Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ankara Barosu: 19 aydır süren açık görüş yasağı ‘insan hakkı ihlali’

Ankara Barosu, cezaevlerinde kalanlara pandemi gerekçesiyle 19 aydır açık görüş yaptırılmamasının ‘insan hakkı ihlali’ oluşturduğunu ve adeta bir tecride sebep olduğunu belirtti. Baro, yasağın ‘avukatların mesleğini gereği gibi ifa etmelerinin önünde de engel oluşturduğunu” ifade etti.

BOLD – Türkiye’de cezaevlerinde kalanlara 14 Mart 2020 tarihinden beri pandemi gerekçesiyle açık görüş yaptırılmıyor. Sevdikleriyle 19 aydır kucaklaşamayan tutuklu ve hükümlüler, onları sadece kirli bir camın arkasından görebiliyor. Cezaevlerinde kalanlara görüntülü görüşme için çalışma başlatıldı ancak KHK’lılar bu haktan da mahrum olacak.

Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi, tutuklu ve hükümlülere 19 aydır açık görüş yaptırılmamasını ‘insan hakkı ihlali’ olarak nitelendirdi. Baro, yasağın ‘avukatların mesleğini gereği gibi ifa etmelerinin önünde de engel oluşturduğunu” ifade etti.

Barodan yapılan açıklamada, “14 Mart 2020 tarihinden itibaren pandemi gerekçesiyle cezaevlerinde açık görüşlerin durdurulmasına ilişkin, “Gerekli tedbir ve önlemler alınarak ulaşılabilecek olan sonuca açık görüşlerin tamamen yasaklanmasıyla erişmeye çalışmak, insan hakkı ihlallerine sebep olmakla birlikte avukatların mesleğini gereği gibi ifa etmelerinin önünde de engel oluşturmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

“ADETA BİR TECRİDE SEBEP OLMUŞTUR”

Pandemi gerekçesiyle açık görüşlerin yasaklanması ile hükümlü ve tutukluların yaklaşık 19 aydır dış dünya ve yakınları ile irtibatının kesildiğini vurgulayan Ankara Barosu, açıklamasına şöyle devam etti: “Dolayısıyla bu yasak adeta bir tecride sebep olmuştur. Bu durum, sadece hükümlüleri ve tutukluları değil onların yakınlarını ve vekillerini de olumsuz etkilemiştir. Bakanlığın cezaevlerinde sürdürmeye devam ettiği haklı ve bilimsel bir sebebe dayanmayan pandemi önlemleri, tutuklu ve hükümlülerin hak ettikleri insani yaşam koşullarına erişmesine engel teşkil etmektedir. Avukatların bu dönemde tutuklu ve hükümlü olan müvekkilleri ile görüşmeleri bir paravanın arkasından gerçekleştirilmiş, avukat-müvekkil gizliliği içerisinde kalması gereken bilgi ve belgeler paylaşılamamış, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların öncelikle hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki savunma hakkı ihlal edilmiştir. Yine tutuklu ve hükümlülerin yakınları ile temas kurmasına imkân sağlanmadan görüşmeye zorlanmaları, aile hayatına saygı hakkının da ihlaline sebep olmuştur.”

“ANAYASAL BİR ZORUNLULUKTUR”

Açıklamada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği karara atıf yapılarak, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Ploski kararında da vurgulandığı üzere, hükümlünün ailesi ve yakınlarıyla ilişkisinin kısıtlanmasının neden olacağı sıkıntılara yenileri eklenmemeli ve hükümlüler yalnızlığa mahkûm edilmemelidir. Öyle ki AİHM, Messina kararında bir adım öteye gitmiş ve hükümlünün ailesiyle ilişkini devam ettirmesinde devletin pozitif bir yükümlülüğünün olduğunu belirtmiştir.” denildi.

“YASAK PANDEMİ ÖNLEMLERİ İLE GEREKÇELENDİRİLEMEZ”

Bakanlığın  açık görüşler konusundaki gerekçelerini eleştiren Ankara Barosu, “Neredeyse toplumsal yaşamın her alanında pandemi ile ilgili normalleşme düzenlemeleri yapılmışken cezaevlerinde pandemi önlemlerine ilişkin hiçbir düzenleme yapılmamış olması kabul edilebilir değildir. Normalleşme kapsamında aşı olmamış bireyler dahi alışveriş merkezleri dahil tüm mekânlara HES kodunu göstererek girebiliyorken cezaevlerindeki hükümlü ve tutukluların yakınları ile açık görüş hakkının kısıtlanmasının pandemi önlemleri ile gerekçelendirilmesi mümkün değildir.” dedi.

Ankara Barosu, Adalet Bakanlığı’ndan yasağın derhal kaldırılarak gerekli önlemler eşliğinde açık görüşlerin başlatılmasını istedi:

“Cezaevlerinde uygulanan mevcut açık görüş yasağının kaldırılarak diğer toplumsal alanlardaki pandemi kuralları ile uyumlu olacak şekilde (aşı kartı veyahut son 48 saat içerisinde sağlık kurumlarından alınmış Covid-19 PCR testi negatif sonucu ile birlikte) tutuklu ve hükümlülerin yakınları ve avukatları ile açık görüşüne imkân sağlanmalıdır. Zira mevcut durum, hükümlülerin yargı kararı olmaksızın temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasına ve cezalandırılmalarına neden olmaktadır.”

Babası KHK’lı diye otizmli Rüveyda’ya engelli aylığı verilmiyor

Gündem

Ekonomi eğitimi olamayan hazine bakanı bir tek sizi uçurur

Dibe vuran ekonominin başına ekonomi eğitimi bulunmayan Nureddin Nebati’nin atanmasına tepkiler sürüyor. Sosyal medyada Nebati’nin, ekonomiden çok atanmasının ardından layık olma sözü verdiği Erdoğan’ı uçurmaya çalışacağına dair yorumlar yapılıyor.

BOLD – Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin ‘ekonomi’ üzerine hiçbir tahsil görmemiş olması tepkileri de beraberinde getirdi.

Nureddin Nebati’nin kariyerinde ekonominin yerine Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, TÜGVA yönetimleri bulunuyor.

TEZİ AKP ÜZERİNE

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın resmi sitesinde Nebati’nin eğitimiyle ilgili şu bilgiler yer alıyor: “Siyaset Bilimi Uzmanı; İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi. Yüksek lisansını aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde Uluslararası İlişkiler alanında yaptı. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında Doktora unvanını aldı. Farklı Üniversitelerde Siyaset Bilimi, Türk Siyasal Hayatı, Devlet ve Siyaset Sosyolojisi dersleri verdi.”

Berat Albayrak’a yakınlığıyla bilinen Nebati’nin doktora tezinin ise görevli olduğu AKP teşkilatıyla ilgili olduğu öğrenildi.

BİR TEK SİZİ UÇURUR

Sosyal medyada ise duruma tepki var. Eğitimsiz bir Hazine ve Maliye Bakanının dibe vurmuş ekonomiyi nasıl kaldıracağı merak konusu.

Yazar Erhan Karadağ, “Kayınbiraderinizi, görümcenizi torpille cerrah veya uçak pilotu yapabiliyor musunuz; yok. Ekonomi eğitimi almamış hazine bakanı nedir ya. Bir tek sizi uçurur” diyerek atamaya tepki gösterdi.

Komedyen, oyuncu Şahan Gökbakar da tepki gösterdi bu atamaya, İlgisiz atamayı ti’ye alan ünlü komedyen, “Arkadaşlar, bir yakınımızın basur şikayeti var. Tanıdığınız iyi bir kulak burun boğaz doktoru varsa, bir baktırmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Damat Albayrak’ın gölgesi Nebati, çöken ekonominin başına geçti

Okumaya devam et

Gündem

Saray’ın başkanı Feyzioğlu koltuğunu koruyabilecek mi?

AKP’nin “lebalep” dolu salonlarda kongrelerini yapmasına karşın Saray’a yakın Metin Feyzioğlu’nun başkanı olduğu Türkiye Barolar Birliği’nin salgından dolayı bir yıl ertelenen genel kurulu bu hafta sonu yapılacak. Baroların art arda destek açıklaması yaptığı Erinç Sağkan seçilmeye daha yakın görülürken, Saray’ın adayı Feyzioğlu’nun durumunu Anadolu barolarının tavrı belirleyecek. 

BOLD – Kovid–19 salgını gerekçesiyle bir yıl ertelenen Türkiye Barolar Birliği (TBB) 36. Olağan Genel Kurulu, 4–5 Aralık tarihlerinde Ankara’da yapılacak. Seçimlerde mevcut başkan Metin Feyzioğlu ile Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan yarışacak.

SAĞKAN LEHİNE ADAYLIKTAN ÇEKİLDİLER

TBB seçim sürecinde adaylığını açıklayan eski TBB Başkanı Vedat Ahsen Coşar, daha sonra “Biz, avukatlık mesleğinin geleceğini değil, insanları ve olayları konuşmaktayız” diyerek bu kararından vazgeçti. Adaylığını açıklayan eski Antalya Barosu Başkanı Alper Tunga Bacanlı da Erinç Sağkan lehine TBB başkan adaylığından çekildi. Seçimlerde çok sayıda baronun ortak adayı olarak gösterilen Sağkan ile Saray’ın adayı Feyzioğlu yarışacak.

ANKARA, İSTANBUL VE İZMİR’İN DELEGE SAYISI DÜŞTÜ

Çoklu baro yasasıyla birlikte TBB Genel Kurulu’nda oy hakkı bulunan delege sayısı da düştü. Seçimlerde eskiden 477 delege oy kullanırken, yeni düzenlemeyle bu sayı 348 olarak belirlendi. Daha önce delege sayısı 137 olan İstanbul Barosu 13 delegeye, 53 olan Ankara Barosu delege sayısı 7’ye, 30 olan İzmir Barosu delege sayısı ise 5’e geriledi. Geride kalan 78 baroya ise 3’er delege seçme hakkı tanındı. Ayrıca 82 baronun başkanları doğal delege olarak oy kullanırken, görevdeki TBB Başkanı ve eski başkanların da oy kullanma hakkı bulunuyor.

BAŞKANI ANADOLU BAROLARI BELİRLEYECEK

Seçimlerde İstanbul, Ankara, İzmir gibi baroların etkinliği azalırken, avukat sayısı düşük olan Anadolu barolarının durumu güçlenmiş oldu. Seçimlerde Anadolu barolarının tavrı önemli rol oynayacak. Feyzioğlu’nun Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin yanı sıra iktidara yakın barolarda güçlü olduğu ifade edilirken, bu bölgelerdeki adaylıktan çekilen Bacanlı’yı destekleyen baroların Sağkan’a oy verebilecek olmaları Feyzioğlu’nun durumunu zayıflatması bekleniyor.

SAĞKAN SEÇİLMEYE DAHA YAKIN

Çok sayıda baro Saray’a yakınlaşması nedeniyle istifasını istedikleri Feyzioğlu’na karşında birleşmiş durumda. Akdeniz, Marmara, Ege bölgelerindeki çok sayıda baro başkanı ve delege, yaptıkları bölge toplantılarıyla birbiri ardına ortak deklarasyon yayınlayarak seçimlerde Sağkan’ı destekleyeceklerini açıkladı. Çok sayıda baro başkanının ve delegenin aday gösterdiği ve 200 civarında delegenin desteğini aldığı düşünülen Sağkan seçilmeye daha yakın görülüyor.

GÜNEYDOĞU VE DOĞU BAROLARI DA SAĞKAN’A DESTEK AÇIKLAMALARI YAPTI

Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölge baroları başkanları ve delegeleri, herhangi bir başkan adayını işaret etmeden, TBB seçimleri için belirlenen yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kurulu adayları ile birlikte hareket edeceklerini açıkladı. Adıyaman, Mardin, Şırnak, Batman, Muş, Van, Tunceli ve Şanlıurfa baro başkanları da ayrı bir açıklama yaparak seçimlerde Erinç Sağkan’ı destekleyeceklerini duyurdu.

Merkez’in 1 milyarlık satışı işe yaramadı: Dolar 14 lira yolunda

Okumaya devam et

Gündem

Askeri öğrencilerin davasında 10 kişiye tahliye

15 Temmuz gecesi, TRT’nin Ulus’taki yerleşkesi ve Digitürk binasının işgaline ilişkin Yargıtay’ın haklarında bozma kararı verdiği 37 askeri öğrenciden 10’u tahliye edildi.

BOLD – Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden görülen TRT-Digitürk davasının ikinci duruşmasında 10 askeri öğrenci daha tahliye kararı verildi. Beş buçuk yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu olan 38 öğrencinin yargılandığı davandan şu ana kadar toplam 13 öğrenci tahliye edilmiş oldu.

24 ÖĞRENCİ TUTUKLU

Askeri Öğrenci Komitesi Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “Bugün görülen TRT/Digitürk davasında 10 arkadaşımız daha tahliye edildi, bu davadan 24 arkadaşımızsa hala tutuklu. Öğrencilerin hepsi eşittir, hepsi masumdur! Adaletin varacağı yer belli, geç olmadan tüm arkadaşlarımızı serbest bırakın!” ifadesi kullanıldı.

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya öğrenci aileleri katıldı. İlk duruşmada üç askeri öğrenci tahliye edilmişti. Dün gerçekleştirilen ikinci duruşmada ise Ahmet Dinçer Sakaoğlu, Ali Seyis, Fatih Altun, Mehmet Çelebi, Mehmet Fatih Çetin, Muharrem Uğurdoğan, Halit Çam, Mustafa Aydoğan, Seyit Ahmet şahin, Halil İbrahim Akkuş’un tahliyesine karar verildi. Şu anda cezaevinde TRT-Digitürk davasında yargılanan 24 öğrenci askeri daha öğrenci bulunuyor.

Silivri Cezaevinden gece yarısı çıkabilen öğrenciler ve ailelerinin buluşma anı sosyal medyada fotoğraf ve videolarla paylaşıldı. Bir sonraki mahkeme 24-26 Ocak 2022 tarihleri arasında görülecek.

 

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

Popular

Shares