Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

AKP düşman hukuku: 15 Temmuz’dan sonra 1 milyon 576 bin kişiye terör soruşturması açtılar

15 Temmuz’un yaşandığı 2016 ile 2020 arasında cumhuriyet savcılıkları, TCK’nın 314’ncü maddesinde yer alan silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla 1 milyon 576 bin 566 soruşturma başlattığı ortaya çıktı. DEVA Partili Mustafa Yeneroğlu, ” Düşman hukuku anlayışı ile yüzbinlerce masum insanın hayatı mahvedildi. Zaman adaletsizliklere son verme zamanıdır” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, “Hukukun Sıradanlaşması: Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Yargılamaları” adlı raporunda 15 Temmuz sonrası açılan binlerce hukuksuz soruşturmayı inceledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “KHK ile görevden alınan herkesi görevine iade edeceğim” açıklaması sonrası KHK’lılarla ilgili yeni bir çıkış da DEVA Partisi’nden geldi. DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, 15 Temmuz sonrası terör örgütü üyeliği suçlarından açılan soruşturmalarla ilgili rapor hazırladı.

Raporda, 15 Temmuz sonrası AKP hükumetince Gülen Hareketi mensuplarına TCK’nın 314’ncü maddesi kapsamında açılan terör örgütü üyeliği davalarının hukuk dışı olmasına dikkat çekildi.  Raporda, 2016-2020 arasında cumhuriyet savcılıklarının silahlı terör örgütünden toplamda en az 1 milyon 576 Bin 566 adet soruşturma başlattığı belirtildi.

2016-2020 arası TCK 314. maddeden başlatılan soruşturma sayıları.

BU HUKUKSUZLUKLARIN SON BULMASI İÇİN ADIM ATILMALI

Yeneroğlu, raporla ilgili sosyal medya hesabından, 15 Temmuz sonrası düşman hukuku anlayışı uygulandığını, yüzbinlerce insanın hayatının mahvedildiğini söyledi. Sadece 2016-2019 arasında toplamda en az 1 milyon 367 bin 733 adet silahlı örgüt suçu soruşturması başlatıldığına dikkat çeken Yeneroğlu, ” Bu istatistikler, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra silahlı terör örgütü yargılamalarının çok büyük bir ekseriyetinin ne kadar hukuksuz olduğunun en bariz ispatıdır. Bu hukuksuzlukların son bulması için adım atılması gerekir” dedi. Yeneroğlu, şunları kaydetti: “#15Temmuz darbe teşebbüsü sonrası haklı bir mücadelenin nasıl hukuk dışına çıkartılarak en temel hukuk kurallarının yok sayıldığını ve adaletin yargı eliyle nasıl katledildiğini anlattım. Sonuç: Düşman hukuku anlayışı ile yüzbinlerce masum insanın hayatının mahvedilmesi… Hiç kimsenin mensubiyeti sebebiyle peşinen suçlu ilan edilmediği, adil yargılanma hakkının esas alındığı, yürütmenin suç kategorisi üretme yetkisine sahip olmadığı, herkesin kanun karşısında eşit ve masumiyet karinesine sahip olduğu hukuk devleti çizgisine dönülmeli.”

Raporla ilgili dün yazılı bir açıklama yapan Yeneroğlu, “2016-2020 arasında cumhuriyet savcılıkları silahlı terör örgütünden toplamda en az 1 Milyon 576 Bin 566 adet soruşturma başlatmıştır. Bu istatistikler, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra silahlı terör örgütü yargılamalarının çok büyük bir ekseriyetinin ne kadar hukuksuz olduğunun en bariz ispatıdır” dedi.

‘YARGITAY VE AYM HUKUKSUZLUKLARA ENGEL OLMUYOR’

Yeneroğlu, şunları kaydetti: “Söz konusu sayıların bu kadar yüksek olması, siyasetin baskısı neticesinde Yargıtay’ın ceza hukukunun en temel kurallarını yok sayan içtihatları doğrultusunda açılan soruşturmaların suç işleme kastı olmayan, örgütün nihai hedeflerinden bihaber olan ve herhangi bir suça iştirak etmemiş masum kişilere kadar sirayet etmiş olmasından kaynaklandığı açıktır. Silahlı terör örgütü yargılamaları hukuk devleti ilkelerini zedelemekte, AİHM içtihatlarına tamamen aykırı bir şekilde yürütülmektedir. Ne yazık ki yargı, Yargıtay ve kısmen de Anayasa Mahkemesi bu hukuksuzluklara engel olamamakta, aksine hukuku ayak bağı olarak gören iktidarın korku coğrafyasında onun politikalarına alet olmaktadır.”

ADALETSİZLİKLERİ SON VERME ZAMANI

Yaşanan adaletsizlikler karşısında siyasetçilerin, hukukçuların ve kamuoyunun büyük bir kısmı da kulaklarını tıkamakta ve gözlerini kapatmaktadır. Ancak bu yargılamaların toplumda etkisi çok uzun yıllar sürecek travmalar meydana getirdiği gerçeği, ileriki zamanlarda çok daha hissedilir olacaktır. Bu yüzden zaman adaleti konuşma, silahlı terör örgütü üyeliği yargılamalarındaki adaletsizliklere son verme zamanıdır. Türkiye’nin acilen hukuka ve hukuk devleti ilkelerine dönmesi şarttır.”

BABACAN: BU TABLO UTANÇ VERİCİ

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, sosyal medya hesabından Yeneroğlu’nun açıklamasını paylaşarak, “Bu tablo utanç verici. Bir ülkede 1,5 milyon insan terörle suçlanıyorsa devlet vatandaşıyla kavga ediyor demektir. Yeter artık davalarla, KHKlarla halkı sindirmeye çalışmayın” dedi.

Muhalefetin KHK açılımı Saray’ı harekete geçirdi: 15 Temmuz’a dönüş!

Gündem

Cavit Çağlar, “Türkiye Rusya savaşını ben engelledim” dedi, detay vermekten kaçındı

Daha önce Türkiye ile Rusya arasında uçak krizini çözerek 15 Temmuz’un farklı bir şekilde gelişmesine katkı sunduğunu açıklayan Cavit Çağlar’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Çağlar, Türkiye-Rusya savaşını kendisinin engellediğini öne sürdü.

BOLD – Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizine ilişkin Cavit Çağlar’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Olası bir savaşı kendisinin engellediğini iddia eden Çağlar, detay vermekten kaçındı.

RUSYA-TÜRKİYE ARASINDA ARABULUCULUK YAPTI

Rusya’ya ait SU-24 uçağı, Türk F-16’ları tarafından 24 Kasım 2015’te Suriye sınırını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürüldü. Ankara-Moskova hattında çıkan krize arabuluculuk yapan eski devlet bakanı Cavit Çağlar, bu konuda Independent Türkçe’den Can Bursalı’ya konuştu. Çağlar, kriz süresince AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in söylediklerini birbirlerine ilettiklerini ifade etti.

DETAY VERMEKTEN KAÇINDI

Çağlar, “(Hulusi Akar ile) iyi bir dostluğumuz var. O albayken, İsmail Hakkı Karadayı’nın özel kalem müdürü idi. Ta o günden beri bir dostluğumuz vardı. O bana ‘Durum çok kötü, her an kapışabiliriz’ dedi. Ben de ‘Çözeriz’ dedim. ‘Nasıl çözeceksin?’ dedi. Sonra Rusya’ya gittim. Neyse, daha fazla girmek istemiyorum o konulara. Hulusi Akar eski bir dostum benim. Rusya’da da çok dostum var. Ben dostluğa çok önem veririm” dedi.

15 TEMMUZ’UN AKIBETİ ÇOK FARKLI OLABİLİRDİ

15 Temmuz gecesi ile ilgili Rusya’nın rolü hala tartışılırken, Çağlar bu konuda Saray’a yakın gazeteci Nagehan Alçı’ya 8 Kasım 2017’de şu açıklamayı yapmıştı: “Putin ve Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmasaydı uçak krizi aşılamazdı ve 15 Temmuz’un akıbeti çok farklı olabilirdi:”

PUTİN, DOSTLUK NİŞANI VERDİ

İki ülke arasındaki ilişkiler 24 Kasım 2015’te Türkiye-Suriye sınırında Rus uçağının düşürülmesiyle kopma noktasına gelmiş, Rusya’nın Türkiye’ye uyguladığı ambargo sonucu ticaret ve turizm alanlarında sıkıntılı bir döneme girilmişti. Bu süreçte Türkiye ile Rusya arasında arabuluculuk yapan Çağlar’a 2017 yılında Rusya Devlet Başkanı Putin dostluk nişanı vermişti.

Gazeteci Gültekin: İktidar yüzde 21’lik oyu yüzde 51 yaparsa muhalefet ne yapacak

Okumaya devam et

Gündem

Yardım bahanesiyle Haluk Levent’i de dolandırdılar

Ahbap Derneği ile ihtiyaç sahiplerine yardıma koşan sanatçı Haluk Levent’i dolandırdılar. Yasin isminde bir kişinin yardım vaadinde bulunduğunu anlatan Haluk Levent, “Şimdi Yasin ortada yok. Kandırmış hepimizi. 150 bin ödeme bekleyen çocuklar perişan.” dedi.

BOLD – Konuyu sosyal medya hesabından paylaşan Haluk Levent, “Melis’in fizik tedavisine ömür boyu destek olacaktı. Ben de ona canlı yayında şarkı yazmıştım. İkinci hafta bir yardımda daha bulundu. Şimdi Yasin ortada yok. Kandırmış hepimizi. 150 bin ödeme bekleyen çocuklar perişan. Kandırmış hepimizi” diye yazdı.

YAHU YASİN BULA BULA BİZİ Mİ BULDUN?

Yasin’e tepki gösteren Levent, “Bu twiti atmamak için 1 hafta bekledim. “Belki başına bela gelmiştir zora düşmüştür” diye. Fakat ekibimize verdiği cevaplardan anladık ki bu paralar çocuklara gönderilmeyecek. Ankarada verdiği adres sahte. Yahu Yasin! TV’ye canlı bağlanma hevesin var da bula bula bizi mi buldun?” dedi.

BAŞKA BİR YARDIMSEVER DEVREYE GİRDİ

Mağdur olan çocuklar için Ahbap aracılığıyla birçok aileye destek olan Can K. isimli yardımseverin devreye girdiğini kaydeden “Abi ailelerin tüm sıkıntılarını Pazartesi günü çözüyorum 150 bin TL’yi ailelerin hesabına yatırıyorum ” dedi. Cansın Can! Çok çok teşekkür ediyoruz.” paylaşımı yaptı.

Okumaya devam et

Gündem

Üç çocuk çaldıkları otomobille 900 km yol gitti

Ordu’da, yaşları 15, 13 ve 12 olan üç çocuk, galeriden çaldıkları otomobille İstanbul’a kadar gitti. Arabayla 900 kilometre yolculuk yapan çocuklar polisin plaka takibinde yakalanabildi.

BOLD – Ordu’da, yaşları 15, 13 ve 12 olan 3 çocuk, 28 Kasım’da galeriden otomobil çaldı. İlk olarak iş yeri önündeki aracı çalan çocuklar, 8 kilometre gezdikten sonra tekrar galeriye gelip aracı yol kenarına bıraktı. Ardından iş yeri önündeki başka otomobili alarak uzaklaşan çocukların galeriye girmesi ve araçları çalıştırdığı anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.

3 KİŞİLİK POLİS EKİBİ KURULDU

Çocuklar otomobili alarak, 900 kilometre mesafe yol kat edip İstanbul’a geldi. Ordu emniyeti tarafından görevli 3 kişilik özel ekip, yaşı küçük 3 çocuğa yönelik çalışma başlattı. Çocukların kullandıkları otomobilin kural ihlali yaparak İstanbul’a kadar geldiği tespit edildi. Plaka Takip Sistemine (PTS) yakalanan 3 çocuğun çaldıkları otomobille 30 Kasım’da Mahmutbey gişeler Basınekspres yolunda oldukları belirlendi.

ÇOCUKLARIN SUÇ KAYDI ÇIKTI

İstanbul ve Ordu emniyet müdürlüklerinin yaptığı çalışma sonucu S.Ö., A.T. ve E.K., Zeytinburnu’nda bir adreste yakalanırken, galeriden çaldıkları otomobil ise Bağcılar’da bulundu.

Gözaltına alınan 15 yaşındaki çocuğun 8 suç kaydı, 12 yaşındaki çocuğun 21 suç kaydı, 13 yaşındaki çocuğun ise 68 suç kaydı olduğu ortaya çıktı

 

Okumaya devam et

Popular

Shares