Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Ortak aday muhalefete yetmez”

Recep Tayyip Erdogan

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, AKP’den kopan büyük bir seçmen kitlesi olduğunu, bu kitlenin gidecek adres bulamaması durumunda sandığa gitmeyeceğini ve iktidarın elinin güçleneceğini söyledi. Ağırdır, muhalefet partilerinin ortak aday veya ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ ittifakı dışında yeni yöntem ve tartışmalara ihtiyacı olduğunu kaydetti.

BOLD – Araştırmacı Bekir Ağırdır, T24’den Murat Sabuncu’ya seçmen hareketleri konusunda değerlendirmede bulundu.

Ağırdır, muhalefetin sadece ortak aday veya ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ üzerine ittifak kurmasının seçimi kazanmaya yetmeyebileceğini, Türkiye’de siyasetin yeni yöntem ve tartışmalara ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Muhalefetin yeni bir siyasi söylem ve yöntem ile ortak bir hikaye yaratamaması ve AKP’den kopan seçmenin sandığa gitmemesi gibi bir durum oluşmasının iktidarı güçlendireceğini kaydeden Ağırdır, HDP’nin önümüzdeki seçimlerde yüzde 15 oy alabileceğini açıkladı.

AKP’den kopan büyük bir seçmen kitlesinin olduğunu vurgulayan Ağırdır, “AK Parti’den kopan seçmen geri dönmeyecektir ama kendilerine umut bağladıkları, güven üretebildikleri bir siyasi ilişki üretemezlerse seçimin dışında kalırlar. Seçime katılma oranının düşmesi de önümüzdeki seçimlerde iktidara yarar” dedi.

AKP’nin oy oranının hala diğer partilerden daha yüksek olduğunu vurgulayan Ağırdır, “Eğer muhalefetteki blok HDP de dahil; kimlikleri aşan bir yerden bir araya gelmezse ve sadece kültürel kimlikler üzerinden bir siyaset yürütürse, muhafazakârlar, sekülerler ve Kürtler üçlüsü içerisinde her zaman muhafazakârlar sayı olarak çoğunluktalar ve o zaman da bütün hata ve yanlışlara rağmen Erdoğan’ın seçimi kazanma ihtimali de vardır” ifadesini kullandı.

HDP YÜZDE 15’E ULAŞABİLİR

Kürtlerin siyaseten dışlanmasının bir bedeli olacağını, sadece muhafazakâr ve sekülerlerin yeni bir hikayede uzlaşmalarıyla huzur bulunamayacağını, Kürtlerin yok sayıldığı bir uzlaşmanın mümkün olmayacağını bildirdi. Ağırdır, şunları söyledi: “Kürtler de kendi ihtiyaç ve talepleri üzerinden bu yeni uzlaşma ve ittifaklara dahil olmadan, yeni bir hayat inşa etme şansımız yok… Dolayısıyla HDP’nin yüzde 13’ten 7’ye düşeceği varsayımı değil, önümüzdeki seçimde HDP’nin kendi doğal seçmeniyle bile yüzde 15’e ulaşma ihtimali söz konusudur. Ve kendilerini mağdur hisseden, derdi olan kimlik talepleri bu kadar güçlenmiş bunca yaşanmışlığıyla gelen Kürt seçmenin de kendilerini yok sayan bir kanada sadece oy vereceklerini düşünmek, elleri mecburmuş gibi davranmak her şeyden önce onurlarına dokunuyor.”

GENÇLERİN YÜZDE 80’İ ÜLKEDEN UMUDUNU KESMİŞ

Benim anlamadığım şey, siyasi aktörlerin elde kalemle siyasi mühendislik hesapları yapıyor olması. Bugün artık Türkiye toplumu, insanı buraları geçti. Ortada gerçek reel bir sorun var. Her gün 270 insan ölüyor pandemi nedeniyle, ülkede gençlerin yüzde 70’i hala bu sabah babasının bırakacağı harçlığa mahkum. Yüzde 80 genç bu ülkeden umudu kesmiş. Böyle bir ülkede bu kadar reel sorunu bırakıp da kültürel kimlikler üzerinden hala siyaset kurgulamaya çalışmak anlaşılmaz. İktidarın başka bir mahareti artık kalmadığı için oradan bir strateji izleyeceği anlaşılıyor. Ama muhalefettekiler, hangi parti olursa olsun, bütün bu kültürel kimlik tuzağına takılıp kalırlarsa o zaman, evet başka ihtimaller söz konusudur. Çünkü kültürel kimlikler üzerinden oynanan bir seçim oyunun sonuçları aşağı yukarı belli.

DİYANET BAŞKANININ AÇIKLAMALARI SEÇİM PROPAGANDASI

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın son günlerdeki açıklamalarının seçim propagandası olduğunu belirten Ağırdır, “Diyanet başkanı üzerinden çok tartışılacak bir şey yok. Bizin araştırmalarımızda diyanetle ilgili şöyle sonuçlar var; toplumda diyanetin din hayatını yöneten bir kurum değil, siyasi bir kurum olduğu kanaati giderek güçleniyor. O nedenle Diyanet’ten memnuniyet oranı yarının altına düşmüş durumda. O nedenle Diyanet İşleri Başkanının açıklamasının siyasi veya dini bir getirisi yok. Burada asıl mesele bütün devlet mekanizmasının, bir iktidar ve seçime dönük hesaplamaların aracına dönüşmüş olması” dedi.

Saray’ın Ali Erbaş planı: Erdoğan’ın değişik hedefleri mi var?

Politika

Osman Kavala bildirisi yayınlayan Büyükelçi’den Gül’e ziyaret

Osman Kavala bildirisi yayınlandığı için AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tepkisini çeken büyükelçi Abdullah Gül’ü ziyaret etti. Finlandiya Ankara Büyükelçisi Ari Maki 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştü.

BOLD – 11. Cumhurbaşkanı Gül, Osman Kavala’nın serbest bırakılması çağrısı yapan 10 büyükelçi arasında yer alan Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Ari Maki’yle görüşme gerçekleştirdi.

Büyükelçi Mari, Abdullah Gül’le yaptığı görüşmeye ilişkin fotoğrafını resmi sosyal medya hesabından paylaşarak “Eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bugün Türkiye üzerine iyi bir konuşma gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.

BUNLARI ÜLKEMİZDE AĞIRLAMA LÜKSÜMÜZ OLAMAZ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına rağmen tutuklu bulunan iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala’nın serbest bırakılması için ABD, Almanya, Fransa, Finlandiya, Danimarka’nın da aralarında bulunduğu 10 ülkenin büyükelçisi ortak bir bildiri yayınlamıştı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyükelçileri ‘istenmeyen adam’ ilan etme sinyali vermişti. Erdoğan, “Söyledim Dışişleri Bakanımıza, bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz. Türkiye’ye böyle bir ders vermek haddinize mi sizin? Kimsiniz siz?” tepkisi göstermişti.

Okumaya devam et

Politika

Cemil Çiçek, Erdoğan’la çay toplamaya giden yüksek yargı başkanlarını 5 yıl sonra eleştirdi

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Cemil Çiçek, yargının içinde bulunduğu durumu eleştirerek, “Baksanıza şimdi kimlerle fotoğrafları çıkıyor, çay toplamaya, zeytin toplamaya bile gidiyorlar” dedi. Çiçek, yargıdaki en önemli sorunun kaliteli hakim ihtiyacı olduğuna işaret etti.

BOLD – Eski TBMM Başkanı ve eski Adalet Bakanı Çiçek, bazı savcı ve yargıçlar hakkında “Baksanıza şimdi kimlerle fotoğrafları çıkıyor, çay toplamaya, zeytin toplamaya bile gidiyorlar” dedi.

Karar gazetesinden İsmet Berkan yargı konusunda kaleme aldığı yazıdan sonra kendisini arayan Çiçek’in “Yargı bağımsızlığı güzel bir slogan ama yargıç kalitesi olmadan içi boş bir laf” dediğini aktardı.

Çiçek’in açıklamalarını Berkan şöyle aktardı:

YARGIÇ ATAMALARINDAKİ HAL KAĞIDI UYGULAMASI KALDIRILDI

“Eskiden hal kağıdı vardı” diye hatırlatıyor, bu uygulama Ak Parti döneminde kaldırıldı. Yargıç ve savcılar için müfettişler onların özel hayatlarına, ilişkilerine vs de bakarak kanaat notu verirdi. Bu uygulama kuşkusuz subjektifti, kişisel garezler veya siyasi saikler bu raporlarda ciddi rol oynuyordu ama biz uygulamayı düzeltmek yerine onu toptan kaldırdık.

“Yargıçlık, savcılık mesleğini seçen kişi, hayatının kısıtlanmasını da kabul etmiş demektir. Öyle herkesle düşüp kalkamaz, birlikte sosyal ortamlar dahil vakit geçirdiği herkese dikkat etmelidir. Hal kağıdı bunun içindi. Ama baksanıza şimdi kimlerle fotoğrafları çıkıyor, çay toplamaya, zeytin toplamaya bile gidiyorlar” diyor Cemil Çiçek. Kastettiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte çay toplayan Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay Başkanları.

TECRÜBESİZ AVUKATLAR HAKİM OLDU

Cemil Çiçek’in yargıya 15 Temmuz sonrası avukatlıktan hakimliğe yapılan atamaları eleştirdiğini belirten Berkan, Çiçek’in “Bir sürü arkadaş avukatlıktan geldi, tecrübesi ve bilgisi eksik” ifadesini kullandı. Berkan, “Çiçek açıkça söylemiyor ama belli ki bu atamalarda siyasetin ve siyasi yakınlığın rol oynamış olmasından, yargıdaki cemaatleşmeden çok da memnun değil.

Çiçek’e göre, yargı hizmetlerini aksatmadan, çağın teknolojik imkanlarıyla yargıç ve savcıları meslek içi eğitime almak, bu eğitimde elde edilecek başarıyı atamalarda bir kıstas haline getirmek mümkün.

Bir de, yargıç ve savcı atamalarında bir puanlama sisteminden söz ediyor Çiçek. “Torpilin, siyasi etkinin atamalarda oynadığı rolü azaltmak için bir objektif puanlama sistemi kurulmalı” diyor.

BAĞIMSIZ YARGI BİR HAYAL

Çiçek’in başka eleştiri ve önerileri de olduğunu ifade eden Berkan, “Meselenin özü şu: Yargıçlarımızın ve savcılarımızın kalitesini arttırmadığımız, onları hukuk bilimiyle donatmadığımız sürece, yargıçlarımız bilimle yükselip kendi fikri bağımsızlıklarını oluşturmadıkları sürece bizim için bağımsız yargı bir hayal” yorumunu yaptı.

Oyları yüzde 4,7’ye çıkan Ali Babacan, Ak trol saldırısına uğradı

Okumaya devam et

Politika

Oyları yüzde 4,7’ye çıkan Ali Babacan, Ak trol saldırısına uğradı

AKP’ye yakın anket şirketi ORC’nin araştırmasında oyları yüzde 4,7’ye yükselen DEVA Partisi, trol saldırısına uğradı. Babacan’ın Ankara’nın Kazan ilçesi ziyaretinden montajlanarak hazırlanan görüntülerde AKP seçmeninin, Babacan’a “Nankör olma. Yüzde 1’le AK Parti’yi indireceksiniz. Sen git çarşaf sat” sözleri yayınlandı.

BOLD – Babacan’ın Kazan ziyaretinden kesilerek hazırlanan görüntüler sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıldı.

SEN ANCA ÇARŞAF SATMAYI BİLİN

Bir vatandaş Babacan’a, “Allah akıl fikir versin. Seni davar çobanı tutan olmadı davar çobanı. Sen anca çarşaf satmayı bilin. Sen git çarşaf sat.” diyor.  Babacan ise memleketi yönetmeye talip olduğunu söylüyor.

YÜZDE 1 OYLA AK PARTİYİ İNDİRECEKSİNİZ

Başka bir vatandaş ise “Şimdi yüzde 1 oyla AK Parti’yi indireceksiniz.” Derken başka bir vatandaş,  “Siz sayın Kılıçdaroğlu’na payanda mı olacaksınız tek başınıza mı geleceksiniz?” diye soruyor.

NANKÖR OLMA SENİ ERDOĞAN GETİRDİ

Başörtülü bir kadın ise Babacan’a “Nankör olmayın. Seni bu hale getiren Tayyip Erdoğan.” dedi. Babacan ise “Biz bu ülkeye sadığız. Olur mu ya ben Ali Babacan’dım ya. Nankör değiliz.” karşılığı verdi.

Bazı vatandaşlar ise Babacan’ın AK Parti’deyken konuşmamasını eleştirdi.

Bülent Arınç’ın ‘kodes’ fıkrası ve Erdoğan Rejimi’nin korku iklimi

Okumaya devam et

Popular

Shares