Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

STK’lardan Ankara Emniyeti’nde işkence iddialarına dair ortak açıklama

Ankara Emniyeti’nde geçtiğimiz hafta yaşanan işkence olayına dair sivil toplum örgütleri ortak açıklama yaptı. Başbakanlık ve MİT personellerine işkence yapıldığı ortaya çıkmıştı.

BOLD – İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, Ankara Tabip Odası (ATO), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Ankara Şubesi (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şubesi (ÇHD), Hak İnisiyatifi Derneği, Devrimci 78’liler Federasyonu, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Ankara Emniyeti’ndeki işkence iddialarına ilişkin Mülkiyeliler Birliği’nde ortak açıklama yaptı. Açıklamaya Meclis Başkan Vekili Mithat Sancar, Hakların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Hasan Özgüneş’in yanı sıra çok sayıda sendika ve kurum temsilcisi katıldı. Kurumlar adına ortak açıklamayı İHD Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Nuray Çevirmen yaptı.

Ankara Emniyeti’nde Adalet Bakanlığı eski çalışanı olan 46 kişiye yönelik fiziksel, psikolojik, cinsel şiddet ve işkence iddialarının gündeme geldiğini hatırlatan Çevirmen, “Kamuoyunda geniş yankı bulmuş olan bu iddialara ilişkin İçişleri Bakanlığı ve diğer yetkili kurumlar tarafından bir açıklama getirilmemiştir” dedi.

100 KİŞİYE İŞKENCE YAPILMIŞ

Şubat ayı içerisinde Ankara’da yaşanan 7 zorla kaçırılma vakâsının ailelerinin başvurusuyla tespit edildiğini belirten Çevirmen, yapılan inceleme ve başvurular sonucunda zorla kaçırılan kişilerin işkenceye maruz kaldıklarının anlaşıldığını söyledi. Çevirmen, “26 Mayıs’ta HDP’li milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun ve basına yansıyan bilgilere göre Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Dışişleri Bakanlığı personeli 100 kişi, Mali Suçlar Soruşturma Bürosu’nda gözaltında tutulmuş ve bu kişilere işkence yapılmış, zorla ifade imzalatılmaya çalışılmıştır. Ancak iddialar reddedilerek, yapılan uygulamaları ‘prosedüre uygun’ olduğu ileri sürülmüştür” ifadelerini kullandı.

SORUMLULAR CEZALANDIRILMALI

2019 yılının ilk 11 ayında kayıt altına alınabilen işkence ve diğer kötü muamele verilerini açıklayan Çevirmen, şunları söyledi: “TİHV’e 2019 yılının ilk 11 ayında işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla toplam 840 kişi başvurmuştur. İHD verilerine göre ise 2019 yılının ilk 11 ayında gözaltında ve gözaltı dışındaki yerlerde işkence ve diğer kötü muameleye uğradığını iddia eden kişi sayısı 830’dur. Tüm bu işkence kötü muameleyle ilgili başvurular; cezasızlık politikasıyla sonuçsuz bırakılmakta ve etkin bir soruşturma yürütülmemekte, sorumlular cezalandırılmamaktadır. İşkence vakâlarında cezasızlık politikasına son verilmeli ve sorumlular cezalandırılmalıdır. Muayeneler Türkiye’nin de taraf olduğu İstanbul Protokolü’ne uygun olarak yapılmalıdır. Türkiye imza attığı ve işkenceyi yasaklayan sözleşmelere mutlak surette uymalıdır ve işkenceyi önlemelidir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, işkence iddialarına karşı görevini yerine getirmelidir. İnsanlık onurunu yok sayan işkence uygulamalarına karşı mücadele edeceğimizi buradan bir kez daha yineliyoruz ve tüm kurumları, işkenceyi önlemek adına göreve çağırıyoruz.”

GERGERLİOĞLU: HAREKETE GEÇİLMELİ

HDP’li vekil Gergerlioğlu, avukatların yaşanan işkenceleri ayrıntılı bir şekilde anlattığını belirterek, konuyu Meclis gündemine taşıdığını söyledi. İddiaları ilgili bakanlara sorduklarını ancak, “Twitter’de yankı bulması mı işkenceyi ispatlayacak” şeklinde cevap verildiğini aktardı. Ülkede işkencenin artış gösterdiğini dile getiren Gergerlioğlu, buna karşı harekete geçilmesi gerektiğinin altını çizdi.

TESLİM ALMAK İSTİYORLAR

HDP’li vekil Özgüneş de, “Bizi teslim almak istiyorlar. Ama biz de onlara diyoruz ki ‘size boyun eğmeyeceğiz.’ Alabildiğine geniş katılımlarla bedeli ne olursa olsun bu zihniyetinizi değiştirene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Güçlü olursak başarabiliriz” diye konuştu.

SANCAR: İŞKENCECİLER YARGILANACAK

Meclis Başkanvekili Mithat Sancar ise işkencenin insanlık onuruna karşı en büyük saldırı olduğunun altını çizdi. Sancar, “İşkenceyi politika olarak benimseyenler şunu iyi bilsinler; işkencecilerin peşine düşen tek bir kişi dahi kalsa yargılanacak. Tek bir kişi ‘işkence var ve yargılanacaktır’ diye haykırdığı sürece, onların da uykuları kaçacaktır. Korkuları büyümeli. Bunu sağlayacak olan ise hepimizin etkili mücadelesidir” dedi.

NE OLMUŞTU?

Ankara’da 18 Aralık günü eski Başbakanlık çalışanı olduğu açıklanan 27 kişiye yönelik gözaltı kararı çıkartılmıştı. 18 kişinin evinde gözaltına alındığı operasyonun ardından işkence ve kötü muamele iddiaları gündeme geldi. Ankara Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi’nde gözaltında tutulan en az 7 kişiye ağır hakaretler eşliğinde, şişeyle tecavüz tehdidinde bulunulduğu avukatları tarafından ilk gün duyurulmuştu. Gözaltındakilerden en az ikisine ise kaba dayak şeklinde işkence yapıldığı bildirilmişti.

Olayın ardından Ankara Barosu harekete geçmiş ve gözaltındaki kişilerle görüşerek işkence ve kötü muameleye ilişkin mağdurlarla görüşmüştü.

MİT’in 18 eski çalışanı Ankara TEM’de işkence görüyor

Gündem

KYK borçlarına iptal yerine erteleme geliyor

Üniversite mezunlarının kredi borçlarının iptal edilmesiyle ilgili talepleri karşılık bulmadı. Hükumetin hazırladığı taslağın yasalaşmasıyla öğrenciler, kredi borçlarını geri ödemeye başlama süresini bir yıl uzatabilecek.

BOLD – Öğrencilerin kredi yerine burs talebine olumlu yanıt verilmezken, yapılan son düzenlemeyle KYK borçlarının ödemesi bir yıl ertelenebilecek.

BORÇLARA ERTELEME GELİYOR

KYK borçlarıyla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Geçtiğimiz aylarda KYK borçlarının silineceğine dair iddialar gündemi meşgul etmiş, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da borçların silineceğine dair sinyaller vermişti. Ancak torba yasa taslağında KYK borçlarına erteleme ve indirim maddesi yer aldı. AKP’nin salgına ilişkin hazırladığı yeni taslakta öğrencilerin kredi borçlarını iptali talebi karşılık bulmadı.

CUMHURBAŞKANINA FATURA ERTELEME YETKİSİ VERİLİYOR

Düzenlemeyle, öğrenci kredilerinin geri ödenmesinde TEFE yerine yurt içi ÜFE uygulanacak. Öğrencinin borcunu geri ödemeye başlama süresi bir yıl uzatılabilecek. Salgın hastalık gibi durumlarda eğitime uzun süre ara verilmesi halinde yaz tatilinde telafi eğitimleri olacak. Yine düzenlemeye göre Cumhurbaşkanı, salgın süresince belediyelerin tüm vergi, sigorta primi, elektrik borçlarını ve su alacaklarını gecikme faizi ve zammı olmadan erteleyebilecek.

Kefen parasını tüketen Türkiye astronomik faizle borçlanmaya başladı

 

Okumaya devam et

Gündem

MİT’çinin cenazesi nedeniyle tutuklanan gazeteciler Silivri’deki tecritten şikayetçi

Libya’da öldürülen MİT’çinin haberini yaptıkları gerekçesiyle cezaevine atılan gazeteciler Cumhuriyet’e konuştu. İktidarın af çalışmasını eleştiren gazeteciler cezaevindeki tecritten şikayet etti.

BOLD – Türkiye’de erişime yasaklanan OdaTV’nin Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Sorumlu Haber Müdürü Barış Terkoğlu ve muhabir Hülya Kılınç bir ayı aşkın süredir İstanbul Silivri Cezaevi’nde tutuluyor.

Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın haberine göre Pehlivan, “Hukuk olsa bir gün dahi tutuklu olmamamız gereken bir soruşturmayla bizleri içeri attılar. Bizleri cezaevinde tuttukları her gün, asıl dertlerinin suçlama konusu yaptıkları haber olmadığının kanıtı” diyor.

Pehlivan şöyle devam ediyor: “İnfaz paketi tartışılırken hep, ‘cezaevleri çok dolu’ gerekçesi ortaya atıldı. Tamam da neden dolu olduğu konuşulmadı. Asıl sorunun; delil aramayan, şüpheliyi dinlemeyen tutukladığı insan sayısıyla övünen yargı mensupları olduğunu görmüyoruz. Salgınla birlikte daha çok tecrit altına alındık. Gazeteler birgün gecikmeli geliyor. İnfaz koruma memurları eldiven takıyor bazen ama mecburen yemek dağıtımlarında avukat gidiş gelişlerinde ortak temas noktalarına dokunuyoruz. Cezaevi şartları ne kadar izin verirse temizliğe, sağlıklı beslenmeye ve spora ağırlık vererek korunmaya çalışıyoruz.”

İYİ ÇOCUKLAR DIŞARI

Terkoğlu ise infaz paketine dikkat çekerek, “İktidar her pakette örtülü aflarla ‘iyi çocuklarını dışarı çıkarıyor.’ Yıllar önce ‘onlar sizin iyi çocuklarınız, biz iyi çocuklarınız olmayacağız demiştim. Yine aynı fikirdeyim” ifadelerini kullanıyor.

Hülya Kılınç ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Cezaevinde 1 aydır yalnız kalıyorum. En büyük sıkıntım ise sohbet edecek birilerinin olmaması ve dışarıdaki sevdiklerinizin sağlık durumları. Bizim yaptığımız şey gazetecilik. Tutuklu olmamız ise bu kararın siyasi olduğunun göstergesi.”

Başsavcılıktan ‘organize eylem’ tespiti: Libya’da öldürülen MİT mensubunun cenazesi gizli kaydedildi

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’de hayatını kaybeden kişi sayısı 812’ye vaka sayısı 38 bin 226’ya yükseldi

Koronavirüs salgını nedeniyle son 24 saat içerisinde 87 kişi daha hayatını kaybetti. 24 bin 900 test sonuçlarından 4 bin 117’sinin enfekte olduğu öğrenildi.

BOLD-Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın her gün sosyal medya hesabından yaptığı açıklama da yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle son 24 saat içerisinde 87 kişinin hayatını kaybettiği ve toplam vefat sayısının 812’ye çıktığını belirtildi.

Yapılan müdehaleler sonucunda 264 kişinin iyileştiği ifade edilen açıklamada son 24 saat içersinde 4 bin 117 kişinin koronavirüs test sonuçlarının pozitif çıktığı aktarıldı. Toplam vaka sayısının 38 bin 226’ya tırmandığı vurgulandı.

Sağlık Bakanı Koca yaptığı paylaşımda “Hastalarımızdan 264’ü daha iyileşti. Yoğun bakım ve entübe hasta sayımızdaki artış hızı düşme eğiliminde. Başarımız izolasyona bağlı. Virüs, gücünü temas ortamından alıyor. Virüse bu fırsatı tanımayalım. Evde kalalım” uyarısında bulundu.

İstanbul Tabip Odası: Enfekte olan hekim sayısı bini aştı!

Okumaya devam et

Popular