Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sedat Peker: HDP’yi hedef gösterip iç savaş çıkarmak istiyorlar

Son günlerde Türkiye’nin dört bir yanında çıkan ve kamuoyunda tepkilere yol açan orman yangınlarını yorumlayan organize suç örgütü lideri Sedat Peker, AKP’nin HDP’yi hedef gösterip iç savaş çıkarmak istediğini öne sürdü.

BOLD – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, orman yangınlarıyla ilgili “iç savaş” uyarısı yaptı. Yangınların ardından HDP’nin hedef gösterildiğini vurgulayan Peker, “İç savaş çıkartma gayesinde olanlar ve bu amacı taşıyanlara bilip ya da bilmeden hizmet edenler şunu sakın unutmayın; belki bugün olmasa da bir gün bunun bedelini mutlaka ödeyeceksiniz.” dedi.

FAİLLER BULUNMADAN YANGIN HDP’LİLERE YIKILDI

Peker’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar şöyle:
1-Kıymetli dostlarım, terör ile mücadele kanunları kapsamında 1 litre benzin alabilmek için dahi karakol iznine başvurulurken ayrıca da her sokak başında polis ve jandarma kontrolleri yapılırken, henüz ortada yakalanan hiçbir fail olmadığı halde bu yangınları HDP’liler …

2-…çıkarıyor demek acaba hangi akıla hizmet? Ülkenin en az 20 ayrı yerinde orman yangınları var. Bir orman yangını çıkarmak için en az birkaç bidon benzin gerektiği gerçeği ortadayken kendimize şu soruyu sormamız gerekmez mi: Bu benzinleri polis kontrol noktalarından HDP’liler…

3-…nasıl geçirmiş olabilirler? Yangınlar daha yeni başlamışken, hiçbir fail henüz yakalanmamışken, yangınları HDP’liler çıkarıyor demek halkımızı HDP binalarına saldırtma amacından başka ne işe yarayabilir?

VATANSEVERLER SAKIN SOKAĞA ÇIKMAYIN

4-Tekrar tekrar söylüyorum, iç savaş çıkartma gayesinde olanlar ve bu amacı taşıyanlara bilip ya da bilmeden hizmet edenler şunu sakın unutmayın, belki bugün olmasa da bir gün bunun bedelini mutlaka ödeyeceksiniz.

5-Ülkemizi gerçekten seven gerçek milliyetçiler, gerçek vatanseverler; her ne olursa olsun lütfen sokağa çıkmayın. Vatansever görünümlü provokatörlerin oyununa asla gelmeyin Benim samimiyetime ve tecrübeme lütfen inanın. Sağlığıma kavuşmama az kaldı,…

6-…inşallah önümüzdeki günlerde daha sık beraber olacağız. doncu sülüman, fındık kadar beyninle tarihten yalan yanlış örnekler verdiğini okuyorum. Sakın seninle işim bitti zannetme.

7-Seni ve seni destekleyenlerin gerçek yüzünü tüm dünyaya göstermeden bu dünyadan ayrılmak gibi bir niyetim yok.

 

 

Yangınlarda oklar hükumete döndü: Gündem mi değiştirilmek isteniyor?

Gündem

Cenazesini yıkatmadılar, tabut bile vermediler! Oğlu isyan etti: Böyle kardeşlik olmaz olsun

BOLD- Cezaevine girdikten 22 gün sonra kaldığı tek kişilik hücrede kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 70 yaşındaki Ramazan Turan’ın cenazesi için belediye tarafından araç ve tabut verilmedi. Cenazenin yıkatılması engellendi. Zulüm bununla sınırlı kalmadı. Gömülmek için köyüne götürülürken yol boyunca tüm kontrol noktalarında rahatsız edildi.

Hakkari’nin Çukurca ilçesine bağlı Yapraklı köyünde hayvancılıkla uğraşan 70 yaşındaki Ramazan Turan, 2013 yılında “Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen Turan hakkındaki karar, Yargıtay tarafından bozdu. Yeniden yapılan yargılamada ise yerel mahkeme, bu kez “Örgüt üyesi” iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Turan karara, “Benim 10 çocuğum var. Ben çocuklarıma bakamıyorum, örgüte nasıl yardım edebilirim?” dese de karar değişmedi ve Yargıtay tarafından da onaylandı. Yol kontrolü sırasında gözaltına alındı. 31 Aralık 2021 tarihinde tutuklanarak Van Cezaevi’ne gönderildi.

Cezaevinde tek kişilik karantina hücresine konulan Ramazan Turan, normalde 14 gün kalması gerek hücreden çıkartılmadı. Kaldığı tek kişilik hücrede, cezaevine girmesinden tam 22 gün sonra kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

TABUT BİLE VERİLMEDİ

Kayyım yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi, Turan için cenaze aracı ve tabut vermedi. Turan’ın cenazesine yönelik uygulamalar bununla da sınırlı kalmadı ve hastanede yıkatılmasına izin verilmedi. Aile, cenazeyi evde yıkatmak zorunda kaldı.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Babasının kaldığı hücrede ölüme terk edilmesinin ardından cenazesine yapılan zulme dikkat çeken oğlu Ferhat Turan, iktidar ve devlet yetkililerinin dilinden düşürmediği “Türk Kürt kardeştir” söylemini hatırlatarak, “Böyle kardeşlik olmaz olsun” diyerek tepki gösterdi.

“BİZE ZULÜM YAŞATTILAR, HİÇBİR ÖLÜ BU MUAMELEYİ HAK ETMİYOR”

Babasının göz göre göre ölüme terk edildiğini ifade eden Turan, otopsi işlemi yapılırken avukatların çağrılmadığına değindi. Turan, “Savcı beni otopsiden önce morga çağırdı, bana babamın sadece gözlerini gösterdi. Vücudunun geriye kalan kısmını göstermedi. Sadece ‘Bu senin baban mı?’ sorusunu sordu ve beni içeriden çıkarttı. Babamın cenazesinde bizlere de zulüm yaşatıldı. Van Belediyesi, ambulans, cenaze aracı ve tabut taleplerimize yanıt vermedi. Bunların yanı sıra cenazemizi sabah gömmek istedik ama yine kabul edilmedi. Yol boyunca tüm kontrol noktalarında rahatsız edildik. Bize zulüm yaşattılar. Babam bunların hiçbirini hak etmedi, hiçbir ölü bu muameleyi hak etmiyor” ifadelerini kullandı.

“KARDEŞ, KARDEŞE BUNU YAPMAZ”

İktidar ve devlet yetkililerinin “Türk-Kürt kardeştir” söylemlerine tepki gösteren Turan, “Eğer kardeşlik bu ise biz böylesi bir kardeşliği istemiyoruz. Cenazemizi yıkamamıza bile izin vermeyenlerle nasıl kardeş olabiliriz? Böyle kardeşlik olmaz olsun. Kardeş, kardeşe bunu yapmaz. Birine kardeş dediğinde, canını bile feda eder ama devletin bize yaptıkları ortada. İnsan kardeşine bu zulmü yapar mı?”

Okumaya devam et

Gündem

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Sedef Kabaş’ın tutuklanması için ‘üzüntü duyuyoruz’ açıklaması

‘Cumhurbaşkanına hakaret ‘suçlamasıyla hakkında soruşturma açılan gazeteci Sedef Kabaş, hafta sonu tutuklandı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kabaş’ın tutuklanması nedeniyle ‘üzüntü duyduklarını’ açıkladı.

BOLD – Gazeteci Sedef Kabaş’ın ‘Cumhurbaşkanına hakaret ‘suçlamasıyla tutuklanmasına ABD tepki gösterdi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kabaş’ın tutuklanması nedeniyle ‘üzüntü duyduklarını’ açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price “İfade özgürlüğünün demokrasiyi güçlendirdiğine ve korunması gerektiğine inanıyoruz, bazılarını rahatsız edebilecek veya tartışmalı ifadeler olduğunda bile” dedi.

İstanbul 16. Sulh Ceza Hakimliği tutuklama kararının gerekçeleri arasında, öngörülen cezanın “alt ve üst sınırı nedeniyle kaçma ve saklanma” ihtimalinin yüksek olmasını, bu nedenle bu aşamada “adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz” kalacak olmasını ve “tutuklamanın ölçülü olduğu kanaati”ne varılmasını saydı.

Karara imza atan hakimin sadece 3 yıl 10 ay tecrübesi olduğu ve İstanbul Sul Ceza Hakimliği’ne atanmasının da Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun kendi koyduğu ilke kararlarına aykırı olduğu belirlendi. Hakimin ayrıca Osman Kavala’nın tutukluluk kararına imza atan hakim olduğu ortaya çıktı.

Karara, adı ‘Erdoğan’ın hukuçusu’na çıkan ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasa ve kanun değişikliklerinde danıştığı isimlerden biri olan ünlü ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç dahi isyan etti.

“Salt hakaret suçundan dolayı tutuklama kararı verilmesi asla kabul edilemez” diyen Özgenç sözlerini şöyle sürdürdü: “Malum karar, uluslararası camiada bizi rezil etmekten başka bir sonuç doğurmaz.”

AİHM, Türkiye’yi yine mahkum etti: Deniz Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödenecek

Okumaya devam et

Gündem

AİHM, Türkiye’yi yine mahkum etti: Deniz Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödenecek

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Die Welt gazetesi için çalışan İlker Deniz Yücel’in açtığı davada Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmetti. Türkiye, Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu adam terörist, gazeteci değil” dediği, serbest bırakılması için dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel’in araya girdiği ve yaklaşık 1 yıl tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan gazeteci Deniz Yücel, Türkiye aleyhine AİHM’de açtığı davayı kazandı.

AİHM, Yücel’in ifade ve düşünce özgürlüğünün Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetti. Türkiye, karar gereği mahkeme masrafları da dahil olmak üzere Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

DAVA 2017 YILINDA AÇILDI

AİHM, Yücel’in 2017 yılında yaptığı başvuruyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) güvenlik ve özgürlükle ilgili 5. maddesinin 1. ve 5 fıkralarıyla, ifade ve düşünce özgürlüğüyle ilgili 10. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetti. Gerekçeli kararda, Yücel’in suç işlediğinden şüphelenmek için “makul bir neden olmadan” gözaltına alınarak duruşma öncesi tutuklu kaldığı ifade edildi.

ANAYASA MAHKEMESİ’NE ELEŞTİRİ

AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin daha sonra Yücel’i haklı bulmasına rağmen kendisine uygun bir maddi tazminat ödeme kararı almamasını da ihlal nedeni saydı.

AİHM, eleştirel görüşleri yüzünden ve makul bir gerekçe olmadan Yücel’in gözaltına alınmasının hem kendisi hem de toplum için olumsuz etkileri olacağından dolayı ifade ve düşünce özgürlüğünün de ihlal edildiği görüşüne vardı.

Türkiye, karar gereği mahkeme masrafları da içinde olmak üzere Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

TUTUKLANMA NEDENİ BERAT ALBAYRAK HABERİ

Die Welt Türkiye muhabiri Deniz Yücel, dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın özel e-posta adresinin RedHack tarafından hacklenmesine ilişkin kaleme aldığı haberiyle ilgili ifade vermek üzere 14 Şubat’ta İstanbul’da gözaltına alınmış; “terör örgütü propagandası ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla sevkedildiği mahkemece 27 Şubat 2017’de tutuklanmıştı.

ERDOĞAN “TERÖRİST” İLAN ETMİŞTİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan ise konu hakkında şöyle konuşmuştu:

“Bütün bu olayların nedeni meğerse bu teröristmiş. Bu adam terörist, gazeteci değil ve Alman yönetimi ne yazık ki, benim bakanlarımı böyle bir teröristle aynı teraziye oturtuyor. Sıkıntı burada. Almanya Başbakanı Angela Merkel, bana ‘Serbest bırakırsanız memnun oluruz’ dedi. Dedim ki o gazeteci değil terörist. Deniz Yücel bir ay Almanya Başkonsolosluğu’nda saklandı. Bu adam terörist, gazeteci değil.”

1 YIL HAPİS YATTI, MERKEL DEVREYE GİRDİ

Deniz Yücel, 14 Şubat 2017 ila 16 Şubat 2018 tarihleri arasında Türkiye’de tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı. Yücel’in tahliye edilmesi için Almanya Başbakanı Angela Merkel de devreye girmişti.

Anayasa Mahkemesi (AYM) 2019 yılında aldığı kararda Türkiye’de bir süre tutuklu yargılanan gazeteci Deniz Yücel’in kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile basın ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği kararı vermiş ancak tazminata hükmetmemişti.

Ankara TEM’de işkence var: Barodan ses yok

Okumaya devam et

Popular

Shares