Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Hapiste kanser oldu, teşhis çok geç konuldu: İhsan öğretmen kansere direndi, zulme yenildi

Gaziantep H Tipi Cezaevinde dil kanserine yakalanan ve 4. evrede tahliye edilen ilkokul öğretmeni İhsan Yıldız 29 Ekim’de yaşamını yitirdi. Kemoterapiye kelepçeli götürülen Yıldız’ın ailesi, “Hastalığını hem biz hem kendisi çok geç öğrendi. Çok kilo vermiş ve yıpranmış bir şekilde tahliye oldu. Çok geç kalınmıştı.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

İlkokul öğretmeni İhsan Yıldız, 21 ay kaldığı Gaziantep H Tipi Cezaevinde dil kanserine yakalandı. Teşhis çok geç konuldu. Üstüne bir de teşhisten 4 ay sonra 4. evrede tahliye edildi. Kemoterapiye kelepçeli götürüldü. 29 Ekim’de ölen Yıldız, son günlerinde tanınmayacak hale geldi.

Teşhiste o kadar geç kalınmıştı ki, doktor onu muayene ettiğinde dilinin tamamen alınması gerektiğini, tümörün ses tellerine kadar indiğini, boğazına delik açılması gerektiğini, ağzına yapay bir dil takılacağını, tat alamayacağını, konuşamayacağını belirtti.

En son Osmaniye’deki Hoşgörü Koleji’nde ilkokul öğretmeni olarak çalışan İhsan Yıldız, okullar kapatıldıktan sonra bir süre pazarcılık yaptı. Daha sonra hakkında Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında dosya açıldı. 19 Şubat 2019’da gözaltına alınıp 21 Şubat’ta Gaziantep H Tipi Cezaevine konulan Yıldız, Banka Asya hesabı, kapatılan okulda çalışmak ve Bylock kullandığı iddiasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

AMELİYAT YARASI İYİLEŞMEDEN TUTUKLANDI

İhsan Yıldız, cezaevine girmeden bir ay önce sağ ve sol tiroidlerinin yanlarında oluşan kitle nedeniyle ameliyat olmuştu. Kitlelerin patoloji sonuçları temizdi, ancak doktoru 2-3 ayda bir kontrole gelmesini söyledi. Tedavisi devam ederken daha yarası iyileşmeden tutuklandı. Bir yıl sonra boğaz ağrısı şikayetiyle doktora götürüldü. Antibiyotik verip gönderdiler.

Daha sonra dilinde yara çıktı. Geçer diye bir süre kendisi hastaneye gitmekten kaçındı. O dönemde koronavirüs salgını Türkiye’de yeni başlamıştı, mahpusların sevk ve doktor işlemlerinde gecikmeler, aksamalar yaşanıyordu. Ayrıca birçok mahpus hastane dönüşünde hijyenik olmayan karantina hücresinde tek başına kalmak istemediği için hastaneye gitmemeyi tercih ediyordu. Durum hala aynı.

DOKTOR ÇOK GEÇ KALINDIĞINI SÖYLEDİ

İhsan Yıldız, kanser teşhisi konulduktan sonra kemoterapiye kelepçeli götürüldü. Hastane dönüşünde karantina hücresinde tek başına kaldı. Ailesi, tahliye olduğunda çok zayıfladığını ve yıprandığını söylüyor.

Dilindeki yara geçmeyince Yıldız’ın tomografisi çekildi. Ancak tomografinin sonucuyla ilgili kendisine kimse bir şey söylemedi. Aradan neredeyse 5 ay geçti. 30 Temmuz 2020’de Gaziantep Tıp Fakültesi Onkoloji Hastanesi’nde götürülen Yıldız’a dilkökü kanseri teşhisi konuldu ama hastalık ilerlemiş, 3. evrenin sonuna kadar gelmişti.

Çok geç kalındığını söyleyen doktor Yıldız’a dilinin tamamen alınması gerektiğini, tümörün ses tellerine kadar indiğini, boğazına delik açılması gerektiğini, ağzına yapay bir dil takılacağını, tat alamayacağını, konuşamayacağını belirtti. İki yıldır çocuklarından ayrı olan Yıldız böyle zor bir ameliyatı olmak istemedi.

KEMOTERAPİYE KELEPÇELİ GÖTÜRÜLDÜ

Ailesi infaz ertelemesi için başvuru yaptı. İstanbul Adli Tıp’ın verdiği raporla infazı 3 ay ertelenen Yıldız, teşhis konulduktan 4 ay sonra 20 Kasım 2020’de tahliye edildi. Hapisten çıktığında çok zayıflamış ve bitkin bir haldeydi. Cezaevinde başlayan kemoterapi tedavisine kelepçeli götürülmüş, dönüştü de karantina hücresinde kalmak onu iyice yıpratmıştı. Bir yıl toparlanabilmek için çok çabaladı ama olmadı. Durumu gün geçtikçe ağırlaştı, üç aylık infaz ertelemesi daha sonra 6 aylık süreçlerle iki kez daha uzatıldı.

“ÇOK KİLO VERMİŞ VE YIPRANMIŞ BİR ŞEKİLDE TAHLİYE OLDU”

Ailesi yaşadıkları hak ihlallerini şu sözlerle anlatıyor: “Hastalığını hem biz hem kendisi çok geç öğrendi. Çok kilo vermiş ve yıpranmış bir şekilde tahliye oldu. Kemoterapiye hiç yanıt vermedi. İlk çıktığında doktorlar çok geç kalındığını söyledi. Sürekli kemoterapi aldığı için ciğerleri bitmiş. Doktorun söylediğine göre baş boyun bölgesindeki kanser çok hızlı ilerliyor. Hastalığın seyri de zaten çok zor geçti. Vücudunun her yerini sardı. Kulak, göz, boyun, yüz ve cilt yüzeyine yayıldı. Akciğerler de etkilendi. Tomografiyle ilgili zamanında bilgi verilse, 5 ay beklenilmese belki erken teşhis konulabilirdi.”

29 Ekim 2021’de akşam saatlerinde vefat eden 42 yaşındaki İhsan Yıldız’ın cenazesi memleketi Gaziantep Yığınlı Köyü’ne defnedildi. Yıldız evli ve üç çocuk babasıydı.

İhsan Yıldız, ölmeden 3 ay önce.

Babası KHK’lı diye otizmli Rüveyda’ya engelli aylığı verilmiyor

 

 

 

BOLD ÖZEL

84 yaşındaki Nusret Muğla’ya soğuk eziyeti: ‘Kaloriferler yanmıyor, battaniyeyle oturuyoruz’

25 gündür karantina hücresinde kalan 84 yaşındaki Nusret Muğla, bu sabah ailesine telefonda “Kaloriferler yanmıyor. Battaniyeye sarılıp oturuyoruz. Kahvaltıda çay bile vermediler.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Kalp, tansiyon, romatizma, prostat, böbrek sorunları, beyinde denge bozukluğu olmasına ve günde 14 ilaç kullanmasına rağmen 11 ay önce tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine gönderilen 84 yaşındaki hasta ve yaşlı mahpus Nusret Muğla, cezaevinde zor günler geçiriyor.

Ayakları ve karnı şiştiği için doktora götürülen ve 25 gündür karantinadan çıkamayan Muğla’ya doktor böbreklerinin yüzde 40 çalıştığını ve şişliklerinin de kalp yetmezliğinden kaynaklandığını söyledi.

Bu sabah ailesiyle haftalık telefon görüşmesi yapan Muğla, kaloriferlerin yanmadığını, battaniyeyle oturduklarını, çay verilmediği için sıcak bir şey bile içemediklerini ifade etti.

ÇAY BİLE VERMEDİLER

Nusret Muğla’nın oğlu Mustafa Said Muğla babasının söylediklerini Bold Medya’ya şöyle aktardı: “Babam 25 gündür karantinada. İki kişiler. Kış gelmesine rağmen koğuş içi sıcaklığının yeterli olmadığından bahsetti. Kaloriferler yanmıyormuş, battaniyeye sarılarak oturuyorlarmış. Kahvaltıda çay bile vermemişler. Karantinada hep bu sorun var.”

BÜLENT ARINÇ’IN LİSE ARKADAŞI

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan 84 yaşındaki Nusret Muğla, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 6 Ocak 2021’de tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine konuldu. Muğla daha önce de aynı cezaevinde 7 ay kalmıştı. Eylül 2016’da Manisa Emniyet Müdürlüğü’nde 31 gün gözaltına kaldıktan sonra tutuklanan Muğla, o dönemde kalp rahatsızlığı geçirmiş ve İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesinde anjiyo olmuştu.

Uzun yıllar Manisa’da ayakkabıcılık yapan Nusret Muğla, Bank Asya’ya para yatırdığı, Manisa’daki Feza Derneği’ne üye olduğu ve Nevbahar adlı grup kurdukları için 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Hapse girmeden önce Bold Medya’ya konuşan Nusret Muğla, “Bülent Arınç’ı liseden beri tanırım. Yakın ilişkilerimiz vardı. Ailece tanışıyorduk. Ben siyasete girmedim, çok teklif ettiler, düşünmedim. Çok bahsetmek istemiyorum aslında. Kimseyi incitmek istemiyorum. Rabbim hayırlısını versin kızım. Dua edin. Allah’tan gelen her şeye razıyım. Mühim değil benim için.” demişti.

2016’da gözaltına alınan ve 31 gün nezarette kalan Nusret Muğla, emniyete böyle götürülmüştü.

Bülent Arınç’ın 84 yaşındaki arkadaşı Nusret Muğla tutuklandı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Sabahtan beri buradayız, akşam olmak üzere, bir ömür gibi geçti”

Dedeağaç’ta mahsur kalan 17 kişi arasında bulunan KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut Bold’a konuştu: “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Çocuklar çok küçük. 1, 3, 6, 10 ve 12 yaşlarındalar. Herkes çok yıprandı. Geceyi nasıl geçireceğiz bilmiyoruz.”

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için Meriç Nehri’ni geçip Dedeağaç yakınlarında mahsur kalan 17 kişi, hala kurtarılmayı bekliyor. Aralarında 5 çocuk, 4 kadının bulunduğu grup, çektikleri videolarla sabahleyin insani yardım talebinde bulunmuştu.

Geri itilmemek için saat 06.00’dan beri uluslararası kurumlara seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut, “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Bugün iki saat ateşin altında kaldık. Vuracaklar herhalde bizi diye düşündüm.” dedi.

“NE OLACAK BİLMİYORUZ”

Durgut, “Sabahtan beri buradayız ama bugün bir ömür gibi geçti. Çocuklar çok küçük. Nasıl dayanacaklar bilemiyoruz. Küçükler, 2020, 2018, 2014 doğumlu. Diğerleri 10-12 yaşlarında iki kız. Ben üç çocuğumu bıraktım geldim. Herkes çok yıprandı. Ne olacak, onu da bilmiyoruz. Bize ulaşmaya çalışanları bekliyoruz. Burada hava şu an 7 derece.” ifadelerini kullandı.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Babası tutuklu olan kalp hastası, otizmli Ömer Faruk hayatını kaybetti

4,5 yıldır Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu olan KHK’lı Türkçe öğretmeni Murat Turan’ın oğlu Ömer Faruk vefat etti. Otizmli dünyaya gelen ve kalp yetmezliği tedavisi gören Ömer Faruk’un son günlerinde babasını görmesine izin verilmedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Babası 4,5 yıldır Manisa T Tipi Cezaevinde tutuklu olan Ömer Faruk Turan, dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Otizmli doğan 11 yaşındaki Ömer Faruk Turan ağustos ayından bu yana Ege Üniversitesi Hastanesi’nde kalp yetmezliği tedavisi görüyordu.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklanan ve 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Ömer Faruk Turan’ın babası Murat Turan’a durumu kritik olmasına rağmen son günlerinde oğlunun yanında bulunmasına izin verilmedi.

İKİ KEZ BYPASS OLDU

Doğduktan iki ay sonra kalp rahatsızlığından şüphelenilerek hastaneye kaldırılan Ömer Faruk’a hem bebekken hem de 2-3 yaşlarında iki kez bypass yapıldı. Ömer Faruk otizmli dünyaya gelmişti ama otizmi ağır değildi. Okuma yazmayı öğrenmişti. Okula gidip geliyordu.

4,5 yıl önce babasının tutuklanması ise onu ve ailesini çok etkiledi. O zaman 6 yaşında olan Ömer Faruk, ağustos ayında Manisa’daki köylerinde birdenbire rahatsızlandı. Güneş çarpması sanılarak hastaneye kaldırılan Öer Faruk kalp yetmezliği tanısıyla İzmir’e Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Doktorlar hayati tehlikesi olduğunu ve çok fazla ömrünün olmadığını söyledi.

SALGIN GEREKÇE GÖSTERİLDİ

Bu süreçte Murat Turan’ın oğlunu görebilmesi için Manisa Savcılığı’na başvuru yapıldı ancak Kovid-19 tedbirleri gerekçe gösterilerek Turan’a izin verilmedi. Hatta iki ayrı başsavcı vekili ile görüşen HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘nun girişimleri de sonuçsuz kaldı.

“CEZASI ERTELENEBİLİRDİ”

Bold Medya’ya konuşan bir aile yakını, “Bu süreçte aile olarak bizim en çok canımızı yakan; evet ölüm haktır, gelecektir, vakti vardır ama annesi 4,5 yıldan beri çok fazla fedakarlıkta bulundu. Babasının yokluğunu hissettirmemeye çalıştı. hem sağlık tedavileri, hem eğitimiyle yakından ilgilendi. Ve anne gerçekten çok yıprandı. Vefatını da tek başına yaşamak zorunda kaldı. Otizmli çocukların hayati zaten hep çilelerle dolu oluyor. Ama keşke babasına izin verilseydi, cezası ertelenebilirdi. Çocuk gitti. Babası tutuklandığında Ömer Faruk 6 yaşındaydı. Bu anne için de baba için de çok zor.” dedi.

CENAZESİNE KATILACAK

Hayattayken oğlunu göremeyen Murat Turan’ın oğlunun cenazesine katılmasına ise izin verildiği öğrenildi. 11 yaşındaki Ömer Faruk Turan’ın cenazesi bugün ikindi vaktinde Balıkesir Sındırgı Düğüncüler Köyü’nde defnedilecek.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Babaları cezaevine atılan hasta çocuklar ölüme mahkum ediliyor

Okumaya devam et

Popular

Shares