Bizimle iletişime geçiniz

Videohaber

Şimdi herkes söylüyor ama o 15 Temmuz’un failini 5 yıl önce açıklamıştı

15 Temmuz’un üzerinden 5 yıl geçti. O dönem herkes bunun bir kumpas olduğunu dile getirmeye korkarken Prof. Dr. Nurşen Mazıcı televizyon ekranlarından 15 Temmuz’un failinin AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğunu üstü kapalı olarak dile getirmişti. 

BOLD – AKP, 2013 sonrasında ortaklık kurduğu ve 15 Temmuz’u birlikte organize ettiği ortakları ile yol ayrımında. 15 Temmuz’da aktif rol alan organize suç örgütü lideri Sedat Peker başta olmak üzere birçok kişi o gece yaşananları artık dillendirmeye başladı. Bu açıklamalar sonrasında 15 Temmuz’un AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir kurgusu olduğu ortaya çıktı.

“DARBE DEĞİL” DEDİ, PROGRAMDAN ATILDI

15 Temmuz’un Erdoğan’ın işi olduğunu ilk haykıran ise darbeden 10 gün sonra katıldığı bir televizyon programında açıklama yapan, kendisi de bir darbe uzmanı olan Prof. Dr. Nurşen Mazıcı. Mazıcı o gece yaptığı konuşma sonrası apar topar reklama gidildi ve bir daha televizyon kanallarındaki tartışma programlarına çağrılmadı. Başta YÖK olmak üzere çalıştığı Marmara Üniversitesi de kendisi hakkında soruşturma üstüne soruşturma başlattı.

OLAY KİME YARADI İSE FAİL ODUR

Doktora tezini dünyadaki darbeler üzerine yazdığını hatırlatan ve “Tankların önüne yollanan halkın canı en az Erdoğan’ın canı kadar değerlidir. Dünyada darbelere karşı olan liderler tankların karşısına halkları değil kendileri geçerler” diyen Mazıcı’nın o gece yaptığı konuşmadan satır başları şöyle.

  • Darbeye karşıyız ama kime yaradığını anlamazsak suçlusunu bulamayız.
  • 15 Temmuz askeri darbe değildir. Bu olay kime yaradı ise fail odur. Bu kimin işine yaradı, ona bakmak lazım.
  • Askeriyede emir komuta vardır. Emir gelir sokağa çıkılır emir gelir geri çekilir. Halk askerin önüne atılmamalıdır.
  • Darbeye karşı olmak AKP’nin yaptıkları ayıpları örtmek demek değildir, AKP’yi de eleştirmek de darbeyi desteklemek demek değildir.
  • O ölenlerin her birinin hayatı cumhurbaşkanı kadar değerlidir
15 TEMMUZ KİME YARADI?

Diğer ülkelerin inanmadığı AKP’nin 15 Temmuz senaryosu sonrası ilan edilen OHAL yapılan referandum ile AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan Başkanlık Sistemi adı altında yönetimi büyük oranda tek elde toplamayı başardı. Ülkeyi istediği gibi yöneten ve bundan dolayı da soruşturulamayan Erdoğan için 15 Temmuz “Allah lütfu” haline dönüştü. 15 Temmuz sonrası muhalif şirketlere el konurken, muhalefet edecek basın kuruluşları kapatıldı. Yüzbinlerce kişi hapse gönderilirken muhalefet de 15 Temmuz gerçeklerini seslendirmeye çekinir hale geldi.

 

Çin ve Rus aşısı olanlara umre yok

Videohaber

Erdoğan’dan muhalefete Erbaş tuzağı

Seçim öncesi çıkış arayan Erdoğan, Ali Erbaş’ı yem olarak kullanıyor. Erdoğan,  Cumhuriyet tarihinin en sivri dilli DİB Başkanı Erbaş üzerinden muhalefete tuzak kuruyor.

BOLD – Erdoğan ile birlikte hemen her açılışa katılan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, son zamanlarda yaptığı sert açıklamalarla gündemden düşmüyor.

Devlet memuru statüsündeki Erbaş’ın laiklik tartışmalarını da alevlendiren açıklamaları, AKP dışındaki neredeyse tüm partileri rahatsız etti.

Laiklik karşıtı açıklamaları, Atatürk’e lanet okuması ve tepki çeken fetvaları ile Cumhuriyet tarihinin en sivri dilli açıklamalarını yapan Erbaş’ın yem olduğu da tartışılıyor.

Bold Meyda, yayınladığı yeni videosunda seçim öncesi çıkış arayan Erdoğan’ın Ali Erbaş üzerinden muhalefete kurduğu tuzağı ele aldı.

Dünkü Erdoğan’dan bugünkü Erdoğan uyarısı: Sakın ha! Destek vermeyin

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan rejimi yargılanıyor: MİT’in kaçırdığı bir isim ilk kez dünya kamuoyuna yaşadıklarını anlatıyor

İsviçre’de Erdoğan rejiminin yargılandığı Turkey Tribunal Mahkemesinde bir ilk yaşanıyor. İlk kez MİT tarafından kaçırılan bir kişi dünya kamuoyu önünde yaşadığı işkenceleri anlatıyor. Gazeteci Cevheri Güven de basın özgürlüğü konusunda ifade verecek.

BOLD – Türkiye Tribunali Mahkemesi, dün İsviçre’nin Cenevre kentinde başladı. 24 Eylül 2021 Cuma günü saat 15’e kadar 5 gün boyunca duruşma devam edecek ve Cuma günü mahkeme heyeti saat 17.00’de kararını açıklayacak. Bugünkü oturumda ise çok önemli isimler konuşacak.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin eski başkanı başkanlığında 6 hakimden oluşan mahkeme heyeti yargılamayı gerçekleştiriyor. Duruşma öncesinde işkence, adam kaçırma, basın özgürlüğü, adalete erişim, suç işleyen kamu görevlilerinin ceza almaması ve insanlığa karşı suç başlığı altında toplam 6 raporu hazırlayan raportörler ile toplam 15 tanık mahkeme tarafından dinlenecek.

Bugün (21 Eylül 2021 Salı) ‘zorla kaçırılma’ kapsamında 3 ayrı tanık dinlenecek. Dinlenecek tanıklardan birisi Türkiye’de MİT tarafından kaçırılıp uzun süre işkenceye maruz bırakılanlardan. MİT tarafından kaçırılan Mustafa Özben ilk defa aleni olarak yaşadığı süreci tüm detaylarıyla anlatacak. Kaçırma olayının faillerinin kimler olduğunun anlatılacağı programda ayrıca işkence ve adalete erişim kapsamında önemli tanıklar yaşadıklarını anlatacaklar.

Gazeteci Cevheri Güven de basın özgürlüğü konusunda bugün ifade verecek. Güven, Türkiye saati ile 17.30’da halk mahkemesine konuk olacak.

TURKEY TRIBUNAL 21 EYLÜL 2021 SALI PROGRAMI
  • 10:00-10:30 Tanık 4’ün Duruşması (kaçırılmalar)
  • 10:30-11:00 Tanık 5’in Duruşması (kaçırılmalar)
  • 11:00-11:30 Kahve Molası
  • 11:30-12:00 Tanık 6’nın Duruşması (kaçırılmalar)
  • 12:00-12:30 Türk Hükümeti için müdahale olasılığı
  • 12:30-14:00 Öğlen arası
  • 14:00-15:30 Philippe Leruth tarafından “Türkiye’de Basın Özgürlüğü” raporunun sunumu
  • 15:30-16:00 Kahve Molası
  • 16:00-16:30 Tanık 7’nin Duruşması (basın özgürlüğü)
  • 16:30-17:00 Tanık 8’in Duruşması (basın özgürlüğü)
  • 17:00-17:30 Tanık 9’un Duruşması (basın özgürlüğü)
TURKEY TRIBUNAL NEDEN ÖNEMLİ?
  • Devletler, farklı sebeplerden dolayı 5 yılı aşkın zamandır Türkiye’de devam eden sistematik insan hakları ihlallerine karşı hiçbir somut adım atmadı. Bu sistematik insan hakları ihlalleri öyle bir boyut kazandı ki Birleşmiş Milletler ‘insanlığa karşı suç işlendiğine dair ipuçları var’ demeye başladı.
  • İşte tam bu noktada, devletlerin bu sessizliğine karşı, bağımsız ve cesur bir hukuk bürosu, ‘Madem devletler ve uluslararası kurumlar yapmaları gerekeni yapmıyor, sivil halk olarak biz ayağa kalkmalıyız’ diyerek bu sivil inisiyatifi başlattı.
  • Bir Halk Mahkemesi olan Turkey Tribunal’in hukuki bağlayıcılığı olmasa da ahlaki otoritesi tartışılmaz.
  • Bir hafta boyunca, alanında bağımsız uzmanların titiz araştırmaları sonucunda ortaya çıkan kanıtların dinlendiği, birçok tanığın canlı olarak ilk defa tanıklıkta bulunacağı, yetkinliği ve bağımsızlığı konusunda hiçbir soru işareti olmayan hakimlerin karar vereceği bir mahkeme ile karşı karşıyayız.

Okumaya devam et

Gündem

“Tek arzum Hilal Kaplan’ın yargılanıp mahkum olduğunu görmek”

Hastalığı nedeniyle bir dizi operasyon geçireceğini belirten gazeteci Memduh Bayraktaroğlu, hasta yatağından tek arzusunu açıkladı. Bayraktaroğlu, “Minnacık vicdanlı” olarak nitelediği Hilal Kaplan ve Hilal Kaplan benzeri ‘insansı’ların yargılanıp mahkum olduklarını görmeden ölmekten endişelendiğini kaydetti.

BOLD – Korkusuz gazetesi yazarı gazeteci Memduh Bayraktaroğlu, yayımladığı video kanser hastası Ayşe Özdoğan hakkındaki paylaşımı nedeniyle TRT Yönetim Kurulu üyesi ve Sabah Gazetesi Yazarı Hilal Kaplan’a tepki gösterdi. “Minnacık vicdanlı” olarak nitelediği Hilal Kaplan’a “insansı” diyen Bayraktaroğlu, hasta yatağında tek arzusunun Hilal Kaplan ve onun gibilerin yargılanıp mahkum olduklarını görmek olduğunu kaydetti.

MAHKUM OLDUKLARINI GÖRMEDEN ÖLÜRSEM DİYE ENDİŞELENİYORUM

Y0utube kanalından konuyla ilgili bir video paylaşan Bayraktaroğlu, kanser hastası Ayşe Özdoğan hakkındaki paylaşımı nedeniyle Hilal Kaplan’a tepki gösterdi. Tedavi olduğunu, ölümden korkmadığını belirten Bayraktaroğlu, “Ancak Hilal Kaplan başta olmak üzere, onun ve onun gibi; minicik vicdanlarını devasa cüzdanlara kilitleyen ‘insansı’ların hüküm giyip hapse girdiklerini görmeden ölürsem diye, kahroluyorum. Onların yargılanıp mahkum olduklarını görmeden ölürüm diye endişeleniyorum. Beni o kahreder. Ben istiyorum ki Hilal kaplan ve benzerleri yargılansınlar, mahkum olsunlar cezaevinde sürünsünler, ben bunları göreyim ve huzur içinde öleyim” dedi.

ERDOĞAN ABD’YE MALVARLIĞI İÇİN GİTTİ İDDİASI

Videosunda tek gelirinin devletten aldığı maaş olmasına karşın dünyanın en zengin kişileri arasına girdiğini öne süren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la ilgili de açıklamalarda bulunan Bayraktaroğlu, Türkiye’de dile getirilmese de son günlerde dış basında bu konunun gündeme getirildiğinin altını çizdi. Bayraktaroğlu, Erdoğan’ın online olacağı belirtilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için ABD’ye gitmesinin sebebinin de malvarlığı olduğunu öne sürdü. Bayraktaroğlu, ABD’nin Erdoğan’ın malvarlığına ilişkin belgeleri yayımladığı gün tüm dünyanın bu iddiaların doğru olduğunu kabul edeceğini kaydetti.

Bir kötülük timsali: TRT’de elektrik paylarıyla beslenen Troliçe Hilal Kaplan

Okumaya devam et

Popular

Shares