Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Cezaevlerinde mahpusların yüzde 91’i aşılandı: Açık görüş yasağı ne zaman kalkacak?

Adalet Bakanlığı, hükümlü ve tutukluların yüzde 91’inin birinci doz aşıyı yaptırdığını, ikinci doz aşı yaptıranların oranının ise yüzde 80 olduğunu açıkladı. Mahpusların büyük çoğunluğunun aşılanması, koronavirüs nedeniyle getirilen açık görüş yasağının ne zaman kaldırılacağı sorusunu gündeme getirdi. Avukat Levent Mazılıgüney, “Tutuklu ve hükümlüler yüzde 90 oranında aşılanmış durumdayken açık görüş yasağının mantıklı bir izahı yok” dedi.

BOLD –  Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, hükümlü ve tutukluların yüzde 91’inin birinci doz aşıyı yaptırdığını, ikinci doz aşı yaptıranların ise yüzde 80 olduğunu açıkladı. Açıklamada, 14 Mart 2020’den bu yana 18 hükümlünün Kovid-19’dan vefat ettiği bildirildi.

Cezaevlerinde Mart 2020’den itibaren Kovid-19 pandemisi gerekçe gösterilerek açık görüş yaptırılmıyor. Mahpus yakınları 1,5 yıldır ailelerine sarılamıyor.

Adalet Bakanlığı, dün Kovid-19 pandemisi nedeniyle cezaevlerinde alınan tedbirlerle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, aşılama oranlarına yer verilerek, “2021 yılı ekim ayında hükümlü ve tutuklulara her defasında 2 yakını ile 2 kez ziyaret yaptırılması kararı alınmıştır.” denildi. Bakanlığın açıklamasında, ziyaret hakkının açık mı kapalı görüş mü olacağına dair bir bilgi paylaşılmaması nedeniyle, görüşlerin kapalı yapılmaya devam edileceği şeklinde yorumlandı.

AÇIK GÖRÜŞ YASAĞININ İZAHI YOK

Avukat Levent Mazılıgüney, tutuklu ve hükümlülerin büyük çoğunluğunun aşılandığını belirterek, açık görüş yasağının kaldırılması gerektiğini söyledi. Öteki Hareketi’nin sosyal medya hesabına açıklama yapan Mazılıgüney, şunları belirtti: “Hemen yanı başımızdaki İran pandemi koşulları nedeniyle cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yaşam hakları devlete emanettir diyerek, yaşam haklarının korunması için onbinlerce tutukluyu serbest bıraktı. Zira tutukluluk bir tedbirdir. Tutuksuz yargılama esastır. İran gibi bir ülke bunu uygulamışken Türkiye infaz düzenlemesiyle gerçek suçluları dışarı bırakıp siyasi suç isnat edilenleri ise bırakmadı. Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin çok büyük çoğunluğu yüzde 90 oranında aşılanmış durumda. Aşı karşıtları bile herhangi bir tedbir alınmaksızın rahatlıkla miting yaparken, otobüsler, metrobüs tıklım tıklım doluyken, siyasi partiler her türlü toplantıyı yaparken cezaevinde tutuklu ve hükümlülerin aileleriyle açık görüş yapamamalarının mantıklı bir izahı yoktur. Bu görüşmelere gerekli tedbirleri alarak sağlamak cezaevi idarecilerinin sorumluluğundadır. Aksi durum özel hayata saygı hakkının ihlali olacaktır.”

Adalet Bakanlığının açıklamasında, 30 Eylül 2021 tarihi itibariyle 369 açık ceza infaz kurumundaki 88 bin 767 hükümlüye Kovid-19 izni verildiği ifade edildi.

851 KİŞİDE KOVİD TESPİT EDİLDİ

Cezaevlerinde koronavirüse yakalanan tutuklu ve hükümlülere ilişkin de bilgi verilen açıklamada, 369 ceza infaz kurumundan 115’inde pozitif vakanın bulunduğu, 851 kişide Kovid-19’un tespit edildiği, hastanede tedavi altına alınan 70 hükümlü ve tutukludan birinin yoğun bakımda olduğu kaydedildi. 781 hükümlü ve tutuklunun tedavilerine cezaevinde devam edildiği, bu kişilerin herhangi bir semptomunun bulunmadığı, sağlık durumlarının iyi olduğu savunuldu.

18 HÜKÜMLÜ KORONAVİRÜSTEN VEFAT ETTİ

Açıklamada, 18 hükümlünün Kovid-19’dan vefat ettiği bildirildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:”Koronavirüs salgınından etkilenen hükümlü/tutukluların yakınlarına, sağlık durumları ile ilgili bilgilendirme Sağlık Bakanlığı ve ceza infaz kurumları müdürlükleri tarafından düzenli olarak yapılmaktadır. Yine Cumhuriyet Başsavcılıklardan alınan bilgilere göre, Kovid-19 salgınının ülkemizde etkili olduğu 14 Mart 2020’den bu yana hayatlarını kaybeden 27 hükümlü/tutuklunun kronik rahatsızlıkları nedeniyle salgın öncesinde veya salgın sırasında hastanelerde tedavi edildikleri, 18 hükümlünün Kovid-19 virüsüne bağlı olarak bağışıklık sistemlerinde gelişen komplikasyonlar sebebi ile vefat ettiği tespit edilmiştir.”

KHK’lıyı KGÇ koduyla fişledikten 3 yıl sonra ihraç ettiler

Gündem

AKP’li Beyoğlu Belediyesi, veremle mücadele parasına çökmüş

AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin kanun gereği Veremle Savaş Derneği’ne aktarması zorunlu olan 2 milyon 685 bin TL’yi derneğe aktarmadığı tespit edildi. AKP’li Belediye, İistanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de 21 milyon 451 bin TL’sine çökmüş.

BOLD – Belediyelerin 2020 yılı faaliyetlerini denetleyen Sayıştay’ın İstanbul’daki AKP’li ilçe belediyelerine ilişkin denetim raporlarında çarpıcı bulgulara yer verildi. AKP’li Beyoğlu, Çekmeköy, Sultangazi ve Zeytinburnu Belediyesi’ni denetleyen Sayıştay denetçileri birçok usulsüzlük tespit etti.

Birgün Gazetesi’nde yer ala habere göre, AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin Veremle Savaş Derneği’ne aktarması ‘zorunlu olduğu halde’ milyonlarca lirayı göndermediği açığa çıktı.

Sayıştay’ın Beyoğlu Belediyesi 2020 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu’nda yer alan bilgilere göre, belediyelerin tahsil ettikleri eğlence vergisi hasılatının yüzde 10’unu verem savaşı için ayırıp belediye sınırları içerisinde yer alan Verem Savaş Derneği teşkilatına vermesi gerekiyor. Ancak, Sayıştay denetçilerinin yaptığı incelemede AKP’li Belediye Beyoğlu Belediyesi’nin 2 milyon 685 bin 515 TL’yi Veremle Savaş Derneği’ne aktarmadığı tespit edildi.

Belediye yöneticileri, Sayıştay denetçilerine Verem Savaş Derneği’ne ayrılan payların İller Bankası payından kesilerek aktarıldığını ifade etse de yapılan ödemeye ilişkin bir bilgi veya belge sunamadı.

İBB’YE GÖNDERİLMESİ GEREKEN PARAYA DA ÇÖKMÜŞLER

Denetim raporuna göre, Beyoğlu Belediyesi tarafından tahsil edilen çevre ve temizlik vergisinin yüzde 20’sinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) aktarılması gerekiyor. Ancak Sayıştay denetçileri, AKP’li Beyoğlu Belediyesi tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisinin yüzde 20’si ve bunlara ait gecikme zammı olan 21 milyon 451 bin TL’nin İBB’ye aktarılmadığı tespit etti.

Yardım bahanesiyle Haluk Levent’i de dolandırdılar

Okumaya devam et

Gündem

Cavit Çağlar, “Türkiye Rusya savaşını ben engelledim” dedi, detay vermekten kaçındı

Daha önce Türkiye ile Rusya arasında uçak krizini çözerek 15 Temmuz’un farklı bir şekilde gelişmesine katkı sunduğunu açıklayan Cavit Çağlar’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Çağlar, Türkiye-Rusya savaşını kendisinin engellediğini öne sürdü.

BOLD – Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizine ilişkin Cavit Çağlar’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Olası bir savaşı kendisinin engellediğini iddia eden Çağlar, detay vermekten kaçındı.

RUSYA-TÜRKİYE ARASINDA ARABULUCULUK YAPTI

Rusya’ya ait SU-24 uçağı, Türk F-16’ları tarafından 24 Kasım 2015’te Suriye sınırını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürüldü. Ankara-Moskova hattında çıkan krize arabuluculuk yapan eski devlet bakanı Cavit Çağlar, bu konuda Independent Türkçe’den Can Bursalı’ya konuştu. Çağlar, kriz süresince AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in söylediklerini birbirlerine ilettiklerini ifade etti.

DETAY VERMEKTEN KAÇINDI

Çağlar, “(Hulusi Akar ile) iyi bir dostluğumuz var. O albayken, İsmail Hakkı Karadayı’nın özel kalem müdürü idi. Ta o günden beri bir dostluğumuz vardı. O bana ‘Durum çok kötü, her an kapışabiliriz’ dedi. Ben de ‘Çözeriz’ dedim. ‘Nasıl çözeceksin?’ dedi. Sonra Rusya’ya gittim. Neyse, daha fazla girmek istemiyorum o konulara. Hulusi Akar eski bir dostum benim. Rusya’da da çok dostum var. Ben dostluğa çok önem veririm” dedi.

15 TEMMUZ’UN AKIBETİ ÇOK FARKLI OLABİLİRDİ

15 Temmuz gecesi ile ilgili Rusya’nın rolü hala tartışılırken, Çağlar bu konuda Saray’a yakın gazeteci Nagehan Alçı’ya 8 Kasım 2017’de şu açıklamayı yapmıştı: “Putin ve Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmasaydı uçak krizi aşılamazdı ve 15 Temmuz’un akıbeti çok farklı olabilirdi:”

PUTİN, DOSTLUK NİŞANI VERDİ

İki ülke arasındaki ilişkiler 24 Kasım 2015’te Türkiye-Suriye sınırında Rus uçağının düşürülmesiyle kopma noktasına gelmiş, Rusya’nın Türkiye’ye uyguladığı ambargo sonucu ticaret ve turizm alanlarında sıkıntılı bir döneme girilmişti. Bu süreçte Türkiye ile Rusya arasında arabuluculuk yapan Çağlar’a 2017 yılında Rusya Devlet Başkanı Putin dostluk nişanı vermişti.

Gazeteci Gültekin: İktidar yüzde 21’lik oyu yüzde 51 yaparsa muhalefet ne yapacak

Okumaya devam et

Gündem

Yardım bahanesiyle Haluk Levent’i de dolandırdılar

Ahbap Derneği ile ihtiyaç sahiplerine yardıma koşan sanatçı Haluk Levent’i dolandırdılar. Yasin isminde bir kişinin yardım vaadinde bulunduğunu anlatan Haluk Levent, “Şimdi Yasin ortada yok. Kandırmış hepimizi. 150 bin ödeme bekleyen çocuklar perişan.” dedi.

BOLD – Konuyu sosyal medya hesabından paylaşan Haluk Levent, “Melis’in fizik tedavisine ömür boyu destek olacaktı. Ben de ona canlı yayında şarkı yazmıştım. İkinci hafta bir yardımda daha bulundu. Şimdi Yasin ortada yok. Kandırmış hepimizi. 150 bin ödeme bekleyen çocuklar perişan. Kandırmış hepimizi” diye yazdı.

YAHU YASİN BULA BULA BİZİ Mİ BULDUN?

Yasin’e tepki gösteren Levent, “Bu twiti atmamak için 1 hafta bekledim. “Belki başına bela gelmiştir zora düşmüştür” diye. Fakat ekibimize verdiği cevaplardan anladık ki bu paralar çocuklara gönderilmeyecek. Ankarada verdiği adres sahte. Yahu Yasin! TV’ye canlı bağlanma hevesin var da bula bula bizi mi buldun?” dedi.

BAŞKA BİR YARDIMSEVER DEVREYE GİRDİ

Mağdur olan çocuklar için Ahbap aracılığıyla birçok aileye destek olan Can K. isimli yardımseverin devreye girdiğini kaydeden “Abi ailelerin tüm sıkıntılarını Pazartesi günü çözüyorum 150 bin TL’yi ailelerin hesabına yatırıyorum ” dedi. Cansın Can! Çok çok teşekkür ediyoruz.” paylaşımı yaptı.

Okumaya devam et

Popular

Shares