Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“Tutuklu kanser hastası 8 ay boyunca hastaneye götürülmedi”

4. evre kanser hastası Ahmet Dizlek 8 ay boyunca hastaneye götürülmediği için tümör vücuduna yayıldı. Dizlek için Adalet Bakanlığı’na soru önergesi veren milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, kimsesiz ve çaresiz mahpusların önemli hak ihlallerine maruz kaldığını söyledi.

BOLD – TBMM İnsan Hakları Komisyonu görevini yerine getirmediği için HDP Kocaeli Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu gibi vekiller her hafta insan hakları ihlallerini gündeme getiriyor.

Kandıra Cezaevinde tutuklu bulunan bir kanser hastasının 8 ay sağlık hizmetlerinden mahrum edildiğini belirten Gergerlioğlu, “Adalet Bakanlığı’nı göreve çağırıyorum. Bu kişinin tedavisinde 8 aylık çok önemli bir kopukluk var. Ocak ayından beri en son 13 Ağustos’ta doktora gidebilmiş. Ben bir doktorum olacak iş değil, kabul edilecek bir iş değil bunun mutlaka sorgulanması gerekiyor.” dedi.

“AĞIR HAK İHLALLERİ YAŞANIYOR”

Cezaevlerinde hasta ve hamilelerin olduğuna dikkat çeken Gergerlioğlu, “Ahmet Dizlek, ocak ayında kemoterapi alması gerekirken nasıl bir aksama olmuş bilemiyoruz, 8 ay boyunca hastaneye gidememiş. 4. evre kanser, metastazlar ilerlemiş. Cezaevi ile görüştük. Meseleyi hızlandırmaya çalıştık ama büyük bir mağduriyet yaşatılmış. Niye gecikme oldu diye Adalet Bakanlığı’na soru önergesi de verdik! Mahpuslar kimsesiz, yalnız, çaresiz oldukları için önemli hak ihlallerine uğruyorlar, biz müdahil olup konuyu anlamaya çalıştığımız zaman gerçekten çok ağır hak ihlalleri olduğunu anlıyoruz.” diye konuştu.

DENETİMLİ SERBESTLİK AYRIMCLIĞI

Cezaevlerindeki önemli hak ihlallerinden birinin denetimli serbestlik hakkının verilmemesi olduğunu ifade eden Ömer Faruk Gergerlioğlu, özellikle Afyon T Tipi Cezaevinde kalan mahpusların ailelerinden çok şikayet geldiğini belirtti. Gergerlioğlu, “Adalet Bakanlığı’na Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne buradan tekrar hatırlatıyoruz. Afyon T Cezaevi’nde çok keyfi işler yapılıyor. Gerçekten zulme varan işler yapılıyor, denetimli serbestlikler verilmiyor! Bu uygulamalar konusunda hassasiyetlerini istiyoruz!” dedi.

Konuyu önümüzdeki hafta daha etkin bir şekilde gündeme getireceğini belirten Gergerlioğlu kendisine başvuran örnekleri şöyle sıraladı:

* Afyon T Tipi Cezaevi uyduruk gerekçeler ile insanların denetimli serbestliğini vermiyor. “Eşim Afyon T1 Nolu Cezaevinde denetimlisi beş ay geçti. Kendim bipolar hastasıyım tedavi görüyorum ve artık çocuklarıma bakmakta zorlanıyorum.” diyor bir kadın.

* Yine Düzce Cezaevinde de denetimli serbestlikler verilmiyor. “İzmir de 4 küsur sene yattıktan sonra Düzce’ye nakil gelen birisinin, Düzce Cezaevi’ne yeni nakil geldiği için, yattığı süreleri saymıyorlar, yeni giriş yapmış gibi uygulama yapıp mağdur ediyorlar.” diye başvurular var!

* Tokat Çamlıbel Cezaevindeki yeni gelen infaz hakiminin hukuksuz uygulamalar yaptığına yönelik yoğun şikayetler alıyoruz. KHK mağduru mahkumların denetimli serbestlikten yararlandırılmadığı şikayetleri yoğun bir şekilde geliyor.

AİLE BOYU KANSER

* Yusuf Kurt matematik öğretmeni. 5 yıldır Afyon Bolvadin Cezaevinde. Bu kişinin ailesi büyük mağduriyetler yaşıyor. Oğlu ile görüştüm. Maddi manevi sıkıntılardan dolayı annesi meme kanseri olmuş. Mahpusun babası yine kanser olmuş üzüntülerden dolayı, teyzesi meme kanseri olmuş. Aile boyu kanser hastası. Yusuf Kurt’un 6 Haziran 2021’de denetimli serbestliği gelmiş ve yine çıkarmamışlar.

Düşünün ailenizde kanser hastaları var. Denetimli serbestliğiniz gelmiş, eşiniz kanser hastası ve sizi yine allem edip kallem edip cezaevinden çıkarmıyorlar. 3 kardeşler, 2 kız 1 erkek. “Ben bu süreçte mücadele vermeye çalışıyorum. Umarım siz de mücadeleme destek verirsiniz sayın vekilim.” demiş. Bunlar gerçekten kabul edilecek hadiseler değil. Eşinin engelli raporu var ama 6 Haziran’dan beri denetimli serbestliği verilmiyor.

* Yine Afyon T Tipi Cezaevi. Diyor ki: “Denetimli serbestlik keyfi olarak verilmiyor. Eşim Ramazan Ateş de burada hükümlü. Psikolojik tedavi görüyor. Artık gerçekten kötü ve zor durumda. 23 Ağustos’ta denetimli serbestliği hak ediyor ama halen bu konuda bir gelişme yok. Afyon Cezaevi zaten denetimli serbestlikleri vermiyor.”

* Yine Yargıtay’da bekleyen çok dosya var. Yavuz Üstebay’ın Yargıtay’da süresi dolmak üzere. Yatarının dolmasına 2,5 ay gibi bir süre kalmış ama hala bu kişinin cezası ile ilgili bir işlem yapılmamış. Düşünün 5-6 yıldır bu insanlar cezaevinde ve Yargıtay işlem yapmadığı için beklemek zorunda. Yargıtay işlem yapsa çıkacak ama ülkede çarklar dönmüyor maalesef.

“BEŞ YILDIR CEZAEVİNDE BU NASIL İRTİBAT?”

* Afyon T Tipi, Muhammet Döşer, denetimli serbestlikten yararlanamayan bir mahpus. Onun abisi Yasin Döşer’in bize başvurusu var. Örgütle irtibatı devam ediyor diye kardeşinin denetimli serbestliği verilmemiş. Kardeşi diyor ki: “5 yıldır cezaevinde bu nasıl bir irtibat? Bir insan suçlu olsa ve etkin pişmanlıktan yararlansa baştan olur ve 5 yıl cezaevinde niye yatsın o zaman? Tüm bunları dilekçe ile cezaevini şikayet için yazdığında kendisini tehdit ediyorlar ve bu şikayetlerinin kardeşim hakkında kötü sonuçların olacağını cezaevi yönetimi tehditle kardeşime söylemişler.” Hem haksızlığa uğruyorsunuz hem de bu konuda dilekçe verdiğiniz zaman cezaevi yönetimi sizi tehdit ediyor maalesef.

* Afyon T Tipi Cezaevi’nde Ertuğrul Yalçınkaya’nın denetimli serbestliği 4 ay geçmiş onun da verilmiyor. Çok ağır mağduriyetler.

* Yine başka cezaevlerinden de geliyor. Kocaeli Cezaevi’nde bir Mustafa Onur Yalçın’ın yine denetimli serbestliğinin verilmediği ile ilgili başvurular var.

Ömer Faruk Gergerlioğlu basın toplantısında ayrıca cezaevlerindeki su kesintilerini, devam eden çıplak arama dayatmasını, gardiyanlar tarafından darp edilen mahpusları, pandemi dönemiyle birlikte başlayan açık ve kapalı görüş kısıtlamalarını da dile getirdi.

 

Gündem

İBB’nin 17 milyar lirası ‘beşli çeteye’ akmış

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kasasından, 9 yıllık dönemde, beşli çete olarak bilinen Cengiz, Kalyon, Limak, Kolin ve Makyol İnşaat’a yaklaşık 17 milyar TL ödendiği açığa çıktı.

BOLD – İBB’nin AKP tarafından yönetildiği yıllarda 5’li çeteye birçok ihale verildi. İBB’ye bağlı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Fen İşleri Daire Başkanlığı ve Raylı Sistem Daire Başkanlığı tarafından Cengiz, Kalyon, Limak, Kolin ve Makyol’a, 2010 ile 2018 yılları arasında yaklaşık 17 milyar 100 milyon TL’lik ihale verildi.

EN FAZLA İHALE MAKYOL’A

İBB’nin devasa ihalelerini alan şirketlerin başında Makyol İnşaat geliyor. Makyol’a İBB kasasından birçok alanla ilgili ihale verildi. Verilen ihalelerin toplam bedeli ise 10 milyar TL’yi buluyor.

İBB Yapı İşleri Müdürlüğü’nün 2015 yılında düzenlediği “Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi” ihalesini 2 milyar 235 milyon TL’ye alan Makyol, aynı yıl bir de İBB Altyapı Hizmetleri Müdürlüğü’nden yaklaşık 700 milyon TL’lik “yol, kavşak ve altyapı işi” ihalesi aldı.

Şirket 2017 yılında da hem 3 milyar 49 milyon TL’ye Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt metro hattı ihalesini hem de 1 milyar 828 milyon TL’ye yol, köprülü kavşak ve ortak altyapı inşaatı ihalesini aldı.

METRO İHALELERİ KALYON’A

İBB’den en fazla ihale alan şirketlerinin başında bir de Kalyon İnşaat geliyor. Kalyon İnşaat’a İBB kasasından 2010 ile 2018 yılları arasını kapsayan 9 yıllık dönemde ödenen para yaklaşık 6 milyar 700 milyon TL. Kalyon İnşaat’a İSKİ’den isale hattı inşaatları ve içme suyu tünel inşaatları adı altında, 2010, 2015 ve 2018 yıllarında 1 milyar 507 milyon TL’lik üç ayrı ihale verildi.

KALYON VE KOLİN ORTAKLIĞI

İBB’nin birçok metro hattı inşaatı ihalesi de yine Kalyon’a verildi. İBB’nin 2013 yılında düzenlediği Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattı ile 2015 yılında düzenlediği Dudullu – Bostancı metro hattı ihalesi yaklaşık 2 milyar 700 milyon TL’ye Kalyon İnşaat ve Kolin İnşaat iş ortaklığına verildi.

2016 yılında da Kirazlı-Halkalı metrosu yapımı için düzenlenen ihale yaklaşık 2 milyar 700 milyon TL’ye Makyol İnşaat, Ic İçtaş ve Kalyon İnşaat iş ortaklığına verildi. Ayrıca Kalyon’a 2012 yılında Başakşehir Fatih Terim Stadyumu ihalesi de 134 milyon 946 bin TL bedelle verilirken 2016’da düzenlenen “Kadıköy Fikirtepe İmar ve Ulaşım Yol Ortak Altyapı İnşaatı” ihalesi de 194 milyon 350 bin TL bedelle verildi.

CENGİZ’E 1,6 MİLYAR TL

Birgün gazetesinden İsmail Arı’nın haberine göre kamuoyunda en bilinir şirketler biri olan Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz İnşaat’a da İBB’den metro ihalesi verildi. Şirkete, 2016 yılında İBB’ye bağlı Raylı Sistem Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Kaynarca – Pendik – Tuzla metrosu inşaatı ihalesi 1 milyar 613 milyon TL’ye verildi.

İSKİ İHALELERİ LİMAK’A

Limak İnşaat da AKP döneminde İBB’ye bağlı İSKİ’den milyonlarca liralık ihaleler aldı. Limak İnşaat, İSKİ’den 2017 yılında yaklaşık 144 milyon TL’lik, 2018 yılında da 617 milyon TL’lik ihale aldı. İSKİ kasasından Limak’a bu iki ihaleyle ödenen para ise toplam 761 milyon TL’yi buluyor.

 

 

Okumaya devam et

Gündem

Financial Times: 2023’e kadar seçim olmayacak

Recep Tayyip Erdogan

İngiliz Financial Times gazetesi son anketlere göre muhalefet partilerinin Erdoğan’ın AKP’si ve müttefikleri karşısında öne geçtiğini yazdı. Gazetenin haberinde “Ancak yatırımcılar, Erdoğan’ın yakın zamanda sahneyi terk edeceğini varsaymamalı. 2023’e kadar seçim olmayacak” öngörüsünde bulundu.

BOLD – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), faiz indirimi kararı dış basında gündem olmayı sürdürüyor. Financial Times’ın son yayınladığı analizde, AKP iktidarının zayıfladığına vurgu yapıldı.

TÜSİAD VE ÖMER KOÇ ÜSTÜ KAPALI SALDIRDI

Analizde “TÜSİAD, kalıcı refah düzeyinin sürdürülebilir olması için, Merkez Bankası bağımsızlığı ve temkinli para ve maliye politikası uygulanmasına yönelik çağrıda bulundu. TÜSİAD açıklaması aynı zamanda, Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından Ömer Koç’un ülkedeki yorucu enflasyonu eleştirmesinin hemen ardından geldi” değerlendirmesi yapıldı.

GÜNDEMİ MUHALEFET BELİRLİYOR

Erdoğan’ın ve partisinin güç kaybettiğine vurgu yapılan analizde, “Her ikisi de Erdoğan’a ve yüksek faiz oranlarının enflasyona neden olduğu ve refahın yolunun krediye dayalı tüketimden geçtiği politik inançlarına üstü kapalı ancak sivri saldırılar olarak görülebilir. Aslında bu tür yorumlar yeni değil. Geçmişte de iş dünyasından benzer açıklamalar yapılmıştı. Ancak analistler, momentumun hükümet aleyhine hareket ettiğini ve gündemi muhalefetin belirlediğini söylüyor” değerlendirmesi yapıldı.

AKP GİDEREK UMUTSUZ HALE GELİYOR

Makalede, BlueBay Asset Management’tan Timothy Ash’ın görüşlerine de yer verilerek, “Muhalefet gerçekten kazanabileceklerinden emin. İktidardaki AKP giderek daha da umutsuz hale geliyor. Erdoğan’ın yanılabileceğini düşünüyorlar” ifadeleri kullanıldı.

ERDOĞAN ENFLASYONUN KURBANI OLACAK

Analizde son olarak şu değerlendirmeler kaydedildi:  “Son anketler, muhalefet partilerinin Erdoğan’ın AKP’si ve müttefikleri karşısında öne geçtiğini gösteriyor. 20 yıl önce göreve geldikten sonra Türkiye ekonomisini canlandırmak için çok şey yapan bir zamanların son derece popüler cumhurbaşkanı, ilacını bulmayı büyük ölçüde başaramadığı enflasyonun kurbanı olma riskiyle karşı karşıya. Analistler, hasarın seçmenler tarafından şiddetle hissedildiğini söylüyor. Ancak yatırımcılar, Erdoğan’ın yakın zamanda sahneyi terk edeceğini varsaymamalı. 2023’e kadar seçim olmayacak.”

 

Okumaya devam et

Gündem

Bakan Akar’dan Emine Erdoğan vurgusu

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesini anlatırken Emine Erdoğan vurgusu dikkat çekti. Akar, “Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde gerçekleştirilen ‘Sıfır Atık Projesi’ zaten yurt genelinde uygulanmaya devam ediyor.” dedi.

BOLD – Akar, NATO Karargahı’nda İngiltere, ABD, Yunanistan, İspanya, Polonya, Macaristan, Romanya, İtalya, Slovenya, Letonya ve Bulgaristan Savunma Bakanları ile gerçekleştirdikleri kısa süreli görüşmelerle savunma ve güvenlik alanlarında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmeler sonrası basın toplantısı düzenleyen Akar, gazetecilerin sorularını cevapladı.

NATO’NUN ŞEREFLİ ÜYESİYİZ

Türkiye’nin NATO içindeki sorumluluklarını bugüne kadar yerine getirdiğini, bundan sonra da getirmeye devam edeceğini vurgulayan Akar, “Bazıları bilinçli veya bilinçsiz olarak ‘Türkiye bir yere mi gidiyor’ gibi söylemlerde bulunuyor. Türkiye’nin bir yere gittiği yok. 70 yıldan beri biz NATO’nun şerefli bir üyesiyiz. Sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Bugüne kadar sorumluluklarımızı yerine getirdik bundan sonra da yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

F-16 TEDARİKİ SÜRECİNİ TAKİP EDİYORUZ

Görüşmeler sonrası basın toplantısı düzenleyen Akar, F16 tedarikiyle ilgili, “Teknik çalışma başlatıldı. Süreci takip ediyoruz. Türkiye’nin güçlenmesi aynı zamanda NATO savunmasının güçlenmesi anlamına geliyor” dedi.

EMİNE ERDOĞAN’IN HİMAYESİNE VURGU

NATO toplantısında iklim değişikliğinin de gündeme geldiğini belirten Akar, “Türkiye’nin Paris Protokolü’nü onayladığını hatırlatarak Türkiye’nin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin bunun gereğini yapmaya başladığını ve bundan sonra da yapacağımızı söyledik. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde gerçekleştirilen ‘Sıfır Atık Projesi’ zaten yurt genelinde uygulanmaya devam ediyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin de aktif rol aldığı proje bu alandaki en önemli çalışmalardan biri olma özelliği taşıyor” diye konuştu.

AKP’de yepyeni kavga! Meydanı Hulusi Akar’a bırakmak istemeyen AKP’liler de harekete geçti

Okumaya devam et

Popular

Shares