Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Müslüman aydınlar Amerika’da İslami eğitime destek için buluşuyor

Hıristiyan dünyasında yaşayan Müslüman kanaat önderleri canlı yayında Respect İslam Enstitüsü’ne destek için bir araya geliyor. Müslüman aydınlar İslamiyet’in kucaklayıcı yönünü anlatacak.

BOLD – Müslüman kanaat önderleri, 22 Kasım 2020’de Respect İslam Enstitüsüne destek için buluşacak. Toplantıda, Müslümanların azınlık olarak yaşadıkları batı dünyasında nesilleri yetiştirmenin önemi anlatılacak. Müslümanların yaşadıkları topluma adapte ve entegre olmalarının, inançlarını ve öz değerlerini koruyarak varlıklarını sürdürebilmenin eğitimli olmaktan geçtiğini vurgulanacak.

Müslüman aydınlar geniş kitleleri medyadakinin aksine İslamiyet’in kucaklayıcı, güler yüzlü yorumu ile tanıştırabilmenin yolunun da eğitim kurumlarını güçlendirmekten geçtiğini ifade edecek.

Respect İslam Enstitüsü Tanıtım Direktörü Beytullah Çolak, programın İngilizce olacağını hatırlatarak, “Bu çevrimiçi Bağış Toplama Etkinliğimiz bir anlamda manevi ziyafet sofrası olacak. Oraya katılanlar, yaşadığımız asrın problemlerini iliklerine kadar hisseden uzmanların anlatımıyla eğitim davamızın önemini daha iyi kavrayıp gönüllerince maddi manevi destekte bulunacak ve yapılan hizmetlere ortak olacaklardır” dedi.

Toplantıya katılacak isimlerden bazıları şöyle: “CNN’in 2018’de en etkili 25 Müslüman Amerikalı arasında saydığı Hind Makki, İslam üzerine dünyaca ünlü akademisyen Dr. John Esposito, Afrikan Amerika’nın siyahi Müslümanların Mısır Ezher’den ilk mezun olan temsilcisi Üstad Ubaydullah Evans, Latin kökenli Müslümanların temsilcisi İmam Daniel Hernandez, Amerika’da engellilerin Müslüman topluma entegresi için seminerler veren İmam Nadir Thabatah, milyonu aşkın cemaati olan merhum Warisuddin Muhammedin kızı Laila Muhammad, sosyal medya fenomeni ve akademisyen Dr. Craig Considine.”

Respect İslam Enstitüsü Amerika Birleşik Devletleri’nin önde gelen İslami Yüksek Öğretim Kurumlarından biri. 2015 yılından bu yana 11 programıyla 3000’den fazla öğrenciye hizmet verdi.

 

Amberin Zaman’ın annesi vefat etti: Annemi uğurlamak istiyordum

Okumaya devam et
Reklamlar

Dünya

AKP’nin ABD’de kayıt dışı lobicilik yapan bir ismi daha yargı önünde: Imaad Zuberi

ABD’de Michael Flynn, Bijan Rafiekian ve Ekim Alptekin’den sonra AKP adına kayıtsız lobicilik faaliyetinde bulunan bir ismi daha yargı önünde. Türkiye ve Katar adına kayıtsız şekilde lobicilik faaliyetinde bulunan İmaad Zuberi’nin AKP’li isimlerle temasta olduğu belirlendi.

BOLD – ABD’de kayıtdışı lobicilik yapmakla suçlanan bağışçı Imaad Zuberi’nin yabancı diplomatlara, siyasi partilerin kampanyalarına bağış karşılığında önemli isimlere erişim sağladığı ortaya çıktı. Associated Press’in haberine göre Türk yetkililerle de teması olduğu belirtilen Zuberi, AKP adına da lobi faaliyetinde bulundu.

Habere göre Imaad Zuberi, eski Başkan Yardımcısı Joe Biden’la özel toplantılardan Donald Trump’ın yemin törenine özel davetleri kapsayan geniş bir temas ağına sahip. Zuberi, hem Demokrat hem de Cumhuriyetçiler’in önemli isimlerinin dikkatini çeken, siyasi partiler için bağış toplayan seçkin bir isim olarak biliniyordu.

KAYITSIZ LOBİCİLİK FAALİYETLERİ MERCEK ALTINDA

Imaad Zuberi, 22 Ekim 2019’da California’daki federal savcılarca, Amerikan hükümeti yetkililerine yönelik lobi faaliyetlerini gizlemek amacıyla çalışmalarına ilişkin kayıtlar üzerinde oynama yapmakla suçlanmıştı.

ABD Adalet Bakanlığı’nın internet sayfasında davayla ilgili açıklamada, Zuberi’nin ABD’de yabancılar adına lobi faaliyetlerinde bulunanların sisteme kayıt yaptırmalarını gerektiren ve bu faaliyetleri düzenleyen Yabancı Ajan Kayıt Yasası’nı (FARA) ihlal ettiği, Zuberi’nin yasadışı kampanya bağışlarından 1 milyon dolar para kazandığı, ABD seçimlerini etkilemek isteyen yabancı şahıs ve kurumlardan para aldığı belirtiliyordu.

ZUBERİ DE İTİRAFÇI OLDU

Imaad Zuberi, aleyhinde açılan davada geçen yıl, kampanyaların finansmanı yasasını ihlal etme, yabancı ajan olarak kayıt yaptırmama ve vergi kaçırma suçlarını itiraf etmiş, savcılıkla işbirliği yoluna gitmişti.

Zuberi, yabancı ülke vatandaşlarının yasadışı olarak Trump’ın yemin töreni hazırlıkları komitesine bağış yapıp yapmadıklarına ilişkin New York’ta açılan federal soruşturmada adaleti engelleme suçunu da itiraf etmişti. Zuberi’nin 7 Ocak’taki karar duruşmasında cezasının belli olması bekleniyor.

Los Angeles’taki federal savcılar Zuberi için en az 10 yıl hapis cezası talep ediyor.

ÜST DÜZEY İSİMLERLE BAĞIŞ KARŞILIĞI TEMASLAR

Zuberi’nin yaptığı bağışlar ABD’de dış politika konularında aktif çalışan Senatör Bob Casey ve Lindsey Graham gibi üst düzey isimlerin de aralarında bulunduğu yetkililere ilk elden erişim imkanı verdi.

Savcılara göre Zuberi en az beş ülke ve yetkilileri için uzun yıllar kayıt dışı yabancı lobici olarak çalıştı.

Amerikan Associated Press (AP) ajansının haberine göre Zuberi, ABD’li siyasetçi ve yetkililerle bağlantılarını, yararlı olabilecek bazı bilgileri yabancı yetkililere iletmek için kullandı. Bu bilgiler arasında Joe Biden’la ilgili olanlar da vardı.

AKP’Lİ YETKİLİLERLE TEMASLARI

AP’nin haberinde Zuberi’nin Türk yetkililerle de yazışmaları yer aldı. Haberde, Trump’ın kişisel avukatı Rudy Giuliani’nin ve eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çıkarlarına yönelik hareket ettiği belirtildi.

Özel yazışmalar ve mahkeme belgelerine göre, Zuberi’nin de bu süreç içinde yer aldığı kaydedildi.

BÜYÜKELÇİ KILIÇ: GENEL SEÇİMLER ÖNCESİNDE TERS TEPER

AP’nin haberinde bu kapsamda, 2015 yılında Temsilciler Meclisi’nde 30’dan fazla Kongre üyesinin Türkiye’de ifade özgürlüğü ve insan haklarına saygı gösterilmesi çağrısında bulunan bir tasarısının sunulduğu, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’ın karar tasarısının taslağına ulaşarak Zuberi’den tasarının başarısız olmasına yardımcı olmasını istediği, yazdığı bir e-postada böyle bir tasarının geçmesinin Türkiye’deki genel seçimler öncesinde ters tepeceğini yazdığı belirtildi.

Zuberi’nin bu e-postaya cevap olarak, “Erdoğan’ın kahraman olduğunu düşündüğünü ve Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nun iki en güçlü üyesi olan Cumhuriyetçi Ed Royce ve Demokrat Eliot Engel’ın ikna edilmesi için Kılıç’a yardımcı olmaktan memnuniyet duyacağını” belirtti.

Zuberi’nin, söz konusu yazışmada, “Los Angeles’a gelip benim konuğum olsanıza? Sizi akşam yemeğinde özel olarak bir araya getirebilirim. Dışişleri Komisyonu’nda başka hangi isimler konusunda yardıma ihtiyacınız var? Her iki tarafta da çoğunu tanıyorum” dediği bildiriliyor.

AP’nin haberinde Zuberi’nin bahsi geçen her iki Kongre üyesiyle de güçlü ilişkileri olduğu, özellikle Demokrat Eliot Engel ile yakın ilişkisi olduğu kaydediliyor.

TASARIYA KARŞI LOBİCİLİK İDDİASI

Savcılık, Zuberi’nin Türkiye’yle ilgili karar tasarısının geçmemesi için aktif bir şekilde lobi yaptığını, tasarının sponsorlarından birini buna ikna ettiği, tasarının oylanmadan komisyonda başarısız olduğunu belirtiyor.

ÇAVUŞOĞLU, ZUBERİ’NİN VİP KONUĞU

Trump’ın yemin töreniyle ilgili Associated Press’in ele geçirdiği bir iç yazışmada, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Zuberi’nin VIP konuklarından biri olarak listede yer aldığı belirtiliyor.

Zuberi’nin yemin törenine yakın bir tarihte düzenlenen bir etkinlikte Çavuşoğlu ve Büyükelçi Serdar Kılıç’la poz verdiği fotoğrafları Facebook sayfasından sildiği de kaydediliyor.

Zuberi’nin 2016 seçimlerinde Demokrat Parti başkan adayı olan Hillary Clinton için büyük miktarlarda para topladığı, seçimden sonra da Trump’ın Başkanlık Yemin Töreni Komitesi’ne yüksek miktarda bağış yapan isimlerden olduğu belirtiliyor.

KATAR ADINA LOBİCİLİK FAALİYETLERİ

Savcılara göre Zuberi, Birleşik Arap Emirlikleri’ne karşı milyonlarca dolarlık nüfuz mücadelesine giren Katar adına da Trump döneminde Beyaz Saray ve Kongre’de lobi faaliyetlerinde bulundu.

Güvenlik yetkililerine göre, Zuberi’nin Katar adına lobi faaliyetleri hakkında soruşturma hala devam ediyor.

Zuberi’nin, 2016 yılı Aralık ayında yani Trump’ın seçimi kazanmasından iki ay sonra New York’taki Trump Tower ziyaretinde, Katar Dışişleri Bakanı’na eşlik ettiği belirtiliyor.

Köpeği ile oynarken düşen Joe Biden’ın ayağında çatlak oluştu

Okumaya devam et

Dünya

Biden, Janet Yellen’i ABD Hazine Bakanlığı’na aday gösterdi

ABD’nin seçilmiş Başkanı Joe Biden, eski ABD Merkez Bankası Başkanı Janet Yellen’i Hazine Bakanlığı’na aday gösterdi. Senato’nun onay vermesi halinde, Yellen bu göreve gelen ilk kadın olacak.

BOLD – Çeşitlilik içeren bir ekip kurma sözü veren Joe Biden, daha önce de tüm basın ve iletişim ekibini kadınlardan seçmişti. Biden,Hazine Bakanlığı’na da eski ABD Merkez Bankası Başkanı Janet Yellen’i aday gösterdi.

Senato’nun onay vermesi halinde, Yellen ABD Hazine Bakanlığı görevine gelen ilk kadın olacak.

Biden, üst düzey ekonomi yönetimine de kadın isimleri aday gösterdi. Biden’ın geçiş ekibi, üst düzey ekonomi yönetimine seçilen kadınların “Amerika’nın mevcut ekonomik bunalımdan çıkması ve daha iyisini inşa etmesine yardımcı olacağını” söyledi.

Biden Pazartesi günü aynı zamanda, ilk başkanlık istihbarat brifingini aldı. ABD’ye yönelik ulusal güvenlik tehditlerinin değerlendirildiği brifing, genelde Beyaz Saray’da göreve yeni başlayacak yönetimlere jest olarak öneriliyor, ancak bu brifing başta, Biden’ın zaferini kabul etmeyi reddeden Trump tarafından engellenmişti.

JANET YELLEN

74 yaşındaki ekonomi uzmanı, ABD Merkez Bankası Başkanlığı yaptı ve Bill Clinton’ın başlıca ekonomi danışmanlarındandı.

Yellen’in ülkenin 2007 mali krizi ve izleyen ekonomik durgunluktan çıkmasında önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.

Yellen, Merkez Bankası Başkanlığı yaptığı dönemde, bankanın politikalarının çalışanlar üzerindeki etkilerine ve ülkede artan eşitsizliğin maliyetine odaklanmasıyla tanınıyordu.

Yellen, 2014 yılında Barack Obama tarafından ABD Merkez Bankası (FED) Başkanlığına aday gösterildi ve 6 Ocak 2014’te ABD Senatosu Yellen’in başkanlığını onayladı. Yellen 2018 yılına kadar FED Başkanlığı görevini yürüttü.

Janet Yellen, ilk kadın FED Başkanı olarak da tarihe geçti.

Bill Clinton ile birlikte 1990’lardan başlayarak, ABD başkanları Merkez Bankası’nı siyasetten uzak tutmak için, seleflerinin atadığı isimleri görevde tutmuştu. Ancak Donald Trump, 2018 yılında Yellen’i ikinci bir dört yıllık dönem için atamamayı seçerek, bir Washington geleneğini de yerine getirmemişti.

Köpeği ile oynarken düşen Joe Biden’ın ayağında çatlak oluştu

Okumaya devam et

Dünya

Alman ve Hollandalı vakıflardan Osman Kavala çağrısı

İş insanı Osman Kavala’ya yönelik yeni iddianamede adı geçen Avrupalı vakıflar, istihbari faaliyet suçlamasını reddederek Avrupa Konseyi’ne Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması için Ankara’ya baskının artırılması çağrısı yaptı.

BOLD – Yaklaşık üç yıldır cezaevinde bulunan iş insanı Osman Kavala hakkında Ekim ayı başında kabul edilen yeni iddianamede dolaylı olarak casuslukla suçlanan Avrupalı vakıflardan ortak tepki geldi.

Alman Heinrich Böll, Robert Bosch ve Mercator vakıfları ile Goethe Enstitüsü ve Hollanda merkezli Avrupa Kültür Vakfı, yayımladıkları ortak tutum belgesinde casusluk iddialarını reddederek Kavala’nın serbest bırakılması konusunda Avrupa kurumlarının Türkiye’ye baskıyı artırması çağrısı yaptı.

Vakıfların Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve Alman Federal Meclisi üyelerine gönderdiği tutum belgesinde Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamının AİHM kararını ihlal anlamına geldiği vurgulandı ve Avrupa Konseyi, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi için ısrarcı olmaya çağırıldı.

AVRUPA KONSEYİ KAVALA’YI GÖRÜŞECEK

Vakıfların açıklamasında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, bugün Almanya’nın başkanlığında toplanarak AİHM kararlarının üye ülkelerce ne derecede uygulandığı konusunu görüşeceğine de dikkat çekildi. Üye ülke dışişleri bakanlarından oluşan komitenin ele alacağı vakalardan birinin Osman Kavala davası olduğu belirtildi.

Almanya, Avrupa Konseyi’nin siyasi karar alma organı olan Bakanlar Komitesinin Dönem Başkanlığını 18 Kasım’da devralmış, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, altı aylık dönemde öncelikleri arasında AİHM kararlarına uyum mekanizmalarının iyileştirilmesini de saymıştı. Şu an AİHM’in önünde 60 bin dava dosyası bulunduğuna ve dosyaların yüzde 40’a yakın bir bölümünün Rusya ve Türkiye ile ilgili olduğuna işaret eden Maas, “Bazı üye ülkelerin ulusal yasalara öncelik verme çabalarına tabii ki son derece eleştirel yaklaşıyoruz” demişti.

AİHM, 18 Ekim 2017’de gözaltına alındıktan sonra 1 Kasım 2017’de tutuklanan iş insanı Osman Kavala ile ilgili 10 Aralık 2019’da hak ihlali kararı vermiş, Kavala’nın makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklanması ve Anayasa Mahkemesi’nin başvuruyu makul bir sürede incelememesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiğine hükmetmiş, Kavala’nın derhal tahliyesini istemişti. Türkiye’nin itirazının reddedilmesi ile AİHM kararı Mayıs ayında kesinleşmişti.

ALMAN VE ABD’Lİ VAKIFLARA CASUSLUK SUÇLAMASI

Avrupalı vakıfların açıklamasında, iddianamede Türkiye’de faaliyet gösteren Avrupalı ve ABD’li vakıflara istihbari faaliyetlerde bulundukları suçlaması yöneltildiğine de işaret edilerek “Türkiye ve hangi bölge, köken ya da siyasi görüşten olursa olsun Türk insanıyla ilişkilerin geliştirilmesi için çalışan kuruluşlar olarak bu suçlamayı tüm açıklığıyla reddediyoruz” ifadesi kullanıldı.

ALMAN BAKAN’DAN TÜRKİYE’YE ÇAĞRI

Bu arada Almanya’nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Michael Roth, Almanya’nın dönem başkanı olduğu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nde Alman hükümetinin temsilcisi olarak yaptığı açıklamada, Türkiye’ye iş insanı Osman Kavala’yı serbest bırakması çağrısı yaptı.

Açıklamasında AİHM’nin bir yıl önce aldığı Kavala kararına dikkat çeken Roth, Türkiye’nin AİHM’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) doğan yükümlülüklerini siyasi sebeplerle yerine getirmediğini tespit ettiğini vurguladı.

AİHM kararının kesinleşmiş olduğuna işaret eden Roth, açıklamasında “Türkiye’ye AİHS’ye uyma ve Osman Kavala’yı artık serbest bırakma çağrısı yapıyorum” ifadelerini kullandı.

Merkel: AB-Türkiye ilişkilerinde beklenen ilerleme sağlanamadı

Okumaya devam et

Popular