladığı 15 Temmuz gecesi ihraç edilen binlerce hakim ve savcının yıllardır fişlendiği ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, HSK üyeliği ve Müsteşarlık görevlerinde bulunan Birol Erdem, Yargıtay 9. Ceza Dairesinde silahlı terör örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla yargılandığı davada, 2013 yazından itibaren Yargıda Birlik Platformu toplantılarında Gülen Hareketine yakın hakim ve savcıları fişlediklerini söyledi.

ÖZTÜRK’Ü AKAR ÇAĞIRDI

8- 2016’da Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Dönüşüm Dairesi Başkanı olarak görev yapan Tümgeneral Mehmet Dişli 15 Temmuz gecesi, darbenin 1 numarası olarak yargılanan emekli Orgeneral Akın Öztürk’ü, Akıncı Üssü’ne dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın çağırdığını söyledi.

SİVİLLER TSK’YA AİT OLMAYAN SİLAHLARLA VURULDU

9- 15 Temmuz’da Mahkeme dosyasında yer alan otopsi raporlarına göre Mustafa Avcu, Yakup Başıbüyük ve Ömer Takdemir’in vücudundan TSK envanterinde bulunmayan 9 mm zırh delici çelik mermi çekirdeği çıkarılıyor. Aynı zamanda darbecilerin kullandığı zırhlı personel taşıyıcının üzerinde de zırh delici çelik mermi çekirdeği çıkarılıyor. Sanıklardan Teğmen Necip Erkul konuyla ilgili savunmasında, “Bu mermiyi Sarsılmaz, Yavuz 16, Kılıç 2000, Zigzauer, Zigana T, Baretta 16, MP-5 ve suikast silahı Uzi tabancaları atabilir. Ancak 9 mm çelik çekirdeğin NATO kapsamındaki askeri personel tarafından kullanılması yasaktır ve birliklerde yoktur. O zaman nereden geldi bu 9 mm çelik çekirdekli mermi ve bu cinayetleri kim işledi?” diye sordu.

UÇAKLAR HİÇ KALKMADI

10- Akıncı Üssü davası iddianamesinin 532 numaralı klasöründe bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığı bilirkişi raporunda; 110 kuyruk numaralı uçak ile Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi’ne saat 23:18’de bir adet GBU-10 bombasının atıldığı belirtiliyor. Ancak 165613 numaralı dosyada TUSAŞ’ın hazırladığı raporda 15 Temmuz gecesi kalkan uçaklar listesinde 110 kuyruk numaralı uçak bulunmuyor. TUSAŞ uzmanlarının uçak üzerinde yaptığı incelemeden rapora yansıyan bilgide; 110 kuyruk numaralı uçağın son olarak 14 Temmuz’da kalkış yaptığı belirtiliyor.

11- Darbe girişiminden hemen sonra İngiliz İstihbaratı GCHQ’nun Türk hükümetinin telefon ve e-posta yazışmalarını yakaladığı ve “Yarın temizlik operasyonları başlatılsın ve darbenin baş yöneticisi Fethullah Gülen ilan edilsin.” mesajını elde ettiği 24 Temmuz 2016’da saygın Alman dergisi FOCUS’ta yayımlandı. Şu ana kadar tekzip edilmedi.

ADİL ÖKSÜZ NASIL KAYBOLDU?

12- Akıncı Üssü yakınında yakalanan ve sonradan darbe teşebbüsünün 1 numarası olduğu iddia edilen Adil Öksüz’ün ilk mahkemede salıverilmesi üzerindeki sis perdesi hiç aralanmadı. Öksüz’ü tahliye eden yargı mensuplarına hiçbir şey olmadı.

13- Eski Pentagon üst yetkilisi Michael Rubin’in “15 Temmuz gecesi sivilleri Saray’a bağlı SADAT milisleri öldürdü” iddiasına rağmen, sivil ölümler yeterince araştırılmadı. Yargılanan erler ve avukatlarının “bizden teslim alınan silahların balistik incelemesi yapılsın” talepleri mahkemeler tarafından ısrarla reddedildi. “Keskin nişancı” iddiasında bulunan bazı maktul yakınları bu beyanlarını aniden geri çekti.

HARBİYELİLERİN ARASINDAKİ GENERAL

14- 15 Temmuz’da Harbiyeli öğrencilere kurulan kumpasta rol alan ve videolarda öğrencileri ve kalabalığı yönlendirmeye çalışan beyaz çelik yelekli şahsın dönemin 52. Taktik Zırhlı Tümen Komutanı Tümgeneral Yavuz Türkgenci olduğu ortaya çıktı. Türkgenci, 2020 YAŞ’ında terfi ettirilerek korgeneral rütbesiyle Genelkurmay Plan ve Prensipler Başkanı olarak atandı.

KALKIŞMA ÖNCESİ FİŞLEMELER

15- 15 Temmuz’un sabahında aniden ortaya çıkan ve on binlerce insanı kapsayan fişleme listelerinin hazırlığı ve detayları Berat Albayrak’ın WikiLeaks’in ifşa ettiği posta kutusundan çıktı.

‘Etkin pişmanlık’tan faydalanmak istemeyen Orhan İnandı tutuklandı

 

Analiz

Kadınların polislere “Ne olur bize tecavüz etmeyin” diye yalvardığı ülkede kim okur Erdoğan’ın kitabını?

AKP rejiminin işkence mağdurları, Erdoğan’ın yargılandığı halk mahkemesi Türkiye Tribünali’nde yaşadıklarını gözyaşlarına boğularak anlatıyor. Erdoğan ise adil dünya düzenini anlattığı kitabının tanıtım çalışmalarına ABD’de de tam gaz devam ediyor.

BOLD – İletişim Daire Başkanlığı, AKP’li Tayyip Erdoğan’ın kaleme aldığı ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ kitabının ABD lansmanının New York’ta yapıldığı duyurdu. Birleşmiş Milletler toplantısı için ABD’nin New York kentinde bulunan Erdoğan, burada bir de kitabıyla aynı adı taşıyan ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ konferansı düzenledi.

AKP’li isimler, Erdoğan’ın adil dünya kitabını sosyal medyada paylaşmak için sıraya girdi. Hamza Dağ kitaptan bahsederken şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizde imkânsızları mümkün kıldık ama ufkumuz sınırlarımızdan da ötededir. Eşitsizliklerin, adaletsizliklerin son bulduğu bir dünya hedefiyle bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Daha adil bir dünya mümkündür.”

ERDOĞAN VE REJİMİ YARGILANIYOR

Adaletsizliklerin son bulduğu bir dünya hedefine yürüdüğünü söyleyen Erdoğan ve destekçilerinin gerçekleri söylemleriyle çelişiyor. farklı

AKP rejiminin 15 Temmuz sonrası yaptığı ağır işkencelerin yargılandığı Belçika’daki Türkiye Tribünali adlı halk mahkemesinde ilk gün Tarih Öğretmeni Erhan Doğan, yaşadığı ağır işkenceleri anlattı. Gözyaşlarını tutamayana Doğan, “Ankara’daki spor salonu Guantanamo gibiydi. İfadeye odasının duvarında kan izleri vardı. 3-4 kişi sivil giyimli polis benim kafamı duvara vurdular. Geceleri soyup soğuk su döküp, jopla dövüyorlardı” dedi.

Çırılçıplak soyulma, jopla dövme, Filistin askısı ve darp gibi işkencelere uğradığını kaydeden Doğan, “Bana işkence uyguladıkları yerde önümden üç bayan geçti, onların çığlıkları çok ürkütücüydü ‘nolur bize tecavüz etmeyin’ diyorlardı. Onların haykırışları hala kulağımda” derken yine gözyaşlarına boğuldu.

Türkiye Tribünali’nde bugün de Ankara’da kaçırılan ve işkence gördükten 92 gün sonra bırakılan avukat-akademisyen Mustafa Özben yaşadıklarını anlattı. Sürekli elektroşok ve kaba dayak işkencelerine maruz kaldığını anlatan Özben, kendisini kaçıran devlet görevlilerinin eşine tecavüzle tehdit ettiklerini söyledi.

İŞKENCELER TÜRKİYE MAHKEMELERİNDE DE KABUL GÖRDÜ

Yurtiçinde de karakollarda işkence ve tecavüz mağduru olanların davaları bir bir karara bağlanıyor. Afyon’dan sonra Antalya’daki işkence davasında da mahkeme işkenceyi kabul etti. İşkenceciler cezalandırılırken, devletin mağdurlara tazminat ödemesi karara bağlandı.

ÇOK BOYUTLU DERİN REZALET

Erdoğan’ın bu kadar hak ihlali yaşanan ülkede adil dünyanın kitabını yazması eleştirilerinde hedefi oldu. Akademisyen Savaş Genç, “Tutuklu ya da göz altındaki kadınların ‘Ne olur bize tecavüz etmeyin!!!’ diye yalvardıkları ülkenin başkanı ‘Daha adil bir dünya mümkün’ diye kitap piyasaya sürdü! Çok boyutlu ve derin bir rezalet!!!” diyerek tepkisini dile getirdi.

MİT’in kaçırdığı avukat Mustafa Özben: Elektroşok verdiler, dayak attılar ve seks aletiyle tehdit ettiler

Okumaya devam et

Analiz

Operasyonun adı: Fahiş fiyat ahlaksızları

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, fahiş fiyat gerekçesiyle esnafı, toptancıyı, çimentocuyu, pazarcıyı, emlakçıyı, marketçiyi hedefe koydu. Fahiş fiyat ahlaksızları operasyonları kapıda.

BOLD ANALİZ – AKP, baskınlarla enflasyonu düşürmeye çalışıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre yüzde 19.25’e ulaşan enflasyon vatandaşı inim inim inletiyor. Gerçek enflasyonun ise yüzde 30’un üzerinde olduğu farklı araştırmalarla ortaya konuluyor. AKP, ekonomik çözümler yerine polisiye tedbirler için harekete geçti.

ÖĞRENCİLER EV BULAMIYOR

Üniversiteler açılmadan ev aramaya başlayan gençlerin kiralık konut bulamadıkları haberlere yansıyor. Kapı kapı kiralık dilenen gençlere “Senin bütçene uygun olanı yok” ya da “Elimizde daire kalmadı” cevapları veriliyor.

ÖRGÜTÜN ADI:  FAHİŞ FİYAT AHLAKSIZLARI

Döviz kurundaki yükselişe paralel olarak artan enflasyonun sebep olduğunu unutan AKP Hükumeti, daha önce olduğu gibi suçluyu buldu. Kendisi dışındaki herkesin sorumlu ilan eden AKP, patates ve soğan depolarına baskınların ardından şimdi yelpazeyi genişletiyor. Esnaf, market, kasap, toptancı, emlakçı, pazarcı “Fahiş fiyat ahlaksızları örgütü” ilan edilecek.

MİTİNGLERDE ‘İNLERİNE GİRECEĞİZ İNLERİNE’ DİYECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan “Adaletsizlik, suistimal varsa bu zulmün önüne geçeceğiz” açıklamasıyla operasyon düğmesine bastı. Bundan sonra yapılacaklar 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası yaşananlarla aynı olacak. Erdoğan, her miting, toplu açılış töreninde “Biz vatandaşımızı fahiş fiyat ahlaksızlarına yedirmeyiz. İnlerine gireceğiz inlerine” diyecek.

ESNAF BİRBİRİNİ ŞİKAYET EDECEK, BEKÇİLER TEFTİŞ EDECEK

Ardından polis soruşturma dosyaları açacak. Esnaflar birlerini ispiyonlayacak. Daha çok müşterisi bulunanlar daha az müşterisi olanlar tarafından Alo ihbar hattına şikayet edilecek. Döviz, faiz ve enflasyonla artan fiyatları baskınlarla düzeltmek isteyen AKP Hükumeti ticareti de devlet sopasıyla hizaya getirecek.

İran’da Devrim Muhafızları eliyle yapılan fiyat kontrollerinde AKP’nin bekçileri görev alacak.

Okumaya devam et

Analiz

Saray’a bağlı yargıdan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de şikayetçi

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürü oluşturmamız gerekiyor” dedi. Cumhuriyetin 100’üncü yılında yeni yüzyıla daha adil bir Türkiye, daha adil bir dünya anlamında önemli neticeleri hep birlikte gerçekleştireceklerini savundu.

BOLD ANALİZ – Bursa’da Adalet Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla hep beraber oluşturmamız gerekiyor” dedi.

2023’E KADAR GERÇEKLEŞTİRMEK İSTİYORUZ

Bakan Gül, Bursa’da Adalet Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. İnsan Hakları Eylem Planı ile “özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye” hedeflerinin olduğunu belirten Gül, “Tüm bunları 2023’e kadar gerçekleştirme irademiz var. İnanıyoruz ki Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında yeni yüzyıla daha adil bir Türkiye, daha adil bir dünya anlamında önemli neticeleri hep birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.

YARGIYI YARGIYA BIRAKACAK BİR KÜLTÜR OLUŞTURMALIYIZ

Yargının ancak delille karar vereceğini belirten Bakan Gül, yargı mensuplarının hedefe konulmasını eleştirdi. Yargının işini yapması için yargıya bırakılması gerektiğini belirten Gül, “Yargısız infaza herkes için karşı çıktığımız gibi yargının da yargısız infazını asla kabul etmiyoruz. Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla hep beraber oluşturmamız gerekmektedir”

HAKİM KARAR ALMADAN SARAY’I ARADI

Bakan Gül, yargının yargıya bırakılması gerektiğini belirtirken, yakın dönemde mahkemelerin karar almadan Saray’la görüştüğü de medyaya yansıdı. Gazeteci Müyesser Yıldız, 15 Temmuz yargılamaları sırasında açık unutulan mikrofondan iki üye hakimin geciken Mahkeme Başkanı için, “Başkan Cumhurbaşkanı danışmanıyla görüşüyor” ifadelerini kullandığını köşesine taşıdı. Ayrıca AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmalarda başta Selahattin Demirtaş olmak üzere gazeteci Deniz Yücel, ABD uyruklu rahip Andrew Craig Brunson, iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluklarının sürmesi için yargıya talimat vermişti. Erdoğan, yüksek yargı mensuplarıyla çay toplaması, Yargıtay başkanının Erdoğan’ın önünde düğmesiz cübbesini iliklemeye çalışması tepki çekmişti.

 

Öğretmen Mehmet Alp TEM’deki işkenceyi anlattı: Kafama silah dayayıp ‘yaşamak istiyorsan kabul edeceksin’ dediler

Okumaya devam et

Popular

Shares