Connect with us

BOLD ÖZEL

21 aydır tutuklu Yusuf Bekmezci’ye Aziz Nesin hikayesini yaşattılar: 60 sayfalık yakarış

Hafıza kaybı, uyku apnesi ve halisünasyon görme başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla mücadele eden 82 yaşındaki Yusuf Bekmezci, 20 ay sonra geçtiğimiz ay hastaneye yatırıldı. Kayınpederiyle aynı koğuşta kalan Şeref Aytekin ise, Bekmezci’nin 21 ayda hapiste geçirdiği hastane sürecini 60 sayfalık bir dilekçeyle anlattı. Mahkemeye sunulan dilekçe, hasta mahpusların yaşadığı hak ihlallerini gözler önüne seriyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 21 ay önce tutuklanan 82 yaşındaki Yusuf Bekmezci’nin damadı Şeref Aytekin, hafıza kaybı yaşayan, halisülasyon gören ve uyku apnesi gibi ölümcül hastalığı bulunan kayınpederinin sağlık sorunlarını anlatabilmek için aylardır dilekçe yazıyor. En son 25 Ekim’de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Başkanlığı’na, ekleriyle birlikte 60 sayfa dilekçe veren Şeref Aytekin’in mücadelesi Aziz Nesin hikayelerini aratmayacak cinsten.

DAMADI KENDİSİNDEN 8 AY ÖNCE TUTUKLANDI

Hasta, yaşlı ve bakıma muhtaç olmasına rağmen 23 Ocak 2020’de tutuklanan Yusuf Bekmezci yaklaşık iki yıldır İzmir 1 Nolu F Tipi Cezaevine kalıyor. İlk günlerde yalnız olan Bekmezci’nin yanına 14 Şubat 2020’de, kendisinden 8 ay önce tutuklanan damadı Şeref Aytekin sevk edildi.

O sırada İzmir 2 Nolu F Tipi Cezaevinde olan Aytekin, kayınpederinin tutuklandığını öğrenince nakil talebinde bulundu. KHK’lı emniyet müdürü Şeref Aytekin 21 aydır kayınpederinin kişisel ihtiyaçlarına yardımcı oluyor. Tedavi, tetkik, ilaç işlerini takip etmek, hastane doktoruna da koğuştaki gözlemlerine dair bilgi vermek istiyor ama ne mümkün. Cezaevi bürokrasisi önünde koca bir engel.

TEŞHİS 20 AY ÖNCE KOYULDU, HASTANEYE GEÇEN AY YATIRILDI

Hasta mahpusların en önemli sorunu, sağlık hizmetlerinden zamanında ve tam olarak faydalanamaması. Bir de bunlara kelepçeli yolculuk, hastanelerin mahkum odalarında kalma zorunluluğu, doktorlarla direkt muhatap olunmaması (cezaevine göre değişiyor) gibi olumsuz durumlar eklenince psikolojik olarak çok yıpranıyorlar. Sağlıkları daha da bozuluyor.

Kurum doktorunun 27 Ocak 2020’de uyku apnesi teşhisi koyduğu ve ani ölümle sonuçlanabilecek bir hastalık olduğu için hastaneye sevk ettiği, İzmir’in esnaflarından Yusuf Bekmezci, 20 ay sonra daha 21 Ekim 2021’de hastaneye yatırıldı. Uyku apnesi hastalarının gece kullandığı cihazın denemesi için bir gece hastanede kaldı. Ertesi gün sabahtan tekrar koğuşuna döndü. Cihazı ne zaman alabileceği henüz belli değil.

HASTALIKLARINI ANLATAMIYOR

Alzheimer (henüz alzheimer teşhisi konulmadı) belirtileri gösteren hastalığıyla ilgili ise henüz doğru dürüst bir tetkik yapılmış değil. Çünkü Bekmezci, tek başına hastaneye götürüldüğü için derdini anlatamıyor, hastalıklarını ifade edemiyor. “Doktor ne sordu, ne dedi?” sorularına “Bir şey demedi, doktoru görmedim” gibi cevaplar veren Bekmezci’nin damadı Şeref Aytekin, kaç aydır kayınpederinin yanında refakatçi olmak için ya da eline hastalıklarını ve koğuştaki gözlemlerini yazdığı kağıdı verebilmek için uğraşıp duruyor.

“NEREYE GÖTÜRDÜKLERİNİ BİLMİYORUM”

Aytekin, kayınpederini doktora götüren memurla görüşebilmek, muayene sonuçlarını öğrenebilmek için de ayrıca dilekçeler yazıyor. Çünkü Bekmezci’nin hastane dönüşlerinde anlatabildikleri genelde şöyle:

“Buradan çıktık, vardığımızda araçtan indik, hapishaneye götürdüler (nezareti kast ediyor), nereye niçin gittiğimizi, geldiğimizi bilmiyorum, sonra bir araca bindirdiler. 2-3 yere gittik, doktorlar bir şey söylemedi, muayene eden doktor olmadı, sonra indik, minibüse bindirdiler, yola çıktık, nereye götürdüklerini bilmiyorum, indiğimde nerede olduğumu anlayamadım, giriş kapısı görünce ben buraya daha önce geldim, benziyor dedim, bina içerisine girdik, kafamı yine toparlayamadım, buradaki memurlara nereye gideceğiz dedim, memur gidelim dedi, merdivenleri görünce burada olduğumuzu anladım.”

Şeref Aytekin tedavi ve tetkiklerle ilgili memurdan bilgi alabilmek için 11 gün beklediği zamanlar bile olduğunu belirtiyor.

Yusuf Bekmezci, 9 Nisan 2021’de örgüt yöneticisi olduğu iddiasıyla 17 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. 82 yaşındaki Bekmezci, nerede olduğu, niçin yargılandığı ve ne kadar ceza verildiği gibi birçok şeyin farkında değil. Mahkeme heyetine üç kez “Ben neden burayım?” diye sorduğu da SEGBİS kayıtlarına geçmiş durumda. “Bir rahatsızlığın, şikayetin var mı?” sorusuna ise genelde “Şikayetim yok, iyiyim” diye cevap veriyor.

KOĞUŞ DUVARLARINDA ÇİÇEKLER GÖRÜYOR

Tutuklandıktan birkaç ay sonra unutkanlık baş gösteren, koğuşun duvarlarında çiçekler gördüğünü, komşularının ve onların çocuklarının kendisini koğuşa ziyarete geldiğini söyleyen Yusuf Bekmezci’nin en önemli sağlık sorunları uyku apnesi, hafıza kaybı ve halisünasyon görmesi.

Bunların yanı sıra prostat, ileri derecede işitme kaybı, bilişsel bozukluklar, algı ve muhakemesinde ciddi sıkıntılar, yaşlılığından dolayı düşkünlüğü de var. Gün geçtikte ilerleyen uyku apnesi, çiçek görmesi ve Alzheimer için hastaneye sevk edilen Yusuf Bekmezci, aciliyeti olmayan bir-iki şikayetinden muayenesi yapılıp geri gönderiliyor.

“Kayınbabamın hastaneye sevki yapıldı, durumunu biliyorsunuz, kendini ifade edemez, rahatsızlıklarıyla ilgili not yazayım, bu notu, onu hastaneye götürecek olan görevliye verelim, dedim. ‘Gerek yok sizin anlattıklarınızı doktor not aldı, hastanedeki doktor sistemden görür’ dedi. Kurum doktoru benim söylediklerimi not olarak yazmadı hastanedeki doktor bakmadı. Hastaneye götüren memur ve doktor da Alzheimer olduğunu bilemediklerinden farklı ve aciliyeti olmayan önemsiz bir iki şikayetiyle ilgili muayenesi yapıldı.” diyen Şeref Aytekin’in dilekçelerinde buna benzer birçok açıklama bulunuyor.

HASTANEYE KELEPÇELİ GÖTÜRÜLÜYOR

Dilekçelerinde kayınpederinin hastaneye kelepçeli götürüldüğünü ve 82 yaşındaki insana eziyet edildiğini de vurgulayan Aytekin, “Hastaneye ne kadar az giderse o kadar iyi. 82 yaşında, birçok hastalığı var. Bu durumuna rağmen bile araç içinde kelepçeleri çözülmüyor. Ayrıca Kovid-19 riski var. Normal bir insan bile o araçla hastaneye gidip geldiğinde başı dönüyor, istifra ediyor, bazıları 1-2 gün kendine gelemiyor. Bu durumdaki birinin hastaneye gidip gelirken ne kadar sıkıntı çektiğinin izahına gerek yok sanırım.” diye yazdı.

Şeref Aytekin, Yusuf Bekmezci’nin 27 Ocak 2020’den 21 Ekim 2021’e kadar hapiste geçirdiği hastane sürecini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Başkanlığı’na 25 Ekim 2021 tarihinde yazdığı uzun dilekçede tarih sırasına göre anlattı. Ekleriyle birlikte 60 sayfayı bulan dilekçe, hasta mahpusların ve yakınlarının yaşam hakkı için nasıl bir sistemle mücadele ettiklerini göstermesi açısından önemli.

ŞEREF AYTEKİN’İN MAHKEMEYE SUNDUĞU 60 SAYFALIK DİLEKÇENİN İLK 14 SAYFASI

 

BOLD ÖZEL

Kuran-ı Kerim, hadis kitabı, dua… AKP döneminde şimdi de ‘birlikte iftar’ suç delili

Geçen hafta perşembe gününden beri Karabük’te gözaltında tutulan ve gözaltı süreleri dün 4 gün daha uzatılan 14 kız öğrencinin sorgusuna dair ilginç detaylar geliyor. Polis, sorguda öğrencilere Ramazan ayında birlikte yaptıkları ‘iftar’ı sordu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Karabük Terörle Mücadele Şubesi tarafından 12 Mayıs’ta gözaltına alınan 14 kız öğrencinin gözaltı süresi dün 4 gün daha uzatıldı. Bold Medya’nın ulaştığı bilgiye göre kız öğrencilerden bazıları yaşadıkları aşırı stres, gerginlik ve maruz kaldıkları baskı nedeniyle acile götürüldü.

“BİRLİKTE NAMAZ KILIYOR MUSUNUZ?”

Dün itibariyle durumlarının iyi olduğu belirtilen öğrencilerin ifadeleri alınmaya bugün de devam edilecek. “Biz sizin neci olduğunuzu biliyoruz” diye itham edilen öğrenciler, üniversite okumak için tuttukları evin ‘örgüt evi’ olup olmadığına dair sorgulanıyor. Gözaltındaki öğrencilere 4 gündür neden aynı evde kaldıkları, nasıl tanıştıkları, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, birlikte dua edip etmedikleri soruluyor.

SOSYAL MEDYADA GÜNDEME GELİNCE İYİ DAVRANIYORLAR

Öğrencileri ziyarete giden bir avukatın verdiği bilgiye göre Karabük Üniversitesi’nde okuyan kızlar 22-23 yaşlarında. Öğrencilerin hiçbir şeyden haberi olmayan; sessiz, sakin gencecik kızlar olduğunu söyleyen avukat, “Sanki ilk kez dışarı çıkıyormuş gibiydiler. Bazı öğrencilerin midesinde problem olmuş. Aşırı stres, gerginlik, baskı ortamı nedeniyle acile götürmüşler. Kaldıkları öğrenci evinin örgüt evi olduğunu anlamaya yönelik sorular sorulmuş. İnsani koşullar yok. Duş ihtiyacı olanlar var, alamamışlar. Fiziki takip yapılmış.” dedi.

Avukat, 14 öğrencinin gözaltında olduğu sosyal medyada gündeme geldikten sonra polislerin öğrencilere iyi davrandığını, yemekleri ve özel ihtiyaçlarıyla ilgilendiklerini de belirtti.

Bu arada, Bold Medya öğrencilerin emniyette devam eden sorgularına ilişkin ilginç detaylara ulaştı.

Polis, öğrencilere Ramazan ayında yaptıkları toplu iftarlara ilişkin sorular yöneltti.

Daha önce de Gülen Hareketi mensuplarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınanlara yöneltilen skandal sorular basına yansıdı.

Bir çok ev araması sonrası ele geçirilen Kuran-ı Kerim ve hadis kitapları da suç delili sayılarak emniyette sergilendi.

Ordu Cumhuriyet Savcılığının hazırladığı bir iddianamede, geçmiş olsun ziyaretinde bulunmak, tutuklu olan insanlara dua etmek ve patlayan bisiklet lastiğini tamir etmek de suç sayıldı.

Ölüm listesi hazırlayan geri adım da atmayan Sevda Noyan’ın davası düşürüldü

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

İki kez beyin ameliyatı geçiren hasta tutuklu Abdullah Aslan’ın hastalığı yeniden nüksetti

Beynindeki tümör nedeniyle daha önce iki kez ameliyat olan din kültürü öğretmeni Abdullah Aslan’ın hastalığı yeniden nüksetti. Uzun yıllardır epilepsi hastası da olan Aslan, 54 aydır hapiste yaşam mücadelesi veriyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Aralık 2017 yılından bu yana tutuklu olan din kültürü öğretmeni Abdullah Aslan’ın beynindeki tümör yeniden nüksetti. Acil ameliyat olması gereken Aslan, cezaevinde kontrole bile götürülmüyor.

Uzun yıllardır sara hastası olan Abdullah Aslan, beyninde oluşan tümör nedeniyle 2007’de ameliyat edildi. Hastalığı yeniden nüksedince 2017’de İzmir’de tekrar ameliyat edilen Aslan, ameliyattan 3 gün sonra kız kardeşinin evinde gözaltına alındı.

“AMELİYATTAN 3 GÜN SONRA GÖZALTINA ALINDIM”

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında yargılanan Aslan, kapatılan bir kolejde çalıştığı için, Bank Asya hesap hareketleri, Afyon’daki kaplıca oteli Korel’e gittiği, gaybubet evi olduğu iddia edilen ablasının evinde gözaltına alındığı için 10 yıl 15 ay hapis cezasına çarptırıldı.

27 Mart 2019’daki ifadesinde tahliyesini ve beraatini talep eden Aslan, “Beynimde oluşan tümör dolayısıyla ameliyat oldum. Tutuklu bulunmam sağlığımı etkilemektedir. Gözaltına alınmadan 3 gün önce ameliyat olmuştum. Tamamlayıcı tedavilerim yapılmamıştır. Uzun süre geçtiğinden kemoterapi uygulanamayacağı ve yeniden ameliyat olmam gerektiği doktor tarafından söylenmiştir. Cezaevi şartlarında sağlığıma kavuşmam mümkün değildir, cezaevi şartlarında iyileşmemi imkansız kılmaktadır.” dedi.

“İLAHİYATÇIYIM, KURAN’A HADİSE  TERS BİR HAREKETİM OLMADI”

Yargıtay 1 yıl sonra Abdullah Aslan’a verilen ceza kararını bozdu. Tekrar yargılanan Aslan, 2 Ocak 2020’de Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde verdiği ifadede “Hayatımın hiçbir döneminde terörle bağlantım olmadı… Ben ilahiyatçıyım, Kuran’a, hadise ters bir hareketim olmamıştır. Eğer olmuşsa da özür diliyorum. Epilepsi hastasıyım. Her an nöbet geçirme riskim vardır. Hapishanede de bu sıkıntı ile yaşıyorum. Dolayısıyla hem hastalığım, hem de çoluk çocuğumun sıkıntıları göz önüne alınarak tahliyemi talep ediyorum.” diye kendini savundu.

İzmir Şakran, Afyon E Tipi cezaevlerinden sonra şu anda Afyon Bolvadin Cezaevinde tutuklu olan Aslan, hapse girdiğinden bu yana hastalığını mahkemelerde defalarca kez dile getirdi. Cezaevinde yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Hiçbir şekilde dikkate alınmadı. Beynindeki tümör üçüncü kez nükseden Aslan, hapiste tedavi edilmeyi bekliyor.

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Karabük’teki 14 kız öğrencinin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı

Geçen hafta perşembe gününden beri Karabük’te gözaltında tutulan 14 kız öğrencinin gözaltı süresi uzatıldı. Dört gündür mülakat adı altında sorgulanan öğrencilerden bazılarının yaşadıkları aşırı stres, gerginlik ve maruz kaldıkları baskı nedeniyle acile götürüldüğü öğrenildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Karabük Terörle Mücadele Şubesi tarafından 12 Mayıs 2022’de gözaltına alınan 14 kız öğrencinin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı. Bold Medya’nın ulaştığı bilgiye göre kız öğrencilerden bazıları yaşadıkları aşırı stres, gerginlik ve maruz kaldıkları baskı nedeniyle acile götürüldü.

“BİRLİKTE NAMAZ KILIYOR MUSUNUZ?”

Dün itibariyle durumlarının iyi olduğu belirtilen öğrencilerin ifadeleri alınmaya bugün de devam edilecek. “Biz sizin neci olduğunuzu biliyoruz” diye itham edilen öğrenciler, üniversite okumak için tuttukları evin ‘örgüt evi’ olup olmadığına dair sorgulanıyor. Gözaltındaki öğrencilere 4 gündür neden aynı evde kaldıkları, nasıl tanıştıkları, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, birlikte dua edip etmedikleri soruluyor.

SOSYAL MEDYADA GÜNDEME GELİNCE İYİ DAVRANIYORLAR

Öğrencileri ziyarete giden bir avukatın verdiği bilgiye göre Karabük Üniversitesi’nde okuyan kızlar 22-23 yaşlarında. Öğrencilerin hiçbir şeyden haberi olmayan; sessiz, sakin gencecik kızlar olduğunu söyleyen avukat, “Sanki ilk kez dışarı çıkıyormuş gibiydiler. Bazı öğrencilerin midesinde problem olmuş. Aşırı stres, gerginlik, baskı ortamı nedeniyle acile götürmüşler. Kaldıkları öğrenci evinin örgüt evi olduğunu anlamaya yönelik sorular sorulmuş. İnsani koşullar yok. Duş ihtiyacı olanlar var, alamamışlar. Fiziki takip yapılmış.” dedi.

Avukat, 14 öğrencinin gözaltında olduğu sosyal medyada gündeme geldikten sonra polislerin öğrencilere iyi davrandığını, yemekleri ve özel ihtiyaçlarıyla ilgilendiklerini de belirtti.

Karabük’te 14 kız öğrenci gözaltına alındı

 

Karabük’te kız öğrencilere mülakat adı altında hukuksuz sorgu yapılıyor

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar