Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’ndan INTERPOL’e çağrı: Türkiye’nin sistemi suiistimal etmesine izin vermeyin

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, 23-25 Kasım’da İstanbul’da gerçekleştirilecek olan 89. Interpol Zirvesi öncesi, Genel Kurul üyelerine çağrı yaptı. AKP hükumetinin 15 Temmuz’dan beri sistemi siyasi olarak kötüye kullandığını belirten GYV, Selahaddin Gülen ve Muaz Türkyılmaz olaylarını örnek gösterdi.

BOLD – Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (Journalists and Writers Foundation-JWF) 23-25 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek olan 89. Interpol Zirvesi öncesi, Türkiye hükûmetinin Interpol Bildirim Sistemini nasıl kötüye kullandığını bütün gerçekliğiyle ortaya koydu.

Kenya’dan Türkiye’ye yasadışı yollarla kaçırılan Selahaddin Gülen ve Panama’da tutuklanan Muaz Türkyılmaz davaları hakkında özel bir rapor hazırlayan Vakıf, sistemin Türkiye tarafından suiistimal edilmesini önlemek için Genel Kurul üyelerine çağrıda bulundu.

AKP HÜKUMETİ, INTERPOL’U KULLANARAK YURTDIŞINDAKİ MUHALİFLERİ SİNDİRMEYE ÇALIŞIYOR

15 Temmuz 2016 darbe girişiminden bu yana, AKP hükümetinin, Interpol Anayasasının ruhuna ve yürürlükteki ulusal ve uluslararası hukuka aykırı olarak, Interpol aracılığıyla siyasi amaçlı bültenler yayınlayarak yurtdışındaki muhalifleri sindirmeye çalıştığını belirten Vakıf, “Yurt dışında yüzlerce, hatta binlerce Türk vatandaşı seyahat ederken kırmızı bülten veya pasaport iptalleri nedeniyle gözaltına alınıyor, zorla Türkiye’ye deport ediliyor veya iade edilme riski yaşıyor. Selahaddin Gülen davası, Interpol sisteminin Türkiye tarafından siyasi olarak kötüye kullanılmasının başlıca örneğidir. Selahaddin Gülen, Interpol Ankara tarafından yayınlanan kırmızı bülten uyarısına istinaden 17 Ekim 2021’de Nairobi’de gözaltına alındı. Daha önce yargılandığı ve 2008 yılında tüm suçlamalardan beraat ettiği halde asılsız suçlardan dolayı tekrar tutuklandı. Selahaddin Gülen, 3 Mayıs 2021’de Kenya’dan kaçırılması ve 5 Mayıs 2021’de Ankara’ya yasadışı olarak nakledilmesinin ardından, Türk makamları tarafından anayasal düzene karşı işlenen suçlar ve terörizm nedeniyle soruşturulup yargılandı.” ifadelerini kullandı.

MUAZ TÜRKYILMAZ DAVASI

JWF’nin açıklaması şöyle devam etti: ”

“Muaz Türkyılmaz davası da Interpol sisteminin Türkiye tarafından siyasi olarak kötüye kullanılmasının bir başka örneğidir. Muaz Türkyılmaz, 8 Eylül 2020’de Hollanda’ya giden uçağa binerken Panama göçmenlik makamları tarafından pasaportuna el konulmasının ardından 14 Eylül 2020’de Panama City’de tutuklandı. Panama Şehri’nde iade öncesi birkaç ay tutuklu kaldıktan sonra Muaz Türkyılmaz nihayet mahkeme tarafından serbest bırakıldı ve üçüncü bir ülkeye güvenli bir şekilde ulaşmayı başardı.”

Selahaddin Gülen ve Muaz Türkyılmaz davaları, haklarındaki asılsız suçlamaları ve Interpol Genel Sekreterliği ve Panama hükümeti tarafından reddedilen talepler incelendiğinde, Türk yetkililerin Interpol’e ve Üye Devletlere gözaltı ve iade talepleri için yanıltıcı bilgiler verdikleri ortaya çekiyor.”

GENEL KURUL ÜYELERİNE ÇAĞRI

JWF tarafından hazırlanan özel raporda, 23-25 Kasım’da İstanbul’da gerçekleştirilecek olan zirvede, Genel Kurul üyelerinin, Türkiye hükümeti yetkililerine, eylemlerinin Interpol Anayasası ve Evrensel İnsan Haklarını Beyannamesi ilkelerine uyması gerektiğini hatırlatmak için önemli bir fırsat olduğunu belirtildi.

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, Interpol sistemini istismar eden Türkiye hükümetinin yurtdışındaki muhaliflere yönelik tüm kırmızı bülten ve difüzyon taleplerinin Interpol ve diğer üye devletler tarafından ihtiyatlı bir şekilde ele alınmalısı ve gerektiğinde reddedilmesini istedi.

SOSYAL MEDYA KAMPANYASI

JWF, İnterpol Bildirim Sistemini Türkiye’nin Kötüye Kullanması hakkında hazırladığı raporla ilgili olarak bugün (Pazartesi) sosyal medyada bir de kampanya gerçekleştirecek.

Kampanya değişik bölgelerde aşağıdaki yerel saatlere göre düzenlenecek:

Saat: 11:00 AM (New York)

12:00 PM (Amerika Kıtası)

17:00 (Avrupa-Afrika)

19:00 (Türkiye)

21:30 (Hindistan)

Avrupalı parlamenter: Türkiye artık hukuk devleti değil, herkes devlet düşmanı ilan edilebilir

Dünya

Papa’dan Midilli’de mültecilere destek mesajı: Ege ‘Ölü Deniz’e dönüşmesin

Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco, Yunanistan ziyareti sırasında Midilli adasındaki göç merkezine giderek, sınırları değil insanları korumaya öncelik verme çağrısı yaptı. Papa, “Mare nostrum’un (bizim deniz) mare mortuum’a (ölü deniz) dönüşmesine izin vermeyelim” dedi.

BOLD – 2013’te göreve gelmesinden bu yana göçmenlerin yaşadıklarına dünyanın dikkatini çekme amaçlı eylem ve söylemlere ağırlık veren Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco, Yunanistan’ın Midilli adasındaki göçmen kampına giderek burada yaptığı konuşmayla Avrupa’ya ve dünyaya bu konuda mesajlar verdi.

Göçmen kampı ziyareti sırasında ‘sınırları değil insanları korumaya öncelik verme’ çağrısı yapan Papa Francesco, “Mare nostrum’un (bizim deniz) mare mortuum’a (ölü denizi) dönüşmesine izin vermeyelim” dedi. Papa’nın 50 kadar göçmeni de İtalya’ya götürmesi bekleniyor.

“SİZİN YANINIZDA OLDUĞUMU SÖYLEMEYE GELDİM”

Papa Francis ve Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu’nun da katıldığı buluşmada yaklaşık 200 göçmene hitap eden Papa, “Buraya, sizin yanınızda olduğumu söylemeye geldim” dedi.

2016’da da Midilli’yi ziyaret eden Papa, buradaki kamplardan bir grup Suriyeli göçmeni beraberinde Roma’ya götürmüştü. Papa, bugün adaya geri dönüşünde, “Buraya yaptığım ziyaretin üzerinden 5 yıl geçti. Bunca zaman sonra göç meselesinde çok az şeyin değiştiğini görüyoruz” diye konuştu.

Diğer birçok ülke gibi Yunanistan’ın da hala göç konusunda “baskı altında” olduğunu söyleyen Papa, “Üzülerek kabul etmeliyiz ki Avrupa’da hala bu meseleye kendilerini ilgilendirmeyen bir iş gibi yaklaşmakta ısrar edenler var” eleştirisini yaptı.

Papa, göçmenlerin “insana yakışmayan” koşullara mahkum edildiğini vurguladı ve Avrupa’yı işaret ederek “Dünyada insan haklarını teşvik etmekten geri kalmayan bu kıtada, bu insanların her birinin haysiyeti de her şeyin üzerinde tutulmalı” çağrısı yaptı.

“İÇE KAPANMALAR VE MİLLİYETÇİLİK FENA SONUÇLAR DOĞURUR”

Herhangi bir ülke ismi vermese de Avrupa’da özellikle son aylarda sınırlarda yaşanan göçmen dramlarına atıf yaptığı anlaşılan Papa, Nobel Barış Ödüllü Elie Wiesel’den alıntıyla, “İnsan hayatı tehlikeye girdiğinde, insan onuru tehlikeye girdiğinde ulusal sınırlar önemini yitirir” dedi.

Papa, “Tarihin de öğrettiği gibi içe kapanmalar ve milliyetçilikler feci sonuçlar doğurur” uyarısında bulundu.

Akdeniz’i aşarak Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken hayatını kaybeden göçmenleri de anan Papa, “Sahillerde cansız yatan küçük bedenlerin görüntülerinden hızla kaçarak uzaklaşmayalım” diyerek şöyle devam etti:

“Binlerce yıl boyunca farklı halkları ve uzak diyarları birleştiren Akdeniz bugün mezar taşları olmayan soğuk bir mezarlığa dönüşmekte. Birçok medeniyetin beşiği olan bu su havzası şimdi ölümün aynasına benziyor. ‘Mare nostrum’un (bizim denizimiz) kasvetli bir ‘mare mortuum’a (ölüm denizi) dönüşmesine izin vermeyelim.”

GÖÇMEN TRAJEDİSİNİ MEDENİYETİN DENİZDE BATIŞINA BENZETTİ

Akdeniz’deki göçmen trajedisini medeniyetin denizde batışına benzeten Papa, “Lütfen, bu medeniyet batışını durduralım!” diye seslendi.

Tanrı’nın yanı sıra insanlara, “her bir insana” da yalvardığını söyleyen Papa, “Korkudan kaynaklanan felç halini, öldüren kayıtsızlığı aşalım” dedi.

GÖÇMENLERİN SİYASİ PROPAGANDA UNSURU HALİNE GETİRİLMESİNİ ELEŞTİRDİ

Birçok toplumda göçmenlerin siyasi propaganda için, korku vasıtasıyla “kamuoyunu sürüklemek” amacıyla kullanıldığı eleştirisini yapan Papa şunları söyledi:

“Peki neden yoksulların sömürülmesinden, unutulan ya da çoğu zaman cömertçe finanse edilen savaşlardan, insanların hayatları pahasına yapılan ekonomik anlaşmalardan, gizli silah ticareti manevralarından söz edilmiyor? Bunların sonucunda bedel ödeyen zavallı insanlarla değil, sebeplerle mücadele edilmeli!”

YİNE GÖÇMENLERİ GÖTÜRECEK

2 Aralık’ta başladığı Kıbrıs ve Yunanistan ziyaretini yarın sonlandırarak Vatikan’a dönecek olan Papa Francesco’nun, 50 kadar göçmeni de Vatikan sponsorluğunda İtalya’ya götürmesi bekleniyor.

Papa, 2016’daki Midilli ziyaretinde de, 3 aileden oluşan 12 Müslüman göçmeni beraberinde Roma’ya getirmişti. Bu kez ise göçmenlerin ayrı bir organizasyonla İtalya topraklarına getirilmesi planlanıyor.

İhraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz Ege Denizi’nde hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Dünya

Endonezya’da Semeru Volkanı patladı: En az 13 ölü, onlarca yaralı

Endonezya’nın Doğu Cava eyaletinde bulunan Semeru Yanardağı’nda meydana gelen patlamada ölü sayısı 13 olarak açıklandı. Patlamanın ardından çevre köyler külle kaplandı, oluşan toz ve duman bulutu güneşi engelledi ve ortalık karanlığa gömüldü.

BOLD – Endonezya’nın Java adasındaki Semeru volkanının patlaması sonucu en az 13 kişi öldü, 98 kişi de yaralandı. Volkanın etrafında yaşayan çok sayıda kişi dev kül bulutlarının yükselmeye başlamasıyla birlikte bölgeyi boşalttı.

Görgü tanıkları çevre köylerin külle kaplandığını, bulutların güneşi engellediğini ve ortalığın karardığını aktardı.

Patlamadan bölgedeki 11 köy etkilendi. Yetkililer, yaralıların bir kısmında ağır yanıklar olduğunu belirtti. Cumartesi günü yerel saatle 14.30, Türkiye saatiyle 10.30’da gerçekleşen patlama nedeniyle beş kilometrelik bir güvenlik çemberi oluşturuldu.

HAVAYOLLARINA UYARI

Yüksekliği 15 kilometreye ulaşan kül bulutları nedeniyle havayolu şirketlerine uyarı gönderildi.

Avustralya’daki Volkanik Kül Tavsiye Merkezi (VAAC) külün, volkanın zirvesinden çıktıktan sonra güneydoğu yönünde Hint Okyanusu’na doğru ilerlediğini aktardı. Külün yükseldiği 15 kilometre seviyesinin pek çok uçağın yükselebileceği seviyenin üzerinde olduğunu ve bu yüzden uçakların bulutun etrafından dolaşması gerekeceği vurgulandı.

Volkanik küller, uçak motorlarına girmeleri durumunda motorların hasar görmesine veya tamamen durmasına yol açabiliyor.

Pilotların görüş mesafesini etkileyen kül bulutları, hava kalitesini de düşürdüğü için uçaklarda oksijen maskelerinin açılmasına yol açıyor.

PASİFİK ATEŞ ÇEMBERİ

Aktif bir volkan olan Semeru, sıklıkla 4 kilometre yüksekliğe kadar kül püskürtüyordu. Cumartesi günkü patlama ise normalin dört katına yakın bir büyüklüğe işaret ediyor.

Denizden 3 bin 676 metre yükseklikte olan Semeru en son bir yıl önce patlamış, binlerce kişinin tahliye olmasına yol açmıştı.

‘Pasifik Ateş Çemberi’ deprem ve volkan kuşağındaki Endonezya’da, yaklaşık 130 aktif yanardağ bulunuyor.

Cavit Çağlar, “Türkiye Rusya savaşını ben engelledim” dedi, detay vermekten kaçındı

Okumaya devam et

Dünya

ABD istihbaratı: Rusya 175 bin askerle saldıracak

Washington Post gazetesi ABD İstihbaratı raporu yayınladı. Rapora göre Rusya 175 bin askerle Ukrayna’ya harekat yapacak. Haberden sonra ABD Başkan Joe Biden’ın birkaç gün içerisinde Putin ile telefonda görüşeceği açıklandı.

BOLD – ABD medyasında yer alan haberlere göre ABD istihbarat yetkilileri, Rusya’nın Ukrayna’ya 2022’de askeri saldırı planladığı konusunda uyarı yaptı. Washington Post gazetesi, ABD yönetiminden adı açıklanmayan bir yetkilinin bunun tahminen 175 bin Rus askeri personelini kapsayacağını söylediğini yazdı.

RUSYA’DAN İDDİALARA CEVAP

Gazeteye sızdırılan istihbarat belgesinde, Rus kuvvetlerinin konuşlandığı 4 yerin konumu da yer aldı. Ukrayna sınırındaki Rus asker sayısının 94 bin olduğu, bu sayının zaman içinde 175 bine çıkabileceği belirtildi. Belgede ayrıca, Rus birliklerinin sürekli sınıra gidip geldiği ve bunun hedef şaşırtma amacı taşıdığı öne sürüldü.

Rusya Parlamentosu Üst Kanadı Başkan Yardımcısı Konstantin Kosachev ise Rus medyasına yaptığı açıklamada, saldırı planlandığı yönündeki iddiaları reddederek, “Saldırı için herhangi bir hazırlık yapılmamaktadır” dedi.

 

Okumaya devam et

Popular

Shares