Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Erdoğan’ın İBB’ye geldikten sonra binlerce insanı işinden ettiği ortaya çıktı

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, işten çıkarmalar üzerinden Ekrem İmamoğlu’nu eleştirirken, kendilerinin göreve geldiklerinde kimsenin ekmeği ile oynamadıkları sözünün gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

BOLD- Tarih ve belgeler Erdoğan’ın 1994 yılında İBB’yi aldıktan sonraki icraatlarını ortaya koyarak sözlerini yalanladı. Erdoğan 1994 Martı’nda belediye başkanı olunca kademeli olarak binlerce işçiyi işten çıkardı. Memurlara ise mobbing uygalayarak emekli ya da istifa etmelerine neden oldu.

ZABITA VAKFI BASTI EŞYALARINA EL KOYDU

Cumhuriyet’in haberine göre, 1995 yılında Darülaceze Vakfı belediye zabıtaları tarafından basıldı, eşyalarına el konuldu ve 68 yaşındaki vakıf başkanı zabıtalar tarafından zorla odasından çıkarıldı. Vakfın açtığı iki davayı da kazanmasına rağmen Erdoğan, mahkeme kararlarına uymadı.

1) VAKIFLAR KONUSU

-Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Koltuğa oturur oturmaz, işe öğrencilere hizmet veren vakıf ve derneklere saldırmaktan başladılar.”
-AKP’li İBB 2. Başkan Vekili Ömer Faruk Kalaycı: “Vakıflardan çıkan gençler sizin uykularınızı kaçırır.’’

NE YAPMIŞLARDI?

18 Eylül 1994’te Darülaceze Vakfı zabıtalar tarafından basıldı. Eşyalara el kondu. 68 yaşındaki Vakıf Başkanı Cahit Özden, zabıtalar tarafından yaka paça dışarı çıkarıldı. 1919’daki Darülaceze Vakfı Nizamnamesi’ne göre Belediye ile bir ilgisi bulunmayan vakfa el konuldu. Vakıf yönetiminin İdare Mahkemesi’ne açtığı iki davayı da İBB kaybetmesine rağmen mahkeme kararını uygulamadı.

2) BAŞKANLARIN SORUMLULUKLARI

Süleyman Soylu: “Eğer siz kendi işinizin dışında, dönüp birtakım meselelere girerseniz elbetteki biz üzerimizdeki sorumlulukları yerine getiririz demektir. İstanbul, haziran ayında bir karar verdi. Benim çöpümü topla, suyumu akıt, başıma bir iş geldiğinde çözmeye çalış bir belediye bunun için seçilir. Türkiye’yi idare etmek büyük büyük laflar söylemek için de seçilmez. İşini iyi yapmak için seçilir. Belediyeler önemli işlerdir. Türkiye’yi yönetmeye hevesli olabilirsiniz. Bunu isteyebilirsiniz ama önce işinizi yapacaksınız.”

NE YAPMIŞLARDI?

26 Kasım 1996 günü İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Yozgat ve Kızılcahamam belediye başkanları gazetelere yarım sayfa ilan vererek TBMM’de görüşülen Terörle Mücadele Yasası’nın 8. maddesi aleyhine kampanya başlatmıştı. Erdoğan ve Gökçek’in de aralarında bulunduğu başkanların verdiği ilanlarda “Tasarının kanunlaşması halinde, ülkenin bölünmesine müsait bir ortam sağlanacağı, fikir ve ifade hürriyeti ile vicdan ve adalet hürriyetinin kısıtlanacağı, Milli Şef döneminin geri geleceği” belirtilerek halkı milletvekillerini faks ve telefonla uyarmaya davet etmişledi.

3) ÇIKARILAN İŞÇİLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Belediyede kimseyi işten çıkarmayacaklarını söylediler çıkardılar. Bizim de yapacaklarımız var. Ekmeklerinden edilen işçilerimizin mücadelelerine hukuki, sosyal, her türlü desteği biz vereceğiz. Biz böyle bir davanın, böyle bir medeniyetin, temsilcisi olan Ak Parti’yiz.”

AKP İl Başkanı Bayram Şenocak: “Bir mesajla insanların geleceğine ipotek konulamaz. İşçi kıyımı yapılamaz.”

NE YAPMIŞLARDI?

Recep Tayyip Erdoğan 1994 yerel seçimlerinde Belediye Başkanı olunca haziran ayında İSTON’dan 139, Suser’den 1200, Metro AŞ’den 45 işçi çıkarıldı. İşçiler Belediye binası önünde oturma eylemi yaptı. İşe iade konusunda dilekçe vermek istediklerinde belediyeye sokulmadı. Sözen döneminde yapılan sınavda memuriyete hak kazananları görevlerine atamadı. Yeni memur sınavı açarken, bu sınavın ilanı bir tek Milli Gazeteye verdi.

47 BÜROKRATI ŞANTİYEYE SÜRDÜ

İSKİ’de Sözen döneminde görev yapan üç genel müdür yardımcısı, 8 daire başkanı ve müdürlerden oluşan 47 bürokratı Sarıgazi’de bir telefon ve dört masanın bulunduğu prefabrik bir şantiye binasına sürdü. Servis de tahsis edilmeyen bu üst düzey bürokratlara verdikleri cep ajandalarına hergün ne iş yaptıklarını yazmaları istendi. Arazinin ortasında hiçbir iş yapamayan bürokratlar ajandaları boş verince sicilleri bozuldu ve birçoğu ya emekliliğini istedi ya da istifa etmek zorunda kaldı.

4) BELEDİYE YETKİLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ticaret Bakanlığı’nın mayıs ayında yayımladığı genelge ile artık belediye iştiraklerine yönetici atama yetkisi belediye başkanlarından alınarak belediye meclisine verildi. “Merkezi yönetimle uyum içerisinde olmayanlar kesinlikle oradan iflaslarını ilan ederler. Halkın oy verirken merkezi hükümetle uyum içerisinde olmayan belediyeler kazanırsa bizim halimiz ne olur diye düşünmesi lazım.”

NE YAPMIŞLARDI?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasında Recep Tayyip Erdoğan 18 Mayıs 1994 günü Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi’nin toplantısında “Ulus devletler için deniz bitti. Türkiye gibi bir ülkeyi Ankara’dan yönetmek artık mümkün değildir. Yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması, merkezi yönetimin toplum hayatının birçok alanından çekilmesi gerekir.

5) İSTANBUL’A GÖÇ

31 Mart 1995 günü Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Kulübü’nün düzenlediği “Yerinden Yönetiminin Güçlendirilmesi ve Yaygınlaştırılması” konulu toplantıda konuşan dönemin İBB Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İstanbul’a başıboş kimseyi sokmam. Ancak İstanbul’a almaya değil, vermeye gelenler girebilir” demişti.

CUMHURBAŞKANI OLUNCA NE DEDİ?

Belediye Başkanı iken “İstanbul’a başıboş kimseyi sokmam, almaya değil vermeye gelenler girebilir” diyen Erdoğan Cumhurbaşkanı olunca İstanbul’a 546 bin mültecinin gelmesini eleştirenlere şöyle seslenmişti: “Elimizde bir tas çorbamız varsa, o bir tas çorbayı mülteci kardeşlerimizle paylaşarak yolumuza devam edeceğiz. Kardeşlerimizin içerisinde inanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak isteyenler var. İçişleri Bakanlığımız oluşturduğu bir ofisle Suriyeli kardeşlerimize bu yardımı, bu desteği yaparak, onlara vatandaşlık imkânını vereceğiz.”

Erdoğan, işten çıkarmalar üzerinden İmamoğlu’nu hedef aldı

Politika

Davutoğlu, sert konuştu: Oğlunu diğer vatan evlatlarından ayıran biri devlet adamı olamaz

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, konuşanın suçlandığını, ‘yolsuzluk var’ diyenin cezalandırıldığını söyledi.  “Bunların bir kutsalı, bir ilkesi kaldı mı? Kendi oğlunu diğer vatan evlatlarından ayıran biri devlet adamı olamaz” dedi.

BOLD – Gelecek Partisi’nin İstanbul İl Başkanlığı binasının açılış töreninde konuşan Davutoğlu, isim vermeden AKP hükumetini sert sözlerle eleştirdi. Davutoğlu, “Konuşanlar, suçlanıyor. ‘Yolsuzluk var’ diyen cezalandırılıyor. İsraf, lüks, şatafat, kibir, şeffaflıktan kopuş ve yolsuzluk ekonomi kaynaklarını tüketiyor. Memlekete kara kış atmosferi hakim. Konuşan hemen cezalandırılıyor. Kendi oğlunu diğer vatan evlatlarından ayıran biri devlet adamı olamaz. Kendi yakınlarını 81 milyondan ayrıcalıklı gören devlet adamı olamaz” dedi.

Açılış töreninde konuşan Davutoğlu, şunları söyledi:

İÇİNDEN ÇIKTIĞIMIZ PARTİNİN DEVAMI DEĞİLİZ

“Nice hakaretlere rağmen ağzımızdan kem söz çıkmadı. Bundan sonra da çıkmayacak. Dilimiz bozulmayacak. Geçmişi reddetmeyiz ama nasıl Demokrat Parti içinden çıktığı partinin devamı değilse biz de içinden çıktığımız partilerin devamı değiliz. Yeni bir geleceğe yürüyen gelecek öncüleriyiz. Anlaştığımız şeyler ilkelerdir.

BUNLARIN BİR KUTSALI, BİR İLKESİ KALDI MI?

Bunların bir kutsalı, bir ilkesi kaldı mı? Bizler o ilkeleri ayağa kaldırmak için yola çıktık. ‘Anadolu’da teşkilatlanamazlar, Türkiye’de korku iklimi var kimse cesaret edemez’ dediler. 2 ayda 32 ilimizde il başkanı atadık. Bu baharda cemre havaya düştü ya suya ve toprağa düşecek. Baharla birlikte 81 ilde il başkanımızı atayacağız. Bir ülkede parti kurmak cesaret işiyse o ülkede demokrasi yoktur. Yanlışsa millet karar verir.

KONUŞAN HEMEN CEZALANDIRILIYOR

Bu korku iklimini dağıtacağız. Hukuka güven kalmadı. Herkes yarınından endişe içinde. İsraf, lüks, şatafat, kibir, şeffaflıktan kopuş ve yolsuzluk ekonomi kaynaklarını tüketiyor. Memlekete kara kış atmosferi hakim. Konuşan hemen cezalandırılıyor. Kendi oğlunu diğer vatan evlatlarından ayıran biri devlet adamı olamaz. Kendi yakınlarını 81 milyondan ayrıcalıklı gören devlet adamı olamaz.

RIZKINIZI KESERİZ TEHDİDİNE KARŞI YOLA ÇIKIYORUZ

15 Temmuz’un kahramanları, o gece canını ortaya koyanlar aramızda. Bir daha alanlara çıkarız. Ama bu tür tehditlerden hareketle birileri otoriterliklerini meşrulaştırmaya kalkarlarsa da daima demokrasi diyeceğiz. Darbelerin tek panzehiri vardı. Tam ve mutlak demokrasidir. Siyasi iktidarı temsil edenlerin rızkınızı keseriz tehdidine karşı demokrasiyi inşa etmek için yola çıkıyoruz. Bırakın anketlerde yüzdeler söylesinler, bizi TV’lere çıkarmaya cesaret edemeyenler bırakın konuşsunlar. Millet konuşunca onlar susacak. Seçimler ister bu sene olsun hazırız, ister gelecek sene olsun hazırız, ister daha sonra yine hazırız. Kendi banka hesaplarımızı değil milletin cebindeki helal parayı arttırmaya geliyoruz. Gayri hukuki kim ne yaparsa yapsın kardeşimiz de olsa hesap sormaya geliyoruz.”

Kulis: Damat Albayrak, AKP Genel Başkanlığı için test ediliyor

Okumaya devam et

Politika

İmamoğlu, AKP’lilerin TÜRGEV hüllesine böyle tepki gösterdi: Eşkıyalık anlayışı!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB’nin TÜRGEV’den geri aldığı Beyoğlu’ndaki binanın AKP’lilerin oylarıyla Beyoğlu Belediyesi’ne tahsis edilmesine tepki gösterdi.

BOLD-İBB Meclisi’nde AKP’lilerin oylarıyla TÜRGEV’den geri alınan İBB’ye ait taşınmazın AKP’li Beyoğlu Belediyesi’ne bedelsiz tahsis edilmesine İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tepki gösterdi. Kararla sistemin ‘bypass edilmek istendiğini’ belirten İmamoğlu, “Bu resmen meclisteki çoğunluk üzerinden eşkıyalık anlayışı. İstanbul halkının malını gasp edemezler. Kararı, yürürlüğe koymayacağız” dedi.

Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey Metrosu çalışmaları kapsamında Mecidiyeköy-Şişli istasyonundan test aracına binen İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

AKP’LİLERİ İBB’NİN MALINI GASP ETMEKLE SUÇLADI

Sözcü’de yer alan habere göre; TÜRGEV‘den geri alınan Beyoğlu Örnektepe’deki arazi ve üzerindeki yurt binasının İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AKP grubunun oylarıyla Beyoğlu Belediyesi’ne tahsis etme kararı alınmasına tepki gösteren İmamoğlu, “Bu resmen meclisteki çoğunluk üzerinden eşkıyalık anlayışı. Kamu vicdanı değil eşkıya anlayışı, eşkıya duruşu. Eşkıyanın ne anlama geldiğini biliyorsunuz, malını gasp etmek. Örnektepe’de İBB olarak yurt yapıyoruz. Bir kreş yapacağız, parkla bağlantısını yapacağız. Bizden daha güvenilir, bizden daha iyi süreci yönetecek bir başka kurum yok. A, B, C, D vakıfları benim umurumda değil. Biz İBB olarak 2 bin-3 bin yatak kapasiteli yurtlarla çocuklarımıza gençlerimize çağdaş öğrenci yurtları ile hizmet vereceğiz.” dedi.

“BUNA ‘PIŞIK’ DERLER”

“Neymiş efendim bu projeyi meclis üzerinden X belediyeye tahsis edecekler o belediye üzerinden de istedikleri gibi hareket edecekler” sözleriyle karşı çıkan İmamoğlu, “Kusura bakmasınlar ama ‘pışık’ derler ya çocuklar… Böyle bir şey yok. İstanbul halkının malını ‘öyle istiyoruz’ diye gasp edemezler. Siyasi bir takım iradeler, bir avuç insan istiyor diye gasp edemezler.” İfadesini kullandı.

Bu karar için “Mecliste karar alalım, Saraçhane binasını da veriyoruz Fatih Belediyesi’ne” anlamına geldiğini belirten İmamoğlu, “Böyle bir yetki yok. ‘Kanuni hakkımızı kullandık’ diyorlar, kanuni hakkınız bu değil. Bunu biz yürürlüğe koymayacağız. İBB olarak vakfımız var, kendi yönetimimiz var biz orada yurt ve kreş hizmetlerine başlayacağız. Alınan karar yok hükmündedir. Hem hukuki süreci yöneteceğiz hem fiili süreçte gideceğiz paşa paşa halkımızla orayı buluşturacağız.” dedi.

“A vakfı, B vakfı işine baksın, kendiişlerini yürütsünler” diyen İmamoğlu, “Karar onay için başkanlık makamına sunulduğunda veto edeceğiz. Hukuki süreçleri yöneteceğiz, zabıtalarımızla gideceğiz, temizleyeceğiz. Birçok kamu alanında yapılmak istenen bu müdahaleleri geri püskürteceğiz. Çünkü onlar bir avuç insanın isteklerini yerine getiriyor. Biz 16 milyon insanın isteklerini yerine getiriyoruz.” şeklinde konuştu.

“Ankara beni bulsun” videosuyla tanınan Cihangir için Bakanlık devrede!

Okumaya devam et

Politika

“9 milyona yakın kişinin aylık geliri 673 liranın altında!”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 8 milyon 647 bin kişinin aylık gelirinin 673 liranın altında olduğunu söyledi. Erdoğan’ın Pakistan ziyareti sırasında yaptığı açıklamayla ilgili, “Yahu kardeşim sen dilini tutamıyor musun” dedi.

BOLD – Partisinin Ankara İl Kongresi’nde konuşan CHP lideri, Türkiye’nin 5 temel sorunu olduğunu belirterek, “İşsizlik sorunumuz var. Ne diyorlar, ‘Her işveren bir işsizi işe alırsa işsizliği çözermişiz’. Bir akıl tutulması yaşıyor iktidar. Yok böyle bir şey. İşsizliği önlemek için fabrikaları satmayacaksınız fabrikalar kuracaksınız” dedi. Kılıçdaroğlu, açlık sınırı olarak 2 bin 128 lira belirtilen Türkiye’de 8 milyon 647 bin kişinin aylık gelirinin 673 liranın altında olduğunu vurguladı.

DİLİNİ TUTAMIYOR MUSUN?

İktidarın dış politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, Pakistan ziyareti sırasında Keşmir’le ilgili Çanakkale benzetmesi yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “Dilini tutamıyor musun” dedi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Defalarca söyledim. Ne işimiz var Ortadoğu bataklığında? Şimdi Hindistan’ı karşısına alıyor. Bir dilini tut kardeşim. 24 saatte Emevi camiinde namaz kılacaklardı. Süleymanşah Türbesi’ni gizliden kaçırdılar ve ‘kahramanlık’ diye millete sattılar. Emevi camiine kim gitti? Putin. Suriyelilere 40 milyar harcadı. Şimdi İdlib’de sıkıştı. Yahu arkadaş sen dilini tutamıyor musun? Yine uçakta konuşmuş (Pakistan dönüşünü kast ediyor). Havuz medyasının temsilcileri var uçakta. Kimse sormuyor, ‘Kılıçdaroğlu, Süleymanşah Türbesini kendi topraklarından kaçırana hain denir diyor ne diyorsunuz’ diye. ‘FETÖ’nün siyasi ayağı Erdoğan’dır’ diyor, sormuyorlar. Ne soruyorlar? Kılıçdaroğlu, ‘Hava bulutlu diyor’ sen de, ‘Hava bulutlu değil o görmüyor’ diyorsun.”

Kılıçdaroğlu konuşmasında özetle şunları söyledi:

5 TEMEL SORUN

Türkiye’nin bugün 5 temel sorunu vardır. Birinci sorunumuz demokrasi. Ülkenin demokrasi sorunu vardır. İkinci sorunumuz eğitim. Eğitim, bir topluma sınıf atlatır. Bir bireye sınıf atlatır. Üçüncü temel sorunumuz dış politika. Ağır bedeller ödeyen bir sürecin içindeyiz şu anda. Toplumsal barış sorunumuz var. Bir arada huzur içinde yaşamak istiyoruz. Kimse kimliği, inancı, yaşam tarzı dolayısıyla ötekileştiremeyiz. Türkiye bugün derin bir kriz yaşıyorsa, ekonomide sosyal alanda, siyasetini inanç, yaşam tarzı ekseniyle politika yapmasıdır. Bir başka önemli temel sorunumuz ekonomi.

DEMOKRASİ ASKIYA ALINMIŞ HALDE

Dört ayaklı stratejiden söz edeceksiniz. Birinci sorun demokrasiydi. Demokrasisi gelişmemiş olan hiçbir ülke büyümemiştir. Türkiye büyüyecekse, dünyada söz sahibi olacaksa, barış ve kardeşlik olacaksa, bunun yolu demokrasidir. Başka bir yolu yoktur. Demokraside güçler dengesi vardır. Demokrasinin büyük ölçüde askıya alındığını görüyoruz. Ne olursa olsun bizim gibi düşünmeyen insanlar için de demokrasiyi getireceğiz. Türkiye’nin üretmesi lazım, üreteceğiz. Bir ülke üretirse güçlü olur.Üretim demek sadece fabrikada, tarlada üretmek demek değildir. Üretmek, hayatın her alanında üretmektir. Üniversitede bilgi üreteceksiniz. İnsanlar kainatı sorgulayacaklar.

7 MİLYON İŞSİZ

Cumhuriyet tarihinin en derin krizlerinden birisini yaşıyoruz. 7 milyonu aşkın işsizimiz var. Üniversite bitiren on binlerce çocuğumuz işsiz. Ne diyorlar, “Her işveren bir işsizi işe alırsa işsizliği çözermişiz.” Bir akıl tutulması yaşanıyor. Yok böyle bir şey. İşsizliğin önlenmesinin yolu üretmekten geçiyor.

FABRİKALARI SATMAYACAKSINIZ

İşsizliği önlemek için fabrikaları satmayacaksınız, fabrikalar kuracaksınız. Yurt genelinde dengeli kuracaksınız. Neden istihdam alanını yaratmıyorsun? 17 yıl oy verdiniz, geldi sizin fabrikalarınızı sattı. Demek ki sizin de sorgulama zamanınız geldi. Biz her yerde fabrika kuracağız. İşsizlik belasını çözeceğiz. Toplumsal barışı dinamitleyen temel şeylerden biri işsizliktir. Bu sorunların tamamı çözülebilir, işsizlik sorunu da çözülebilir. Politikalarınızı istihdam üzerinde inşa ederseniz bütün bunlar çözülebilir.

EYT

Bugün EYT’liler var. Prim ödeme gün sayısı dolunca işi olsa dahi işinden ayrılmak zorunda çünkü emekliliği doluncaya kadar çalışsa yani yaşı da doldursa daha fazla prim ödeyecek daha uzun süre çalışacak, kadere bakın daha az emekli maaşı alacak.

6 MİLYON 850 BİN EMEKLİNİN AYLIK GELİRİ 2 BİN LİRANIN ALTINDA

8 milyon 647 bin 283 kişinin aylık geliri 673 liranın altında. Aylık geliri 2 bin liranın altında olan emekli sayısı ise 6 milyon 850 bin 513. Asgari ücretin yarısı ve onun altında gelir elde eden kişi sayısı ise 2 milyon 136 bin.”

ANKARA İÇİN İKİ İSİM YARIŞIYOR

Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen kongrede mevcut il başkanı Rıfkı Güvener aday olmadı. İl başkanlığı koltuğu için iki isim -Parti Meclisi üyesi Ali Hikmet Akıllı ve eski Gençlik Kolları Başkanı Ayhan Yalçınkaya- yarışacak.

İşsizlik ödeneğine başvuranların sayısı 2 milyona ulaştı

 

Okumaya devam et

Popular