Connect with us

Analiz

“Rüzgara karşı durmam hep eğilirim” diyen Ertuğrul Özkök kimdir?

20 yıl boyunca Hürriyet’in genel yayın yönetmenliği koltuğunda oturan Ertuğrul Özkök, geçtiğimiz hafta gazeteyle yollarını ayırdı. “Ben gazetecilik yapmıyorum aslında. Ben cambazım cambaz…Rüzgara karşı durmam, hep eğilirim” diyerek kendini anlatan Özkök’ün Ahmet Kaya hakkında attığı ‘Vay Şerefsiz’, başörtüsü yasağının kalkmasıyla ilgili ‘411 el kaosa kalktı’ manşetleri hâlâ hafızalarda.

BOLD ANALİZ – Gizli toplantılara katıldığı gerekçesiyle Demirören grubu Hürriyet’in eski genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün yazılarına son verdi. 6 milyon lira tazminat alacağı belirtilen Özkök, uzun yıllardır yönettiği gazeteye veda etti. Sürgünde hayatını kaybeden Ahmet Kaya hakkında attığı Vay Şerefsiz manşeti için yıllar sonra “Bugün olsa o manşeti atmazdım” diyerek günah çıkaran Özkök, Hürriyet’te yıllarca devletin sözcülüğünü yaptı. Gazeteden ayrılmadan kısa süre önce Ahmet Güneteşkin’in Diyarbakır’daki “Hafıza Odası sergisine giderek Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çeken, Türk medyasında bir döneme damga vuran Ertuğrul Özkök kimdir?

8 Nisan 1947 tarihinde İzmir’de dünyaya gelen Ertuğrul Özkök Bulgaristan göçmeni Şükrü Özkök’ün oğlu. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın ve Yayın Yüksek Okulu mezunu olan Özkök, bir yıl TRT’de muhabir olarak çalıştı. Ardından Fransa’da İletişim Bilimleri’nde doktora yaptı.

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan ve Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Genelkurmay Başkanlığınca verilen resepsiyona katıldı.

AYDIN DOĞAN İLE ZENGİNLİĞİ ÖĞRENDİ

Hürriyet gazetesinin Simavi ailesinden Aydın Doğan’a geçmesiyle birlikte medyanın amiral gemisinin kaptanlığına geçti. Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olarak 20 yıl görev yaptıktan sonra bu görevi 29 Aralık 2009 tarihinde bıraktı. Genel yayın yönetmenliğini bıraktıktan sonra da Aydın Doğan ile ilişkisi hiç kesilmedi. Özkök bir röportajında, ‘Ben Aydın Doğan’a puro içmeyi öğrettim o da bana zenginliği’ derken ayrılmaz ikili olduklarını anlattı.

ÖĞRENCİYKEN SOSYALİST ÖZAL İLE LİBERAL

Güce göre şekil aldığını hiçbir zaman gizlemeyen Özkök, öğrencilik yıllarında sosyalist görüşlere sahip olduğunu hatıralarında hep anlattı. Anavatan Partisi’nin kurucusu 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın serbest piyasa görüşlerinden etkilenen Özkök, Özal ile birlikte liberalliğe kaydığını açıkladı. Demirel ile merkez sağı öven Özkök, iktidarlar değişmesine rağmen Hürriyet’de kalmayı sürdürdü.

80 YAŞINDAKİ 28 ŞUBAT PAŞALARI CEZAEVİNDE

Türkiye tarihine 28 Şubat postmodern darbesi olarak geçen dönemin mimarlarından olan Özkök, attığı manşetlerle Genelkurmay’ı destekledi. “Gerekirse silah bile kullanırız” manşetiyle Genelkurmay’ın Refah-Yol hükumetini istemediğini açık açık ortaya koydu. 1997 yılında kudretli subaylarla resepsiyonlarda kadeh tokuşturan Özkök, dönemin paşaları Çevik Bir, Çetin Doğan 80 yaşında cezaevine girerken gözaltına bile alınmadı.

AHMET KAYA’YA ‘VAY ŞEREFSİZ’ MANŞETİ UNUTULMADI

1990’lı yılların sonunda yaşanan Andıç olayı ile gazeteci, iş adamı ve sanatçıları teröre destek vermekle suçlayan manşetler de Özkök imzası taşıyor. Sanatçı Ahmet Kaya’yı ‘Vay Şerefsiz’ manşetiyle hedefe koyan Özkök daha sonra bu manşetten rahatsızlık duyduğunu açıkladı. Ancak son pişmanlık fayda etmedi. Özkök ve avenesinin hedefe koyduğu Kaya, ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Fransa’da sürgünde hayatını kaybetti.

DEMOKRATİK REFORMLAR YAPAN AKP’Yİ HİÇ İSTEMEDİ

AKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan gücü eline almadan önce Özkök tarafından yerden yere vuruldu. O kadar ki Erdoğan için “Muhtar bile olamaz” manşeti attı. 2002 ile 2012 yılları arasında Avrupa Birliği yanlısı olan demokratikleşme adımları atan AKP’yi yerden yere vurdu. Antidemokratik başörtüsü yasağının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kaldırılmasını “411 el kaosa kalktı” başlığıyla karşı çıktı. Bu dönemde Türkiye’nin milli geliri 13 bin dolara yükseldi, ihracat rekorları kırıldı.

AKP’NİN HER TÜRLÜ HUKUKSUZLUĞUNA SESSİZ KALDI

AKP’nin tek adam rejimi yolculuğunda ise Özkök ses çıkarmadı. Tek korkusu Erdoğan’ın ‘kendi mahallesine, eğlencesine, viskisine, şarabına’ dokunması oldu. Onları da sık sık köşesinde yazdı. Erdoğan, Özkök’ün inançlarına müdahale etmedi. Özkök de Erdoğan’ın Türk tipi başkanlıkla Türkiye’yi otoriter şekilde yönetmesinden rahatsız olmadı. AKP’li isimlerin 5 yerden maaş almasına ses çıkarmadı. 17 milyon vatandaş sosyal yardımla hayatta kalmaya çalışırken, Erdoğan’ın Saray’ındaki israfa kulaklarını tıkamakla yetindi. 100 binlerce insan KHK’larla işlerinden atılıp, hukuksuzca cezaevlerine konulurken tek satır yazı yazmadı.

TÜRKİYE’DE YANLIŞ GİDEN HERŞEYİN SORUMLUSU BİZZAT SENSİN

Hürriyet’te 20 yılı genel yayın yönetmeni olarak 35 yıl geçiren Ertuğrul Özkök, Türk medyasına hiç iyi bir miras bırakmadı. Zafer Mutlu ile birlikte patron sözcülüğünün, pazarlamacı gazetecilik alışkanlığını yerleştirdi ve gazeteciliği bitirdi. Periğan Mağden de bir yazısında Ertuğrul Özkök’ü şu sözlerle özetledi: “Kraldan çok kralcı, Askeriye’den daha Askeriyecisin. Türkiye’de yanlış giden bir sürü şey, ayağımıza/ruhumuza dolanan bir sürü algı bozukluğu, bizzat senin eserin.’

‘Helalleşme’ Erdoğan’ın gözünü korkuttu: CHP’ye kapatma tehdidi geldi

Okumaya Devam Et
Advertisement

Analiz

Nebati ne dediyse tersi çıkıyor: Dolar 6 ay öncesine döndü

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati dolar 13,70 lira seviyesindeyken Londra’ya gitti. Yabancı yatırımcılara “Dolar artık buradan daha yukarı gitmez” dedi. Son haftalarda yükselişe geçen dolar, kur korumalı TL mevduat sisteminin açıklandığı 20 Aralık’tan bu yana ilk kez 15.66 liranın üzerini gördü.

BOLD ANALİZ – Geçen haftayı 15.48 liradan kapatan dolar mart ayında cari açığın beklentileri aşmasıyla 15.66 liranın üzerini gördü. Dolarda yeni hedef 15.80 ve 16 lira olarak belirlendi.

DOLAR TÜM DÜNYADA GÜÇLENİYOR

ABD’de nisan ayı enflasyonunun yıllık yüzde 8.3 ile yüzde 8.1’lik beklentiyi aşmasıyla dolarda küresel olarak güçlenme yaşanmıştı. Yükselen enflasyonun ABD Merkez Bankası FED’i daha sert sıkılaşma adımları atmaya zorlayacağına yönelik tahminlerin ağılık kazanmasıyla ABD tahvil getirilerinde yükseliş yaşandı. Doların ana para birimleri karşısındaki performansını gösteren dolar endeksi ise geçen hafta 20 yılın zirvesini gördü. Bu gelişmelerle dolar 15.45 lirayı aşmıştı.

TÜRK LİRASI İKİ HAFTADA YÜZDE 4,5 ERİDİ

Dolar yeni haftaya ise 15.50 liradan başladı. Mart ayında cari açığın beklentileri aşmasıyla 15.53 liranın üzerini gördü. TCMB verilerine göre mart ayında cari açık geçen yılın aynı ayına göre yüzde 67 yükselerek 5.5 milyar dolara çıktı. TL bugün dolar karşısında yüzde 0.4 değer kaybederken hareketin başladığı son iki hafta itibarıyla TL’nin değer kaybı yüzde 4.5’e ulaşmış oldu.

TARİHİ ZİRVE 18.41 LİRA

Son gelişmelerle beraber dolar kur korumalı TL mevduat sisteminin ilk olarak açıklandığı 20 Aralık’tan bu yana ilk kez 15.50 lirayı aştı. 17 Aralık Cuma günü dolar 18.41 lirayla tarihi zirvesini görmüştü. Ardından 20 Aralık’ta KKM açıklaması sonrası dolarda düşüş yaşandı. 24 Aralık’ta KKM resmen devreye alınırken dolar da 10.63 liraya geriledi. Ancak sonra yeniden yükselişe geçerek 13,70 seviyesine çıktı. Nisan ayına kadar 14 duvarını yıkamayan dolar önce 14 lirayı sonra 15 lirayı aştı.

DOLAR KURU AKP’NİN KONTROLÜNDEN ÇIKTI MI?

Dolarda yükseliş devam ederken Merkez Bankası’nın eli kolu bağlı durumda. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kontrolündeki TCBM, doları frenlemek için sadece rezerv satışı yapabiliyor. Faiz artışı enstrümanını ise kullanamıyor.  2021 yılı Eylül ayından Aralık ayına kadar 500 baz puan faiz indirerek politika faizini yüzde 14’e indiren TCMB Para Politikası Kurulu son 4 toplantıda faizi sabit bıraktı. Kuru kontrol eden AKP Hükumeti, son iki haftadır yükselişi seyrediyor. Reuters geçen hafta, AKP’nin doları 15.50 liraya kadar kontrollü yükselteceğine yönelik analiz yayımladı.

Erdoğan’ın yeni ekonomi modeli denemelerinin bedeli ağır oldu. Türkiye’de nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 69.97’ye yükseldi. Halkın enflasyonunu ölçen ENAG’a göre ise enflasyon yüzde 150’yi aştı.

Ümit Özdağ Soylu’ya sordu: 15 Temmuz’da yarım kalan neydi?

Okumaya Devam Et

Analiz

Niinistö’nün kafası karışık Türklerin net: Erdoğan’ın “U” dönüşüne herkes hazır

Dış politikadaki hayrete düşüren “U” dönüşlerine bir yenisi daha mı geliyor. Erdoğan, ABD başta olmak üzere NATO üyesi ülkelerin desteklediği iki yeni üyelik başvurusuna olumlu bakmadığını açıkladı. Erdoğan’ın vetosunu gündem olduğu sosyal medyada, kullanıcılar yeni “U” dönüşünün tarihi ve nedenini tartıştı.

BOLD – AKP iktidarının dış politikadaki “U” dönüşlerini vatandaş hayretle izliyor. Önce Rusya daha sonra da sırasıyla darbeci Mısır, katil İsrail, 15 Temmuz’un finansörü Birleşik Arap Emirlikleri ve Cemal Kaşıkçı cinayeti faili Suudi Arabistan.

Bu yakıştırmaların sahibi AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, suçladığı ülkeler karşısında tek tek geri atım attı.

NATO’NUN ERDOĞAN İLE İMTİHANI

İkinci Dünya Savaşı sırasında “askeri tarafsızlık” ilan eden Finlandiya, Rusya-Ukrayna savaşının ardından tarihi bir karar aldı.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından NATO’ya üyelik mesajı veren Finlandiya, süreci resmen başlatacağı açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, “NATO üyeliği için resmen başvuracağız” dedi.

Türkiye dışında, NATO üyelerinin tamamı başvuru konusunda net.

ABD Başkanı Joe Biden, İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile yaptığı görüşmede söz konusu iki ülkenin NATO üyelik sürecine destek vereceğini bildirdi.

İktidar Sözcüsü İbrahim Kalın, üyelik konusunda 2 ülkeye kapıları kapatmadıklarını söylese de AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılmasını destekleyemeyeceğini açıkladı. Erdoğan, iki kuzey Avrupa ülkesinin birçok terör örgütüne ev sahipliği yaptığını söyledi.

KAFAM KARIŞTI

Erdoğan’ın Kendisine daha önce farklı konuştuğunu söyleyen Niinisto, “Açık olmak gerekirse biraz kafam karıştı çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaklaşık bir ay önce bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim ve benden önce insiyatif aldı ve ‘NATO’ya başvuruyorsunuz ve biz bunu olumlu değerlendireceğiz’ dedi. Kendisine teşekkür ettim ve teşekkürün karşısında çok memnun oldu. Yani anlıyacağınız, kafam biraz karıştı. İki gün önce duyduklarımız farklıydı. Dün yeniden Türkiye’nin üyeliğimize açık olduğunu duyduk fakat hayıra dönüştü ya da olumsuza dönüştü diyelim. Sanırım şu anda net bir yanıta ihtiyacımız var. Erdoğan’la dile getirdiği problemlerle ilgili konuşmaya hazırım” dedi.

U DÖNÜŞÜ NE ZAMAN

Öte yandan Erdoğan’ın çelişkili açıklamaları Türkiye’de de tartışma konusu. En çok merak edilen konu ise Erdoğan’ın veto konusunda ne zaman geri adım atacağı.

Erdoğan’ın Suudi Konsolosluğunun bahçesine gömdüğü itibar ve Nebati skeci

Okumaya Devam Et

Analiz

Biden’dan telefon bekleyen Erdoğan’dan NATO’da zikzaklı siyaset

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğiyle ilgili açıklaması Erdoğan’ın uluslararası alanda muhatap araması olarak yorumlanıyor. Finlandiya ve İsveç çıkışıyla Moskova ile içerideki ulusalcı ortaklarını şimdilik memnun eden Erdoğan, İbrahim Kalın üzerinden de ABD’ye ‘Pazarlığa açığım’ mesajı veriyor.

BERK YILDIRIM | BOLD ANALİZ

Ekonomik krizle boğuşan Türkiye adım adım seçim sath-ı mailine girerken, Tayyip Erdoğan bir taraftan içerideki yangını söndürmeye çalışıyor, diğer taraftan da koltuğunu korumak için uluslararası alanda muhatap arıyor. Bu bağlamda Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail’le arayı düzeltmek için adımlar artan Erdoğan, Amerika ve Rusya arasında da denge siyaseti izliyor. İçerideki ulusalcı ortaklarını kızdırmaktan çekinen Erdoğan, ABD’den de vazgeçemiyor. İşte Erdoğan’ın Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine karşı çıkması da bu ikircikli politikanın sonucu. Cumhurbaşkanı, ‘Biz şu anda İsveç ve Finlandiya ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz ama olumlu bir düşünce içerisinde değiliz’ derken, Reuters’a konuşan sözcüsü İbrahim Kalın ise ‘Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılması konusunda kapıyı kapatmadı’ ifadelerini kullandı. Türkiye’nin eski ABD Büyükelçisi Namık Tan da Erdoğan’ın amacını şöyle özetledi: ‘Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik başvurularına olumsuz yaklaştığımıza dair ifadelerin, aslında Biden’a yönelik ‘Beni muhatap al, en azından bir telefon et’ mesajı olduğunu düşünüyorum’.

NATO GENİŞLEMENİN ARİFESİNDE

Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası adeta yeni bir dünya kuruluyor. Moskova’ya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana eşi benzeri görülmemiş yaptırımlar uygulanırken, NATO da İskandinavya’ya doğru genişlemenin arifesinde. Rusya ile bin 300 kilometrelik sınır paylaşan Finlandiya’nın Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, ülkesinin ‘gecikme olmaksızın’ NATO’ya üye olmak için başvuruda bulunacağını söyledi. İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, Finlandiya’nın NATO üyeliğine başvuru kararı almasından sonra İsveç’in hareketsiz kalmasının mümkün olmadığını kaydetti. Rusya daha önce iki ülkeyi de NATO’ya katılmamaya çağırmış, Finlandiya ve İsveç’in ittifaka girmelerinin askerî ve siyasî sonuçları doğuracağı tehdidinde bulunmuştu. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise askerî açıdan tarafsız statüde olan Finlandiya ve İsveç’in hızlı bir şekilde ittifaka dahil olmalarına sıcak baktıklarının işaretini vermişti.

ERDOĞAN’IN İNMEK İÇİN GÜVENLİ LİMAN ARIYOR

İttifaka katılma süreci Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 10. maddesiyle düzenleniyor. NATO’da kararlar 30 üyenin oybirliğiyle alınıyor. Yani Türkiye’nin veto etmesi durumunda Finlandiya ve İsveç’in ittifakın parçası olması mümkün değil. ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi NATO’nun önde gelen üyeleri İskandinav ülkelerinin ittifaka katılımını destekliyor. Doğalgazdan nükleer enerjiye, hava savunma sistemlerinden ticarete kadar birçok konuda Türkiye’yi Rusya bağımlı hale getiren Erdoğan, Moskova’yla bağlarını koparmak istiyor. Rusya etkisinde faaliyet gösteren, 17-25 Aralık operasyonlarından bu yana AKP’ye büyük destek veren Aydınlık ve Oda TV gibi yayın organları, Erdoğan’ı NATO konusunda sert mesajlarla uyarıyor. Finlandiya ve İsveç çıkışıyla Moskova ile içerideki ulusalcı ortaklarını şimdilik memnun eden Erdoğan, İbrahim Kalın üzerinden de ABD’ye ‘Pazarlığa açığım’ mesajı veriyor. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in tabiriyle, siyasî yolculuğunu ulusalcıların gemisinde sürdüren Erdoğan, inmek için güvenli bir liman arıyor. Erdoğan’ın tercihi, ülkenin de kaderini belirleyecek.

NATO NASIL GENİŞLEDİ?

İttifakın kurulmasının hemen ardından 1952 yılında Yunanistan ve Türkiye, 1954’te Batı Almanya NATO’ üyesi oldu. 1982’de İspanya birliğe katılırken, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından 1990’da iki Almanya birleşerek NATO’nun parçası oldu. Soğuk savaşın sona ermesinin ardından, NATO ve eski Sovyet ülkeleri arasında güven oluşturmayı amaçlayan “Barış için Ortaklık” programına 1994’te Rusya da alındı. Ancak 1999’da Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya’nın ittifaka girmesiyle, NATO-Rusya gerilimi yeniden tırmandı. 2004’teki dev genişleme dalgası Moskova için tam bir şok oldu. Bu yıl içerisinde Bulgaristan, Estonya, Litvanya, Letonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya birliğe kabul edildi. 2009’da Arnavutluk ve Hırvatistan, 2017’de Karadağ ve 2020’de Kuzey Makedonya’nın dahil olmasıyla ittifakın üye sayısı 30’a ulaştı. Halihazırda Gürcistan, Ukrayna, Bosna-Hersek, İsveç ve Finlandiya ittifaka girmek isteyen ülkeler olarak dikkat çekiyor.

Finlandiya, NATO üyeliği için başvuruda bulunacağını duyurdu

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar