Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Ispanak 7, patlıcan 15, biber 20 lira, vatandaş gramla alıyor

Sadece marketlerde değil, semt pazarlarında da sebze fiyatları cep yakıyor. Üretim merkezlerinde bile sebze fiyatları tavan yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, marketlerdeki yüksek gıda fiyatlarını eleştirmiş ve “hesabını sorarız” demişti. Oysa sebze- meyve fiyatları sadece marketlerde değil semt pazarlarında da cep yakıyor. Antalya’da patlıcanın kilosu 15 liradan, Mersin’de biberin kilosu 20 liradan, Balıkesir’de salatalığın kilosu 7 liradan, Manisa’da ıspanağın kilosu 7 liradan, semt pazarlarında satılıyor.

BOLD – Kış aylarında çarşı pazar fiyatları cep yakıyor, mutfaklarda adeta yangına sebep oluyor. Dört kişilik bir ailenin, bir haftalık gıda ihtiyacını karşılayabilmek için pazar filesini 100 liranın altında doldurabilme imkanı kalmadı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 25 seviyesinde ancak semt pazarlarına inildiğinde enflasyonun çok daha yüksek olduğu görülüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yüksek fiyatlar sebebiyle marketleri tehdit ederken, semt pazarları dar gelirli insanların mutfağındaki yangını büyütüyor.

ÜRETİM MERKEZİNDE 15 LİRAYA PATLICAN!

İHA’nın yaptığı derlemeye göre Anadolu’da çeşitli illerde sebze fiyatları bugüne kadar görülmemiş seviyelere yükseldi.

Örneğin, örtü altı üretimin merkezi Antalya’da meyve sebze pazarında patlıcanın fiyatı 15 TL’ye çıktı. Pazara gelen vatandaşlar ise kilo ile alamadıkları patlıcanı taneyle alarak eve götürüyor. Antalya’nın Aksu ilçesinde sebze meyve pazarında kışlık ürünlerin fiyatı cep yakıyor.

5 LİRANIN ALTINDA ÜRÜN YOK

Bu yıl kötü giden hava koşullarından etkilenen ürünlerin fiyatları pazarda da tavan yaptı. Pazarda 5 TL’nin altında ürün bulmak nerede ise zor hale geldi. Fiyatların artışının temelinde ise yağmurlu ve soğuk hava koşulları nedeniyle üretimin azlığı yatıyor. Antalya Toptancı Hal’inde 10 TL olan birinci el patlıcanın fiyatı pazarda ise 15 TL’ye çıktı. Tüketici patlıcan almakta, satıcı ise satmakta zorlanıyor. Birçok vatandaş patlıcanı kilo ile değil taneyle alıyor. 3 adet patlıcan 5 TL’ye alıcı buluyor.

Patlıcanın önemli üretim merkezlerinden olan Aksu’da çiftçi soğuk ve yağışlı hava nedeniyle serasında 25 günde bir hasat yapabildi. Bin metrekareden 40 ile 50 kilo arasında patlıcan hasadının yapıldığı seralarda, çiftçi de ürün azlığından dert yandı. Antalya Toptancı Hali’nde ise patlıcan 1 ile 12 lira arasında işlem gördü.

KİLO İLE DEĞİL GRAMLA SATIYORUM

Pazara alışveriş yapmaya gelen 32 yaşındaki Memduh Akti, 3 tane patlıcanı 5 TL’ye aldığını ifade ederek, “Kilo ile değil gram ile alıyoruz. 5 liraya eve 3 tane patlıcan götürüyorum. Kilosu 15 TL. Bir de bulunmuyor, yok.” dedi. 10 yıldır pazarcılık yapan Nurcan Kızılkaya ise, “10 yıldır pazarcıyım. 3 tane patlıcanı 5 TL’ye satıyorum. Kilo ile satamıyoruz. Alıcı gram ile alıyor.” açıklamasını yaptı.

HALE GELEN ÜRÜN YÜZDE 70 DÜŞTÜ

Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan ise, geçtiğimiz yıla oranla hale gelen ürün miktarında yüzde 70 azalma olduğuna dikkat çekerek, “Geçen yıl patlıcan bir dönümde 500-600 kilo çıkarken bu yıl 50 kilo çıkıyor. Hava şartları çok kötü etkiledi. Yeşil soğan açık alanda yetişen bir ürünümüzdü. Ama açık alandaki ürünler su altında kaldı. Seralarda yetiştirilen yeşillikler çok az olduğu için talep fazla olunca fiyatlar yükseliyor. Patlıcan fiyatları 2 aya kadar düşer. Domates fiyatları ise Mayıs sonuna kadar böyle gider. Hatay ve Mersin’de yaşanan sel olayları da çok kötü etkiledi.” değerlendirmesini yaptı.

Komisyoncu ve patlıcan üreticisi Ahmet Akcan, patlıcanın fiyatının yüksek olmasının nedenini üretimin az, talebin fazla olmasına bağladı.

27 bin metrekare patlıcan serasında 25 gün sonra ilk kez hasat yapabildiklerinin altını çizen Akcan, “Bu kadar alandan 80 ile 100 kas arasında ürün çıkacak. Bin metrekareden 40 ile 50 kilo arasında ürün alıyoruz. Güneşli hava olsaydı 500 kilo alırdık. Ürün az olunca geçen yıla oranla fiyat da iki katı oldu. Biz de patlıcanı ucuza satmak isteriz ama ürün yok. Havalar kapalı ve soğuk güneşe hasret kaldık. O nedenle patlıcan olgunlaşmıyor, ürün alamıyoruz.” dedi.

Havaların ısınmasıyla birlikte ürünün artacağını ve fiyatların düşüşe geçeceğini dile getiren Akcan, “Bu yüksek fiyat bizi de memnun etmiyor. Halde patlıcan 10 ile 12 lira arasında işlem görüyor. Bin metrekareden 40 kilo patlıcan çıkıyor, 20 lira olsa ne olur. Kurtarmıyor. Biz de mağduruz. Mahsul az.” ifadelerine yer verdi.

ÜRETİM AZ FİYATLAR YÜKSEK

Haldeki bazı ürünlerin fiyatları hakkında bilgi veren Akcan, “Domates 4 lira 80 kuruş-5 lira 20 kuruş, kapya biber 6 lira 8 kuruş-7 lira 20 kuruş, patlıcan 11-12 lira, salatalık 3-4 lira, California biberi 7 liradan işlem görüyor. O nedenle üretim az fiyatlar yüksek.” dedi.

Patlıcan üreticisi Yüksel Dayan, iklimsel koşullardan dolayı üretimde ciddi azlık olduğunu kaydetti. Dayan, ürün az olup fiyatların yüksek olmasının kendilerini memnun etmediğine dikkat çekerek, “Mahsul fazla olsa da patlıcan uygun fiyata satılsa bizim için daha iyi.” ifadelerini kaydetti.

MERSİN’DE BİBER FİYATLARI TAVAN YAPTI

Mersin’in Anamur ilçesindeki şiddetli yağışlar ve fırtınanın vurduğu seralarda ve üretim alanlarında oluşan hasar yüzünden biber fiyatları adeta tavan yaptı.  Mersin’in Anamur ilçesindeki halk pazarında biberin etiket fiyatının 20 TL olduğunu gören vatandaşlar adeta şok oldu. Tüketicilerden Şefika Biberci, pazardaki, fiyatların yüksek olduğunu belirtirken, pazar esnafı kış aylarının gelmesiyle beraber fiyatlarda artış olduğunu ifade etti.

Artan fiyatların sadece vatandaşı değil, kendilerini de olumsuz yönde etkilediğini belirten pazarcı esnafından Saniye Çoban, “Üretimden mi oluyor, kış sezonu olduğundan mı oluyor bilmiyorum. Fiyatlar artar, düşmez. Olan esnafa ve vatandaşa oluyor. Tek maaşla geçinen birisi pazardan ya yarım kilo alacak ya da 250 gram alacak.” diye konuştu. Bu arada pazarda, taze fasulye 13, brokoli 10, patates 3, soğan 5, domates 7, kabak 8, salatalık 4, muz 5, elma 3, portakal 1.5, patlıcan 5, kırmızı biber 20 liradan alıcısını bekliyor.

BALIKESİR’DE SALATALIĞIN KİLOSU 7 TL’YE ÇIKTI

Balıkesir’de halk pazarlarında meyve fiyatları normal seyrederken, sebze fiyatları cep yakıyor. Balıkesir’de kurulan salı pazarında meyve fiyatları çok uygunken, sebzelerin pahalı olması dikkat çekti. 1.5 liraya portakal satılan pazarda patlıcanın kilosu ise 12 liraya kadar ulaşmış durumda. En pahalı sebze ise kıl biber. Kilosu 20 liraya yükselen kıl biber pazarın zirvesinde.

Esnaf üretimin azlığı ve yağışların yüksek olması yüzünden sebze fiyatlarının çok arttığını belirtirken, özellikle serada yetişen ürünlerin vatandaşa ulaşana kadar nakliyat, hal ve komisyon ücretiyle birlikte maliyetinin 3-4 katına yükseldiğini ifade etti.

Vatandaşlar ise ucuzluğu sebebiyle meyveye rağbet gösterirken, sebzeyi ise yarım kilo ya da 250 gram alıyor. Pırasa, kereviz ve lahananın kilosu 5 liradan satılırken, pancarın kilosu ise 4 lira oldu. Geçen hafta 6 lira olan salatalık, bu hafta 7-8 liradan satıldı. Patlıcan 9-10 lira civarında satılırken fiyatı 12 liraya çıktı. Tatlı biberin kilosu 10 liradan 12 liraya yükseldi. Pazar esnafı müşteriyi tezgaha yaklaştırabilmek için etikete malın yarım kilo fiyatını yazıyor.

MANİSA’DA ISPANAK 7 LİRA

Yüksek fiyatlar yaz sebzelerinde olduğu kadar kış sebzeleri için de geçerli. Mesela Manisa’daki semt pazarlarında en önemli kış sebzesi olan ıspanağı 7 liranın altında bulmak çok zor. Aynı şekilde diğer önemli kış sebzesi karnıbaharın ise en küçük boyları bile tanesi 6-7 liradan satılıyor.

Geçen yılın en tartışmalı ürünü konumundaki soğan fiyatları ise artmaya devam ediyor. Geçen yılı kilosu 5 liradan kapatan soğan halen kilosu 6 liradan satılıyor.

Sağlıklı ve ucuz gıda için vatandaş tarlaya indi

Analiz

4,2 milyon resmi işsiz varken AKP’den emek sömürüsü itirafı

AKP’li Mehmet Özhaseki, “Sığınmacılar bazı şehirlerde sanayiyi ayakta tutuyor. İşçi bulamıyorlar, bu adamlar çalışıyor” sözleri Türkiye’deki işsizliğin fotoğrafını gözler önüne serdi. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre 4,2 milyon resmi işsiz bulunurken, sanayici asgari ücretin bile altında sigortasız göçmenleri çalıştırıyor.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de Suriyeli ve Afgan mülteciler üzerinden yürütülen tartışmanın zemini raydan çıktı. CHP Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın sığınmacılara yönelik ayrımcı ifadeleri tepki çekti. Mültecileri göndermekte ısrar eden Özcan, Bolu’daki yabancı uyrukluların su ve katı atık ücretlerini 10 kata kadar arttıracağını söyledi.

AKP’Lİ MEHMET ÖZHASEKİ’NİN ÇARPIK SÖYLEMİ

Muhalefet kanadında yabancı düşmanlığını körükleyen açıklamalar yapılırken, iktidar cenahında ise ‘emek sömürüsü’ itirafları yapılıyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, Gaziantep ve Kayseri gibi şehirlerde fabrikaları sığınmacıların ayakta tuttuğunu söyledi. Özhaseki, yabancıların ucuz iş gücü olarak kullanıldığından, sigortasız çalıştırıldığından bahsetmedi.

TÜRKİYE’DEKİ İŞSİZLER İŞ BEĞENMİYOR MU?

Özhaseki, “Sanayici çalıştıracak işçi bulamıyor” iddiasını ise TÜİK çürütüyor. 2021 yılı Mayıs verilerine göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde resmi işsiz sayısı 4 milyon 237 bin kişi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bu kişilerin talep ettikleri ücret ise 2 bin 825 lira tutarındaki asgari ücret. Sigorta mecburiyeti de olduğu için bir işçinin sanayiciye vergi, sigorta ve maaş maliyeti 4 bin 500 lirayı buluyor.

ASGARİ ÜCRET ÜZERİNDEKİ VERGİ YÜKÜ

AKP’li Özhaseki, sanayicinin çalıştırmadığı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı işsizlerin maliyetlerinin yüksek olduğunu dolaylı yoldan itiraf ediyor. AKP hükumeti olarak asgari ücretliden yüksek vergi aldıklarından bahsetmiyor. Yüksek vergiler sebebiyle sanayicinin kaçak mültecileri çalıştırmak zorunda kaldığı özeleştirisini yapmıyor. Ancak söyledikleri tam olarak ucuz iş gücü övgüsü olarak ortalıkta duruyor.

KARIN TOKLUĞUNA ÇALIŞTIRILAN MÜLTECİLER

Özhakesi’nin “Sanayici çalıştıracak işçi bulamıyor” ifadesinin doğrusu ise şu satırlarda yatıyor: “4 milyon 237 bin resmi işsizin bulunduğu Türkiye’de fabrikalar çalıştıracak ucuz iş gücü bulamıyor. O yüzden sosyal güvencesiz, karın tokluğuna mültecileri çalıştırıyor”

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP Hükumetinin kamu işçisine zam teklifi 100 TL oldu

Devlette çalışan 700 binden fazla işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinde AKP’nin zam teklifi tepki çekti. Hükumet, 3 bin 577 ile 3 bin 750 lira arasında maaş alanlara 100 lira, 3 bin 750 ile 4 bin lira arasında alanlara 60 lira seyyanen zam önerdi.

BOLD – Market ve pazarda her ürüne zam gelirken 100 liralık zammı yetersiz bulan Türk-İş ve Hak-İş, teklifin arttırılmasını isteyecek.

BAKANLIKLAR, ÜNİVERSİTELER VE HASTANELERDEKİ İŞÇİLER

Bakanlıklar, üniversiteler, hastaneler, il özel idareleri, demiryolları, şeker fabrikaları ve elektrik üretim santrallerinin de aralarında olduğu kamu kurum ve kuruluşlarındaki işçileri yakından ilgilendiren 2021 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü görüşmelerinde süreç devam ediyor.

SENDİKALAR 4 bin 800 LİRA İSTEDİ

Türk-İş ve Hak-İş, en düşük brüt ücretin 4 bin 800 liraya yükseltilmesi, 2021-2022 döneminde ilk 6 ay yüzde 20, diğer 6 aylar için enflasyon artı yüzde 3 refah payı talep etti. AKP hükumeti brüt ücreti 3577-3750 lira arası olanlara 100 lira, brüt ücreti 3750-4000 lira arası olanlara 60 lira seyyanen zam ile yılın ilk 6 ayı için yüzde 9, ikinci 6 ay için yüzde 5 artı enflasyon farkı teklif etti.

ASGARİ ÜCRETİN BİLE ALTINDA KALACAK

Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, “Taleplerimiz ile hükümetin teklifi arasında ciddi bir fark var. Enflasyon, geçim şartları ve düşük ücretli işçilerin durumu ortada. 700 bin işçinin yaklaşık yarısı düşük ücretlerle çalışıyor. Hükümetin teklifindeki taban ücretin, yeni yılda asgari ücretin altında kalma riski söz konusu” dedi.

MEMUR MAAŞ ZAMMI PAZARLIĞI 2 AĞUSTOS’TA BAŞLIYOR

İşçilerle ilgili toplu görüşmeler devam ederken, 2 Ağustos itibarıyla 4.2 milyon memur ve 2.2 milyon memur emeklisinin maaş ve aylıklarına 2022 ve 2023’te yapılacak zamların belirlenmesi için masaya oturacak.

Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen de ortak taleplerini 26 Temmuz’da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na sunacak. Anlaşma sağlanamazsa zam oranına Hakem Kurulu karar verecek.

CHP’li Kuşoğlu: 783 şirket kayyımla yönetiliyor, paranızı böyle bir ülkede tutar mısınız?

Okumaya devam et

Ekonomi

CHP’li Kuşoğlu: 783 şirket kayyımla yönetiliyor, paranızı böyle bir ülkede tutar mısınız?

Afrasia Bank New World Wealth’in araştırmasına göre, 2016-2019’da en az 300 milyar dolar Türkiye’den yurtdışına kaçtı. Araştırmayı yorumlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, “Bir kişinin terörist olduğu kanaati oluşunca mal varlığına el konularak TMSF kayyım atıyor. Şu anda TMSF’nin kayyım atadığı 783 şirket var. Sizin 1 milyar dolarınız olsa böyle bir ülkede tutar mısınız?” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, TMSF’nin şirketlere kayyım atamasını öngören OHAL uygulamasının 3 yıl daha uzatılmasına tepki gösterdi.

Türkiye’nin nüfusuna oranla dışarıya servet çıkarılan ilk ülke olduğunu belirten Kuşoğlu, şunları söyledi: “Afrasia Bank New World Wealth’in araştırmasına göre, 2016-2019 arasında Türkiye nüfusuna oranla dışarıya servet çıkan birinci ekonomi. Araştırmaya göre, 1 milyon dolar ve üstü 17 bin 100 hesap dışarı kaçmış. Ortalama 10 milyondan baz alsak 170 milyar dolar yapar. İlave çıkışlar söz konusu. Yani en az yurtdışında en az 300 milyar dolar var. Bir iş insanına göre bu rakam en az 500 milyar dolar. Türkler hem servetlerini yurtdışına götürüyor hem de yatırımlarını İspanya, İngiltere, Romanya hatta  Mısır’a yapıyor.”

TÜRKİYE’DE KARA PARA AKLANIYOR

Ekonomide son dönemde ortaya çıkan ‘çökmenin’ oluştuğunu vurgulayan Kuşoğlu, “6 servet affı yaptık. Vergi alınmayan bu aflarla bu servetler bankacılık sisteminde kayda giriyor, sonra tekrar geri yurtdışına çıkıyor. Bu da Türkiye’yi para aklayan ülke konumuna düşürüyor. Türk Lirası’nın düşmesi ile servet avcıları da türedi. Değeri 10 milyar dolar olan bir bankamızı 5 milyar dolara alabiliyorlar. Ekonomide yamukluk, çarpıklık var. Oysa yatırımcı, hukuka, demokrasiye ve ekonomiye güvenebilmeli” dedi.

AKP, KAYYIM UYGULAMASINI 3 YIL UZATTI

Sözcü gazetesinin haberine göre Kuşoğlu, yaşanan servet kaçırma işinin TBMM’den çıkan son torba yasayla artacağını savundu. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) 3 yıl daha kayyımlık yapabilmesini öngördüğünü vurgulayan Kuşoğlu,  “Yani bir kişinin terörist olduğu kanaati oluşunca mal varlığına el konularak TMSF kayyım atıyor. Şu anda TMSF’nin kayyım olarak atandığı 783 şirket var. Devlet bakkallık yapmaz diye 61 milyar dolarlık özelleştirme yapan iktidar, terörist diye yargıladığı 783 şirketin kayyumu. 3 yıl uzatılan bu kanun Türkiye’ye sıkıntı getirecek. Sizin 1 milyar dolarınız olsa böyle bir ülkede tutar mısınız?” diye sordu.

‘Kimsenin malında gözümüz yok’ diyen Erdoğan dünyayı ikna edemiyor

Okumaya devam et

Popular

Shares