Connect with us

BOLD ÖZEL

7 aylık hamile Arzu Nur Özkan’dan mektup: “Sağlık durumum kötüleşiyor, cezaevinde doğum yapmak istemiyorum”

7 aylık hamile Arzu Nur Özkan’dan mektup var. 16 saat kelepçeyle yolculuk yaptığını, sadece erkek tuvaleti olan bir odada 15 gün yerde yattığını, böcekler ve farelerle yaşamak zorunda kaldığını anlatan Özkan’ın Gergerlioğlu’na gönderdiği mektup hamile bir kadına eziyet edildiğini gösteriyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD MEDYA

Beş aydır hapiste bulunan 7 aylık hamile Arzu Nur Özkan, HDP Kocaeli Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘na cezaevinden mektup yazdı. Hamile bir kadın olarak hapiste yaşadığı zorlukları ve hak ihlallerini anlatan Özkan, artık dayanamadığını, sağlık durumunun gittikçe kötüleştiğini, bebeğinin sağlığından da çok endişelendiğini söyledi. Geçen hafta ailesiyle yaptığı telefon görüşünde “Öyle şeyler yaşıyorum ki, anlatmıyorum hiç” diyen Özkan, 5 ay boyunca resmen işkence gördüğünü mektubunda aktarıyor.

“BÖCEKLER VE FARELERLE BİR AY KALDIM”

Edirne Cezaevinde bir ay kaldıktan sonra Kayseri Bünyan Cezaevine 16 saat kelepçeyle götürüldüğünü belirten Özkan, “Edirne’de böcekler ve farelerle bir ay kaldım. Hiç yemek yiyemedim. 2 defa düşük riski yaşadım. Yol boyunca istifra ettim ve istifra ederken bile kelepçem açılmadı.” dedi.

“15 GÜN YERDE YATTIM”

Bünyan’da karantina hücresinde çok zor günler geçirdiğini anlatan Özkan, yalvarmasına rağmen 4 gün hücrede tutulduğunu, sürekli kusma ve bayılma nöbetleri geçirdiğini, yalnız kalmak istememesine rağmen taleplerinin yerine getirilmediğini söyledi:

“Son gün ağlamaktan konuşamaz durumdaydım. Daha sonra hücreden biraz büyük, SEGBİS odasında yerde 15 gün kaldım. Bulunduğum yerde duş yoktu ve erkek tuvaleti vardı. Pisuardan gelen kötü kokuya pencereden gelen memurların sigara kokusuna maruz kalarak 15 gün yerde yatarak geçirdim. Bu süre zarfında yemek yiyemedim. Psikolojik ve fizyolojik olarak mahvoldum. Verdiğim dilekçelere rağmen bu yerden çıkarılmadım. 1 ay karantinada kalmak zorunda kaldım.”

“ARTIK DAYANAMIYORUM”

Nefes darlığı ve yüksek tansiyon nedeniyle iki kez acile kaldırıldığını ifade eden Özkan bebeğinin sağlığından da endişeli. Zamanı geçtiği için bazı testleri yaptırmadığını, doktorlardan bilgi alma hakkının engellendiğini dile getiren Özkan, “Bebeğimin sağlığı konusunda endişeliyim. Hastaneye götürüldüğümde sürekli farklı bir doktora götürülüyorum ve doktorlardan bilgi almam engelleniyor. En son bebeğimin suyunun az olduğu söylendi ve bununla ilgili bir işlem yapılmadı. Yaşadığım sıkıntılara çözüm bulunmuyor. Artık dayanamıyorum, sağlık durumum gitgide kötüleşiyor. Cezaevinde doğum yapmak istemiyorum.” ifadelerini kullandı.

“ÇOK CİDDİ PROBLEMLER YAŞIYORUM”

Hamile bir kadının, son aylarında sürekli doktor kontrolüne gitmesi gerekiyor. Arzu Nur Özkan, karantina şartları nedeniyle doktora gitmekten vazgeçtiğini de sözlerine ekliyor.  Şu an 12 kişilik koğuşta kaldığını ifade eden “Cezaevinde normal bir insan bile yaşamakta zorlanırken ben hamile olarak çok ciddi problemler yaşıyorum. Sağlığımı ve bebeğimi kaybetmek istemiyorum.” diye yazdı.

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun dün TBMM’de gündeme getirdiği mektup, hamile bir kadının sağlık, beslenme, kişisel bakım hizmetleri ile insani yaşam koşullarından uzak bırakıldığını kanıtlayan bir belge niteliği taşıyor. 26 Temmuz 2021’de yazılan, okunması çok zor olan mektubu yayınlıyoruz.

ARZU NUR ÖZKAN’IN ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ MEKTUP

Sayın Ömer Faruk Gergerlioğlu

Not: 7 aylık hamileyim. Mağduriyetlerimin dikkate alınarak okunmasını istiyorum.

Ben Arzu Nur Kılıç ÖZKAN. Şu an Kayseri Kadın Kapalı C.İ.K.’da tutuklu olarak bulunuyorum. Aynı zamanda 28 haftalık hamileyim. İddianamede iddia edilen fetö/Pdy silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası aldım. Bu suça gerekçe olarak kolej öğretmenliği ve Bank Asya maaş kartımın varlığı gösterildi. Dosyam ilk aşamada terör örgütüne yardım suçundan devam etti ve davayı tutuksuz takip ettim. Daha sonra Edirne kaçma teşebbüsünde bulunduğumuz gerekçesiyle isnat edilen suç, örgüt üyeliğine dönüştürüldü ve hapis cezası oldu. Eşim de aynı suçtan hapiste. Doğacak çocuğumuz bizim ilk evladımız olacak. Biz yeni evliyiz. Çocuğumu sağlıklıca kucağımıza almak istiyoruz. Ama bulunduğum ortamda çok zorlanıyorum. Tutukluluk sürecinde neler yaşadığımı belirtmek isterim.

2 aylık hamileyken tutuklandım. 5 aydır tutukluyum. İlk bir ay Edirne Cezaevinde kaldım. Cezaevi çok eski ve çok soğuktu. Böcekler ve farelerle 1 ay cezaevinde kaldım. Cezaevinde hiç yemek yiyemedim. 2 defa düşük riski yaşadım. Bununla ilgili iğne vuruldum. Tutuklanmadan önce ilk 1 ay düşük riskinden dolayı ilaç kullanmıştım. Zaten sıkıntılı bir gebeliğim vardı. Tutuklanınca çok sıkıntıya girdim. Daha sonra mahkeme günüm zorunlu sevk edildim.

16 saat kelepçeli olarak Kayseri Bünyan Cezaevine getirildim. Yol boyunca sürekli istifra ettim ve istifra ederken bile kelepçem açılmadı. Zaten sağlık durumum iyi değilken daha da kötüleştim. Kayseri Cezaevinde karantina nedeni ile geçici bir revir koğuşuna koyuldum. Karantina bitmesine yakın tam toparlarken zorunlu hastaneye götürüldüm.

Sonrasında tekrar karantinaya bu sefer hücreye konuldum. Sürekli baş dönmesi ve bulantı yaşadığım için yalnız kalmak istemiyordum. Çünkü istifra sonucu sürekli bayılıyordum. Israrlarıma rağmen 4 gün hücrede kaldım. Kaldığım süre boyunca sürekli ağladım ve rahatsızlandım. Son gün ağlamaktan konuşamaz durudaydım. Daha sonra hücreden biraz büyük SEGBİS odasında yerde 15 gün kaldım. Yemek dahil tüm işlerimi yatağımın üzerinde yapmak zorunda kaldım. Bulunduğum yerde duş yoktu ve erkek tuvaleti vardı (pisuar).

Pisuardan gelen kötü kokuya ve pencereden gelen memurların sigara kokusuna maruz kalarak 15 gün yerde yatarak geçirdim. Tabi bu süre zarfında yemek yiyemedim. Sadece peynir, ekmek ve yoğurt ile idare ettim. Fiziksel ve psikolojik olarak mahvoldum. Kokudan dolayı bunlar bile vücudumda kalmadı. Sürekli istifra ettim. Verdiğim dilekçelere rağmen bu yerden çıkarılmadım 1 ay karantinada kalmak zorunda kaldım.

Daha sonra normalde 8 kişilik olan ama şu an 16 kişinin kaldığı küçük bir koğuşa geçirildim. 2 kişi yerde yatıyor. Sürekli tansiyon ve nefes darlığı problemi yaşadım. Hamile olduğum için ilaç da kullanamadım. Ayrıca çok ciddi uyku problemleri yaşadım. Covid nedeniyle karantinaya tekrar girmemek için hastaneye gidemedim. Çünkü yaşadıklarımı tekrar yaşamak istemedim. Hamile olduğum için normal kontrollerimi bile yaptıramadım. Ama artık bebeğimin sağlığı hakkında bilgi almak ve cinsiyetini öğrenmek için 6 aylık hamileyken hastaneye gitmek ve karantinaya girmek zorunda kaldım.

Hastanede zamanı geçtiği için birçok testi yaptıramadım. Ve yaptırdığım testler hakkında da bilgi alamadım. 1 aydır karantinadayım ve çok sıkıntı yaşadım. Bulunduğum yer revir odası ve havalandırması yok. Şu an 12 kişi kalıyoruz, 4 kişi yerde yatıyor. Her gece rahatsızlanıyorum. Nefes darlığı ve tansiyon problemi yaşıyorum. 2 defa acile gitmek zorunda kaldım. 21 tansiyon ve oksijen azlığından acillik oldum.

Bebeğimin sağlığı konusunda endişeliyim. Hastaneye götürüldüğümde sürekli farklı bir doktora götürülüyorum ve doktorlardan bilgi almam engelleniyor. En son bebeğimin suyunun az olduğu söylendi ve bununla ilgili bir işlem yapılmadı. Yaşadığım sıkıntılara çözüm bulunmuyor. Artık dayanamıyorum sağlık durumum gitgide kötüleşiyor. Cezaevinde doğum yapmak istemiyorum.

Ayrıca eşim de Çorum’da tutuklu ailem de Bursa’da yaşıyor. Ziyaretime her zaman gelemiyorlar ve ihtiyaçlarım karşılanmıyor. Cezaevinde normal bir insan bile yaşamakta zorlanırken ben hamile olarak çok ciddi problemler yaşıyorum. Sağlığımı ve bebeğimi kaybetmek istemiyorum.

Şu an dosyam Bursa idare mahkemesinde, Bursa istinafında. Sizden talebim zorlu geçen hamilelik sürecimin göz önünde bulundurularak mağduriyetimin gerekli yerlere 

bildirilmesi ve tutukluluk halimin kaldırılmasına yönelik yardımlarınızı istiyorum. Bununla ilgili desteklerinizi ve cevabınızı bekliyorum. Teşekkür ederim.

Arzu Nur KILIÇ ÖZKAN

26.07.2021

Kayseri Bünyan
Kadın Kapalı C.İ.K
A-4 Koğuşu

ANAOKULU ÖĞRETMENİ

Geçen yıl 25 Temmuz’da evlenen Arzu Nur Özkan ve eşi Cihan Özkan 9 Mart’ta Edirne’de gözaltına alındı. Bir gün sonra tutuklanıp Edirne Cezaevine konuldular. O dönemde 2 aylık hamile olan Arzu Nur Özkan 2 Nisan’da Kayseri Bünyan Cezaevine, eşi de mayıs ayında Çorum Sungurlu T Tipi Cezaevine sevk edildi.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklanan anaokulu öğretmeni Arzu Nur Özkan (33), KHK ile kapatılan Bursa Özel İlkbahar İlkokulu’nda çalıştığı için, Bank Asya hesabı ve bir tanığın beyanlarına dayanılarak 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesi, polis ifadesini mahkemede düzelten, yanlış olduğunu belirten tanığın söylediklerini dikkate almadı. Tanığın ilk ifadesine göre cezayı veren mahkeme Yargıtay’ın emsal kararlarını da görmezden geldi. Özkan’ın dosyası şu anda İstinaf Mahkemesi’nde bulunuyor.

Adliyede katip olarak çalışırken ihraç edilen Cihan Özkan ise örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay’da bulunuyor. Daha önce Bursa H Tipi Cezaevinde 18 ay kalan Cihan Özkan, şu anda Çorum’da tutuklu.

Hamile tutuklu Arzu Nur Özkan: Yeter artık bu kadar eziyet!

6 aylık hamile tutuklu Arzu Nur Özkan: Her gün acile gidiyorum, tansiyonum 20!

6 aylık hamile Arzu Nur Özkan dört aydır hapiste

BOLD ÖZEL

Yeni gelişme: Karabük’te serbest bırakılan 9 kız öğrenciden 5’i tutuklandı

Karabük’te dün serbest bırakıp savcının itirazı üzerine tekrar gözaltına alınan 6 öğrenciden 5’i, savcının itirazı üzerine tekrar gözaltına alınıp tutuklandı.

BOLD ÖZEL – 12 Mayıs’tan itibaren Karabük Emniyeti’nde gözaltında olan 14 öğrenciden 9’u bu akşam üzeri bırakıldı. Üçü tutuklanıp Karabük T Tipi Cezaevine gönderildi.

Karabük Sulh Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakılan 9 öğrenci savcının itirazı üzerine tekrar gözaltına alındı. Dün akşam gözaltına alınan 6 öğrenci Karabük Emniyeti’ne götürüldü. Öğrencilerden 5’i bugün tutuklanıp Karabük T Tipi Cezaevine gönderildi.

Karabük Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, öğrencilerin üzerinden ve evlerinden çıkan telefon, bilgisayar, sim kartı, 125 dolar ve 25 euro’yu delil diye böyle sergiledi.

Karabük’te gözaltında tutulan 14 kız öğrenciden 3’ü tutuklandı: Cezaevine gitarımı ve flütümü gönderin

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Karabük’te gözaltında tutulan 14 kız öğrenciden 3’ü tutuklandı: Cezaevine gitarımı ve flütümü gönderin

Bir haftadır Karabük’te gözaltında tutulan 14 kişiden 3’ü tutuklandı. Hakim, savcının 9 öğrenci hakkında istediği tutuklama talebini reddetti. Hakkında tutuklama kararı verilen konservatuar öğrencisi B.N.A hapse girmeden önce son isteği, “Bana flütümü ve gitarımı gönderin” oldu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Karabük Emniyeti’nde 12 Mayıs’tan beri gözaltında tutulan 14 öğrenciden 3’ü bugün tutuklandı. Bir öğrenci savcılık tarafından adli kontrol şartı olmadan bırakılırken bir kişi de adli kontrolle serbest bırakıldı.

Savcı tarafından tutuklanma isteğiyle mahkemeye sevk edilen diğer 9 öğrenci haftada iki gün imza ve yurtdışı yasağıyla şartıyla serbest bırakıldı.

KONSERVATUARIN EN BAŞARILI ÖĞRENCİSİYDİ

Tutuklanan öğrenciler arasında bulunan B. N. A., Karabük Üniversitesi Konservatuar Bölümü 3. sınıf öğrencisiydi. Yan flüt, piyano ve gitar çalan B.N.A., bölümün birincisiydi. Daha önce okul öncesi öğretmenliği okuyan ve yetenekleriyle konuşulan B.N.A, hapse girmeden önce ailesine son olarak “Orada bol bol kitap okurum. Bana flütümü ve gitarımı da gönderin.” dedi.

DELİL RAMAZAN’DAKİ İFTAR SOFRASI

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen yeniden yapılanma operasyonları kapsamında tutuklanıp Karabük T Tipi Cezaevine konulan B. N.A., bir tanık ifadesi ve Ramazan’da iftar sofrasında çekilen bir fotoğraf delil gösterilerek örgüt yöneticisi olmakla itham ediliyor.

Antalya’da kız öğrenciler ve öğretmenler iki gündür gözaltında

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Antalya’da kız öğrenciler ve öğretmenler iki gündür gözaltında

Karabük’te bir haftadır gözaltında tutulan 14 kız öğrenciden sonra, dün de aralarında Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin de yer aldığı çoğu öğretmen yaklaşık 50 kişi gözaltına alındı. Öğretmenlere yöneltilen suçlama ise anne-babası hapiste olan çocuklara ders vermek…

BOLD ÖZEL – Antalya Terörle Şube Müdürlüğü tarafından yapılan operasyonlar kapsamında, aralarında Akdeniz Üniversitesi’nde tıp ve psikoloji okuyan kız öğrencilerin de bulunduğu yaklaşık 50 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

24 saat süren avukat yasağından sonra bugün edinilen bilgiye göre gözaltına alınanların çoğu öğretmen. Üniversite öğrencilerinin sayısı ise 5-6 civarında. Öğrenciler arasında 18-19 yaşında olanlar da var.

Antalya, Ankara ve diğer çevre illerde gözaltına alınıp Antalya’ya getirilen öğretmen ve öğrenciler, Antalya Emniyet Müdürlüğü’nün Konyaaltı ilçesindeki yeni hizmet binasında tutuluyor.

SUÇLARI ANNE-BABASI HAPİSTE OLAN ÇOCUKLARA DERS VERMEK

Bold Medya’nın ulaştığı bilgiye göre öğretmenlerin, anne-babası hapiste olan çocuklara ders verdikleri ve onlarla ilgilendiklerini için gözaltına alındıkları iddia ediliyor. Öğrencilerin neden gözaltına alındığı ise henüz bilinmiyor.

Cuma gününe kadar herhangi bir işlem yapılmayacak olan öğretmen ve öğrencilerin 8 gün gözaltında tutulacağı öngörülüyor.

Öte yandan geçen hafta perşembe günü Karabük Üniversitesi’nde okuyan 14 kız öğrencinin gözaltındaki sorgusu devam ediyor. Fiziki takip yapılan öğrencilere ifadeler sırasında kaldıkları öğrenci evi, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, toplu dua edip etmedikleri ve Ramazan’da birlikte iftar yaparken çekilmiş fotoğrafları gösterilip birbirlerini tanıyıp tanımadıkları soruldu.

Kuran-ı Kerim, hadis kitabı, dua… AKP döneminde şimdi de ‘birlikte iftar’ suç delili

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar