Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İbrahim Kalın’a utanç verici cübbe: Kayyım atanan İpek Üniversitesi’nden onursal doktora aldı

AKP iktidarı tarafından mal varlığına el konulan İpek Holding’in sahibi Akın İpek’in kurduğu İpek Üniversitesi, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a onursal doktora verdi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 15 Temmuz’dan sonra kayyım atanan İpek Üniversitesi’nde dün gerçekleştirilen 2021-2022 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Törende Kalın’a onursal doktora unvanı verildi.

Kalın, kayyım atandıktan sonra KHK ile kapatılan İpek Üniversitesi’nin kampüsünün içinde bulunan Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde düzenlenen törende özgürlük ve sanat üzerine bir konuşma yaptı.

Gençlere akıl, erdem ve özgürlüğün ne demek olduğunu anlatan Kalın, “Özgürlük nefsinize hoş gelen, aklınıza gelen her şeyi yapma kabiliyeti değildir. Özgürlük akıl ve erdem ile kendinizi gerçekleştirme sürecidir. O yüzden Türkçe’de özgürlük kelimesi “özü-gürlük”ten gelir. Özünüzü gürleştiren şey, sizi özgür kılan şeydir. Keyfi olarak her istediğinizi yapmak hiçbir zaman özgürlük değildir.” dedi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine Ankara 3. Sulh Hukuk ile 4. Sulh Hukuk mahkemeleri, İpek Üniversitesi’ne Temmuz 2016’da kayyım atamıştı.

Törene AKP İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı da katıldı.

“MÜSLÜMAN HANIMEFENDİLER ÇALINTI OKULDA”

AKP iktidarı tarafından mal varlığına el konulan İpek Holding’in sahibi Akın İpek ve eşi Nevin İpek, dört yıl önce İpek Üniversitesi’nden bir fotoğraf paylaşan AKP MKYK Üyesi Sezer Katırcıoğlu’na tepki göstermişti.

AKP Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’un aynı yerleşke içinde bulunan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektör Yardımcısı olan eşi Prof. Sevgi Kurtulmuş’u makamında ziyaret ettiği bir fotoğrafı 2017 yılında hem Twitter hem Facebook hesabından paylaştı.

Radiye Sezer Katırcıoğlu ve Sevgi Kurtulmuş (sağda).

Katırcıoğlu paylaşımında “Fetöş haini. Milletin dini duygularını istismar ederek aldığı himmet paraları ile yaptığı ABD tarzı binalar. Şu an Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi” dedi. Bu mesaja Akın İpek Twitter’dan “ABD tarzı diye bir mimari tarz yoktur.” diye cevap verdi.

Akın İpek’i eşi Nevin İpek ise ziyaret ettiği Rektör Yardımcısı Sevgi Kurtulmuş ile makamında çekilen fotoğrafı paylaşan Katırcıoğlu’na, “Müslüman hanımefendiler, çalıntı bir okulda, benim seçtiğim kanepede otururken… İnsanların ne kadar kötü olduğunu görmek beni hiç şaşırtmıyor. Fakat bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce hayretler içinde kalıyorum. Sezer Hanım attığınız o iftirayı belgeyle ispatlamak başınızdaki o örtüye borcunuz artık” diye tepki gösterdi. AKP’li Katırcıoğlu daha sonra Nevin İpek’i engelledi.

Erdoğan, İnterpol’ü etkilemek için sınırsız diplomatik imtiyaz tanıdı

Gündem

Erdoğan Gül’ü affetti, ya hakkına girdiği masumlar?

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan affını talep eden Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ü affetti. Gül, kendi döneminde yapılan skandal uygulamalar ve hukuksuzluklarla adını tarihe yazdırdı.

BOLD – Abdulhamit Gül, Adalet Bakanlığı görevinden alındı. Yerine eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ atandı. Erdoğan Gül’ü affettiğini açıkladı ancak Gül’ün uygulamalarının mağduru olan yüzbinlerce kişi ile bu hukuksuzluklar sonrası yaşamını yitirenler eski Adalet Bakanı’nı affedecek mi? İşte Gül’ün bakan olduğu dönemin mağdurlarından bir kaçı…

GÜLEN HAREKETİ MENSUPLARINA SOYKIRIM UYGULANDI

15 Temmuz’dan yaklaşık 1 yıl sonra Adalet Bakanlığı koltuğuna oturan Gül, 15 Tammuz sonrasında Gülen Hareketi mensuplarına yönelik yürütülen hukuksuz uygulamaları sürdürdü. Bu süreçte yüzbinlerce kamu görevlisi ve akademisyen savunma hakkı verilmeden ihraç edildi. Yüzbinlerce asker, polis ve sivil tutuklandı. Yargılamalar skandala dönüşürken, emniyet ve cezaevlerinde işkence iddiaları hiç eksik olmadı.

CEZAEVİNDE PLASTİK SANDALYEDE ÖLDÜ

Gül’ün bakanlığı döneminde yaşanan çok sayıda ölümlerden hafızalara kazınanlardan biri de 29 Ağustos 2020’de Şebinkarahisar K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan nakledildiği Gümüşhane Cezaevi’nde hayatını kaybeden KHK’lı Komiser Yardımcısı Mustafa Kabakçıoğlu’nun plastik sandalyede ölümü. Kabakçıoğlu’nun cesedi, cezaevi infaz memurları tarafından, hücrede bir plastik sandalyede oturur vaziyette bulundu. Kabakçıoğlu’nun ölüm hakkında sorumlular adalet önüne çıkarılmadı.

İLAÇLARI VERİLMEDİ HAYATINI KAYBETTİ

Gül’ün bakanlığı döneminde cezaevinde yaşanan ölümlerden biri de Ordu Cezaevinde hayatını kaybeden Kuran-ı Kerim öğretmeni Nesrin Gençosman. 1 Haziran 2018’de tutuklanıp Ordu Efirli Cezaevine gönderilen Kur’an-ı Kerim öğretmeni Nesrin Gençosman, tedavisi geciktirildiği ve dilekçeleri zamanında dikkate alınmadığı için 3 Temmuz 2018 salı gecesi zatürreye bağlı kalp krizi sebebiyle cezaevinden Ordu Devlet Hastanesine kaldırıldı. İlaçları sevk edildiği gün verildi. 8 gün yoğun bakımda kalan Gençosman 11 Temmuz 2018’de hayatını kaybetti.

TEDAVİSİ GECİKTİRİLDİ, YAŞAMINI YİTİRDİ

Gençosman gibi yine cezaevinde ilaçları verilmediği için ölenlerden biri de İngilizce öğretmeni Halime Gülsu. İlaçları verilmediği ve tedavisi geciktirildiği için tutuklu bulunduğu Tarsus Cezaevinde 28 Nisan 2018’de hayatını kaybeden İngilizce öğretmeni Halime Gülsu’nun ölümüne dair Mersin TEM’deki görevliler ve Tarsus Devlet Hastanesi doktoru hakkında başlatılan soruşturmayı Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı 16 Mayıs 2019’da ‘kovuşturmaya gerek yoktur’ diyerek takipsizlik kararıyla kapattı. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı ise cezaevi görevlileriyle ilgili açılan soruşturmayı 18 Mart 2019’da kapattı.

Adalet Bakanı istifa etti, yerine yeniden Bekir Bozdağ atandı

Okumaya devam et

Gündem

Adalet Bakanı istifa etti, yerine yeniden Bekir Bozdağ atandı

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül istifa etti. İstifası AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilirken, Gül’ün yerine eski Adalet Bakanlarından Bekir Bozdağ atandı.

BOLD – Adalet Bakanı Abdülhamit Gül görevden affını istedi. Gül’den boşalan koltuğa Bekir Bozdağ atandı.

ABDULHAMİT GÜL AFFINI İSTEDİ

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre; görevinden affını isteyen ve görevden af talebi kabul edilen Abdulhamit Gül’den boşalan Adalet Bakanlığına 15 Temmuz döneminin Adalet Bakanı olan Bekir Bozdağ atandı.

ARABULUCU OLAMADI ANCAK BAKAN YAPILDI

Bozdağ, Adalet Bakanlığının düzenlediği Arabuluculuk Sınavı’nda düşük puan alıp başarılı olamamıştı. 24 Kasım 2019 tarihinde yapılan arabulucu sınavında 91 ve üstünde puan alan 6 bin 271 aday başarılı olurken, Bekir Bozdağ sınavdan 72 puan alıp ‘başarısız’ olmuştu.

15 TEMMUZ DÖNEMİNİN ADALET BAKANI

1965 yılında Yozgat’ta dünyaya gelen Bekir Bozdağ, Kürt asıllı siyasetçilerden birisi. İlahiyat ve hukuk mezunu olan Bozdağ, 2013-2015 ve 2015-2017 yılları arasında Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu ve Binali Yıldırım tarafından kurulan hükûmetlerde Adalet Bakanlığı görevini sürdürdü. 2011-2013 ve 2017-2018 yılları arasında Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan hükûmetlerde Başbakan Yardımcılığı görevini yürüttü. 15 Temmuz döneminin Adalet Bakanı olan Bozdağ, 29 Ocak 2022 tarihinde Erdoğan tarafından yeniden Adalet Bakanlığı’na atandı.

 

Prof. Özgenç’ten AYM’ye iltisak eleştirisi: Hukuk literatüründe böyle bir kavram yok

Okumaya devam et

Gündem

Prof. Özgenç’ten AYM’ye iltisak eleştirisi: Hukuk literatüründe böyle bir kavram yok

Türk Ceza Kanunu’nun mimarlarından Prof. Dr. İzzet Özgenç, Anayasa Mahkemesi’nin irtibat ve iltisak nedeniyle yapılan ihraçları hukuka uygun bulmasını eleştirerek, hukuk literatüründe iltisak diye bir kavramın olmadığını altını çizdi.

BOLD – Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve mevcut Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) mimarlarından Prof. Dr. İzzet Özgenç, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) “irtibat” ve “iltisak” eleştirisinde bulunarak, bu iki kavrama dayanarak kişilerin hak mahrumiyetine maruz bırakılamayacağına dikkat çekti.

İRTİBAT – İLTİSAK DEĞERLENDİRMELERİ SORUNLU

Anayasa Mahkemesi “irtibat” ve “iltisak”a dayalı ihraçların “hukuka uygun” olduğu kararını eleştiren Prof. Dr. Özgenç, “Anayasa Mahkemesinin Hukuka geri dönüş bakımından bir kapı aralamış olan 24.6.2021 tarihli ve E. 2018/81, K. 2021/45 sayılı Kararında masumiyet karinesiyle ilgili olarak yer verilen kitabi bilgilere aynen katılmakla birlikte, bir örgütsel yapıya üyelik dışında irtibat ve özellikle iltisak kavramı ile ilgili değerlendirmeleri sorunlu gördüğümüzü belirtmek gerekir” dedi.

HUKUK LİTERATÜRÜNDE İLTİSAK DİYE KAVRAM YOK

Bu iki kavrama dayanılarak kişilerin herhangi bir hak yoksunluğuna maruz bırakılamayacağını kaydeden Özgenç, “Bu iki kavramın belirlilik ilkesiyle bağdaşmadığını, bu iki kavrama izafeten kişilerin herhangi bir hak yoksunluğuna maruz bırakılamayacağını ve özellikle nevzuhur ‘iltisak’ diye hukuk literatürümüzde bir kavram bulunmadığını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

 

Yoğun bakımdaki hastanın tahliye edilmemesi yasal değil

Okumaya devam et

Popular

Shares