Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İranlıların Türkiye aşkı çığ gibi büyüyor

Asrın yolsuzluk operasyonu 17-25 Aralık sonrası gündeme gelen Reza Zarrab'ın anavatanı İran'dan Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlar dikkat çekici bir biçimde arttı.

Vatandaşlık başvurularında birinci sırada olan, konut alımı konusunda ise Irak’tan sonra ikinci sırada yer alan İranlılar, bu yılın ilk 6 ayında Türkiye’de 513 şirket açtı.

Bu hamle İranlıları, Türkiye’ye yapılan doğrudan sermaye yatırımlarında ilk sıraya yerleştirdi.

BOLD – Türkiye’de yabancılara şirket kuruluşu ve yatırım danışmanlığı hizmeti veren Elit Vatandaşlık ve Yatırım Danışmanlığı’nın açıkladığı verilere göre, İranlıların Türkiye’ye olan ilgisi katlanarak artıyor.

Her yıl 3 milyon İranlı turist Türkiye’yi ziyaret ederken, Türkiye’ye yönelik yatırım yapan İranlıların sayısında da dikkat çeken bir artış yaşanıyor.

Son birkaç yıldır Türkiye’den konut alımında Iraklılardan sonra ikinci sıraya, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığına başvuruda ise ilk sıraya yerleşen İranlılar, bu yılın ilk yarısında Türkiye’de şirket açarak doğrudan sermaye yatırımı yapan yabancılar arasında da birinci sıraya yükseldi.

Türkiye 2016 yılında ABD’nin Yeşil Kart uygulamasına benzeyen Turkuaz Kart uygulamasını başlatmıştı. Bunun ardından 2017’den itibaren yatırım yaparak Türk vatandaşlığı almak mümkün hale geldi.

Geçen yılın eylül ayında Yatırım Yoluyla Vatandaşlık Programı’nın asgari yatırım limiti gayrimenkul yatırımlarında 250 bin dolara düşürülmüştü.

Yabancıların Türkiye’ye yönelik yatırımlarının önemli bir kısmı gayrimenkul alımı şeklinde yapılıyor. Bununla birlikte doğrudan sermaye yatırımında da son dönemde gözle görülür bir artış dikkati çekiyor.

Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi verilerine göre 2019 Ocak-Haziran döneminde Türkiye genelinde 559 yabancı sermayeli anonim şirket, 5 bin 622 yabancı sermayeli limited şirket kuruldu. Bu şirketlerin toplam sermayesi 2 milyar 44 milyon 989 bin Türk lirası oldu. Yabancı sermayedarların bu sermayenin 1 milyar 700 milyon 855 bin liralık kısmını Türkiye’ye getirdiği belirtiliyor.

Yıl sonu itibarıyla yabancıların Türkiye’ye sermaye yatırımı taahhüdünün 4 milyar Türk lirasını aşması bekleniyor.

YABANCININ GÖZÜ İSTANBUL’DA

Yabancıların Türkiye’ye olan yoğun sermaye yatırımı ilgisi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) açılan ve kapanan şirket istatistiklerine bakıldığında da doğrulanıyor. İstatistikler, yabancıların şirket kuruluşu amacıyla özellikle İstanbul’a büyük bir ilgili duyduğunu gösteriyor.

2019 Ocak-Haziran döneminde kurulan yabancı sermayeli şirketlerin yüzde 63’ü İstanbul Ticaret Odası’na kayıt yaptıran firmalardan oluşurken, İstanbul’a getirilen yabancı sermaye miktarı da 1 milyar 200 milyon liraya yaklaşıyor.

Aynı dönemde yabancılar tarafından İstanbul merkezli olarak 362 anonim şirket, 3 bin 530 da limited şirket kurulmuş bulunuyor. Yabancı şirket açılışında İstanbul’u sırasıyla Antalya, Gaziantep, Ankara ve Mersin izliyor.

En çok yabancı sermayeli şirket kuruluşu olan faaliyet alanına bakıldığında ise “Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret” faaliyetinin öne çıktığı görülüyor. Kurulan yabancı sermayeli şirketlerin 770’i bu alanda faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş durumda.

6 AYDA TÜRKİYE’DE 513 ŞİRKET KURDULAR

2016 yılında İranlılar tarafından Türkiye’de toplam 298 şirket kurulmuşken, bu rakam 2017’de 357’ye, ambargoların başladığı 2018 yılında ise 1.019’a yükseldi. Bu yılın ilk 6 ayında ise Türkiye’de 33’ü anonim şirket olmak üzere 513 İran sermayeli şirket kurulmuş bulunuyor. Geçen yılın aynı döneminde 368 İranlı şirket kurulduğu dikkate alınınca yüzde 40 artış olduğu görülüyor.

İranlı yatırımcıların hangi ekonomik faaliyetlere yatırım yaptığına bakıldığında, 233 firma ile “toptan ve perakende ticaret”, 53 firma ile “finans ve sigortacılık”, 53 firma ile “konaklama ve yiyecek”, 48 firma ile “imalat sektörü faaliyetleri”, 40 firma ile “idari ve destek hizmeti faaliyetleri”, 26 firma ile de “mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler” yapmayı tercih ettikleri görülüyor.

“İRANLILAR TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPMAYI ÇOK SEVDİ”

Aynı zamanda Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Tahran Temsilcisi olan Elit Vatandaşlık ve Yatırım Danışmanlığı şirketinin Genel Müdürü Fatih Çayabatmaz, “İranlılar Türkiye’ye yatırım yapmayı çok sevdi. Özellikle ABD ambargoları sonrasında Türkiye İran sermayesi için tek rota haline geldi. Bu ilginin önümüzdeki yıllarda da katlanarak sürmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

İranlılardan son dönemde Türkiye’de şirket kurmak için yoğun talep aldıklarını söyleyen Çayabatmaz, şöyle devam etti:

“TÜRKİYE ÜZERİNDEN FARKLI İHRACAT LİMANLARINA AÇILMAYI HEDEFLİYORLAR”

“Şirket kuruluşu için arayan İranlılardan telefonlarımız susmuyor. İranlı yatırımcılar hem İran’daki ürünlerini Türkiye’de pazarlamayı hem de Türkiye’yi bir üs olarak kullanarak Türkiye üzerinden farklı ihracat limanlarına açılmayı hedefliyor. 2018 yılında başlayan ABD ambargoları sonrasında Türkiye İranlı iş adamları için yegane adres haline geldi.

“AVRUPA’DA PARALARINA EL KONULMASINDAN KORKTUKLARI İÇİN İŞLERİNİ TÜRKİYE MERKEZLİ YÜRÜTÜYORLAR”

Avrupa’da her an ABD baskısı ile paralarına el konulmasından korkan İranlı yatırım fonları Türkiye’de işyeri devralarak, yeni şirket kurarak ya da ihracat operasyonlarını Türkiye merkezli yürüterek İran ekonomisine nefes aldırma yoluna gidiyorlar.”

Çayabatmaz, Türkiye’de yatırım yapan İranlıların en fazla toptan ve perakende pazarlama ve ticaret alanında faaliyet gösterdiğini belirterek, özellikle ambargo kapsamında olmayan ürünlerin Türkiye üzerinden ihracatı ve Türkiye iç piyasasına ithali amacıyla firma kuruluşlarını gerçekleştirdiklerini kaydetti.

“KAMU KURUMLARIYLA İLİŞKİSİ İYİ OLAN TÜRK PARTNERLERLE ÇALIŞMAYI TERCİH EDİYORLAR”

İranlıların Türkiye’ye daha önce gelmiş İranlılarla çalışmayı tercih etmediklerini, bunun yerine daha çok Türklerle çalışmak istediklerini belirten Çayabatmaz, “İranlılar Türkiye’de şirket kurarken Türk kanunlarını bilen, uzman, kamu kurumlarıyla ilişkisi iyi olan, deneyimli yerel Türk partnerlerle çalışmayı tercih ediyor” dedi.

“BİR KAÇ YIL İÇİNDE İRANLILARIN TÜRKİYE’YE YAPTIĞI YATIRIM 5 MİLYAR DOLARI BULUR”

Çayabatmaz, “Eğer Türkiye’nin yatırım yoluyla vatandaşlık programı bu şekilde sürdürülürse birkaç yıl içerisinde İran’dan Türkiye’ye yapılan doğrudan yatırım miktarının 5 milyar dolar seviyesini yakalamasını bekliyoruz” diye konuştu.

Diktatörlüğün Gizli Orduları-7: 15 Temmuz ve cevapsız kalan sorular…

Ekonomi

Bayram tatilinde 2 köprüye 72 milyon lira geçiş garantisi ödenecek

CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sokağa çıkma yasağını kapsayan 3 günlük Ramazan Bayramı boyunca Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi köprülerine 72 milyon lira geçiş garantisi ücreti ödeneceğini belirtti.

BOLD – CHP’li Karabat, “Dolar kuru yükseldikçe hazineden bu köprüleri işleten müteahhitlere ödenecek bedel de katlanıyor” dedi.

Karabat yaptığı yazılı açıklamada, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 3 günlük bayram tatili nedeniyle maliyeti en az 7,8 milyon lira ve Osmangazi Köprüsü’nün maliyeti ise en az 64,2 milyon lira olduğunu kaydetti. Karabat,  “Hazineden ödenecek bedel ise böylece en az 72 milyon lira oldu. Bu para ile 72 bin aileye 1000’er lira verilerek bayramda yüzleri güldürülebilir veya 480 bin aileye yardım kolisi gönderilebilirdi” dedi.

KÖPRÜLER KARA DELİĞE DÖNÜŞTÜ

Karabat, köprülere ödenen garanti geçiş ödemeleriyle ilgili şunları belirtti: Hazineyi tüm yurttaşlar vergileriyle finanse ediyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsünün açıldığı 2016’da araç başına garanti bedeli 3 dolar artı KDV olarak belirlenmişti. Yani her fırsatta yurttaşlara dolarınızı satın diyen iktidar kendi ihalesini bile dolarla yapıyor. Yetmiyor, aynı zamanda bu dolar cinsinden geçiş ücreti de zamlanıyor. Çünkü ihaleye göre bir de ABD’deki enflasyon oranı kadar garanti bedeline zam geliyor. Böylece 2020 yılı için araç başına garanti bedeli 3,16 dolar artı KDV’ye çıkıyor. Garanti edilen araç sayısı ise günlük 135 bin. Hiçbir yıl tutturulabilmiş bir sayı değil. Hele ki salgın koşullarında bütçenin kara deliğine dönüş durumda bu köprüler. Sadece Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 3 günlük maliyeti en az 7,8 milyon lira”

DOLAR YÜKSELDİKÇE MÜTEAHHİDE ÖDENEN BEDEL KATLANIYOR

Osmangazi Köprüsü’nün bedeli ise çok daha fazla. Garanti edilen araç sayısı günlük 95 bin. 2016’daki araç başına garanti tutarı ise 35 dolar artı KDV. Ancak Türkiye’deki enflasyon yetmiyormuş gibi bir de ABD enflasyonu da hesaba katılıyor. Böylece 2020’deki garanti bedeli 36,9 dolar artı KDV’ye çıkıyor. Sadece Osmangazi’nin en az 64,2 milyon liralık 3 günlük bedeli hepimizin cebinden ödenecek. En az diyorum çünkü görüldüğü üzere hesap dolar kuru cinsinden yapılıyor. Biz hesabı yaparken bu yılın ilk 3 ayının ortalama dolar kurundan hesapladık. Dolar kuru yükseldikçe hazineden bu köprüleri işleten müteahhitlere ödenecek bedel de katlanıyor. ”

Garanti yolcu tutmadı: Uçmayan uçak için müteahhitlere 347 milyon dolar ödendi

Okumaya devam et

Ekonomi

Bayramda cep telefonu şebekeleri çöktü, GSM operatörleri birbirini suçladı

Koronavirüs nedeniyle vatandaşların bayram kutlamalarını cep telefonuyla yapmak istemesi üzerine bazı bölgelerde arama sorunu yaşandı. Şebeke sorununa sosyal medyada gündem olması üzerine açıklama yapan GSM operatörleri birbirlerini suçladı.

BOLD – Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom, sorunun kendi operasötrlerinden kaynaklanmadığını, diğer operatörlere doğru yapılan aramalarda sorun olduğunu savunarak, rakiplerini suçladı.

Koronavirüse karşı önlem amaçlı uygulanan 4 günlük yasak sebebiyle evlerinden çıkamayanlar yakınlarıyla bayramlaşmak için telefonlarına sarıldı fakat arama yapamadılar. Ramazan Bayramı’nın ilk gününde bazı bölgelerde Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom hat kullananlar arama yapmak istediklerinde şebeke sorunuyla karşılaştı.

Vatandaşların sosyal medya üzerinden GSP operatörlerine tepki göstermesi üzerine Turkcell, Vodafone ve Turk Telekom, birbirini suçlayan açıklamalar yaptı.

“BİZDEN KAYNAKLI DEĞİL”

Turkcell, şebeke sorunuyla ilgili Twitter hesabından, “Turkcell’lilerin diğer Turkcell’li kullanıcılara doğru yaptıkları aramalarda herhangi bir aksama bulunmamaktadır. Şebekemizden diğer operatörlere yönelik gerçekleşen aramalarda ise Turkcell kaynaklı olmayan kesintiler meydana geldiği görülmektedir” açıklaması yaptı.

“DİĞER OPERATÖR PROBLEMLİ”

Vodafone ise, “Diğer operatörler yönüne yaptığınız aramalarda problem yaşıyor olabilirsiniz. Sorun Vodafone kaynaklı değildir” dedi.

“KENDİ ARAMIZDA HİÇBİR SORUN YAŞANMIYOR”

Türk Telekom da rakip operatörleri suçladı. Türk Telekom, “Diğer operatörlere doğru yaptığınız aramalarda yaşanan sorun, Türk Telekom kaynaklı değildir. Türk Telekom kullanıcılarının kendi aralarında yaptıkları aramalarda hiçbir sorun yaşanmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Erdoğan imzaladı: Döviz ve altın satışında vergi arttı

Okumaya devam et

Ekonomi

Erdoğan imzaladı: Döviz ve altın satışında vergi arttı

Bankaların çıkardığı ve vergisi düşük olduğu için daha çok mevduat yerine tercih edilen finansman bonoları ile döviz ve altın alımında alınan vergiler yükseltildi. Döviz ve altın alım satımında Banka Sigorta ve Muamele Vergisi binde 2’den yüzde 1’e yükseltildi.

BOLD – Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı kararnameye göre, finansman bonosundan alınan yüzde 10 düzeyindeki vergi yüzde 15’e çıkarılarak, mevduatın vergisi ile eşitlendi. Döviz ve altın alım satımında uygulanan Banka Sigorta ve Muamele Vergisi de (BSMV) “binde 2″den “yüzde 1.0” düzeyine yükseltildi.

Koronavirüs salgınının ekonomik etkilerini en aza indirme gerekçesiyle, kaynak sağlamak üzere yapılan düzenlemeler bugünden itibaren geçerli olacak.

BİREYSEL YATIRIMCILARI ETKİLEYECEK

Yeni düzenlemeler ile, finansman bonolarında son dönemde bankaların kısa vadeli finansman bonolarını gittikçe artan bir şekilde mevduata alternatif bir finansman kaynağı olarak kullanması, vergi kaybına neden olduğu gerekçesiyle, bireysel yatırımcıların kısa vadeli mevduattan ve finansman bonolarından elde ettiği faize uygulanan stopaj oranı eşitlenmiş oldu. Kurumsal yatırımcılar için ise finansman bonolarında stopaj oranı yüzde sıfır olarak uygulanmaya devam edecek.

Banka Sigorta Muamele Vergisi’nde ise, altın ve döviz almak isteyenlere, banka, yetkili müessese (döviz büfeleri) ve diğer finansal kuruluşlar tarafından satılan dolar, euro vb yabancı paralar ile yine bankalarda açılan altın mevduat/yatırım hesapları için fiziki olmayan altın satış tutarı üzerinden kambiyo işlem vergisi alınıyor.

Buna karşılık, şu kambiyo işlemlerde ise BSMV sıfır oranında uygulanıyor:

– Bankalar ile yetkili müesseselerin kendi aralarında veya birbirlerine yaptıkları kambiyo satışları,

– Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan kambiyo satışları,

– Döviz kredisinin ödenmesine yönelik olarak, döviz kredisi kullanılan ya da kullanımına aracılık eden banka tarafından kredi borçlusuna yapılan kambiyo satışları,

– Sanayi sicil belgesini haiz işletmelere yapılan kambiyo satışları,

– İhracatçı Birliklerine üye olan ihracatçılara yapılan kambiyo satışları.

Garanti yolcu tutmadı: Uçmayan uçak için müteahhitlere 347 milyon dolar ödendi

Okumaya devam et

Popular