Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP’li belediyelerin UNESCO ödülü sahte çıktı: Tonla para ödediler

UNESCO, Ankara Balgat’taki “Kent Araştırmaları Enstitüsü”nün “layık gördüğü ödül için Paris’te tören düzenleyen AKP’li belediyeleri ‘Böyle bir ödülümüz yok. İsmimizi kullanmayınız’ diyerek uyardı.

BOLD- AKP’li yerel yönetimler 16 Ocakta Paris’te düzenlenen, Saray’dan da katılımın olduğu bir törenle Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünden (UNESCO) ödüller aldığı açıklanmıştı. Törende AKP’li Bursa Osmangazi Belediyesine “Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi”, Ankara Pursaklar Belediyesine “Ankara Kedisini Koruma, Yaşatma ve Tanıtma Merkezi”, İstanbul Esenler Belediyesi’ne “Nar Projesi”, Konya Büyükşehir Belediyesi’ne de “Bisiklet Ulaşım Master Planı” ve Tokat Erbaa Belediyesi’ne “Yaprak Festivali” gibi projeleri nedeniyle ödüller verildi. Aynı törende toplam 41 AKP’li belediyeye UNESCO’dan “uluslararası nitelikli olduğu belirtilen” ödül dağıtıldı. Paris’teki törene Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Başkanvekili Şükrü Karatepe de katıldı.

ÖDÜLLER BALGAT’TAKİ BİR KONSEYDEN

AKP’li belediyelerin müjdesini verdiği ödüllerle UNESCO’nun ilgisinin olmadığı ortaya çıktı. Ödüllerin Ankara’nın Balgat semtinde bulunan “Kent Araştırmaları Enstitüsü”nce “layık gördüğü” öğrenildi. Ödül töreninin ardından AKP’ye yakınlığıyla bilinen çok sayıda gazete ve haber sitesi ile bazı televizyonlarda “UNESCO’dan ödül” başlıklarıyla haberler yapıldı.

UNESCO’DAN UYARISI YAZISI

Ödül haberinin izini süren BirGün gazetesi UNESCO Türkiye Ofisi yetkililerine ulaştı. Yetkililer “UNESCO’nun belediyelere böyle bir ödül vermediğini bildirdi. UNESCO, ödül aldıklarını açıklayan belediyelere bir uyarı yazısı gönderdi. UNESCO, kendisinin vermediği ödüller için belediyeleri ismini kullanmaması konusunda uyardı.

ÖDÜL TÖRENİ İÇİN BELEDİYELERDEN ASTRONOMİK ÖDEMELER

“UNESCO ödülü” denilen ödüllerin Paris’te dağıtıldığı törenin organizasyonunu da Kent Araştırmaları Enstitüsü ile aynı adreste yer alan “Adamor Araştırma ve Danışmanlık Şirketi” yaptı. Adamor Araştırma ve Danışmanlık Şirketinin sahibi Yusuf Sunar aynı zamanda ödül törenini düzenleyen Kent Araştırmaları Enstitüsü’nün düzenleme kurulunda yer alıyor. Ödül töreni için Paris’e giden başkanların çeşitli tutarlarda şirkete para ödediği ortaya çıktı. Şirket yetkililerinince yapılan açıklamada, “Paranın organizasyon, katılım, reklam gibi birden fazla iş kalemi için sadece törene katılan başkanlardan alındığını, Paris’e gitmeyenlerden para alınmadığını” belirtti. Şirket yetkilisi, “Organizasyonun uluslararası partnerleri sayesinde UNESCO’nun binasında düzenlendiğini” de söyledi.

‘ULUSLARARASI ÖDÜLLERİN TAMAMINI NASIL TÜRKİYE BELEDİYELERİ ALIYOR’

Ödül alan belediyeler arasında yer alan Osmangazi Belediyesinin organizasyon şirketine 106 bin liralık ödeme yaptığı öğrenildi. Yapılan israfa, Osmangazi Belediye Meclis Toplantısında tepki gösteren CHP Grup Sözcüsü Sefa Yılmaz, “Belediyemizin internet sitesinde ‘UNESCO’dan uluslararası ödül aldık’ diyorsunuz. Ödülü UNESCO’dan mı aldınız, UNESCO’da mı aldınız? Ödülü veren enstitü Ankara merkezli bir enstitü. Ödülü alan belediyelerin tamamı Türkiye belediyesi. Hepiniz toplanıp ödülü almak için neden Paris’e gittiniz. Neden gereksiz israf ve masraf yaptınız?” diye konuştu.

“Yakışıklı” kod Komiser Turgay Atılır: Fason bir kahramanın hikayesi

Okumaya devam et
Reklamlar

Politika

IBAN yetmedi! “Tekâlif-i Milliye” hatırlatması yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizinden çıkış amacıyla “Tekâlif-i Milliye” emirlerini hatırlattı.

BOLD-Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz nedeniyle AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Milli Dayanışma’ adı altında bir bağış kampanyası başlatmış ve canlı yayında IBAN numarası paylaşmıştı.

Bugün akşamüzeri açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgınına karşı ulusal dayanışmaya vurgu yaparken, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı zaferle sonuçlandıran Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde Meclis’te yasalaştırdığı “Tekâlif-i Milliye” emirlerini hatırlattı.

“TEKÂLİF-İ MİLLİYE EMİRLERİNİ HATIRLATMAK İSTİYORUM…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, halkın ve ticaret erbabının elindeki silah, cephane, gıda, giyim, makine, binek hayvanı ve taşıt gibi imkânların tamamı veya bir bölümüne el konmasını öngören düzenlemeye değinirken, “Türk milleti İstiklal Harbi’nde yayınlanan Tekâlif-i Milliye emirleriyle varını yoğunu bağımsızlığı için ortaya koymuş bir millettir. Tekâlif-i Milliye emirlerini hatırlatmak istiyorum… Görüldüğü gibi ülkemiz bir tehdit ile karşılaştığında devlet ve millet el ele vererek tüm imkânları seferber etmektedir. Bugün de yaptığımız budur” sözleri dikkat çekti.

Türkiye genelinde maske satışını yasakladıklarını ifade eden Erdoğan, maskelerin vatandaşa ücretsiz olarak dağıtılmaya başlandığını ifade etti. Erdoğan, ayrıca “Yeşilköy Atatürk Havalimanı’nın alanına ve Sancaktepe’deki havaalanının olduğu kısma salgın hastanesi yapıyoruz ki 45 gün içerisinde buraları bitireceğiz” açıklaması yaptı.

Erdoğan’ın “Tekâlif-i Milliye” emirleri ile ilgili açıklaması şöyle;

Türkiye Cumhuriyeti, tüm kurumları ve imkânlarıyla 83 milyon vatandaşının tamamının yanındadır. Milletimizin her bir ferdine sergilediği birlik, beraberlik, dayanışma için şükranlarımı sunuyorum. Türk milleti İstiklal Harbi’nde yayınlanan Tekâlif-i Milliye emirleriyle varını yoğunu bağımsızlığı için ortaya koymuş bir millettir. Tekâlif-i Milliye emirlerini hatırlatmak istiyorum:

Her ilçede bir tane Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurulacak.

Halk, elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim edecek.

Her aile bir askeri giydirecek.

Yiyecek ve giyecek maddelerinin yüzde 40’ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.

Ticaret adamlarının elindeki her türlü giyim eşyasının yüzde 40’ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.

Her türlü makineli aracın yüzde 40’ına el konacak.

Halkın elindeki binek hayvanlarının ve taşıt araçlarının yüzde 20’sine el konacak.

Sahipsiz bütün mallara el konacak.

Tüm demirci, dökümcü, nalbant, terzi ve marangoz gibi iş sahipleri ordunun emrinde çalışacak.

Halkın elindeki araçlar bir defa olmak üzere 100 km’lik mesafeye ücretsiz askeri ulaşım sağlayacak.

Koronavirüs krizinde köprüden önce son çıkış! Adem Yavuz Arslan yorumladı

Okumaya devam et

Politika

MHP’li Feti Yıldız koronavirüs salgınına yakalandı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın koronavirüs tersti pozitif çıktı.

BOLD-Türkiye’de hızla yayılan yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınına MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın da yakalandığı öğrenildi.

Hastalığını sosyal medya hesabından duyuran Yıldız, “Covid-19 virüsü sebebiyle hastaneye yatırılıyorum. Dualarınızı esirgemeyin. Allah’a emanet olun” ifadelerini kullandı. Fethi Yıldız, Türkiye’de Koronavirüs’e yakalanan ilk milletvekili oldu. Yıldız’ın KOAH hastası olduğu öğrenildi.

Koronavirüs salgını nedeniyle TBMM gündemine gelen ‘İnfaz Yasası’ değişikliğinin MHP kanadında hazırlığını yapan Feti Yıldız olarak biliniyordu. AKP, Yıldız’ın hazırladığı yasa değişikliği teklifi üzerinde çalışmış ve AKP-MHP teklifi olarak Meclis gündemine getirilmişti.

AKP’li milletvekilinin derdi tutuklular değil tahliyeler sonrası cezaevindeki tavukların ne olacağı

 

Okumaya devam et

Politika

CHP’den infaz düzenlemesine şerh: Anayasa’ya aykırı

CHP, Adalet Komisyonunda kabul edilen infaz düzenlemesine şerh düşerek, Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu. Değişikliğin af kapsamında olduğunu belirten CHP, indirim ve affın öncelikle siyasal suçlara tanınması gerektiğini belirtti.

BOLD – CHP’nin muhalefet şerhinde, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamındaki bütün suçların kapsam dışı bırakılması ve tutuklu ve hükümlüler arasında kesin bir ayrım yapılmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), infaz düzenlemesinde değişiklik öngören ve Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilen 70 maddelik “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne muhalefet şerhi düştü. CHP, düzenlemenin hukuki açıdan tartışmalı istisnalar konularak çok sayıda hükümlünün tahliyesini planladığını ve af niteliği taşıdığı görüşünü paylaştı. Düzenlemenin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulanan şerhte, “Cezaevlerinin doluluğunu gerekçe göstererek yola çıkılan ve ‘eşitlik ilkesi’ni yok edercesine gerçekleştirilecek bir düzenlemenin, hukuki açıdan sorunlu olmasının yanı sıra toplumsal açıdan da ciddi sorunlar doğuracağı kesindir” ifadelerine yer verildi.

VÜCUDA VERİLMİŞ KORTİZON GİBİ

Cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve suç oranındaki artışların önüne geçilmesi gibi beklentilerin toplumda yaygın olduğuna dikkat çekilen şerhte, koronavirüs salgını nedeniyle cezaevlerine ilişkin kaygının daha arttığı belirtildi. Aftan ziyade sistemsel işleyişteki temel sorunların çözümüne odaklanılması gerektiği vurgulanan şerhte, “Bu dönemlerde af düzenlemelerine bir çözüm olarak sarılar ancak affın, vücuda verilmiş bir kortizon olduğu unutulmamalıdır. Nasıl ki tedavisi amaçlanan hastalığa ilişkin sonuçlar doğurması beklenirse, yan etkiler de ortaya çıkmaktadır” denildi.

ANAYASA’YA AYKIRI

Yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı, yargıya güvenin yüzde 20’nin altında olduğuna işaret edilen şerhte, talimatla tutuklamaların yapıldığı görüşü yer aldı. Muhalif gazetecilerin ve sosyal medyada siyasi eleştiri sunanların tutuklandığına dikkat çekilen şerhte, teklifin birçok yönden Anayasa’ya aykırı olduğu kaydedildi. Şerhte, bu aykırılıkların başında Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamındaki bütün suçların kapsam dışı bırakılması ve tutuklu ve hükümlüler arasında kesin bir ayrım yapılması olduğu ifade edildi. Şerhte, “Mahpuslar lehine yapılan bir infaz düzenlemesinin ilk ve öncelikli muhatabı tutuklular olmalı; özellikle suçüstü hali olmayan adi suçlular başta gelmek üzere, bütün tutukluların tahliyesi öngörülmeli idi” denildi.

ÖNCELİK SİYASAL SUÇLARA TANINMALI

Teklifte “siyasal suçlular” ile “gerçek suçlar” bakımından da Anayasa’ya aykırılığın söz konusu olduğunun altı çizilen şerhte, devamla şu ifadelere yer verildi: “Hırsızlık, dolandırıcılık, insan yaralama ve öldürme vb. suçlar, toplum üyelerinin malına ve canına ya da çevresel suçlarda olduğu gibi ortak yaşam mekânına zarar vermeye yönelik olduğundan bütün hukuk sistemlerince suç sayılır. Buna karşılık siyasal suçların muhatabı, ilke olarak yöneticiler olup, bu suçların yelpazesi, siyasal rejimlerin demokratik olma derecesini de ortaya koyar. Şu halde, siyasal suçlar, ilgili devlette yürürlükte olan siyasal rejim veya sisteme bağlı olarak değişen suçlardır. Bu nedenle, ‘düşünce suçları’, siyasal niteliklidir. Bu nedenle, indirim ve afta öncelik siyasal suçlara tanınmalı; zaten demokratik hukuk devletinde, şiddet çağrısı içermedikçe ve ırkçı söyleme dönüşmedikçe düşünce suçuna yer yoktur. AKP önerisi, siyasal suçlular ve adi suçlular ayrımını derinleştirmektedir.”

ŞİDDETE BULAŞMAYAN SUÇLAR

Şerhte, “şiddete bulaşmayan suçlar” ile ilgili görüş de yer aldı. Teklifte, siyasi tutukluların kapsam dışında tutulmasının da Anayasa aykırı olduğu ifade edilen şerhte, AKP’nin muhaliflere “terörist” nitelemesi yaptığı ve “terör” kavramının belirsizliğine işaret edildi. CHP şerhinde şu öneride bulunuldu: “Terör suçlarında asıl ölçüt, şiddet öğesi olmalı; şiddet kullanmayan ve şiddete bulaşmayan söz, yazı, slogan ve eylemler, şiddet ve silah kullanımından ayrı tutulmalıdır. Genel olarak, mevzuatın terör suçlarının kapsamının fazla geniş ve belirsiz tutulmuş olması nedeniyle, suç ölçütlerini belirginleştirmek ve hukukileştirmek için 2013, 2015 ve 2019’da TMK’de iyileştirmeler yapıldı. Buna rağmen, uygulamanın yasal sınırları zorlaması ve aşması, bu alanın istisna kategorisinde tutulmayıp, düzenleme kapsamına alınmasını gerekli kılmaktadır.”

AKP’li milletvekilinin derdi tutuklular değil tahliyeler sonrası cezaevindeki tavukların ne olacağı

Okumaya devam et

Popular