Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Önce Akbank şimdi Ziraat: Halkı kötü senaryoya mı hazırlıyorlar?

Akbank’ın sistemini iki gün ulaşamayan halk, şimdi aynı sorunu Ziraat Bankasında yaşıyor. Rejimin baskısıyla dağıttığı kredileri toplayamayan bankalar, paraların çekilemeyeceği, herhangi bir işlemin yapılamayacağı kötü senaryo için hazırlık mı yapıyor?

BOLD ANALİZ – Akbank’ın ardından Ziraat Bankası’nda da art arda sistem gitti. Banka müşterileri mobil ve internet bankacılığından İşlem yapamıyor. Verdikleri kredileri toparlayamayan bankalar, bu kredileri batık kredi olarak da gösteremiyor. Yaşanan teknik sorunlar, “Bankalar halkı kötü senaryoya mı hazırlıyor?” sorusunu akıllara getirdi.

ZİRAAT BANKASI’NDA ART ARDA SORUNLAR YAŞANDI

Ziraat Bankası’nda iki gün önce yaşanan sistem arızası bugün yeniden yaşandı. Ziraat Bankası’nın mobil sistemine erişim sağlanamıyor. Ziraat Bankası’nın mobil uygulaması üzerinden giriş yapan kullanıcılar “Geçici süre için işleminizi gerçekleştiremiyoruz. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz” uyarısı ile karşılaştı. Bankada iki gün önce yaşanan sorun ile ilgili yetkililer, arıza hakkında bir bilgi vermezken, herhangi bir saldırı olmadığını belirtmişlerdi.

AKBANK MÜŞTERİLERİ İKİ GÜN PARA ÇEKEMEDİ

Ziraat Bankası öncesinde ise Akbank’ta iki gün süren sisteme ulaşamama sorunu yaşandı. Akbank kullanıcıları yaşanan arızadan ötürü para çekemedi, kartla ödeme ve para transferi yapamadı. Akbank’tan yapılan açıklamada sorunun ana bilgisayardaki arızadan kaynaklandığı öne sürüldü.

KAMU BANKALARINA SERMAYE AKTARIMI GÜNDEMDE

Türkiye’de özel bankaların daha temkinli kaldığı pandemi sürecinde devlet bankalarına ait borçlar geçen yıldan bu yana neredeyse ikiye katlandı. Reuters haber ajansı Türkiye’deki bankacılık sektörü ve hükumet içindeki kaynaklara dayandırdığı haberinde devlet bankalarına yeni bir sermaye enjeksiyonunun yapılması düşünüldüğünü aktardı. Eylül ayı sonunda salgından büyük darbe alan hizmet sektörünün borçlarının da tahsili gecikmiş borç hanesine yazılması sonucu artacak olan borç yüküne karşı önlem alınması için para aktarımı gerekiyor.

ÖDENMEYEN BORÇLAR BATIK SAYILMIYOR

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından bankaların “batık” olarak tabir edilen kredilerinin takibe alınma süresi 90 günden 180 güne çıkarıldı. Bu süre de belli aralıklarla uzatıldı. Son olarak BDDK, 30 Haziran’da dolan kredi ödemelerindeki gecikmelere esneklik tanıyarak, gecikmeye giren krediler takip hesaplarına aktarılmadan önce 90 gün yerine 180 gün beklenilmesi uygulamasını 30 Eylül 2021’e kadar uzattı. Bu düzenleme ile bankaların bilançolarında takibe düşen kredilerin sayısı daha az görünüyor.

TAKİPTEKİ KREDİLER ARTTI

BDDK’nın takibe alınma süresini uzatmasına karşın takipteki krediler artmaya devam ediyor. BDDK verilerinde bankaların takipteki alacakları yaklaşık 150 milyar liraya ulaştı. Bankaların verdiği krediler 3.8 trilyon TL’ye çıkarken, tüketici kredileri 700 milyar TL, bireysel kredi kartları 160 milyar TL olarak kayıtlara girdi.

Rum gemisine uyarı ateşi: Tayyip Erdoğan’ın ziyareti öncesi Kıbrıs’ta gerilim neden yükseliyor?

Analiz

Turkey Tribunal’de karar günü: Erdoğan rejiminin hak ihlalleri dünyaya duyuruldu

AİHM’nin eski yargıçları ile insan hakları uzmanı profesörlerin bulunduğu Turkey Tribunal, Erdoğan rejiminin işkencelerini, kötü muamele ve hukuksuzluklarını dünyaya duyurdu. Belçika merkezli Turkey Tribunal Mahkemesi, 5’nci gününde dinlediği tanıklar ve delillere göre Türkiye’de 15 Temmuz sonrası artan hak ihlalleriyle ilgili kararını açıklayacak.

BOLD ANALİZ – AKP hükümetinin yargılandığı Turkey Tribunal İsviçre’nin Cenevre’de yapıldı. 4 gün süren yargılamalar Turkey Tribunal internet sitesinden ve Turkey Tribunal YouTube kanalından İngilizce veya Türkçe olarak takip edildi. Tribunal’de dinlenen tanıklar, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet’te yapılan işkenceleri detaylarıyla raporlara geçirdi

TANIKLAR GÖRDÜKLERİ İŞKENCELERİ ANLATTI

AKP hükümetinin sanık sandalyesine oturtulduğu ve yargılandığı Turkey Tribunal’in ilk oturumda Tarih öğretmeni Erhan Doğan yaşadıklarını anlattı. 15 Temmuz’dan 9 gün sonra gözaltına alınarak Ankara Terörle Mücadele Şubesinin gözaltı merkezi olarak kullandığı Ankara Emniyetine bitişik spor salonuna götürüldüğünü söyleyen Doğan ‘ İlk gece bizi soyup üzerimize su döküp copla dövdüler. Ertesi gece Filistin askısı işkencesini uyguladılar. Bıraktıklarında bütün kemiklerimin kırıldığını düşündüm’ dedi.

ASKIYA ALINDI, ÇIPLAK VAZİYETTE İŞKENCE EDİLDİ

AKP hükumeti güvenlik güçlerinin yaptığı işkencelerin yargılandığı Türkiye Tribünali’nde İstanbul’da kaçırılan Gökhan Güneş’in avukatları konuştu. Gökhan’ın ‘Görünmezler’ adı verilen kişiler tarafından kaçırıldığını belirten avukat Sezin Uçar, “Bilmediği bir yerde kapatıldı. Sistematik bir şekilde işkenceye ve tecavüz tehdidine maruz kaldı. Askıya alındı. Ters kelepçeli şekilde çıplak vaziyette günlerce bekletildi. Kaba dayak işkencesine de maruz kaldı” dedi.

ELEKTROŞOK VERDİLER, SEKS ALETİYLE TEHDİT ETTİLER

Ankara’da kaçırılan ve işkence gördükten 92 gün sonra bırakılan avukat-akademisyen Mustafa Özben: “Sürekli elektroşok verdiler, kaba dayak attılar, bir seks aletini getirdiler. Beni eğip bununla kötü şeyler yapacaklarını söylediler. Burada devlet biziz, artık devlet farklı idare ediliyor, dediler.”

GÖZALTINDA ÖLEN GÖKHAN AÇIKKOLLU’NUN EŞİ DE DİNLENDİ

Türkiye Tribünali Halk Mahkemesinde 15 Temmuz sonrası gözaltında uğradığı işkence sonucu hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu tanık olarak dinlendi. Açıkkollu, “Eşimi evde gözaltına alırken ve polis arabasında darp ediyorlar. Eşimin gözlüğü bir düşüşle kırılacak türden bir cam değildi. Dayakla kırılmış olmalıydı. Hiçbir avukat eşimin davasıyla ilgilenmek istemedi” dedi.

BARBORAS ŞANSAL: TUTUKLAMA VE İŞKENCELERLE SUSTURULUYORUZ

AKP iktidarının ve basınının sürekli hedef gösterdiği tasarımcı Barbaros Şansal, Turkey Tribünal’in yargıçlarına hakkındaki mahkeme kararlarının Fransızca çevirisini sundu. Bugüne kadar kendisine 58 dava açıldığını ifade eden Şansal, “İnsanları ithamlar ve suçlamalarla susturarak,  haksız yargılamalar, tutuklamalar ve işkencelerle yıldırarak yol almaya çalışıyorlar.” dedi.

POLİS KURŞUNUYLA ÖLEN KEMAL KURKUT’UN ABİSİ

21 Mart 2017 tarihinde Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında polis kurşunuyla öldürülen 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un abisi Ercan Kurkut da Turkey Tribünal’a yaşadıklarını anlattı. Kurkut, Türkiye’de mahkeme mahkeme dolaşmalarına rağmen adalet bulamadıklarını açıkladı.

AVRUPA PARLAMENTOSU İNSAN HAKLARI KOMİTESİ BAŞKANI

Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Komitesi Başkanı Marie Arena, sosyal medya hesabından Turkey Tribunal’le ilgili dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Tribunal’e gözlemci olarak katıldığını belirten Arena, “Bu Halk Mahkemesi, Türkiye’nin insan hakları sicilini çeşitli yönleriyle gözden geçirmek ve karara bağlamak üzere kurulmuştur” dedi.

BELÇİKA ESKİ BAŞBAKAN YARDIMCISI İŞKENCE FOTOĞRAFLARINI GÖSTERDİ

Belçika eski Başbakan Yardımcısı ve İnsan Hakları Hukukçusu Prof. Dr. Lanotte, Turkey Tribunal’de Kırgızistan’dan kaçırılan Orhan İnandı’nın işkenceye uğrayan fotoğrafını gösterdi. Lanotte, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnandı’yı elçiliğimiz sayesinde yakaladık ve hepsini yakalayacağız demiştir. Daha önemlisi resimdeki insan elini tutuyor. Bir adli doktor, İnandı’nın işkence gördüğünü söyledi. Kolu kırılmış üç yerden” dedi.

TÜRKİYE’DE İŞKENCECİLER CEZASIZ KALIYOR

Erdoğan Rejimi’nin insan hakkı ihlallerinin yargılandığı Türkiye Tribünali halk mahkemesi üçüncü gününde işkence ve kötü muamelelerin cezasız bırakılmasıyla ilgili rapor açıklandı. Raportör Dr. Emre Turkut, “İşkence ve kötü muameleye karşı cezasızlık uygulaması Türkiye’de norm haline gelmiştir” dedi.

ERDOĞAN İKTİDARININ DÜŞMANLAŞTIRDIĞI KİTLELER

Turkey Tribunali Halk Mahkemesi dördüncü gününde Cenevre’de devam ediyor. Yargı bağımsızlığı ve adalete erişimle ilgili tanık olarak dinlenen eski Cumhuriyet Savcısı Hasan Dursun, “Erdoğan iktidarının düşmanlaştırdığı birinin Anayasal hakkını kullanma hakkı yoktur” dedi.

İSVİÇRE TÜRKİYE BÜYÜKELÇİLİĞİ SANSÜR TALEBİNDE BULUNDU

İsviçre’deki Türk Büyükelçiliği, Erdoğan rejiminin uyguladığı insan hakları ihlallerinin ortaya döküldüğü Turkey Tribunal mahkemesinin durdurulması için girişimde bulunduğunu kabul etti. Büyükelçilik, mahkemeyi BM’ye taşıdıklarını ve İsviçre makamlarından mahkemenin iptali için talepte bulundukları doğruladı.

CAN ATAKLI: İŞKENCELER  ULUSLARARASI KAYDA GEÇİRİLDİ

Gazeteci Can Ataklı, Erdoğan rejiminin hak ihlallerinin yargılandığı Turkey Tribunal’de vahim şeyler anlatıldığına dikkat çekti. İktidara yakın medyanın mahkemeyi hafife almasını eleştiren Ataklı, “Bence o kadar hafife almasın kimse. Orada kişiler çok vahim şeyler anlatıyorlar. Bunların hepsi uluslararası arenada kayda geçiriliyor. Türkiye’nin başını çok ağrıtacaktır” dedi.

YANDAŞ MEDYA RAHATSIZ OLDU

Saray’a yakın ve damat Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın yönettiği Sabah Gazetesi Turkey Tribunal’i “Turkey Tribunal’a en çok F.tö ve PKK sevindi, Türkiye işkenceci gibi gösterildi” başlığıyla verdi. Duruşmalarda Türkiye’nin karalanıp işkenceci bir ülke olarak lanse edildiği öne sürülen haberde Turkey Tribunal Mahkemesi tanıklarının dinlenmesinden sonra hazırlanacak raporla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurulacağına dikkat çekildi.

PERİNÇEK’İN AYDINLIK GAZETESİ DE MANŞETTEN VERDİ

Cumhur İttifaakı’nın küçük ortağı Vatan Partisi’nin yayın organı Aydınlık da Turkey Tribunal’i hedef aldı. Haberde daha önce de Çin’e karşı Uyghur Tribunal mahkemesi kurulduğu belirten Aydınlık, haberinde şu ifadelere yer verdi: “Turkey Tribunal’ adlı sözde mahkeme Belçika’da kuruldu, İsviçre’de Türkiye’yi ‘yargılamaya’ başladı. Hazırlanacak raporla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurulacak.”

TURKEY TRİBUNAL MAHKEMESİNDEKİ HAKİMLER KİMLER?

BAŞKAN TULKENS AİHM BAŞKAN YARDIMCILIĞI YAPTI

Turkey Tribunal Mahkemesi Başkanı Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, 1976-98 yılları arasında Université de Louvain la Neuve’de çalıştı. 1998-2012 yılları arasında Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargıç ve daha sonra başkan yardımcılığı görevlerini yürüttü. 2012-2016 arasında BM Kosova İnsan Hakları Danışma Paneli Üyesi olan Tulkens, 2013-2018 arasında AB Temel Haklar Ajansı Bilim Kurulu Üyesi ve 2016-2017 yıllarında “Monsanto Tribunal Mahkemesi» başkanı olarak görev yaptı.

VAN DER WESTHUIZEN GÜNEY AFRİKA ANAYASA MAHKEMESİ ESKİ HAKİMİ

1976-1998 yılları arasında Pretoria Üniversitesi’nde İnsan Hakları Merkezi profesörü ve kurucu direktörü olarak görev yapan Dr. Johann van der Westhuizen, 1999-2004 yılları arasında Güney Afrika Yüksek Mahkemesi Transvaal Şubesinde yargıç olarak çalıştı.  Dr. Johann van der Westhuizen 2004-2016 arısında Güney Afrika Anayasa Mahkemesi eski Hakimi olarak görev yaptı.

BAEYENS, İNSAN HAKLARI KONUSUNDA UZMAN

Halihazırda Robert F. Kennedy İnsan Hakları Uluslararası Savunuculuk ve Dava Takibi Başkan Yardımcısı olan Angelita Baeyens, 2012’den beri Georgetown Üniversitesi Hukuk Merkezi’nde Yardımcı Hukuk Profesörü olarak görev yapıyor. 2012-2014 yılları arasında BM Siyasi İşler Bakanlığı Siyasi İşler Sorumlusu olan Baeyens, 2006-2012 Inter-American İnsan Hakları Komisyonu’nda hukuk görevlisi olarak çalıştı.

MALINVERNİ, AVRUPA KONSEYİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKAN YARDIMCISI

Prof. Em. Dr. Giorgio Malinverni, halen Avrupa Konseyi İdare Mahkemesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. 1965 yılında Cenevre’deki Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’nde doktora yapan Malinverni’ye, 2011 yılında Zürih Üniversitesi tarafından fahri doktor unvanı verildi. 1974-1980 yılları arasında Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde profesör olarak çalışan Malinverni, 1990-2006 yılları arasında da Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu’nda (Venedik Komisyonu) görev yaptı. Malinverni 2007-2011 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi (Strazburg) olarak çalıştı.

BİANKU, AİHM VE VENEDİK KOMİSYONU ÜYESİ

Prof. Dr. Ledi Bianku, halen Strazburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Enstitüsü’nde görev yapıyor. 2008-2019 yılları arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi olan Bianku, 2006-2008 yılları arasında Venedik Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu Üyesi olarak çalıştı. Bianku, Arnavutluk Sulh Hakimi Yüksek Okulu ve Tiran Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde (Arnavutluk) insan hakları, AB hukuku ve uluslararası kamu hukuku dersleri verdi.

PACE, BM İNSAN HAKLARI KOMİSYONU SEKRETERİ OLARAK ÇALIŞTI

Uluslararası arabuluculuk ve uluslararası anlaşma prosedürleri ile ilgilenen uluslararası insan hakları hukuku uzmanı olan, 2000-2002 yılları arasında New South Wales Üniversitesi Avustralya İnsan Hakları Merkezi Direktörü olarak görev yapan Dr. John Pace, şu anda ise Diplomasi Eğitim Programı Direktörü olarak çalışıyor. 2004-2006 yılları arasında BM Irak Yardım Misyonu İnsan Hakları Ofisi Şefi olan Pace, 1978-1991 ve 1993-1994 yılları arasında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri olarak çalıştı. Pace, 1978-1988 çeşitli ülkelerdeki soruşturma görevlerini içeren Özel Prosedürler Başkanı olarak görev yaptı.

AKP yargısı IŞİD’e merhametli: Türk askerlerinin yakılma videosunu çeken IŞİD’liyi serbest bıraktı

Okumaya devam et

Analiz

Türkiye’de kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı Ermenistan nüfusunu geçti

AKP Türkiye’sinde 3 milyon 644 bin kişi kredi borcunu ödeyemediği için yasal takibe düştü. Türkiye’de borcunu ödeyemediği için mahkemelik olan borçlu vatandaş sayısı Kuveyt, Ermenistan, Arnavutluk, Katar, Uruguay gibi ülkelerin nüfusunu geçti.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de yaşayan vatandaşlar, yüksek döviz kuru, yüksek enflasyon ve yüksek faizle boğuşuyor. Türkiye’de kredi borcunu ödeyemediği için yasal takibe düşenlerin sayısı geçen yıla göre yüzde 82 arttı. Bankalar, avukatlar aracılığıyla vatandaşlardan kredi tahsilatı yapıyor.  Temmuz sonu itibariyle 3 milyon 644 bin vatandaştan kredi tahsilatı yapmak için  borcunu ödeyemediği için mahkemelik oldu.

VATANDAŞ BORÇ ALTINDA İNİM İNİM İNLİYOR

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi, verilerine göre vatandaş kredi borcu altında inim inim inliyor. Kovid-19 salgını sebebiyle kredilerin yasal takibe düşme sürelerinin uzatıldı. Ayrıca salgın döneminde yapılandırma getirildi. Kredi ödemelerinin ötelenmesine rağmen borcunu ödeyemediği için takibe düşen kişi sayısındaki artış dikkat çekti.

7 AYDA 741 BİN KİŞİ BORCUNU ÖDEYEMEDİ

Kredi veya kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı 2021 yılının Ocak-Temmuz döneminde, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 82 artarak 741 bin kişiye yükseldi. Temmuz sonu itibarıyla toplamda 3 milyon 644 bin vatandaş yasal takipte bulunuyor.

KREDİ KARTLARI PATLIYOR

Market ve pazardaki zamlara yetişemeyen halkın kredi kartlarına yüklenmesi borçları da katladı. Kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı 2021 yılı Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 oranında artarak 267 bin kişi oldu. Bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise aynı dönemde yüzde 143 artışla 597 bin kişiye yükseldi.

SADECE TEMMUZDA 180 BİN KİŞİ TAKİBE DÜŞTÜ

Sadece temmuz ayındaki veriler bile vatandaşların geçinmekte zorlandığını ortaya koydu. Kredi borcunu ödemediği için 2020 yılı Temmuz ayında 51 bin 172 kişi yasal takibe düşerken, bu sayısı 2021 yılı Temmuz ayında neredeyse üçe katlanarak 141 bin 999 oldu. Bireysel kredi kartı borcunu ödemediği için yasak takibe düşen kişi sayısı ise bu dönemde yüzde 18 artışla 50 bin 615’e yükseldi.

KREDİ KULLANAN 5 MİLYON KİŞİNİN GELİRİ BİN TL’NİN ALTINDA

Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, krediyi de düşük gelirliler kullanıyor. Geçen yıl ocak ile bu yıl haziran arasında geliri bin TL’nin altında 4 milyon 998 bin 185 milyon kişi 142.1 milyar TL tutarında tüketici kredilerine borçlandı. 1,4 yılda çekilen 620 milyar liralık tüketici kredisinin yüzde 32’si geliri 3 bin TL’nin altında olan 7 milyon 714 bin 541 kişi tarafından kullanıldı.

Can Ataklı: Turkey Tribunal olayını hafife almayın, işkenceler kayda geçiyor

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan’ın garip ABD ziyareti

Online olmasına ve katılmaması istenmesine rağmen kalabalık bir heyetle milyonlar harcayarak ABD’ye giden Erdoğan’ı Çavuşoğlu’ndan başka kimse karşılamaya gelmedi. Joe Biden ile görüşebileceği söylenen Erdoğan, New York’ta Mustafa Destici ile bir araya geldi.  Erdoğan’ın Genel Kurul’daki toplantısını dinlemeye de çok az kişi geldi.

BOLD – Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu New York’ta gerçekleştiriliyor. Genel Kurul, koronavirüs salgını nedeniyle geçen sene olduğu gibi bu sene de online.

ABD GELMEYİN DEDİ ERDOĞAN DAHA KALABALIK GİTTİ

ABD, Genel Kurul öncesi dünya liderlerinden toplantılara mümkünse gelmemelerini, mesajlarını Kovid-19 pandemisi nedeniyle olabildiğince video yoluyla iletmelerini istedi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ise oldukça kalabalık bir heyet ile ABD’ye gitti.

Erdoğan’ın yanında eşi Emine Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, iş insanları ve gazetecilerden oluşan bir heyet bulunuyor.

DOLARI HAREKETLENDİRDİ

Online zirveye Erdoğan’ın kalabalık heyetle gitmesi, “Erdoğan Amerika’ya var olan bir problemi çözmeye mi gidiyor?” algısına yol açtı. Bu nedenle yabancı yatırımcıların Türkiye’den çıkması nedeniyle dolar 6.40 lira seviyelerinden birden 6.70 seviyelerinin üzerine çıktı.

DİPLOMASI TARİHİNDE BİR İLK

Yabancı bir ülkeye giden Cumhurbaşkanını hiçbir devlet görevlisi karşılamaya gelmeyince iş başa düştü. Erdoğan’ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda (JFK) Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan ile diğer yetkililer karşıladı.

KALABALIK KONVOY

Erdoğan’ın New York sokaklarındaki kalabalık konvoyu da olay oldu. Türkevi’nin açılışına giden Erdoğan ve beraberindekileri taşıyan yüzlerce araçlık konvoy ‘Yurt israf cihanda israf’ yorumlarına neden oldu.

BİDEN OLMADI DESTİCİ İLE GÖRÜŞTÜ

ABD’de ilk iş Türkevi’nin açılışını gerçekleştiren Erdoğan, burada kendisine eşlik eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de bir araya geldi.

BOŞ SALONA KONUŞTU

Genel Kurulu toplantısında konuşan Erdoğan, iklim değişikliğine karşı mücadelenin önemine değinerek “Paris İklim Anlaşması’nı önümüzdeki ay Meclis onayına sunmayı planlıyoruz” dedi. Erdoğan konuşurken salonun boş olması dikkat çekti.

DAVETSİZ ZİYARETİN MİLLETE MALİYETİ AĞIR

Erdoğan’ın davet edilmemesine karşın kalabalık bir heyetle ABD’ye yaptığı ziyaretin faturası ağır olacak. Sadece uçağın benzin ve iniş, kalkış, uçağın gecelemesi, bakımı, temizliği, merdiveni, kılavuzluk hizmeti gibi masraflarına yaklaşık 500 bin dolar ödenecek. Konaklayacakları süit oda, yeme içme, kiralık araç ve diğer harcamaları da millet karşılayacak. Bunların hepsinin maliyetinin 10 milyon lirayı geçmesi bekleniyor.

Gülen Hareketinin dünyada eğitime olumlu katkısı ve insani yardımları BM’de anlatılıyor

Okumaya devam et

Popular

Shares