Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi gerçek oluyor: Yaşlanmayı tersine çeviren bir yöntem geliştirildi

Juan Carlos Izpisua Belmonte isimli bir genetik bilimci tarafından geliştirilen bir yöntem, genleri düzenleyerek belirli izleri silmeyi ve hücreleri başlangıçtaki genç hallerine geri getirerek yaşlanmayı tersine çevirmeyi esas alıyor.

Izpisua Belmonte adlı bir bilim insanı, genleri düzenleyerek belirli izleri silen ve hücreleri başlangıçtaki genç hallerine geri getiren bir yöntem geliştirdi.

BOLD – İnsanoğlunun başlangıcından beri en ilgi çekici kavramlardan biri olagelen ölümsüzlük, tarihin neredeyse her anında araştırılan bir konu oldu. Simyacılarla başlayan serüven, kendine ölümsüzlük/gençlik çeşmesi gibi efsaneleri de edindi.

Ancak yeni araştırmalar, bu çeşmenin artık bir efsaneden daha fazlası olabileceğini ortaya koydu.

SINIRLARI ZORLAYAN BULUŞ

Genetik bilimci Juan Carlos Izpisua Belmonte, insan algısının sınırlarını zorlayacak bir buluşa imza attı. Izpisua Belmonte, farelerin genlerindeki izleri silerek tüm hücrelerini daha genç bir hale getiriyor. Başka bir deyişle, hücrelerin yaşlandığı bilgisini hücrelerden silerek onları ilk hallerine dönüştürüyor.

Juan Carlos Izpisua Belmonte

Bunu bir fare üzerinde deneyimleyen Izpisua Belmonte, bir gün önce sırt üstü yatarak kelimenin tam anlamıyla ölmeyi bekleyen farenin, işlemin ardından hayat dolduğunu belirtti.

Neredeyse gençlik çeşmesinden bir yudum almış olan fare, birkaç gün sonra hücre iflası sebebiyle yaşamını yitirdi. Bunun sebebiyse tümörler oldu. Fare, “yüksek dozda gençlik” almıştı.

Fareye uygulanan işlem, “yeniden programlama” adında bir genetik değişiklikten ibaret. Vücuttaki “epigenetik izler” adı verilen izleri silerek geni düzenleyen bu sistemle birlikte bir hücreye daha önceden bir kemik hücresi mi yoksa deri hücresi mi olduğu bile unutturulabiliyor.

Bu işlem genellikle kök hücre üretimi için kullanılıyor. Ne hücresi olduğunu unutan hücreler, embriyonik aşamalarına geri dönüyor ve istenilen hücre haline gelebiliyor.

GENÇLİK ÇEŞMESİ

Bu işlemin bilinçli ve düzgün bir şekilde kullanılması durumunda hayvanların ve hatta insanların yeniden programlanabileceğini belirten Izpisua Belmonte, işlemin bir çeşit gençlik çeşmesi olduğunu belirtiyor.

Izpisua Belmonte, yaşlanmayı hücresel seviyedeki moleküler sapmalar olarak nitelendiriyor ancak entropiyle olan bu savaşı daha önce hiçbir bireyin kazanmadığının da altını çiziyor.

Yeniden programlama konusunun daha önce klonlama işleminde de kullanıldığını belirten Izpisua Belmonte, yetişkin bir boğadan klonlanan bir buzağıyı örnek gösterdi. Yetişkin boğa ile aynı DNA’nın yalnızca tazelenmiş bir halini taşıyan buzağı, başka bir deyişle aynı DNA’ları yaşlanmaya ilişkin sapmalar olmadan edindi.

Izpisua Belmonte’nin bahsettiği işlemse yeni bir birey üretmeden yaşlanmaya ilişkin sapmaları ortadan kaldırmak. Biz yaşlandıkça hücrelerimizin daha verimsiz şekilde çalışmasına sebep olan sapmalar, yaşlanmamızın birinci sebebi olabilir.

Bu sebeple bu epigenetik değişiklikleri yeniden programlamayla birlikte tersine çevirirsek yaşlanma işlemini de tersine çevirebiliriz.

“SONSUZ HAYAT VADETMİYOR, SADECE SON KULLANMA TARİHİNİ UZATIYOR”

Izpisua Belmonte, tüm bu anlattıklarından sonra epigenetik değişikliklerin sonsuz bir hayatı vadetmediğini, yalnızca “son kullanma tarihi”ni biraz daha ertelediğini ifade etti. Kendi açıklamalarına göre insan yaşam süresini 35 ila 50 yıl kadar uzatmak için hiçbir engel bulunmuyor.

Izpisua Belmonte’nin farelerine yaptığı tedavi, Japon kök hücre araştırmacısı Shinya Yamanaka’nın Nobel ödüllü buluşunu temel alıyor.

Yamanaka, 2006 yılında yetişkin insan hücrelerine yalnızca dört adet protein ekleyerek hücrelerin yeni şekillenmiş embriyolar gibi davranmasını sağladı. Yamanaka faktörleri denilen bu proteinler, hücrelerdeki epigenetik izleri silerek hücreye yeni bir başlangıç imkanı sunuyor.

Bu araştırmalar aynı zamanda yeni bir tedavi yöntemini de ortaya koydu. Araştırmanın sonuçlarına göre bir insanın tüm vücudunun gençleştirilebileceğinden bahsediliyor ancak bu işlemin belirli dezavantajları da bulunuyor.

TÜMÖR OLUŞMA RİSKİ VAR

Bir hücredeki metilasyon izlerini ve diğer epigenom izlerini yüksek dozda silerseniz hücre kendi kimliğini kaybedebilir. Başka bir deyişle hafızasını tamamen silmiş olursunuz. Bu boş hücreler de ileride işlevsel yeni hücrelere evrilebilir ya da işlevini tamamen yitirebilir. Aynı zamanda kendilerini bir kanser hücresi olarak geliştirebilir ve kişinin tümörler geliştirmesine de neden olabilir.

Izpisua Belmonte, farelere daha az dozda yeniden programlama uygulanması durumunda sonuçların ölümcül olmayabileceğini düşündü. 2016 yılında ekip, progeria ile farelerdeki hücreleri kısmen eski haline döndürecek bir yöntem arayışına girdi.

Fareleri, vücutları içerisinde Yamanaka faktörlerini geliştirmesini sağlayacak şekilde düzenleyen araştırmacılar, bu işlemi kontrole almak için bir sistem geliştirdi. Doksisiklin isimli bir antibiyotik verildiği zaman Yamanaka faktörlerini geliştiren fareler, iki farklı gruba ayrıldı.

Izpisua Belmonte’nin laboratuvarında bazı farelere istedikleri zaman doksisiklin içeren bir su verildi. Diğer farelere de haftada iki gün boyunca doksisiklin içeren su verildi. Suyu sürekli tüketen fareler kısa bir süre içerisinde öldü ancak kısıtlı bir şekilde doksisiklinli suyu tüketen fareler %30 daha uzun yaşadı.

Tüm vücudu gençleştirme fikri şu an için biraz uzak bir ihtimal gibi görünse de yaşlılıkla ilgili olan bazı hastalıkların birkaç sene içerisinde durdurulabileceği düşünülüyor. Yamanaka faktörlerini kullanarak epigenetik izleri silen bilim insanlarının yakın gelecekte bu hastalıkları tamamen ortadan kaldırabileceği belirtiliyor.

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi adlı filmde, 80 yaşında gibi yaşlı bir şekilde doğan bir bebeğin, hayatın kuralı olan doğmak, büyümek, yaşlanmak prensibinin tersinden işlemesi anlatılıyor.

Bir ihtiyar olarak dünyaya gelen Benjamin Button, bundan 80 yıl sonra annesinden yeni doğmuş bir bebek şeklinde hayata gözlerini yumuyor.

Türkiye “zeka”yı da ithal etmeye başladı

Dünya

CNBC abonelerine böyle duyurdu: Pompeo, “Türkiye’ye karşı ‘gerekirse’ askeri güç kullanmaya hazırız”

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun CNBC’ye verdiği röportaj olay oldu. CNBC, Pompeo ile yaptığı röportajda tüm abonelerine ABD Başkanı Donald Trump’ın “Türkiye’ye karşı ‘gerekirse’ askeri güç kullanmaya hazır olduğunu” aktardı.

BOLD-ABD Başkanı Donald Trump, “Eğer Türkiye uygunsuz davranırsa yaptırımlar ve vergiler uygularız” ifadesini kullanmıştı. CNBC’deki habere göre, Closing Bell sunucusu Frost’a konuşan Pompeo, “Barışı savaşa tercih ederiz. Ama kinetik ya da askeri tutum almak gerekirse, Başkan Trump’ın bu gereği yerine getirmeye hazır olduğunu bilmelisiniz” dedi.

CNBC muhabirinin, ABD’nin askeri bir karşılık vermesini gerektirecek ‘kırmızıçizgi’ lerinin ne olduğu sorusuna cevap vermeyen Pompeo “Başkan’ın ABD’nin askeri kudretini kullanmayı üstlenip üstlenmeme kararının önüne geçmiş olmak istemiyorum” şeklinde değerlendirdi.

Pompeo “Ekonomik güçlerimize atıfta bulundunuz. Bunları kesinlikle kullanacağız. Diplomatik gücümüzü de kullanacağız. Bunları tercih ediyoruz,” dedi.

Türkiye ile anlaşmanın hayat kurtardığına tamamen ikna olduğunu söyleyerek yapılan müzakereyi savunan Pompeo, “Müttefiklerimiz aynı şekilde bakıyor. Söz konusu müzakere sürecinde bölge genelindeki etnik azınlıkları Türklerden korumak için gerçek taahhütlerimiz var. Bence yaptığımız iş hayat kurtardı.” Şeklinde konuştu.

Konuşmasının devamında Pompeo, “Türkiye’nin istila ettiği Suriye, egemen bir ulus. Kürt dostlarımızla, DSG ile Fırat Nehri’nin yukarısında ve aşağısında beraber çalıştık” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Pompeo’nun görüşleri hakkında yorum yapmayı reddetti.

 

Görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Mızraklı gözaltına alındı

 

Okumaya devam et

Dünya

Trump yine tehdit etti: Eğer Türkiye uygunsuz davranırsa yaptırımlar ve vergiler uygularız

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki kabine toplantısı öncesi gazetecilere, Türkiye ile ABD arasında Suriye’nin kuzeydoğusuna ilişkin varılan anlaşma konusunda açıklamalarda bulundu.

BOLD-ABD ile Türkiye arasında gerçekleşen görüşmelere ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Trump, “Suriye’de ateşkese uyuluyor. Ufak çatışmalar devam ediyor” dedi.

Konuşmasının devamında “Kürtlere sizi 400 yıl koruyacağız sözü vermedik” ifadelerini kullanan Trump ayrıca, “(Suriye) Sınırdaki çatışmalar nedeniyle birçok Türk hayatını kaybetti, her iki tarafa da bakmalısınız” diye konuştu.

Ayrıca “Eğer Türkiye uygunsuz davranırsa yaptırımlar ve vergiler uygularız” ifadelerini kullanan Trump, Suriye az sayıda ABD askerinin kalmaya devam edeceğini söyledi.

Kardeşim Esad is loading…

Okumaya devam et

Dünya

Mark Esper’in Suriye’deki petrol sahaları için asker bırakılabilir sözü tartışma yarattı

ABD Başkanı Donald Trump’ın kararı doğrultusunda Suriye’deki askerlerini çekmeye başlatan Washington’un Suriye’de petrol sahalarını korumak için yaklaşık 200 askeri çekmeyebileceği belirtiliyor.

BOLD – Afganistan ziyareti sırasında açıklamalarda bulunan ABD Savunma Bakanı Mark Esper, “Suriye’nin kuzeydoğusundaki kasabalarda petrol sahalarının yakınlarında askerlerimiz var. Bu askerler şu anki çekilme aşamasında yer almıyor.” dedi.

Mark Esper, “Amaç özellikle petrol gelirine bu geliri kendi kötü niyetli faaliyetleri için isteyebilecek IŞİD’in ve diğer grupların erişimini engellemek” şeklinde konuştu.

ABD Savunma Bakanı Suriye Demokratik Güçleri ile birlikte görev yapan bir grup ABD askerinin Suriye’de kalması konusunda istişarelerin yapıldığını doğruladı ancak bu konuda henüz bir kararın alınmadığını belirtti.

PENTAGON SEÇENEKLER ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR

New York Times gazetesi konuyla ilgili haberinde Pentagon’un ABD Merke Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM’dan farklı seçeneklerle ilgili çalışma yapmasını talep ettiği ve askeri yetkililerin de Başkan Trump’ı bu hafta içinde konuyla ilgili bilgilendireceklerini yazmış, Trump’ın bu seçeneğe sıcak baktığı belirtilmişti.

Savunma Bakanı Mark Esper da henüz Başkan’a söz konusu planı sunmadığını ancak Pentagon’un görevinin farklı seçenekleri incelemek olduğunu belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump hafta sonu paylaştığı bir Twitter mesajında “Suriye’deki petrol sahalarını güven altına aldık” demiş ancak başka ayrıntı vermemişti.

ABD’nin Suriye’de sadece petrol sahalarını düşünmesi eleştilere ve tartışmalara sebep oldu.

AFP: TÜRKİYE’NİN SURİYEDEKİ HEDEFİ 120 KM

Bu arada Fransız haber ajansı AFP, Türk askeri yetkililere dayandırdığı bilgilere göre Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde 120 kilometre uzunluğunda bir güvenli bölge oluşturmayı planlıyor.

Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyine gerçekleştirdiği operasyonla ilk aşamada 120 kilometre uzunluğunda bir güvenli bölge oluşturmayı hedeflediği bildiriliyor.

AFP’nin Türk askeri yetkililerine dayandırdığı haberine göre 120 kilometrelik bölgenin Tal Abyad’dan Resul-Ayn’a kadar uzanmasının hedeflendiği, bir sonraki aşamada da güvenli bölgenin 444 kilometreye genişletilmesinin düşünüldüğü belirtildi.

Güvenli bölgenin derinliğinin de Suriye devleti toprakları içinde yaklaşık 30 kilometre olmasının planlandığı ifade ediliyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu yaptığı açıklamada güvenli bölgenin uzunluğunun 444 kilometre olacağını belirtmişti.

İran, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde yeni gözlem noktaları kurmasına karşı çıktı

Okumaya devam et

Popular