Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan eleştirdiği THK’nın onursal başkanı çıktı

Orman yangınları sonrasında gündeme gelen Türk Hava Kurumu’nu “filosunu yenileyememekle” suçlayan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, THK’nın onursal genel başkanı çıktı. THK’nın sitesinde “Onursal Genel Başkanımız” bölümünde Erdoğan’ın fotoğrafı yer alıyor.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “filosunu ve teknolojisini yenileyememiş” diye eleştirdiği Türk Hava Kurumu’nun (THK) onursal genel başkanı olduğu ortaya çıktı.

THK’NIN ONURSAL BAŞKANI ÇIKTI

Türkiye’nin birçok farklı noktasında çıkan yangınlarla ilgili THK uçaklarının kullanılmamasıyla ilgili eleştiriler konusunda bugün yangın bölgesinde açıklama yapan Erdoğan, “Uçak konusundaki sıkıntıların ana sebebi uzun yıllardır bu görevi yürüten THK’nın filosunu ve teknolojisini yenileyememiş olmasıdır” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın “filosunu ve teknolojisini yenileyememiş” dediği THK’da onursal başkan olduğu ortaya çıktı. THK’nın sitesinde “Onursal Genel Başkanımız” bölümünde Erdoğan’ın fotoğrafı yer alıyor.

https://www.thk.org.tr/onursal_genel_baskan

 

15 Temmuz mağduru Harbiyeli öğrenciler, AİHM önünde eylem yaptı

Gündem

Cenazesini yıkatmadılar, tabut bile vermediler: “Böyle kardeşlik olmaz olsun”

Kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi’nin PKK üyesi olmak iddiasıyla cezaevinde bulunurken vefat eden Ramazan Turan’ın cenazesini yıkatmayıp tabut bile vermemesine oğlu isyan etti: Böyle kardeşlik olmaz olsun

BOLD – Cezaevine girdikten 22 gün sonra kaldığı tek kişilik hücrede kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 70 yaşındaki Ramazan Turan’ın cenazesi için kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi tarafından araç ve tabut verilmedi. Cenazenin yıkatılması engellendi.

Zulüm bununla da sınırlı kalmadı. Gömülmek için köyüne götürülürken yol boyunca tüm kontrol noktalarında cenaze sahipleri rahatsız edildi. Duruma aile üyeleri sert tepki gösterdi.

HÜCREDEN ÇIKARTILMADI

Hakkari’nin Çukurca ilçesine bağlı Yapraklı köyünde hayvancılıkla uğraşan 70 yaşındaki Ramazan Turan, 2013 yılında “Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen Turan hakkındaki karar, Yargıtay tarafından bozuldu. Yeniden yapılan yargılamada ise yerel mahkeme, bu kez ‘örgüt üyesi’ iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Turan karara, “Benim 10 çocuğum var. Ben çocuklarıma bakamıyorum, örgüte nasıl yardım edebilirim?” diye itiraz etse de karar değişmedi. Karar Yargıtay tarafından da onaylanınca yol kontrolü sırasında gözaltına alındı ve 31 Aralık 2021 tarihinde tutuklanarak Van Cezaevi’ne gönderildi.

Cezaevinde tek kişilik karantina hücresine konulan Ramazan Turan, normalde 14 gün kalması gereken hücreden çıkartılmadı. Kaldığı tek kişilik hücrede, cezaevindeki 22. gününde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

TABUT BİLE VERİLMEDİ

Kayyım yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi, Turan için cenaze aracı ve tabut vermedi. Turan’ın cenazesine yönelik uygulamalar bununla da sınırlı kalmadı ve hastanede yıkatılmasına izin verilmedi. Aile, cenazeyi evde yıkatmak zorunda kaldı.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; babasının kaldığı hücrede ölüme terk edilmesinin ardından Turan’ın cenazesine yapılan zulme dikkat çeken oğlu Ferhat Turan, iktidar ve devlet yetkililerinin dilinden düşürmediği “Türk Kürt kardeştir” söylemini hatırlatarak, “Böyle kardeşlik olmaz olsun” diyerek tepki gösterdi.

“BİZE ZULÜM YAŞATTILAR, HİÇBİR ÖLÜ BU MUAMELEYİ HAK ETMİYOR”

Babasının göz göre göre ölüme terk edildiğini ifade eden Turan, otopsi işlemi yapılırken avukatların çağrılmadığını belirtti. Turan, “Savcı beni otopsiden önce morga çağırdı, bana babamın sadece gözlerini gösterdi. Vücudunun geriye kalan kısmını göstermedi. Sadece ‘Bu senin baban mı?’ sorusunu sordu ve beni içeriden çıkarttı. Babamın cenazesinde bizlere de zulüm yaşatıldı. Van Belediyesi, ambulans, cenaze aracı ve tabut taleplerimize yanıt vermedi. Bunların yanı sıra cenazemizi sabah gömmek istedik ama yine kabul edilmedi. Yol boyunca tüm kontrol noktalarında rahatsız edildik. Bize zulüm yaşattılar. Babam bunların hiçbirini hak etmedi, hiçbir ölü bu muameleyi hak etmiyor” ifadelerini kullandı.

“KARDEŞ, KARDEŞE BUNU YAPMAZ”

İktidar ve devlet yetkililerinin “Türk-Kürt kardeştir” söylemlerine tepki gösteren Turan, “Eğer kardeşlik bu ise biz böylesi bir kardeşliği istemiyoruz. Cenazemizi yıkamamıza bile izin vermeyenlerle nasıl kardeş olabiliriz? Böyle kardeşlik olmaz olsun. Kardeş, kardeşe bunu yapmaz. Birine kardeş dediğinde, canını bile feda eder ama devletin bize yaptıkları ortada. İnsan kardeşine bu zulmü yapar mı?” diye konuştu.

Hasta tutuklu Abbas Özdemir beyin MR’ı için üç aydır bekliyor

Okumaya devam et

Gündem

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Sedef Kabaş’ın tutuklanması için ‘üzüntü duyuyoruz’ açıklaması

‘Cumhurbaşkanına hakaret ‘suçlamasıyla hakkında soruşturma açılan gazeteci Sedef Kabaş, hafta sonu tutuklandı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kabaş’ın tutuklanması nedeniyle ‘üzüntü duyduklarını’ açıkladı.

BOLD – Gazeteci Sedef Kabaş’ın ‘Cumhurbaşkanına hakaret ‘suçlamasıyla tutuklanmasına ABD tepki gösterdi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kabaş’ın tutuklanması nedeniyle ‘üzüntü duyduklarını’ açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price “İfade özgürlüğünün demokrasiyi güçlendirdiğine ve korunması gerektiğine inanıyoruz, bazılarını rahatsız edebilecek veya tartışmalı ifadeler olduğunda bile” dedi.

İstanbul 16. Sulh Ceza Hakimliği tutuklama kararının gerekçeleri arasında, öngörülen cezanın “alt ve üst sınırı nedeniyle kaçma ve saklanma” ihtimalinin yüksek olmasını, bu nedenle bu aşamada “adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz” kalacak olmasını ve “tutuklamanın ölçülü olduğu kanaati”ne varılmasını saydı.

Karara imza atan hakimin sadece 3 yıl 10 ay tecrübesi olduğu ve İstanbul Sul Ceza Hakimliği’ne atanmasının da Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun kendi koyduğu ilke kararlarına aykırı olduğu belirlendi. Hakimin ayrıca Osman Kavala’nın tutukluluk kararına imza atan hakim olduğu ortaya çıktı.

Karara, adı ‘Erdoğan’ın hukuçusu’na çıkan ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasa ve kanun değişikliklerinde danıştığı isimlerden biri olan ünlü ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç dahi isyan etti.

“Salt hakaret suçundan dolayı tutuklama kararı verilmesi asla kabul edilemez” diyen Özgenç sözlerini şöyle sürdürdü: “Malum karar, uluslararası camiada bizi rezil etmekten başka bir sonuç doğurmaz.”

AİHM, Türkiye’yi yine mahkum etti: Deniz Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödenecek

Okumaya devam et

Gündem

AİHM, Türkiye’yi yine mahkum etti: Deniz Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödenecek

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Die Welt gazetesi için çalışan İlker Deniz Yücel’in açtığı davada Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmetti. Türkiye, Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu adam terörist, gazeteci değil” dediği, serbest bırakılması için dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel’in araya girdiği ve yaklaşık 1 yıl tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan gazeteci Deniz Yücel, Türkiye aleyhine AİHM’de açtığı davayı kazandı.

AİHM, Yücel’in ifade ve düşünce özgürlüğünün Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetti. Türkiye, karar gereği mahkeme masrafları da dahil olmak üzere Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

DAVA 2017 YILINDA AÇILDI

AİHM, Yücel’in 2017 yılında yaptığı başvuruyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) güvenlik ve özgürlükle ilgili 5. maddesinin 1. ve 5 fıkralarıyla, ifade ve düşünce özgürlüğüyle ilgili 10. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetti. Gerekçeli kararda, Yücel’in suç işlediğinden şüphelenmek için “makul bir neden olmadan” gözaltına alınarak duruşma öncesi tutuklu kaldığı ifade edildi.

ANAYASA MAHKEMESİ’NE ELEŞTİRİ

AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin daha sonra Yücel’i haklı bulmasına rağmen kendisine uygun bir maddi tazminat ödeme kararı almamasını da ihlal nedeni saydı.

AİHM, eleştirel görüşleri yüzünden ve makul bir gerekçe olmadan Yücel’in gözaltına alınmasının hem kendisi hem de toplum için olumsuz etkileri olacağından dolayı ifade ve düşünce özgürlüğünün de ihlal edildiği görüşüne vardı.

Türkiye, karar gereği mahkeme masrafları da içinde olmak üzere Yücel’e 13 bin 300 euro tazminat ödeyecek.

TUTUKLANMA NEDENİ BERAT ALBAYRAK HABERİ

Die Welt Türkiye muhabiri Deniz Yücel, dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın özel e-posta adresinin RedHack tarafından hacklenmesine ilişkin kaleme aldığı haberiyle ilgili ifade vermek üzere 14 Şubat’ta İstanbul’da gözaltına alınmış; “terör örgütü propagandası ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla sevkedildiği mahkemece 27 Şubat 2017’de tutuklanmıştı.

ERDOĞAN “TERÖRİST” İLAN ETMİŞTİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan ise konu hakkında şöyle konuşmuştu:

“Bütün bu olayların nedeni meğerse bu teröristmiş. Bu adam terörist, gazeteci değil ve Alman yönetimi ne yazık ki, benim bakanlarımı böyle bir teröristle aynı teraziye oturtuyor. Sıkıntı burada. Almanya Başbakanı Angela Merkel, bana ‘Serbest bırakırsanız memnun oluruz’ dedi. Dedim ki o gazeteci değil terörist. Deniz Yücel bir ay Almanya Başkonsolosluğu’nda saklandı. Bu adam terörist, gazeteci değil.”

1 YIL HAPİS YATTI, MERKEL DEVREYE GİRDİ

Deniz Yücel, 14 Şubat 2017 ila 16 Şubat 2018 tarihleri arasında Türkiye’de tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı. Yücel’in tahliye edilmesi için Almanya Başbakanı Angela Merkel de devreye girmişti.

Anayasa Mahkemesi (AYM) 2019 yılında aldığı kararda Türkiye’de bir süre tutuklu yargılanan gazeteci Deniz Yücel’in kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile basın ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği kararı vermiş ancak tazminata hükmetmemişti.

Ankara TEM’de işkence var: Barodan ses yok

Okumaya devam et

Popular

Shares