Connect with us

Dünya

Afganistan’da hükumet güçleri Kabil’e sıkıştı: Ülkedeki Batılılar hızla tahliye ediliyor

Afganistan’da Taliban, başkent Kabil dışında bütün büyük şehirleri ele geçirdi ve hükumet güçleri Kabil civarındaki şehir merkezlerine sıkıştı. Taliban’ın Kabil’e saldırı ihtimaline karşılık Batılı ülkeler diplomatlarını ve vatandaşlarını hızla çekmeye başladı.

BOLD – Afganistan’da Taliban, Kabil dışında hükumet güçlerinin elinde kalan son 2 büyük şehir Celalalabad ve Mezar-ı Şerif’i de aldı. Böylece ülkedeki 34 vilayet başkentinden sadece Kabil ve 7 şehir merkezi hükumetin kontrolünde kaldı.

Başkent Kabil’in çok kısa süre içinde düşme ihtimaline karşı Batılı ülkeler diplomatlarını ve vatandaşlarını tahliye etmek için zamana karşı yarışıyor.

AFGAN HÜKUMETİ, KABİL VE ÇEVRESİNE SIKIŞTI

Afganistan’ın kuzeyinde hükümetin hakimiyetindeki kalan son merkezlerden ve ülkenin en büyük dördüncü kenti Mezar-ı Şerif ile Kabil dışında hükümetin elinde kalan son kritik şehir Celalabad Taliban’ın kontrolüne geçti. İki kritik şehrin de çatışma yaşanmadan Taliban kontrolüne geçtiği bildirildi.

Pakistan sınırında önemli bir sınır geçişi yakınlarında bulunan Celalabad’ın düşmesi ile Kabil’in doğu ile bağlantısı da kesilmiş oldu.

Böylece ülkedeki 34 vilayet başkentinden sadece Kabil ve 7 şehir merkezi hükümetin kontrolünde kaldı. Taliban ülkenin diğer büyük kentleri olan Herat ve Kandahar’ı da hafta içinde ele geçirmişti.

ABD basınına konuşan bir yetkili, Taliban’ın Kabil’e 11 kilometre uzaklıkta bulunan Çar Asyab bölgesine kadar geldiğini öne sürdü; ancak henüz Afgan hükümetinden bu konuda bir doğrulama gelmedi.

Afgan ordusuna havadan destek veren ABD Hava Kuvvetleri de Taliban’ın ilerleyişinden bu yana kayda değer operasyon düzenlemedi.

Reuters haber ajansı, ABD istihbaratına göre Taliban’ın Kabil’i 30 gün içinde ablukaya alabileceğini ve 90 gün içinde de ele geçirebileceğini belirtmişti.

Taliban, son olarak 1996’da yıllarca süren çatışmaların ardından Kabil’i ele geçirmiş ve dönemin Afganistan lideri Muhammed Necibullah’ı idam etmişti.

SINIR KAPILARININ TAMAMI TALİBAN KONTROLÜNDE

Son günlerde birçok vilayeti ele geçiren Taliban, Afganistan’ın sınır geçişlerinin tamamında da kontrolü sağladı.

Hükümetin elinde tek büyük kent olarak Kabil kalırken, burada bulunan havalimanı da ülkeden güvenli çıkış için tek yol kaldı.

Bu arada Afganistan eski Devlet Başkanı Yardımcısı Abdürreşit Dostum ve Belh Eyaleti Valisi Ata Muhammed Nur’un da Taliban’ın zaferinin ardından Mezarı Şerif’ten ayrıldığı ve Özbekistan’a sığındığı iddia edildi. Özbekistan’a sığınanlar arasında Taliban saldırısından kaçan 84 Afgan askerin de bulunduğu bildirildi.

Özbek General Abdürreşit Dostum, Taliban’ın hızla ilerlemesi üzerine geçtiğimiz günlerde Türkiye’den Afganistan’a geçmişti. Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani de hafta içinde Mezar-ı Şerif’e geçmiş ve Dostum ile bir görüşme gerçekleştirmişti.

BATILI ÜLKELER KABİL’İ TERK EDİYOR

ABD, Büyükelçilik çalışanlarını ve ABD’ye destek olan Afganlıları ülkeden tahliye etmek için özel birliklerini Kabil’e sevk etti. Birliğin ilk unsurları Kabil’deki uluslararası Hamid Karzai Havalimanı’na ulaştı.

ABD Ordusu’na ait çok sayıda helikopterin diplomatları ve sivilleri havalimanına taşımak için Kabil üzerinde uçtuğu görüldü.

ABD Başkanı Joe Biden, daha önce 3 bin olarak açıklanan gönderilecek asker sayısını 5 bine çıkardığını bildirdi.

Yazılı açıklama yapan Biden, “Doha’da bulunan Taliban temsilcilerine, Afganistan’daki ABD askerini ve görevimizi tehlikeye atacak herhangi bir eyleme girişmeleri durumunda hızlı ve güçlü bir askeri karşılık verileceğini ilettik.” ifadesini kullandı.

İngiltere de Afganistan’daki diplomatların tahliyesinin sağlanması için 600 askeri ülkeye önderdi.

ABD’nin ardından İngiltere ve Almanya da Kabil’deki büyükelçiliklerinde personel sayısını minimuma indirme kararı aldı. Danimarka ve Norveç ise büyükelçiliklerini tümüyle kapatacaklarını, personellerini tahliye edeceklerini açıkladı.

Finlandiya, yabancı güçler adına çalışıp destek veren 130 Afgan ve yakın aile üyelerinin Finlandiya’ya gönderilmesi için uçak ayarlayacağını açıkladı. Finlandiya’nın Kabil Büyükelçiliğinin de şu an için açık kalacağı aktarıldı.

Fransa, Taliban’ın tehdidi altındaki Afgan insan hakları savunucularını ülkeye almak için olağanüstü çaba gösterileceğini duyurdu.

KANADA, 20 BİN AFGAN GÖÇMENİ KABUL EDECEK

Kanada, 20 bin Afgan mülteciyi kabul edeceğini açıkladı.

Ülkenin göç bakanı Marco Mendicino, özellikle insan hakları aktivistleri ya da kadın liderler gibi durumu hassas olan kişilerden mülteci kabul etmeye çalışacaklarını dile getirdi.

Mendicino düzenlediği basın toplantısında, “Afganistan’daki durum çok üzücü ve biz de Kanada olarak bu konuda boş durmayacağız” dedi.

Kanada Dışişleri Bakanı Marc Garneau da büyükelçilik çalışanlarının korunmasının öncelikleri olduğunu aktardı.

Afganistan Cumhurbaşkanı Gani’nin yeğeni Zorlu’nun iş jeti ile Dubai’ye kaçtı

Dünya

Maymun çiçeği virüsü: DSÖ acil toplanacak

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Avrupa’da 100’den fazla maymun çiçeği virüsü vakasının doğrulanmasının ardından acil toplantı kararı aldı.

BOLD – Örgüt, yaz aylarında festivaller ve partiler arttıkça virüsün Avrupa’da yayılmasının hızlanabileceği konusunda uyarıyor.

Almanya, maymun çiçeği virüsünü Avrupa’da şimdiye kadarki en büyük salgın olarak tanımladı.

HASTALIĞA KARŞI ÇİÇEK AŞILARI YÜZDE 85 ETKİLİ

DSÖ verileri, çiçek hastalığını yok etmek için kullanılan aşıların maymun çiçeği virüsü hastalığına karşı da yüzde 85’e kadar etkili olduğunu gösteriyor.

Tarihte ilk olarak 1958’de maymunda bulunan virüs, insanlar arasında ilk defa 1970’te Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde kayıtlara geçti.

Kısa zamanda 11 Afrika ülkesine sıçrayan virüs, Afrika’nın dışında ilk olarak 2003’te ABD’de yayıldı.

Daha sonra 2018’de İngiltere ve İsrail, 2019’da Singapur ve 2021’de ABD’de, Afrika’ya seyahat eden bazı kişilerde maymun çiçeği virüsüne rastlandı.

Şimdiye kadar en çok Afrika’da etkili olan virüs, 2017’de Nijerya’da en büyük salgına yol açarken ülkede 200 kişi virüse yakalandı ve vakaların yüzde 3’ü hayatını kaybetti.

VÜCUTTA YÜKSEK ATAŞ VE KAŞINTILI KABARCIKLAR

Endemik bir virüsün neden olduğu nadir hastalıklardan biri olarak bilinen maymun çiçeği, Kongo ve Batı Afrika türü olmak üzere ikiye ayrılıyor.

Virüsün Kongo türünün yüzde 10’a kadar ölüm riski bulunurken Batı Afrika türünün ise her 2 vakadan birinde yüzde 1 ölüm oranına sahip olduğu biliniyor.

Genellikle hayvandan insana ve nadiren insandan insana yakın temasla bulaşan virüs, vücutta yüksek ateş ve kaşıntılı kabarcıklara yol açabiliyor.

İlk başörtülü valinin şirketleri ortaya çıktı

Okumaya Devam Et

Dünya

Eski Başbakan Schröder’in imtiyazları elinden alındı

Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Ukrayna savaşı sonrası Putin ile dostluğunu ve Rus şirketlerindeki yöneticiliğini sonlandırmaması imtiyazlarını kaybetmesine neden oldu. Federal Meclis Komisyonu, Schröder’ün ofis personeli, seyahat giderleri ve şoförünün masraflarının artık karşılanmayacağını bildirdi.

BOLD – Almanya’nın eski başbakanlarından Gerhard Schröder, Rusya ile ilişkileri nedeniyle emekli başbakanlıktan doğan imtiyazlarının bir kısmını kaybetti.

1998-2005 yıllarında iki dönem başbakanlık yapan Sosyal Demokrat Parti’li Schröder’in sahip olduğu imtiyazlar, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında Putin ile yakın dostluğu ve Rus şirketlerindeki yöneticilik görevleri nedeniyle yoğun tartışmalara neden olmuştu.

Federal Meclis Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen bir yönetmelik değişikliğiyle, eski başbakan Schröder’in, başbakanlık ve vekillikten doğan emeklilik maaşı ve koruma polisi hakkı hariç bütün imtiyazları kaldırıldı.

OFİS PERSONELİ, SEYAHAT GİDERLERİ VE ŞOFÖR HAKKINI KAYBETTİ

Schröder’in emekli başbakan olarak Almanya Federal Meclisi‘nde bir ofisi ve beş personeli bulunuyordu. Personel maaşı ve seyahat giderleri için 2016’dan beri Schröder’in yıllık gideri sadece bu kalemde 419 bin ile 557 bin euro arasında oldu. İmtiyazların kaldırılmasıyla Schröder ofis personeli, seyahat giderleri ve şoför hakkını kaybetmiş oldu.

EKİBİ GÖREVİ BIRAKMIŞTI

Alman DW’nin haberine göre aralarında yıllardır ona eşlik eden ofis yöneticisinin de bulunduğu ekibi, Mart ayında kamuoyunda ayyuka çıkan sert eleştiri ve tartışmalar üzerine görevi fiilen bırakmış, mecliste başka bölümlere kaydırılmak üzere başvuruda bulunmuştu.

Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş üzerine Almanya ve Avrupa’daki siyasilerin neredeyse tamamı Moskova ve Putin ile arasına mesafe koyarken veya geçmişteki yakınlığı nedeniyle özeleştiride bulunurken, Schröder ısrarla bugüne kadar Putin’i savunmayı sürdürdü.

PUTİN’İ ZİYARETİ TEPKİ ÇEKMİŞTİ

78 yaşında olan Gerhard Schröder’in Mart ayı ortasında kendi inisiyatifiyle Moskova’ya gitmesi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşüp Ukrayna savaşını sonlandırabileceğine inanması, “gerçeklikten kopuşu konusunda son nokta” olarak yorumlandı.

SCHRÖİDER NE KADAR KAZANIYOR ?

2005’teki genel seçimleri partisi SPD kaybettikten hemen sonra Rus enerji sektörüne transfer olan Gerhard Schröder, o zamandan beri Rus kamu devi Rosneft’in Denetleme Kurulu Başkanlığı görevi ile Rusya ve Almanya’yı Baltık Denizi üzerinden bağlayan doğal gaz boru hatlarını inşa eden Nord Stream şirketinin Hissedarlar Komitesi Başkanlığı görevlerini yürütüyor. Rus gazetesi Kommersant’ın bildirdiğine göre Schröder sadece Rosneft’ten yılda 600 bin euro para kazanıyor.

Schröder, Nord Stream projesini, başbakanlığı döneminde Rusya lideri Putin ile ortaklaşa hayata geçirmişti. Zaten asıl tepki yaratan da, oluşumunda başbakan olarak yer aldığı bir projenin, siyasi hayatından hemen sonra yönetiminde görevler alması oldu.

Hannoversche Allgemeine gazetesinin bir haberine göre, eski başbakan Schröder, federal başbakanlık görevinden aylık 7 bin 62 euro emekli maaşı alıyor. Buna, Aşağı Saksonya Eyalet Başbakanlığı ve milletvekilliğinden kaynaklanan ilave emekli maaşı da ekleniyor.

Schröder’e bir darbe de bugün Avrupa Parlamentosu’ndan geldi. AP’deki vekillerin çoğunluğunun desteğiyle kabul edilen bir tasarı ile eski Almanya başbakanının da oligarkların bulunduğu yaptırım uygulanan kişiler listesine alınması talep edildi. Rus şirketlerindeki görevlerini bırakarak bunu engellemenin Schröder’in elinde olduğu vurgulandı.

Kabinede revizyon iddiası: Erdoğan, Soylu ve Bozdağ hariç bütün bakanları değiştirecek

Okumaya Devam Et

Dünya

Sezgin Baran Korkmaz’ın iadesine siyasiler karar verecek

Türk yetkililer, üst düzey devlet görevlilerinin kaçmasına yardım ettiği Sezgin Baran Korkmaz’ın iadesi için uğraşıyor. Avusturya’da tutuklu bulunan Sezgin Baran Korkmaz’ın ABD’ye iadesiyle ilgili itirazı görüşen Linz Yüksek Eyalet Mahkemesi, “ABD veya Türkiye’ye iadesine ile ilgili karar Adalet Bakanlığı’nındır” dedi.

BOLD – Türkiye’de kara para aklama suçundan aranması olan SBK Holdingin kurucusu Sezgin Baran Korkmaz, kaçtığı Avusturya’da tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sedat Peker’in iddialarına göre İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Korkmaz’a hakkındaki soruşturma hakkında önceden bilgi vererek yurtdışına kaçmasına olanak sağladı.

Peker ayrıca Ankara Bölge İstinaf Mahkemesi Başkanı Esat Toklu’nun ve diğer yargı üyelerinin Sezgin Baran Korkmaz’a ait lüks bir otelde bedava konakladığını öne sürdü.

Türk makamlar, devlet görevlilerinin kaçmasına yardım ettiği iddia edilen Korkmaz’ın iadesi için çaba sarf ediyor.

ABD DE İSTİYOR

ABD’nin üç ayrı suçtan arama kararı çıkartıp geçen yıl Avusturya’da yakalattığı Sezgin Baran Korkmaz davası, bugün Avusturya’nın Linz Eyalet Mahkemesi’nde görüldü. Sezgin Baran Korkmaz, avukatları, eşi ve bazı yakınları ile Linz Eyalet Mahkemesi Başsavcısı’nın katıldığı duruşmada, ‘çok farklı’ bir karar çıktı.

Sözcü’den Ali Gülen’in haberine göre Wels Mahkemesi’nin mart ayı ortalarında verdiği kararı bozan Linz Eyalet Mahkemesi, “Bu bir iade davasıdır ve dosyanın içeriğini girilmeden karar verilmesi gerekirdi. Wels Mahkemesi’nin ABD’nin iade talepleri ile ilgili uygunluk denetimi yapması hukuka uygun değildir. Doğrudan dosyanın iade ilgili karar verilmek üzere Avusturya Adalet Bakanlığı’na iletilmesi gerekir” hükmünü getirdi. Dosya, Bosnalı Adalet Bakanı Alma Zadic’in önüne geliyor.

Wels Mahkemesi’nin, ‘evrakta sahtecilik’ veya ‘dolandırıcılık’ gibi suçlardan iadesine, ‘kara para aklamadan ise delil yetersizliğine’ ilişkin hükmü de üst mahkemenin ‘Esasa girilmemeliydi’ yorumu ile kaldırılmış oldu. Böylece, dava tamamen siyasilerin karar vereceği bir hâl aldı.

Sezgin Baran Korkmaz’ın ABD’ye mi, Türkiye’ye mi iade edileceğine Adalet Bakanı Alma Zadic karar verecek.

ARTIK SİYASET KONUŞACAK

Bugün Avusturya’ya gelerek, Viyanalı avukatlarla birlikte duruşmaya katılan Sezgin Baran Korkmaz’ın avukatı Volkan Dülger, kararı değerlendirdi.

Dülger, “Biz hukuki bir karar bekliyorduk. Ancak bu durum da bizim açımızdan iyi. Şimdi artık siyasi bir karar verilecek. Türkiye’nin kararı daha önce kesinleşmişti. İstinaf duruşmasının sonucunda dosya Avusturya Adalet Bakanlığı’na gidecek ve iadeyle ilgili sözü artık orası söyleyecek” diye konuştu.

Sezgin Baran Korkmaz’ın dosyası, bugünkü kararın yazılmasının ardından Viyana’daki Adalet Bakanlığı’na gönderilecek.

Sokaklar AKP ağzıyla konuşanlara dar oldu

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar