Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Demirören’in Ziraat’e verdiği zarar 1 milyar 60 milyon dolara çıktı

Doğan Medya’yı almak için Ziraat Bankası’ndan aldığı 750 milyon dolar krediyi  ödemediği tespit edilen Demirören Grubu’nun, ayrıca 10 milyon liraya aldığı Kemer Country’i 320 milyon dolara Ziraat’e sattığı belirlendi. Grubun Ziraat’e verdiği zarar 1 milyar 60 milyon dolara çıktı. 

BOLD  ANALİZ – Demirören Grubu’nun kamuya verdiği zararlara her geçen gün yenileri ekleniyor. 750 milyon dolarlık Doğan Medya için Ziraat Bankası’ndan kullanılan ve ödenmeyen kredinin yanı sıra 10 milyon dolarlık arazinin bankaya 320 milyon dolara satılarak bankanın zarar sokulduğu öne sürüldü.

Demirören Grubu’nun geçen yıl 9.3 milyar liraya aldığı piyango ihalesinin ödemelerini yapıp yapmadığı da bilinmiyor.

DÜNYANIN EN PAHALI DELİKLERİ

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Ziraat Bankası’nın Demirören Grubuyla yürüttüğü kredi ilişkileri nedeniyle halkın yüksek maliyetler ödemek durumunda kaldığını söyledi. Demirören Grubu’nun 10 milyon dolara aldığı Kemer Country Golf Kulübü’ne ait golf sahasını 320 milyon dolara Ziraat Bankası’na sattığını belirten Arık, “Bu satışla millet 18 deliği bulunan bir golf sahası sahibi oldu. Bu deliklerin her birinin millete maliyeti 17.7 milyon dolardır” dedi.

KREDİLERİN ÖDENMEDİĞİNİ BANKA DOĞRULADI

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in gündeme getirdiği Demirören Grubu’nun Doğan Medya’yı alırken Ziraat Bankası’ndan kullandığı 750 milyon dolarlık krediyi ödemediği iddialarını banka doğruladı. Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, diğer kredilere uygulanan işlemin Demirören’in kullandığı kredi için de işletileceğini öne sürdü.

OYAK DA ZARARA SOKULDU

Demirören Holding, geçen yıl başında holding bünyesinde bulunan Total ve M Oil markalarını yaklaşık 450 milyon dolara OYAK’a sattı. OYAK, Total için yaklaşık 360 milyon dolar, M Oil için ise yaklaşık 90 milyon dolarlık bir rakamı ödemeyi kabul etti. Firmaların piyasa değerinin yaklaşık iki katı fiyata satıldığı gerekçesiyle satış kamuoyunun tepkisine yol açmıştı.

MİLLİ PİYANGO İHALESİNİ DE ALDI

Kar eden kamu firmaları arasında yer alan ve Türkiye Varlık Fonu’na devredilen Milli Piyango, özelleştirilip Demirören grubunun ortağı olduğu Sisal Şans’a verildi. Milli Piyango’nun vergisinin sıfırlandığı özelleştirmenin ardından piyango çıkma oranının da düşmesi dikkat çekti. Sisal SPA-Demirören ortaklığı Sisal-Şans, Milli Piyangonun idaresindeki Sayısal Loto, On Numara gibi şans oyunlarının 10 yıllığına işletme hakkını geçen yıl 9.3 milyar liraya aldı. Milli piyangodan devlete ne kadar ödeme yapıldığı ise açıklanmadı.

GRUP, AKP İLE BİRLİKTE HIZLA BÜYÜDÜ

1956 yılında Erdoğan Demirören tarafından kurulan Demirören Holding, özellikle son yıllarda AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan’a olan yakın ilişkisiyle dikkat çekiyor. Demirören Holding’in ağırlıklı olarak enerji, sanayi, gayrimenkul, inşaat, medya ve eğitim alanlarında yatırımları bulunuyor. Holdingin mermer, gayrimenkul, liman, inşaat, petrol ve medya sektörlerine açılması, AKP iktidarıyla birlikte gerçekleşti. Ailenin iş dünyasında büyümesiyle ilgili Rum asıllı bir işadamının mal varlığına çökülmesi iddiası Genelkurmay kayıtlarına da girdi.

Adil Öksüz’ü ilk bırakan hakim röportaj veriyor, kararı onayan hakim 4 yıldır cezaevinde

Analiz

Erdoğan’ın papatya falı: Tamam mı devam mı?

Erdoğan’ın  2018 Genel Seçimleri öncesi, “Halkımız tamam derse kenara çekiliriz” sözlerinin ardından başlayan tartışma bugün hala sürüyor. Sosyal medyada başlayan tartışmada Erdoğan’ın yönetemediğini düşünenler T A M A M derken, AKP  destekçileri ise D E V A M diyerek  Erdoğan’ın görevinin başında kalmasını istedi.

BOLD – Erdoğan 2018 Genel Seçimleri öncesi ne zaman siyaseti bırakacağına ilişkin yaptığı bir konuşmada “Halkımız tamam derse o zaman kenara çekiliriz” demişti

15 Temmuz sonrası yaşanan hukuksuzluklar, hayat pahalılığı ve işsizliğin belini büktüğü halka Erdoğan’ın açıklamalarını fırsat bilerek sosyal medyada T A M A M kampanyası başlattı. Erdoğan’ın kenara çekilmesi için muhalifler tarafından başlatılan kampanyaya 2 milyondan fazla paylaşım yapıldı.

Karşı kampanya başlatan AKP’li hesaplar, D E V A M etiketiyle Erdoğan’ın görevinin başında kalmasını istedi.

3 yıl sonra sosyal medya yeniden T A M A M ve D E V A M ‘cıların kapışmasına sahne oluyor.

3 ÖNCEKİNDEN BETER

Geçen süre içerisinde hukuksuzluk, hayat pahalılığı ve işsizliğin yanı sıra bir türlü önlenemeyen kadın cinayetleri, AKP’li bakan ve siyasilerin karıştıkları yolsuzluklar, mafyatik ilişkiler de ortalığa saçıldı. Özellikler Sedat Peker’in ifşaları geniş kitlelerce kabul gördü.

Deprem, sel, pandemi ve yangınlar karşısındaki başarısız kriz yönetimi de bardağı taşıran son damla oldu. T A M A M’cılar sosyal medyada yine Erdoğan’ın kenara çekilmesi için kampanya başlattı.

Şuana kadar yarım milyon paylaşımın yapıldığı etiket sosyal medyanın gündemine oturdu. AKP destekçileri de yine 3 yıl önce olduğu gibi D E V A M diyerek Erdoğan’a destek verdi.

Orgeneral Ümit Dündar emekli edildi: Kara Kuvvetleri Komutanı Musa Aysever oldu

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan yönetemeyince darbe söylemini piyasaya sürüyor

Türkiye’nin çok sayıda noktasında çıkan orman yangınları, Afgan göçmenler ve Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar AKP iktidarının ülkeyi yönetemediğini bir kez daha gösterdi. Orman yangının THK’nın uçakları olmasına rağmen söndürülememesi, Erdoğan’ın evi yanan vatandaşlara çay fırlatması iktidara olan öfkeyi artırdı. İtibarı düşen ve çaresiz görünen Erdoğan, medyası aracılığıyla yeniden darbe söylentisini yaydı.

BOLD ANALİZ – Muğla, Marmaris ve Antalya gibi kıyı bölgelerinde çıkan orman yangınları büyük bir ihmalle söndürülemedi. Türk Hava Kurumu’nun uçakları olmasına rağmen atıl şekilde depolarda bekletildiği ortaya çıktı.

Yangınların büyüyerek söndürülemeyecek noktaya ulaşmasının ardından oklar AKP iktidarına çevrildi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Envanterimizde yangın söndürme uçağı yok” açıklaması yaptı. Erdoğan da “THK’nın elinde kullanılabilecek uçak yok” dedi ancak THK’nın uçaklarının atıl vaziyette depolarda olduğu ortaya çıktı. Bunlar yaşanırken Türkiye, Avrupa’dan yangın söndürme uçağı istemek zorunda kaldı. İspanya ve Hırvatistan’dan gelen yangın uçaklarının THK’nınkilerle benzer özelliklere sahip olduğu ortaya çıktı.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken 31 Temmuz’da yangının çıktığı Marmaris’i ziyaret eden Erdoğan, düzenlediği miting sırasında ve yoldan geçenlere çay  fırlattı. Erdoğan’ın evi yanan insanlara çay fırlatması iktidarı olan öfkeyi daha da artırdı. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Türkiye’yi tek adam olarak yöneten Erdoğan’ın artık ülkeye idare edemediği kamuoyunda ve halk arasında dile getirilmeye başlandı.

DARBE AKP İÇİN TILSIMLI BİR SÖZCÜK

İşte tam bugünlerde kısa süre önce TRT yönetimine atanan Troliçe lakaplı Hilal Kaplan, Sabah’taki köşesinde “Biz hazırız” diyerek darbe hazırlığı iddiasında bulundu. 15 Temmuz’u “Allah’ın bir lütfu” olarak gören Erdoğan ve AKP iktidarı için darbe hazırlığı iddiası adeta kurtarıcı tılsımlı bir sözcük. Benzer bir iddia Montrö Sözleşmesiyle ilgili bildiri yayınlanması sırasında gündeme geldi. 104 emekli amiralin Montrö sözleşmesinin tartışılmasına karşı olduklarını açıklaması darbe tartışmasına dönüştürüldü.

TABANI BİRLEŞTİRİP YÖNETİM KRİZİNİN ÜZERİNİ ÖRTÜYOR

Darbe iddiasında bulunulduğunda AKP tabanı Erdoğan’ın etrafında birleşiyor. AKP tabanında Erdoğan’a ve iktidarına yönelik eleştiriler susturulmuş oluyor.  Bu durumu iyi bilen Erdoğan ve AKP, darbe söylemiyle orman yangını olayında olduğu gibi ihmallerinin ve yönetim krizinin üzerini örtüyor.

‘İkinci 15 Temmuz’ geliyor: Troliçe Hilal Kaplan sinyali verdi

Okumaya devam et

Analiz

AB’den resmi yardım teklif eden AKP Yunanistan ve İsrail’e ‘hayır’ dedi

Daha önce İsrail’e ve Yunanistan’a orman yangınları sırasında yangın söndürme uçağı gönderen ve bunun her platformda reklamını yapan AKP yönetiminin, Türkiye’deki orman yangınları sırasında Yunanistan ve İsrail’den gelen yardım tekliflerini kabul etmediği ortaya çıktı.

BOLD – Antalya ve Muğla’da çıkan orman yangınlarına müdahalede yetersiz kalan AKP yönetimi, Rusya, Azerbaycan ve Katar’dan gelen yardımları kabul etti.

Yangınlara havadan müdahalede yetersiz kalınması üzerine ‘Sivil Koruma Mekanizması’ kapsamında Avrupa Birliği’nden resmi destek talep etti.

AB’DEN RESMİ YARDIM TALEP EDİLDİ

Avrupa Komisyonu da bu mekanizma kapsamında Türkiye’ye Hırvatistan’dan 1, İspanya’dan 2 adet Bombardier (Canadair) CL-415 yangın söndürme uçağı gönderdi.

Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin AB (Avrupa Birliği) Sivil Koruma Mekanizması’nı devreye soktuğunu, gönderilen uçakların 2019 yılında kurulan ve Avrupa’nın sivil değerlerini korumak amacında olan ‘rescEU’ programında yer aldıklarını duyurdu.

Avrupa Kriz Yönetim Komiseri Janez Lenarčič, “AB, bu zor zamanlarda Türkiye ile sonuna kadar dayanışma içindedir. Yardım teklif eden bütün ülkelere çok teşekkür ediyorum. Aklımız sevdiklerini kaybeden Türkler ve öldürücü yangınlarla mücadele için elinden geleni yapan cesur insanlar ile beraber. Daha fazla yardım sağlamaya hazırız” ifadelerini kullanmıştı.

AKP yönetimi, Rusya, Azerbaycan ve Katar’dan gelen yardımları da siyasi şova dönüştürdü. Özellikle Azerbaycan ve Katar’dan gelen yardımlar havuz medyasına ait kanallar tarafından özel yayınlarla halka aktarıldı.

Türkiye daha önce orman yangınları sırasında İsrail ve Yunanistan’a yangın söndürme uçakları göndermiş, AKP yönetimi gönderilen yardımların her platformda reklamını yapmıştı.

Örneğin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 2016 yılı Kasım ayında İsrail’e 2 yangın söndürme uçağının gönderildiğini, birinin varmak üzere olduğunu duyurmuştu.

İSRAİL: TÜRKİYE, İHTİYAÇ YOK DEDİ

Ülkedeki ormanlar yanarken AKP yönetiminin, bazı ülkelerden ve Avrupa Birliği’nden resmi yardım talep ederken; İsrail ve Yunanistan’dan gelen yardım tekliflerini reddettiği ortaya çıktı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Reuters haber ajansına dün yaptığı açıklamada, daha önce konuyu Türk yetkililerle görüştüklerini ancak Türk tarafının ‘yardıma ihtiyaç olmadığını’ kendilerine ilettiklerini açıkladı.

ATİNA, YANGININ İLK GÜNLERİNDE YARDIM TEKLİFİNDE BULUNMUŞTU

Yardım teklifi geri çevrilen bir diğer ülke ise Yunanistan, Atina, orman yangınlarının başladığı ilk günlerde 29 Temmuz’da Türkiye’ye yardım teklifinde bulunmuştu.

29 Temmuz’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşen Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Türkiye’ye yangın söndürme uçağı gönderme teklifinde bulunmuştu.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias, 29 Temmuz’da yaptığı sosyal medya paylaşımında, “Türk dostum Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nu telefonla aradım, kendi seçim bölgesi olan Antalya’da çıkan yangınlardan dolayı duyduğum samimi üzüntülerimi dile getirdim ve kendisine Yunanistan’ın yangın söndürme faaliyetleri için her türlü yardımı vermeye hazır olduğunu söyledim” açıklamasını yapmıştı.

ATİNA, YARDIM TEKLİFİNİ YÜNELEDİ ANCAK YİNE CEVAP YOK

29 Temmuz’da yaptığı teklife ‘teşekkür’ dışında bir yanıt alamayan Yunan hükumeti, 2 Ağustos’ta yaptığı açıklamada ise Türkiye’ye itfaiye uçağı göndermeye hala hazır olduklarını ifade etti.

Daha önce yaptıkları teklife AKP yönetiminden teşekkür dışında olumlu bir yanıt gelmediğini aktaran Yunan hükumeti, ülkesinde çıkan yangınlara rağmen Türkiye’den talep geldiği anda Yunan itfaiye ve kurtarma birimlerinin yardıma gönderilmesi teklifinin halen geçerli olduğunu açıkladı.

Atina’nın bu açıklamasına AKP yönetimi hala cevap vermiş değil.

AB 3 uçak gönderiyor: Atina’nın yardım teklifi havada kaldı

Okumaya devam et

Popular

Shares