Connect with us

Gündem

15 Temmuz gecesi Marmaris’teki gizemli 3 helikopter kime ait?

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast girişimi iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in Segbis dökümleri ortaya çıktı. Sönmezateş’in duruşmada radar görüntülerinde olan ancak bilirkişi raporuna konulmayan gizemli 3 helikopteri sorması dikkat çekiyor.

BOLD – 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yaşanan hukuk garabetlerinin ardı arkası kesilmiyor. 15 Temmuz’un karanlıkta bırakılan birçok noktası gibi o gece Antalya’dan kalkan Marmaris’e gelen ve Marmaris’ten Milas’a geçen gizemli 3 helikopter olayı hala aydınlatılabilmiş değil. Müebbet hapis cezasına çarptırılan Eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in şüpheli helikopterlerin kime ait olduğunun aydınlatılması talebi 5 yıldır yerine getirilmedi.

ÜÇOK, MERT VE BAŞYİĞİT’İN İDDİALARI DOĞRU DEĞİL

TR724’ten Tuna Yıldız Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast girişimi iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in 18 Temmuz 2017 tarihli Segbis dökümlerine ulaştı. Evraklarda, Sönmezateş 15 Temmuz gecesine dair önemli ayrıntılar paylaşıyor. Kendisi hakkında eski Albay Ahmet Zeki Üçok, eski Kurmay Albay Emin Mert ve kurmay Albay Selçuk Başyiğit’in Gülen Hareketi mensubu olduğu yönünde bilgiler verdiğini aktaran Sönmezateş, söz konusu iddiaları kesin bir dille yalanlıyor. Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı olduğu dönemde, söz konusu hareket mensuplarıyla ilgili emniyet ve MİT’e kapsamlı raporlar sunduğunun altını çiziyor.

KOMUTANLIKTA DÖVDÜĞÜ ALBAY TANIK OLDU

HKK’nda İstihbarat Başkanı olduğu dönemde eski istihbarat Kurmay Albay Emin Mert ve kurmay Albay Selçuk Başyiğit ile birlikte çalıştığını ve iki personelin de istihbarata karşı koyma biriminde 20 yıl görev yaptığının altını çiziyor. İlgili kurumda bu iki şahsın haricinde gizli mahrem odalara kimselerin giremediğini aktaran Sönmezateş, görev yaptıkları dönem içerisinde bu kişilerin HKK’nda onlarca personele gayri ahlaki tuzaklar kurduğunun altını çiziyor. Bu albayların bazı generallerle ilgili uygunsuz kayıtlar tuttuğunu tespit ettiğini aktaran Sönmezateş,Albay Emin Mert’i personelin gözleri önünde dövdüğüne vurgu yapıyor. Bu gerekçelerden dolayı da albayların kendisi hakkında tanık olduğuna vurgu yapıyor.

HKK’DAKİ ERGENEKON, BALYOZ’UN MİMARI BU İKİ ALBAY

Hava İstihbarat albaylar Emin Mert ile Şelçuk Başyiğit’in İstihbarata Karşı Koyma (İKK) Birimi adı altında hem TSK’da hem de başka kurumlarda 2007-2008 yılları arasında Alevi vatandaşlara yönelik operasyonları başlatan kişiler olduğunu kaydeden Sönmezateş, ifadesinde şu bilgileri veriyor: “Yine mahkeme dosyalarında göreceksiniz insanları nasıl fişlediklerini. Solcu, sağcı diye insanları ahlaksızca fişlemişler. Bu iki albay görev yaptıkları dönem içerisinde ellerindeki gücü sonuna kadar kullandılar. Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk süreçlerinin hava kuvvetleri mimarları bu ikisidir.”

NEDEN 4 SAAT BEKLETİLDİĞİMİZİ MERAK EDİYORUM?

Sönmezateş, 15 Temmuz gecesi Dalaman Havalimanı’nda nasıl bekletildiklerinin de mahkeme duruşmasında anlatıyor. O gece havalimanında nedenini bilmediğini bir nedenden dolayı dört saat bekletildiklerini vurgulayan Sönmezateş, “Bizim neden dört saat bekletildiğimizi sadece biz merak ediyoruz. Savcılıkta mahkemede merak etmiyor. Peki ben neden sonra Ankara’ya döndüm bunu merak eden kimse yok. Benim altımda helikopter var. Full yakıtımız var. İstersek en yakın ülkeye gidebiliriz. Eğer ki Haldun Gülmez yaralı olmasa ben Marmaris’e geri dönerdim. Ben hiçbir zaman geride adamlarımı bırakmadım.” diyor.

GİZEMLİ 3 HELİKOPTER KİME AİT?

Mahkemeye sunulan radar raporlarına da güvenmediklerini aktaran Sönmezateş, radar görüntülerinde kendilerine ait 3 adet helikopterin havada olduğu net olarak ortadayken, bilirkişinin raporunda bunu ortaya koymadığının altını çiziyor. Hatta o gece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Dalaman havalimanına helikopter ile geldiğini ancak bunun da rapora bilinçli olarak yansıtılamadığına vurgu yapıyor. O gecenin aydınlatılması ve kendilerinden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaldığı otele giden helikopterlerin tespiti için 15 Temmuz gecesi saat 23.00 ile 16 Temmuz 05.00 kadar hava haritasının net olarak tespitine ihtiyaç olduğunu kaydeden eski general, sözlerine şöyle devam ediyor: “O gün Antalya’dan kalkan Marmaris’e gelen ve Marmaris’ten Milas’a geçen 3 helikopter var. Bu radarda uçuş anı görünüyor. Ama bilirkişi raporunda gözükmüyor. O gün 3 helikopter Milas meydanına inmiş. Antalya, Marmaris ve Milas hattı yapan 3 helikopter ile ilgili TSK, MİT ve Emniyet’e sorarak bu bilgiyi rahatlıkla öğrenebiliriz. Bu 3 helikopter MİT, TSK ya da Emniyet’e mi ait diye sorulmalı. Bu şüpheli helikopterler mutlaka aydınlatılmalı. Biz 4 saat bekletilirken, bu araçlar havada uçuş yapıyordu.”

Kalp yetmezliği hastası 73 yaşındaki Bekir Bayram, cezaevinde aylardır kalp pili bekliyor

Okumaya Devam Et
Advertisement

Gündem

Hakan Şükür’den Erdoğan’a: Sahte imza ile evimi gaspettiniz

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın paylaşımını yorumlayan eski milli futbolcu Hakan Şükür, kendilerine Cumhurbaşkanlığı hukukçusu diyen kişilerin sahte imza ile Türkiye’deki evine girip oturduklarını, hukukun da bir şey yapamadığını söyledi.

BOLD – Galatasaray’ın ve Milli Takımın eski yıldız oyuncusu Hakan Şükür sosyal medya hesabından AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sorular yöneltip, sahte imza ile evinin gasp edildiğini söyledi.

GERÇEKTEN Mİ? AİLEMİ PERİŞAN ETTİNİZ

Erdoğan’ın, “Herkes bilsin ki Türkiye, demokratik bir hukuk devletidir. Bu milletin hakkını, hukukunu hiç kimse çiğneyemez, bu millete hizmet edenlerin kılına kimse dokunamaz, kardeşliğimizi hiçbir sinsi senaryo bozamaz” paylaşımını alıntı yapan Şükür, “Gerçekten mi? Ülkeme hizmet ettim diye beni partinize davet edip Türkiye’yi dolaştırdınız. Şimdi terörist diyorsunuz. Ailemi perişan ettiniz.” dedi.

EVİME SAHTE İMZA İLE GİRİP OTURANLAR VAR

Şükür, Cumhurbaşkanlığı hukukçusuyuz diyen kişilerin evini gasp ettiklerini de belirterek, “Cb hukukçusuyuz diyerek evime sahte imza ile girip oturanlar var ve hukuk bi şey yapmıyor. Her şeyimi futboldan kazandım el koydunuz” ifadelerini kullandı.

 

 

Kılıçdaroğlu: Parayı gönderen oğlun Bilal, alan kızın Esra

Okumaya Devam Et

Gündem

Kılıçdaroğlu: Parayı gönderen oğlun Bilal, alan kızın Esra

CHP lideri, Erdoğan ailesinin ABD’ye gönderdiği paralarla ilgili isim verdi. Kılıçdaroğlu Bilal Erdoğan’ın gönderdiği parayı ablası Esra Albayrak’ın aldığını öne sürdü.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vakıf süsü verilmiş paralel yapılarla yurt dışına devasa paralar aktardığı ve bu yapıların TÜRGEV ve Ensar olduğu yönündeki sözlerine açıklık getirdi. TURKEN vakfının servet ve insan transferi için paravan olarak kullanıldığını belirten Kılıçdaroğlu, Bilal ve Esra Albayrak’ın adını verdi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından şu bilgileri paylaştı:

HERKESİN ARTIK BİLDİĞİNİ BURADAN SÖYLEYEYİM

Erdoğan, aile içinde anlaşırsınız ve çıkar milletimize doğruları söylersiniz diye bekledim ama görüyorum ki sen, davalarla algı yaratma peşindesin. O zaman ortamı daha fazla bulandırmana izin vermeden, herkesin zaten artık bildiğini buradan da söyleyeyim.

TRANSFER EDEN OĞLUN BİLAL, ALAN KIZIN ESRA

Bu vakıflar üzerinden paraları transfer ettiren, oğlun Bilal Erdoğan. Parayı alan tarafta ise kızın Esra Albayrak var. Kardeş kardeş vakıflar yönetiyorlar, para transfer ediyorlar birbirlerine. TURKEN paravan bir vakıftır, amacı ABD’ye servet ve insan transferidir.

BİNA BİTTİĞİNDE KİME AİT OLACAK?

Güya yurt yapıyorlarmış. Nerede yapıyorlar devasa plazayı? Manhattan’da. ABD’nin en pahalı finans merkezinde. Finans merkezine yapılan bu ultra lüks bina bittiğinde kime ait olacak? Türkiye’ye mi ait olacak, yoksa paravan vakfa mı? Bu vakıf kimin Erdoğan?

BU VAKIFLARI KARA PARA MERKEZİ HALİNE GETİRDİN

Aynı paravan kurum, çiftlik de satın alıyor. Neden alıyorlar bu çiftliği Erdoğan? Senin dava açmanı bekliyordum, öncelikle kara para merkezi haline getirdiğin bu vakıfların bu devasa paraları nereden aldıklarını açıklamalarını isteyeceğim o davada.

SENİN PARAVANLAR BU BİLGİYİ HALA GİZLİYOR

Ayrıca 2021-2022 yıllarında ülkemizden bu paravana daha ne kadar para transfer edildiğini de soracağım. Malum bu bilgiyi hala gizliyor senin paravanlar. Erdoğan, aile üyelerin paralel hayat kurma telaşı içindedirler. Şimdi kurmaylarını ara ve bu akşam aHaber’e koşmalarını söyle.

AMACIM PARA KAÇIRMA SİSTEMİNİ İFŞA ETMEK

Buradan “Bu da rakam mı ki” diyen aklıevvellere sesleniyorum: Milletten çalınan 1 kuruş bile rakamdır ve haramdır! Ayrıca paylaşmamın sebebi yolsuzluğa dikkat çekmek değildir -zaten onu herkes biliyor-, amacım bir para kaçırma sistemini ifşa ederek çalışamaz hale getirmektir.

1 LİRANIN ÇALINMASINI ÖNLERSEM BUNUNLA GURUR DUYARIM

Bu paravan vakıflarla bir sistem kurulduğunda zaten rakamlar kaçınılmaz şekilde devasa hale gelir. Bu yüzden sistemi anlamak gerekir. 1 liranın dahi çalınmasını önleyebilirsem, ben bununla gurur duyarım.

FAKİR FUKARADAN UTANIN

Son olarak şunu söylüyorum: İnsanımıza tepeden bakmaya son verin, insanımız o 1 Lira’ya bile muhtaç hale getirilmiştir. Bu milletin fakir fukarasından utanın. Utanın ve uyanın.”

 

Geçinemeyen halkı hedef alan Erdoğan: Birileri çıkıp ‘aç kaldık’ diyor, aç kalan yok

Okumaya Devam Et

Gündem

Yargı mensuplarına işkence rapor haline getirildi

Sınır Aşan Hukukçular Derneği, 15 Temmuz sonrası hakim ve savcılara yapılan işkenceleri rapor haline getirdi. 15 Temmuz’un ardından 5 binin üzerinde yargı mensubunun meslekten uzaklaştırıldığına dikkat çekilen raporda ürkütücü ayrıntılar da yer alıyor.

BOLD – Sınır Aşan Hukukçular Derneği (Cross Border Jurists-CBJ) üyesi KHK’lı Cumhuriyet Savcısı Mustafa Doğan, 15 Temmuz sonrasında yaşanan süreçte Türkiye’de hakim ve savcılara yönelik işkenceleri raporlaştırdı. Raporda ürkütücü ayrıntılar yer alıyor. 4 bölümden oluşan raporda işkence yöntemlerine dair de ayrıntılı bilgiler veriliyor.

HÜCREDE TUTULAN BAŞSAVCI KONUŞMA YETENEĞİNİ KAYBETTİ

KHK’lı savcı Mustafa Doğan, ‘Uzun Süre Hücre Hapsi’ yöntemini anlattığı bir bölümde şu ifadeleri kullanıyor: “Bu raporun yazarı olarak, doğrudan tanıklığıma dayalı olarak somut bir örnek vermem gerekirse, cezaevinde hücrede tutulan eski başsavcı T.A. konuşma yeteneğini kaybetmeye başlamıştır. Durumunun anlaşılması üzerine ailesinin de baskılarıyla cezaevi idaresi duruma müdahale etmek zorunda kalmış ve konuşma terapilerine başlanmıştır.”

YARGIYI TAMAMEN KONTROL ALTINA ALDILAR

17/25 Aralık büyük yolsuzluk soruşturması sonrasında Erdoğan rejiminin gerçeklerin ortaya çıkması için hukukun önünü açmak yerine hukuktan uzaklaşmayı tercih ettiği hatırlatılan raporda, “Bu çerçevede yargı ve güvenlik bürokrasisini kendilerine göre şekillendirdiler ve tamamen kontrol altına aldılar. Defalarca Anayasa ve yasalarda değişiklikler yaptılar.” deniliyor.

İHRAÇ EDİLEN YARGI MENSUBU SAYISI 5 BİNİ GEÇTİ

TR724’ün haberine göre ülkede yaşanan kaostan yargının da fazlasıyla nasibini aldığı aktarılan raporda, “Erdoğan ve AKP’nin emirleri yerine hukuku tercih eden hâkim ve savcılar hedefe konuldu. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay gibi yüksek mahkeme üyeleri ile ilk derece mahkemeleri, askeri yargı ve Sayıştay’da görev yapan hâkim, savcı ve raportörler mesleklerinden atıldılar. Hala da ihraçlar devam etmektedir. Mesleklerinden atılan yargı mensuplarının sayısı 5000’i geçti” ifadelerini kullanılıyor.

YARGI MENSUPLARI AĞIR İŞKENCE GÖRDÜ

Haklarında hiç bir somut suçlama olmaksızın ihraç edilen yargı mensuplarının neredeyse tamamı hakkında silahlı terör örgütü üyeliği, yöneticiliği veya silahlı terör örgütüne yardım gibi son derece absürt suçlamalar yapıldığı kaydediliyor. Haklarında soruşturma başlatılan binlerce hakim ve savcının tutuklandığı aktarılıyor: “Bir kısmı çok ağır işkence gördü. Onlarcası hala tek başına hücrede tutulmakta ve işkence bu şekilde devam etmektedir.”

AVUKATLAR DA CADI AVINDAN NASİBİNİ ALDI

Cadı avından avukatların da nasibini aldığı belirtilen raporda, “Yüzlerce avukat sadece savundukları müvekkillerinin aidiyetleri, düşünceleri ve eylemleri gerekçe gösterilerek tutuklandılar ve çoğu hala cezaevinde” deniliyor.

RAPORUN TAMAMI İÇİN
https://www.crossborderjurists.org/tr/turkiyede-hakim-ve-savcilara-yonelik-iskence-raporu-mayis-2022/

Eski MİT’çi Darıcılı, Gülen Hareketi üyelerinin nasıl kaçırıldığını anlattı: Afrika’dan rüşvetle getiriyoruz, Almanya’da mümkün değil

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar