Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ayşe Özdoğan, 56. günde tahliye oldu

Antalya L Tipi Cezaevi’nde kalan 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan, 56. günde tahliye oldu. Antalya Adli Tıp Kurumu, 10 Ekim’de 2. kez ‘cezaevinde kalamaz’ raporu vermişti.

BOLD – 2 Ekim’de tutuklanıp önce Denizli T Tipi Cezaevine ve 8 Ekim’de de Antalya L Tipi Cezaevine sevk edilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan, cezaevinde kaldığı 56. gün tahliye oldu. Tahliye haberini kardeşi Emine Erdem Twitter’dan verdi.

Emine Erdem, kardeşi adına açtığı sosyal medya hesabından, “Cezaevinden aradılar kardeşim tahliye oldu. Emeği geçen herkese çok teşekürler. Heyecandan ben sayamayacağım tweeten altına siz yazın lütfen.” ifadelerini kullandı.

Antalya Adli Tıp Kurumu, 10 Ekim’de Ayşe Özdoğan için ikinci kez “cezaevinde kalamaz” raporu vermiş ve Ayşe Özdoğan Kasım ayında 2. kez İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmişti.

Özdoğan, hasta halinde ve yaklaşık 1,5 metrekarelik cezaevi aracında, 8 buçuk saat gidiş ve 8 buçuk saat dönüş olmak üzere toplam 17 saatlik Antalya-İstanbul yolunu gidip dönmek zorunda kalmıştı.

Eminer Erdem, kardeşinin İstanbul yolunda fenalaştığını duyurmuştu.

2019’da Antalya Adli Tıp’ın verdiği raporla tahliye edilen Özdoğan, Yargıtay’ın hakkındaki 9 yıl 4 aylık hapis cezasını onaması ve İstanbul Adli Tıp’ın 1 Ekim 2021’de verdiği rapor dikkate alınarak tekrar hapse gönderilmişti. Raporda Özdoğan’da nüks ve metastaz olmadığı için cezaevinde kalabileceği yazıyordu.

Ayşe Özdoğan tahliye edildikten sonra annesi Fatmana Karakuzu’ya kavuştu. Kendisi de kanser olan Karakuzu, “Kızımı serbest bırakın, mamayla yemek yiyebiliyor onu ben kendim ellerimle bakacağım” demişti.

 ANTALYA ADLİ TIP’IN RAPORU ÜZERİNE TAHLİYE EDİLDİ

Ayşe Özdoğan ve eşi İlker Özdoğan Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında Nisan 2019’da birlikte gözaltına alındı. Eşi tutuklanan Özdoğan, dünyaya kalbi delik olarak gelen, o zaman 7 yaşında olan oğlunun durumu göz önünde bulundurularak serbest bırakıldı. Tutuksuz yargılaması devam eden Özdoğan’a 7 Kasım 2019’da maksiler sinüs kanseri teşhisi konuldu ve yüz bölgesinden hemen ameliyat edildi.

Isparta’da KHK ile kapatılan bir kız yurdunda müdürlük yapan Ayşe Özdoğan, Bank Asya’da 300 TL para, dernek üyeliği, 4 tanık ifadesi, mesajlaşma programı Bylock ve kız yurdunda SSK kaydı bulunduğu için terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

12 Aralık 2019’da Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan Ayşe Özdoğan, yeni kanser ameliyatı olduğu halde mahkemeye katıldı ve yüzü gözü şiş ve mosmorken tutuklanıp Antalya L Tipi Cezaevine gönderildi. Olay, Gergerlioğlu tarafından ilk kez o günlerde sosyal medyaya yansıyınca büyük tepki çekti ve Özdoğan Akdeniz Üniversitesi Antalya Adli Tıp’ın 15 gün içinde hazırladığı raporla 26 Aralık 2019’da tahliye edildi.

EŞİ DE AYNI CEZAEVİNDE KALIYOR

Ayşe Özdoğan’ın cezası Yargıtay tarafından 18 Şubat 2021’de onaylandı, karar UYAP’a geçtiğimiz haziran ayında konuldu. Cezasının onaylandığını UYAP’ta gören Özdoğan, infazının ertelenmesi için tekrar Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu ancak savcılık Özdoğan’dan Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınmak şartıyla yeniden rapor istedi.

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 9 Temmuz 2021’de Özdoğan’a “Hastalığı sürekli takip ve tedavi gerektirmektedir. Hayati risk mevcuttur. Hayatını yalnız idame ettirememektedir. Bu sonuçlara göre hükmün infazının tedavisi boyunca ertelenmesi uygun görülmüştür.” raporunu verdi.

Bu raporu yeterli görmeyen savcılık bu kez bir de İstanbul Adli Tıp’tan rapor istedi. İstanbul Adli Tıp, 1 Ekim 2021’de düzenlediği raporda Özdoğan’ın hayatını yalnız idame ettirebileceğine, diyet tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak doktoru ve reviri bulunan cezaevi şartlarında infazına devam edebileceğine karar verdi.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURUYU REDDETTİ

Bu rapor dikkate alınarak 2 Ekim’de tutuklanıp Denizli T Tipi Cezaevine gönderilen Özdoğan 8 Ekim’de Antalya L Tipi Cezaevine sevk edildi. 11 yıl hapis cezasına çarptırılan eşi de aynı cezaevinde tutuklu. İnfazının ertelenmesi için bir buçuk aydır tekrar rapor süreci başlatılan Ayşe Özdoğan’ın yaşam hakkı ihlal edildiği için Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvuru da 19 Ekim 2021’de reddedildi.

5 yaşındaki Zülal ikinci kez hapse girdi

Gündem

İstanbul Adli Tıp’ın önündeki hasta tutsaklara özgürlük eylemine polis engeli

Hasta tutukluların hakları için İstanbul Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’nun önünde toplanan mahpus ailelerinin eylemine izin verilmedi.

BOLD – Hasta tutukluların aileleri, cezaevi şartlarında sağlık hizmetlerine ulaşamayan ve zor koşullarda yaşayan hasta mahpuslara ‘cezaevinde kalabilir’ raporu veren İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) önünde toplandı. İnsanlık dışı uygulamayla ilgili basın açıklaması yapmak isteyen ailelerin eylemine izin verilmedi.

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Tutsak Dayanışma İnisiyatifi öncülüğünde bir araya gelen ailelerin yapmak istediği basın açıklaması Bahçelievler Kaymakamlığı’nın kararıyla engellendi. Ellerinde “Hasta tutuklular serbest bırakılsın”, “hasta tutsaklara özgürlük” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” yazılı dövizler açan aileleri polis çembere aldı, daha sonra da alandan uzaklaştırdı.

“BEŞ DAKİKALIK AÇIKLAMADAN KİMSEYE ZARAR GELMEZ”

Görevli polislerin eylemi bitirmeleri için görüştüğü Ömer Faruk Gergerlioğlu, Twitter hesabından yayınladığı videoda, “Ben bununla ilgili Vali bey(@AliYerlikaya) ile bir görüşme yapmak istiyorum. Sabredelim. Burada 15-20 kişinin basın açıklamasından bir şey olmaz. Bu insanlar dertli, çocukları hapishanede hastalar, 5 dakikalık bir basın açıklamasından hiçbir zarar gelmez!” dedi. 

Gergerlioğlu, yetkililerin hasta mahpuslar için yapılacak beş dakikalık bir basın açıklamasından bile korktuklarını söyledi.

HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK

MA’nın haberine göre engellemeye tepki gösteren tutuklu annesi ve Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Perihan Akbulut, hastanenin tutuklular hakkında “cezaevinde kalamaz” raporu verdiğini, ancak ATK’nin tahliyelerini sağlayacak raporun tersine rapor hazırladığını ifade etti.

Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi üyeleri, her hafta perşembe günü “Hasta tutsaklara özgürlük” sloganıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu önünde bir araya gelmeyi planlıyor.

LeMan’dan Enes ve Bahadır anısına kapak: Delikanlım iyi bak yıldızlara

Okumaya devam et

Analiz

Garo Paylan’dan Dink paylaşımı: Tedirgin güvercinin katilini biliyor

HDP Milletvekili Garo Paylan’ın Hrant Dink’i katledenlerle ilgili sözleri, sosyal medya gündemini salladı. “Dink’i ‘Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır’ diyenler öldürdü” paylaşımı yapan Paylan’ın sözleri, Dink cinayetini fabrikasyon yalanlarla Gülen Hareketi gönüllülerine yıkma girişimini bir kez daha çürüttü.

BOLD ANALİZ – Hrant Dink suikastının 15. yıl dönümünde Halk Tv’de Ayşenur Arslan’ın sunduğu Medya Mahallesi programına konuk olan Paylan, “Dink’i ‘Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır’ diyenler öldürdü” dedi.

Paylan, Dink’in hedef hale getirilmesinin sebebini ise şöyle anlattı: “Bizi düşüncelerimizden dolayı katletmeyi mübah gören bunu normal gören gelenek var. Bu yüzyılın hikayesi. Sabahattin Ali’den başlayabiliriz. Pek çok siyasi cinayet işlendi. Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır diye bakan. Bu cinayetlerle kendi siyasi pozisyonlarını sürdürmeye çalışan ve hedef gösteren bir anlayış var. Hrant’ı da hedef gösterdiler. Ermeni tabusu var. Hrant Ermeni tabusu yıkan bir kişidir. 80 yıl boyunca Ermeni halkına küfür edildi. Hrant bunu kabullenemiyordu ve Türkçe bir gazete kurdu.”

Paylan’ın Dink suikastı için “ölme ve öldürme yeminleri” eden Ergenekon zihniyetini adres göstermesi, kendilerini ulusalcı olarak tanımlayan haber sitelerinde ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.

Dink’i Gülen Hareketi’nin öldürttüğü iftirasını yinelediler hep bir ağızdan.

Dink’in Şişli Adliyesinde “Türklüğe hakaret” suçlamasıyla yargılanırken Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz gibi Ergenekon davası sanıkları tarafından hedef gösterildiğini, Dink’e “güvercin tedirginliği”ni yaşattıklarını ne çabuk unutmuşlar öyle.

Kimlerin Dink aleyhinde kampanya yürüttüğünü ve Ogün Samast ile Yasin Hayal’in bağlantıları da hafızalarından çıkıvermiş.

Erdoğan’ın ve AKP’nin yolsuzluklarının, hukuksuzlarının ve zulmünün arkasına saklanıp, menfur suikastı Gülen Hareketi’nin üstüne yıkmak işlerine geliyordu tabi.

ERDOĞAN’IN KİRLİ İTTİFAKI

Erdoğan, kurduğu kanlı ve kirli ittifak gereği, Ergenekon zihniyetinin her pisliğini örttüğü gibi, bu pislikleri Gülen Hareketi’nin üstüne yıkıvermişti yandaş yargı eliyle.

Ergenekon zihniyeti için Erdoğan’dan daha kullanışlı bir bir müttefik mi mi olur?! Olamaz elbette.

İşte bu yüzden Doğu Perinçek ve Nedim Şener gibileri açıktan, fakat çok büyük bir kısmı da perde arkasından ittifak ediyorlar Erdoğan’la.

İkinci kategorideki kesimin danışıklı ve pasif muhalefetinin sebebi de bu.

HAKİKAT ER GEÇ ORTAYA ÇIKACAK

Soykırım tarihine geçen son 7 yılda, tüm zulümlere rağmen en küçük bir şiddet olayına bulaşmayan Gülen Hareketi gönüllülerini bir suikastla yaftalamak elbette tutmazdı, tutmayacak.

Fabrikasyon ürünü yalanlarını istedikleri kadar söyleye dursunlar, istedikleri kadar Erdoğan’ın arkasına saklanıp çamur atmaya devam etsinler.

Hakikat er geç ortaya çıkacak.

Söyledikleri o yalanlar, attıkları o çamurlar günü geldiğinde kendi yüzlerine çarpılacak.

Garo Paylan’ın sözleri, yakın gelecekteki o sahnelerin bir fragmanından başka bir şey değil…

Lucifer’in eline su dökemeyeceği Şeytan!

Okumaya devam et

Gündem

İki yıldır kayıp olan Gülistan Doku’yu arayan ablasına hapis cezası verildi

747 gündür haber alınmayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya hapis cezası verildi.

BOLD – İki yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygün Doku’ya 5 ay hapis cezası ve 2 bin 250 TL idare para cezası verildi.

Twitter hesabından açıklama yapan Aygül Doku, “5 ay hapis 2 bin 250 TL para ceza verildi bana. Kardeşim nerede, evde kriminal inceleme yapmıyorsunuz dediğim için, aslında korkutmak için, sus demek için… Annem adliyenin önünde kızım nerde diye sorarken savcı ve hakimler de içerde diğer kızını ondan nasıl alabiliriz diye çalışıyor” dedi.

“İSTERSE İDAM OLSUN VAZGEÇMEK YOK”

Kardeşini aramaktan asla vazgeçmeyeceğini belirten Aygül Doku, “Ne mutlu bana demek ki kardeşimi arayabiliyorum. Zira siz de biliyorsunuz ki Gülistan bu karanlıkta kalmadan önce adliye girmişliğim bile yok. Nasıl hesap vereceksiniz çocuklarınıza. Kardeşini aradığı için ceza verdik, nasıl gururla söyleyebileceksiniz. İsterse idam olsun vazgeçmek yok.” ifadelerini kullandı.

TEHDİT VE HAKARET İDDİASI

5 Ocak 2020’den beri haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, dosya şüphelisi Zaynal Abakarov’un üvey babası Engin Yücer’in şikayeti üzerine “mala zarar vermek ve tehdit ve hakaret etme” gerekçesiyle soruşturma açılmıştı. Bugün görülen karar duruşmasında Aygül Doku’ya 5 ay hapis cezası ve 2 bin 250 TL idare para cezası verildi.

7 Mart 2020 tarihinde, Gülistan Doku’nun kaybolmasında baş şüpheli Zaynal Abarakov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tunceli’deki evini taşımak istedi. Soruşturmanın tamamlanmadan ve evlerinde kriminal inceleme yapılmadan Yücer’in evini taşınmasını engelleyen Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında, 22 Kasım 2020’de Engin Yücel’in şikayeti üzerine “mala zarar vermek ve tehdit ve hakaret etme” gerekçesiyle dava açıldı.

İki yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun ailesi oturma eylemi başlattı

21 yaşındaki Gülistan Doku tam bir yıl önce bugün kayboldu!

Okumaya devam et

Popular

Shares