Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Türkiye insanlığa karşı suç işledi, sorumlular ağır cezalar alabilir

Erdoğan Rejiminin hak ihlallerinin yargılandığı Turkey Tribunal Mahkemesi, 5 günün ardından kararını açıkladı. Başkan Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, Tribunal’in Türkiye’de sistematik işkence uygulandığına karar verdiğini belirtti. Tulkens, “Tanıklıklar, uluslararası yargı makamlarına ulaştırılırsa, ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde değerlendirilir ve sanıklar ağır cezalar alabilir” dedi.

BOLD – Turkey Tribunal Mahkemesi, 20 Eylül Pazartesi günü başladığı oturumların ardından bugün kararını açıkladı. Kararda, “Tribunal, Türkiye Hükümeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir” denildi.

Tulkens tarafından okunan karar şöyle:

“- Bu karar hukuki açıdan bir yetkisi olmayabilir ama ahlaki olarak bağlayıcılığı elbette olacaktır. Mahkeme heyeti saygın hakimlerden oluşmaktadır ve Türkiye’ye karşı tarafsızdırlar.

– Ele alınan konular çok sayıda farklı konular olmakla beraber tanıkların yalın anlatımlarına dayanmaktadır.

– Tribunal, tanıkların katılımlarını ve sessizlik duvarlarını yıkması sebebi ile çok önemlidir.

– Tanıkların uğradığı fiziki ve psikolojik işkenceler bağımsız raporları da doğrulamaktadır.

TÜRKİYE, İŞKENCE KONUSUNDA ULUSLARARASI ANLAŞMALARA UYMADI

– 22 Temmuz 2016’da Türkiye hükumeti, işkenceyi yasaklayan anlaşmadan bir süreliğine muaf tutulmak istemiştir. Böylesi bir muafiyet söz konusu dahi olamaz.

– Tribunal, tanıkların yanı sıra, eşleri ve çocuklarının da tecavüz ve işkenceye tabi tutulacaklarına dair anlatımları ciddiyetle incelemiştir.

– Tribunal, Türkiye Hükumeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir.

AKP HÜKUMETİ, ZORLA KAÇIRILMALAR KONUSUNDA SUÇLU BULUNDU

– Tribunal, Türkiye Hükumeti’nin ‘zorla kaçırılmalar’ konusunda suçlu bulmuştur. Türkiye Hükumeti’nin zorla kaçırılmalar ve zorla yok etmelerin söz konusu olduğu açıkça görmüştür.

– Tribunal, Türkiye’deki Basın ve ifade özgürlüğü konusunda devlet eliyle yapılan bir baskıyı net olarak görmüştür.

– Trübunal, muhalif gazetecilerin baskı altına alındıklarını, hükumet yanlısı yayın yapmadıkları için terör örgütleri ile ilişkiliymiş gibi gösterildiklerini tespit etmiştir.

– Tribünal, Türkiye Devletinin basın özgürlüğü ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği net olarak görmüştür.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI KALKMIŞ, MEMURLARIN İŞLEDİĞİ SUÇLAR CEZASIZ KALMIŞTIR

– Türkiye’de, devlet görevlileri tarafından işlenen suçlar konusunda isteksiz davrandıkları ve bu suçların cezasız kaldığı görülmektedir.

– İnsan Hakları ihlalleri ile ilgili yargı sürecinin sağlıklı yürümediği görülmektedir. Bu da vatandaşların yargının bağımsızlığı ve ve adalete erişimini engellemektedir.

– Tribünal, Türkiye Devletinin, cezasızlık ve adalete erişim ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği net olarak görmüştür.

– Tribünal’in kaygı ile belirtmek istediği nokta şudur: Mevcut hukuki çerçeve yeterli teminat noktaları sunuyormuş gibi görünse de bu teminat, Gezi Parkı olayları ve 17-25 yolsuzluk soruşturmaları sürecinde maalesef işletilmemiştir.

– Yasalarda yapılan sürekli tadilatlar, yargı bağımsızlığını azaltmış ve yaralamıştır. Tribünal Şubat 2013’teki HSYK yasasında yapılan değişiklik HSYK’nın bağımsızlığını ortadan kaldırmıştır.

– 4560 hakim ve savcının HSYK’nın hazırladığı bir liste ile görevden alınması, yargı önüne çıkarılmaksızın terör örgütü ile ilişkilendirilerek görevden el çektirilmiş tutuklanmış ve/veya ihraç edilmiştir bu da yargının korkutulması ve sindirilmesi anlamını taşımaktadır.

ULUSLAR ARASI YARGIDA SANIKLAR AĞIR CEZA ALABİLİR

– Tribunal, Türkiye’deki savunma hakkının ciddi olarak sınırlandırıldığı görülmüştür. Bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmalarla üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediğini gözlemlemiştir.

– Darbe girişiminden bu yana işkence ve zorla kaybetme olayları sistematik ve örgütlü bir şekilde gerçekleşmiştir.

– Ağır insan hakları ihlallerinin sonuçlarının uzun vadede mağdurların hayatlarını etkileyecekleri açıktır.

– Türkiye’de 15 Temmuz 2016’dan sonra Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri, işkence ve zorla kaybetmeler ve insan kaçırmalar münferit (bireysel) olarak görülemez, Tribünalin görüşü Türkiye’de işlenen bu suçların, yaygın ve sistematik olarak yapıldığı şeklindedir.

– Tribünal sırasında yapılan tanıklıklar ve sunulan raporlar, uluslararası yargı makamlarına ulaştırılırsa, tüm bu suçların ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde değerlendirilir ve sanıklar ağır cezalar alabilir.”

 

Dünya

Kavala bildirisi yayınlayan büyükelçiler: Türkiye’ye ağır yaptırımlar gelebilir

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına rağmen cezaevinde tutulan iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması için ortak bildiri yayımlayan Avrupalı 10 büyükelçi, yaptırım uyarısında da bulundu. Büyükelçiler, Kavala’nın serbest bırakılmaması durumunda Türkiye’nin ağır yaptırımlarla karşılaşacağını söyledi.

BOLD – Dışişleri Bakanlığı’na çağrılan aralarında ABD, Almanya, Fransa, Danimarka gibi 10 ülkenin büyükelçisi Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkesinin ihlâl edildiğine ve Kavala’nın tutukluluğunun hukuk dışı olduğuna ilişkin görüşlerinden geri adım atmayacaklarını söylüyor.

BİZ GÖREVİMİZİ YAPMAYI SÜRDÜRECEĞİZ

DW Türkçe’ye konuşan büyükelçiler, “Biz görevimizi yapıyoruz, yapmayı da sürdüreceğiz. AİHM kararları bağlayıcıdır. Türkiye’ye yükümlülüklerini hatırlatıyoruz. AİHM kararı gereği Kavala serbest bırakılmalı. Türkiye, Kavala’yı neden serbest bırakmadığını açıklamak zorunda. Kavala serbest bırakılmazsa Türkiye’nin ağır yaptırımlarla karşılaşması kaçınılmaz” açıklamasını yaptı.

HUKUKİ KARŞILIĞI OLACAK

İnsan hakları alanında uzman olan hukukçu Kerem Altıparmak, büyükelçilerin Türkiye’ye Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin ‘ihlâl prosedürü’ başlatacağına ilişkin hatırlatmasının ve uyarılarının ‘çok önemli’ olduğunu belirtirken, “Büyükelçiler bıçağın kemiğe dayandığını açıkça Ankara’ya söylüyorlar. Bakanlar Komitesi bir ay sonra AİHM’e başvuru yapacak ve Türkiye için yeni bir ihlâl kararı daha çıkacak. Elbette bunun hukuki bir karşılığı da olacak” değerlendirmesi yapıyor.

TÜRKİYE CİDDİ YAPTIRIMLARLA KARŞILAŞACAK

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) AB Direktörü Nilgün Arısan Türkiye’nin vakit kaybetmeden büyükelçilerin uyarısını dikkate almasını ve Kavala için verilmiş AİHM kararını uygulamasını istiyor. Türkiye’ye ortak çağrı yapan büyükelçilerin Avrupa Konseyi ülkelerinin büyükelçileri olduğunu anlatan Arısan, “Kavala davası iddianamesinin ciddi bir temele dayanmadığı uzun zamandır gündemde. Bu büyükelçiler AİHM kararlarına uymadığı için Türkiye’nin dikkatini çekmekle görevlendirilmiş durumdalar. Eğer Türkiye kendisine yapılan uyarıları dikkate almazsa elbette ki ciddi yaptırımlarla karşılaşacak. Avrupa Konseyi, Türkiye için daha ciddi bir soruşturma prosedürü başlatabilir. Bugüne kadar başlatmamıştı” dedi.

BERAAT ETMESİNE RAĞMEN BIRAKILMADI

Hükümetin Gezi olaylarının planlayıcısı olduğunu öne sürdüğü Osman Kavala 2017’den beri tutuklu bulunuyor. 30. Ağır Ceza Mahkemesi, şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırma dahil pek çok suçlamayla karşı karşıya kalan Kavala’nın Gezi Parkı olayları nedeniyle yargılandığı davada 2020’de beraat ve tahliye kararı verdi. Ancak Kavala aynı gün 15 Temmuz darbe girişimi davası kapsamında yeniden tutuklandı. AİHM’in Osman Kavala için 10 mART 2019’da aldığı derhal tahliye kararı Mayıs 2020’de kesinleşmişti. Ancak Türkiye AİHM kararını bugüne kadar uygulamadı. Kavala’nın davası 2021’de Gezi davası ve Çarşı grubu davalarıyla birleştirildi.

Dışişleri’nden 10 büyükelçiye Kavala tepkisi: Hadsiz açıklama

Okumaya devam et

Dünya

Frankfurt Kitap Fuarı açıldı: Sürgündeki gazeteciler tutsak meslektaşlarını anlatacak

Türkiye’de susturulmaya çalışılan gazeteciliğin sesi olmak için Uluslararası Gazeteciler Derneği (International Journalists Association) Frankfurt Kitap Fuarında stand açtı. 300 bin ziyaretçinin geldiği Fuarda Türkiye’deki gazetecilere yönelik hak ihlalleri anlatılacak.

BOLD – Uluslararası Gazeteciler Derneği, 110 Ülkeden 7 bin 140 katılımcı kuruluş ve 300 bini aşkın ziyaretçi ile alanında dünyanın en büyüğü, Frankfurt Kitap Fuarında stant açtı. Messe’deki 3 nolu bina 1. kattaki  F97 numaralı stantta Türkiye’de gazeteciliğin içinde bulunduğu durum sergilenecek.

KİTAPLARA KONU OLAN TÜRKİYE’DE YAŞANAN OLAYLAR

Fuarda Türkiye’deki gazetecilere yönelik hak ihlallerine dikkat çekilecek. Ana tema ise ‘Geçmişi anlatan bu kitaplardaki olaylar şu anda Türkiye’de yaşanıyor.’ olarak belirlendi.

SUÇLU KİTAPLAR ÖZEL RAPORU AÇIKLANACAK

Türkiye’de cezaevlerinde tutuklu bulunan gazetecilere destek için sessiz yürüyüş eylemi de yapılacak. Medya özgürlüğü ve faaliyetleri hakkında video gösterimi ziyaretçilere sunulacak. Tutuklu gazetecilerin anlatıldığı Almanca broşür dağıtımı yapılacak. Ayrıca ilk kez Solidarity With Others ile birlikte hazırlanan Suçlu Kitaplar özel raporu açıklanacak.

Fuarı ziyaret etmek isteyenler 23-24 Ekim tarihindeki halk günlerini de tercih edebilirler.

Sürgündeki gazeteciler, Frankfurt Kitap Fuarı’nda tutuklu meslektaşlarının sesi olacak

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan’ın, lüks Mercedes sevdası: Afrika’ya da götürdü

Resmi ziyaretler için gittiği dünyanın en yoksul kıtası Afrika’ya 40 milyon liralık Mercedes S600 Guard model araçlarını da götüren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu Saray, gelecek yıl 25 yeni lüks araç daha alacak. 

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Afrika ülkeleri Angola, Togo ve Nijerya ziyaretleri bugün sona eriyor. 4 gün süren Afrika turuna kalabalık bir heyetle giden Erdoğan, daha önceki yurtdışı ziyaretlerinde olduğu gibi Afrika’ya da makam araçlarını götürdü.

YOKSUL BAŞKENTLERDE 40 MİLYON LİRALIK MAKAM ARACIYLA GEZDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel uçak “TUR” ile TSİ 22.30’da Togo’nun başkenti Lome’den Nijerya’ya hareket etti. Erdoğan, Gnassingbe Togo Cumhurbaşkanı Faure Essozimna Gnassingbe tarafından Eyadema Uluslararası Havalimanı’ndan uğurlandı. Erdoğan’ı uğurlama töreninde Türkiye’den götürülen Edrdoğan’ın 40 milyon liralık makam aracı Mercedes S600 Guard da karede yer aldı.

MAKAM ARACINI ABD’YE DE GÖTÜRMÜŞTÜ

Geçen ay Birleşmiş Milletler genel kurulu için gittiği ABD’ye makam araçlarını götüren Erdoğan’ın zırhlı Mercedes’inin New York’a taşınmasının bedeli 270 bin dolara mal olmuştu. Arabalar Afrika’ya da Türk Hava Kuvvetleri’ne ait askeri kargo uçağı ile Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Angola’ya taşındı. Erdoğan’ın gittiği diğer ülkelerde makam araçları kendisinden önce hazır edildi.

ZIRHLI MERCEDES’İN HER BİRİ 40 MİLYON TL

Erdoğan makam arabasını olarak kullandığı “S600 Guard” model Mercedes’in millete maliyeti ise 40 milyon TL’ye yaklaşıyor. İkiz turbo motora sahip bu araçlarda patlasa bile yoluna devam eden lastikler bulunuyor. Gaz saldırılarına karşı temiz hava sistemi bulunan araçlarda hiçbir mermi ile kolay parçalanmayan çift cam yer alıyor.

25 YENİ ARAÇ DAHA ALINACAK

Lüks uçak ve araba filosuyla tepki çeken AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022 yılında da araç alımını sürdürecek. Devlet bütçesinden Cumhurbaşkanlığı’na gelecek yıl için 3.8 milyar TL ödenek ayrılacak. Gelecek yıl Cumhurbaşkanlığı’na 25 binek otomobil, iki minibüs ile iki panel daha alınacak. Taşıtların özellikleri, fiyatı bu kurumun üst yöneticileri tarafından belirlenecek.

AB’den Dışişlerini kızdıran Türkiye raporu: Yargı bağımsız değil, demokratik gerileme sürüyor

Okumaya devam et

Popular

Shares