Connect with us

Dünya

15 Temmuz’u finanse etmekle suçlanıyordu! Saray’da ağırlanacak

Uzun süredir gergin olan Türkiye-Birleşik Arap Emirlikleri ilişkilerinde yeni bir döneme giriliyor.  Arap Baharı’nda, Mısır’daki darbede, Katar krizi ve Libya’daki iç savaşta Türkiye ile karşı karşıya gelen, AKP’nin 15 Temmuz’u finanse etmekle suçladığı Birleşik Arap Emirlikleri’nin Veliaht Prensi  Türkiye’ye geliyor.

BOLD – Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek için Türkiye’ye geliyor. Independent Türkçe’ye göre ziyaret kesinleşti ancak tarihi belli değil.

Diplomatik kaynaklara göre, daha önce AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’la telefonda görüşen bin Zayed’in çantasında ekonomi ve ikili ilişkiler başta olmak üzere birçok konu başlığı var. Bin Zayed’in çantasındaki en önemli başlık olan ekonomi alanında BAE’nin İran üzerinden geçen koridor ile Türkiye’ye ticaret yolu açması olacak.

Söz konusu koridorla birlikte Süveyş Kanalı geçişli Sharjah – Mersin güzergahında deniz yoluyla 20 gün sürecek taşıma, İran üzerinden geçen güzergahla 6 ila 8 günde yapılabilir hale gelecek.

Bin Nayed’in çantasında özellikle bu yeni koridorla birlikte Türkiye’de yapılacak olan yatırımlar masaya yatırılacak

GÖRÜŞME TRAFİĞİ HIZLANDI

Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında Arap Baharı, Mısır’daki darbe, Katar krizi, 15 Temmuz darbe girişimi ve Sedat Peker’in Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitmesiyle birlikte gerginleşen ilişkiler Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan’la yaptığı telefon görüşmesi sonrası yumuşama eğilimine girmişti.

Dışişleri bakanlarının görüşmesinden sonra diplomasi trafiği AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 18 Ağustos’ta BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnun bin Zayed Al Nahyan’ı kabul etmesiyle devam etti. Daha sonra Erdoğan 31 Ağustos’ta ülkenin fiili lideri Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan kısa açıklamada, “Görüşmede iki ülke ilişkileri ve bölgesel konular ele alındı” bilgisi dışında ayrıntıya yer verilmedi.

BAE’nin haber ajansı WAM ise iki liderin “iki halk arasındaki ilişkileri ortak çıkarlara ve iki halka hizmet edecek şekilde güçlendirme olasılıklarını” gözden geçirdiklerini kaydetti.

Daha önce telefonda görüşen Erdoğan ve el Nahyan, yüz yüze görüşerek sorunları masaya yatıracak.

MISIR’DAKİ DARBE TÜRKİYE-BAE İLİŞKİLERİNE İLK SEKTEYİ VURDU

Türkiye ile BAE ilişkileri, ilk olarak 2013 yılında Mısır’da yaşanan darbe nedeniyle sarsılmıştı. 2011’de başlayan Arap Baharı sürecini kendi varlığı için en büyük tehdit olarak gören BAE ve Suudi Arabistan, Sisi’nin darbesini desteklemişler ve karşı çıkan Türkiye ile ilişkilerini sertleştirmişlerdi.

2017 yılında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, ‘terör örgütlerini desteklediği’ gerekçesiyle Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmişti.

Katar’a ekonomik ve siyasi ambargo uygulanırken, Doha yönetimi suçlamaları reddetmişti. Kuveyt ve ABD, Körfez bölgesindeki krizin sona ermesi için arabuluculuk yapıyordu. Türkiye ise krizde Katar ile saf tutmuş ve 4 ülkenin uyguladığı ambargoda Doha’ya en büyük desteği sağlamıştı.

Türkiye’nin 2017’deki krizde Katar’dan yana tavır alması Birleşik Arap Emirlikleri’nin tepkisini çekmişti.

Ambargo, bu yıl 5 Ocak’ta Suudi Arabistan’da düzenlenen Körfez İşbirliği Konseyi zirvesine imzalanan mutabakatla sona erdi.

İKİ ÜLKE LİBYA’DA SAVAŞIN EŞİĞİNE GELDİ

2017’deki Katar Krizi’nden sonra Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri, Libya meselesinde de karşı karşıya geldi. Türkiye Libya’daki iç savaşta Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükumeti’ni desteklerken; BAE ülkenin doğusundaki Tobruk merkezli Libya Temsilciler Meclisi ve ona bağlı Libya Ulusal Ordusu’nu destekledi.

Libya’da iç savaşın yoğunlaştığı 2019-2020 döneminde iki ülke destekledikleri taraflara ciddi biçimde askeri destek verdi. BM silah ambargosuna rağmen savaşan taraflara silah yardımı yaptılar.

Libya’da 2019 yılında Türk askeri güçlerine yapılan hava saldırılarında Birleşik Arap Emirlikleri’nin parmağı olduğu ifade edildi.

AKAR: DOĞRU YER VE ZAMANDA BAE’DEN HESAP SORACAĞIZ

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 2020 yılı Temmuz ayında El Cezire televizyonuna verdiği röportajda Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Suudi Arabistan’ın Libya’da General Hafter’e verdikleri desteği kesmeleri gerektiğini belirtmişti.

Hulusi Akar, BAE’nin Libya ve Suriye’de Türkiye’ye karşı zararlı hareketlerde bulunduğunu belirterek, doğru yer ve zamanda bu ülkeden hesap sorulacağını söylemişti.

Akar, “BAE, bize zarar vermek amacıyla Türkiye’ye düşman terör örgütlerini destekliyor. BAE küçüklüğünü ve etkisini göz önünde bulundurarak bunu yapmamalı” ifadelerini kullanmıştı.

AKP, 15 TEMMUZ’UN FİNANSÖRÜ OLMAKLA SUÇLAMIŞTI

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibi, 15 Temmuz sonrası ise Birleşik Arap Emirlikleri’ni darbe girişimini finanse etmekle suçladı. Hatta 15 Temmuz’la alakalı olduğu belirtilen ve BAE istihbaratına çalıştığı iddia edilen 2 kişi Türkiye’de yakalandı. Bu kişiler uzun süre tutuklu kaldı.

İki ülke ilişkilerindeki hızlı gelişmede organize suç örgütü lideri Sedat Peker’i bu ülkeden almak isteyen AKP yönetiminin istekli olduğu ifade ediliyor.

Turkey Tribunal, Avrupa Parlamentosu’nda: Erdoğan rejimini boykot etmemiz gerekiyor

Dünya

Almanya’da artan siparişler tedarik sıkıntısı nedeniyle birikti

Almanya Ekonomik Araştırma Enstitüsü’nün (Ifo) yaptırdığı ankete göre, Alman firmaları büyük bir sipariş talebi ile karşı karşıya. Ancak talebin yanı sıra, tedarik zincirindeki sıkıntıların da siparişlerin birikmesinde etkili olduğu belirtiliyor.

BOLD – Ifo, Nisan ayında yaptırdığı bir ankete göre, Alman sanayisi büyük bir sipariş talebi ile karşı karşıya. Ankete göre, yeni bir sipariş gelmemesi halinde dahi işletmeler önümüzdeki 4,5 ay boyunca üretime devam edebilecek kadar sipariş almış durumda. Ifo’nun açıklamasında, Ocak ayında yapılan ankette bu sürenin 4,4 ay olduğu belirtildi.

OTOMOTİV SEKTÖRÜ İLK SIRADA

Halihazırdaki siparişlerle en uzun dönemli üretimin güvence altına alındığı sektör ise 7,4 ay ile otomotiv oldu. Otomotivi 6,5 ay ile makine imalatı ve 6,3 ay ile veri işlem ürünleri üreten işletmeler izliyor. Bu sürenin en kısa olduğu sektör ise 1,7 ay ile tekstil.

Uzun dönemli sipariş ortalamasının geçen yıllar göz önünde bulundurulduğunda 2,9 ay olduğuna dikkat çeken Ifo Konjonktür Öngörüleri Bölümü Başkanı Timo Wollmershäuser, “Uzun dönemli siparişlerdeki artış çok az miktarda; bu esasında yeni siparişlerin azaldığına işaret ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

UKRAYNA SAVAŞININ ETKİLERİ

Federal İstatistik Dairesi’nden yapılan açıklamada da, “Siparişlerdeki birikme sadece Alman sanayi ürünlerine olan talep artışını değil, işletmelerin mevcut siparişleri ön ürün ve hammadde eksikliği nedeniyle zamanında tamamlamakta zorlandığının da göstergesi” ifadeleri kullanıldı.

“ÇİN’DEKİ KARANTİNA SEBEBİYLE TEDARİK SIKINTISI VAR”

Ukrayna Savaşı nedeniyle özellikle otomotiv sektörü kablo demeti talebini karşılayamamaktan şikayetçi. Tedarik zincirindeki kırılmaların gelecek aylarda giderilmesi halinde Alman sanayisindeki üretimin de yeniden hız kazanması ve bunun ekonomiyi canlandırması bekleniyor. Ifo Konjonktür Öngörüleri Bölümü Başkanı Timo Wollmershäuser, “Aslında şu anda birçok unsur tedarik sıkıntısına işaret ediyor; özellikle de hammaddelerin yüzde 15’ine yakınını Çin’den temin eden Almanya gibi bir ülke için Çin’deki sıkı karantinanın bir sonucu olarak bunu gözlemliyoruz” diye konuştu.

Çin’in Şanghay kentinde koronovirüs pandemisi nedeniyle uygulanan karantina sebebiyle konteyner gemileri haftalarca limanda bekletilmişti.

https://boldmedya.com/2022/05/16/umit-ozdag-soyluya-sordu-15-temmuzda-yarim-kalan-neydi/

Okumaya Devam Et

Dünya

Almanya’da “küçük genel seçim”in galibi CDU oldu

cdu secim almanya

Almanya’nın en kalabalık eyaleti olan Kuzey Ren Vestfalya’da yapılan ve “küçük genel seçim” olarak nitelendirilen eyalet meclisi seçimlerini CDU kazandı. Birçok Türkiye kökenli isim de seçimlerde milletvekili seçildi. 

BOLD – Almanya’da 18 milyon nüfusuyla ülkenin en kalabalık eyaleti olan Kuzey Ren Vestfalya’da yapılan eyalet meclisi seçimlerini iktidardaki Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) kazandı. Başbakan Scholz’ün partisi Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise ikinci oldu.

CDU SEÇİMLERDE YÜZDE 35 OY ALDI

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde yapılan ve “küçük genel seçim” olarak nitelendirilen eyalet meclisi seçimini halen iktidarda olan CDU yüzde 35 oy oranıyla önde tamamladı. Başbakan Olaf Scholz’un partisi SPD, oyların yüzde 27,5’ni alarak ikinci oldu. DW Türkçe‘nin haberine göre; koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti (FDP) ise yüzde 5 oy oranıyla barajı geçti.

GÖÇ VE İSLAM KARŞITI PARTİ OY KAYBETTİ

Oylarını geçen seçime göre yaklaşık üç katı artıran Yeşiller ise 18,5 oranında oy aldı. Böylece Yeşiller en iyi sonucu elde ederek, bu seçimlerin belirleyici partisi olarak öne çıktı. Göç ve İslam karşıtı söylemlerle öne çıkan sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) ise yüzde 5,6 oranında oy topladı. Bu seçimlerde oyları düşen AfD, 2017 yılındaki seçimlerde oyların yüzde 7,4’ünü almıştı.

TÜRKİYE KÖKENLİ İSİMLER VEKİL SEÇİLDİ

Yeşiller listesinden aday olan Türkiye kökenliler Berivan Aymaz, Gönül Eğlence, İlayda Bostancıeri ve Meral Thoms milletvekili seçildi. SPD’den de Volkan Baran, Serdar Yüksel ve İbrahim Yetim yeniden milletvekili seçildiler.

HÜKUMET KURMAK İÇİN KOALİSYON GÖRÜŞMELERİ OLACAK

Resmi olmayan sonuçlara göre en fazla oyu alan CDU’nun başbakan adayı Hendrik Wüst, geçen yılın ekim ayından bu yana eyalet başbakanı olarak görev yapıyor. 2017 yılında eyalet parlamentosu seçimlerini kazanan CDU, Hür Demokrat Parti (FDP) ile Armin Laschet liderliğindeki koalisyon hükumetini kurmuştu. Wüst, CDU’dan Angela Merkel’in yerine başbakan adayı olduğu için istifa eden Laschet’ten sonra KRV Başbakanlığına getirilmişti.

 

Erdoğan’a komşu olacaklar: Kışlık Saray’a 151 milyon liraya 9 bakan konutu yapılacak

Okumaya Devam Et

Dünya

İran’da ‘şüpheli döviz ve kripto para işlemleri’ nedeniyle 9 bin banka hesabı bloke edildi

İran’da “yasadışı ve şüpheli döviz ve kripto para işlemleri” gerekçesiyle 545 kişiye ait 9 bin 219 banka hesabı bloke edildi.

BOLD – İran İstihbarat Bakanlığı, Merkez Bankası ile koordinasyon halinde son dönemde yetkisiz döviz işlemleriyle mücadele planı kapsamında binlerce banka hesabının bloke edildiğini açıkladı.

Cumhuriyet gazetesinin haberine göre açıklamada yasadışı ve şüpheli döviz ve kripto para işlemleri tespit edilen 545 kişiye ait 9 bin 219 banka hesabının bloke edildiği belirtildi.

Söz konusu hesapların işlem hacminin 60 trilyon tümen, serbest piyasa kuruna göre yaklaşık 1 milyar 985 milyon dolar olduğu aktarıldı.

 

Erdoğan’a komşu olacaklar: Kışlık Saray’a 151 milyon liraya 9 bakan konutu yapılacak

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar