Connect with us

Gündem

Ahmet Altan: Sürgüne gitmektense cezaevini tercih ettim

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ahmet Altan, cezaevinde olmayı sürgünde olmaya tercih ettiğini belirterek, “Neredeyse hiç kimseniz ve kökünüzün olmadığı sürgünde özgür bir adam olmaktansa ana dilimi konuştuğum yerde olmayı tercih ederim.” dedi.

BOLD – 5 yıl cezaevinde yatan gazeteci-yazar Ahmet Altan, sürgüne gitmektense, cezaevini tercih ettiğini belirterek, ” Cesaretimden dolayı değil. Ama sürgünde olmanın mahkum olmaktan daha zor olduğuna inanıyorum”dedi.

Tekrar mahkum olma riski taşıyan gazeteci yazar Ahmet Altan, Fransız Haber Ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, cezaevinde olmayı sürgünde olmaya tercih ettiğini belirterek, “Neredeyse hiç kimseniz ve kökünüzün olmadığı sürgünde özgür bir adam olmaktansa ana dilimi konuştuğum yerde olmayı tercih ederim.” ifadesini kullandı.

Bir yazar olarak kendisi için en önemli unsurun kalemini elinden bırakmamak olduğunu kaydeden Altan şunları söyledi: “Yazarlar çok endişeli olur. Çünkü her dakika yazabileceğin bir dakika, işini yapabilirsin yani yazmadığın her dakika pişmanlık duyarsın, Şimdi bunu hapishanede çok daha fazla hissettim.”

AFP, cezaevinde iki kitap yazan ve şu anda üçüncü romanını bitirmek üzere olan Altan’ın ilk romanının Türkçe dışında 28 dile çevrildiğini kaydetti.

Altan, cezaevinde yazdığı ikinci roman “Hayat Hanım”ı özgürlüğe ve kişisel “intikamı”na bir övgü olarak tanımlayarak, “Bu bir nevi ‘beş yılı benden çalamazsın’ demek.” adına yazılmış bir roman” ifadesini kullandı.

Cezaevinde günde 8 ya da 9 saat yazdığını söyleyen yazar, sürekli sigara içtiği için koğuşundaki mahkum arkadaşlarının tepkisini çektiğini aktardı.

Roman yazarken adeta başka bir dünyada yaşadığını kaydeden Altan, “Eğer yazıyorsanız, başka şikayet edecek bir şey olmaz.” diyerek duygularını dile getirdi.

Sürgüne niçin gitmeyi reddettiğine bir kez daha açıklık getiren ve bunun cesaretle ilgili olmadığını söyleyen Altan, sadece sürgün koşullarını cezaevi koşullarından daha ağır bulduğunu söyledi, “Cesaret yüzünden değil. Ama sürgünde olmanın mahkum olmaktan daha zor olduğuna inanıyorum” dedi.

Alltan, “Belki sürgünde daha güvenli olabilirsiniz, ancak kendi evinizde yatağınızda uyur gibi rahat olamazsınız, ben cezaevini tercih ederim.” dedi.

Yargıtay’ın cezasını onadığı gazeteci Recai Morkoç tutuklandı

Gündem

Bozdağ’dan sosyal medya soruşturmalarının püf noktası: “Tweet attı diye…”

Adalet Bakanı Bozdağ, Türkiye’nin ifade özgürlüğü alanında gerilemesinde büyük pay sahibi olan sosyal medya baskısına ilginç bir yorum getirdi. Bozdağ, “Tweet attı diye hakkında soruşturma başlatılan bir Allah’ın kulu yok, tweetin içinde yazandan dolayı soruşturma açılıyor” dedi.

BOLD – Sosyal medyadan yağ fiyatlarını, ülkenin gidişatını, Tayyip Erdoğan’ı eleştirenler hatta taksiciler hakkında şaka yapanlar bile gözaltına alındı.

Uzmanlık alanları ekonomi olan akademisyenler, Türkiye’nin ekonomik sorunlarına dair yazdıkları tespitler yüzünden mahkemelik oldu.

Zam fiyatlarını eleştiren paylaşımları “provokatif ve dezenformasyon içeren paylaşımlar” olarak sınıflandırarak işlem başlatan emniyete bağlı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ise AKP’nin sosyal medya komiseri gibi davranıyor.

Sosyal medya üzerindeki baskı Türkiye’deki ifade özgürlüğü alanındaki gerilemenin bir yansıması. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 3 Mayıs’ta yayınladığı 2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke içerisinde 149’uncu sırada yer alıyor.

TWEET GÖZALTILARININ SEBEBİNİ AÇIKLADI

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bugün Kanal 7’deki Başkent Kulisi programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yargıtay’ın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında verdiği karar ve Kılıçdaroğlu’nun karara ilişkin “Tanımıyoruz” ifadesi sorulan Bozdağ, yargı kararlarına eleştiriler de bulunabileceğine dikkat çekti.

Bozdağ, Kaftancıoğlu ile ilgili soruşturmanın atılan tweet nedeniyle değil, tweetin içeriğiyle ilgili olduğunu dile getirerek, “Sayın Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı’mızın merhume annesine ve kendisine söylenen küfürlü ifadeyi eğer ifade hürriyeti kapsamında görüyorsa çıkıp İstanbul’daki mitingde tekrar etseydi. Siyasetimizi küfürden, siyasetçilerimizi küfür kullanan dilden kurtarmalıyız. Tertemiz bir üslupla konuşma yapmamız gerekiyor” dedi.

BİR ALLAHIN KULU YOK

Sosyal medya paylaşımlarına yönelik baskıları değerlendiren Bozdağ, “Türkiye’de tweet attı diye hakkında soruşturma başlatılan bir Allah’ın kulu yok, tweetin içinde yazandan dolayı soruşturma açılıyor” dedi.

Adana’da AKP’nin başörtüsü oyunu: Furkan gönüllüsü kadınları bu sefer başörtüsüzlere dövdürdüler

Okumaya Devam Et

Analiz

Adana’da AKP’nin başörtüsü oyunu: Furkan gönüllüsü kadınları bu sefer başörtüsüzlere dövdürdüler

Adana’da geçen Mart ayında demokratik haklarını kullanan başörtülü göstericilerin başlarına inen coplar, hak ve özgürlüklere gözü kapalı bir iktidarın nereden nereye savrulduğunun resmi oldu. Aynı hatayı tekrarlamak istemeyen iktidar, bu seferki müdahalede başörtülü polisleri sahaya sürmedi.

BOLD – Furkan Vakfı üyelerine geçen Mart ayında yapılan, işkenceye varan müdahale AKP’nin başörtüsü siyasetinin ibretlik vesikasını ortaya koydu. Başörtülü kadınlara yönelik müdahaleden yansıyan görüntüler dehşete düşürürken, toplumun her kesiminden yoğun tepki topladı.

Bir numaralı gündem haline gelen orantısız müdahale de başörtülü polislerin, kendileri için yıllarca hak mücadelesi yapmış başörtülü aktivistlere coplu saldırısı vicdanları yaraladı.

Demokratik ve anayasal haklarını kullanan başörtülü göstericilerin başlarına inen coplar, hak ve özgürlüklere gözü kapalı bir iktidarın nereden nereye savrulduğunun resmi oldu.

Adana’da bugün de Furkan Vakfı’nın eylemi vardı. Adana emniyeti basın açıklaması yapmak isteyen gruba aynı şekilde karşılık verdi. Coplar çekildi, konuşmak isteyenlerin kafaları yarıldı.

Bu seferki müdahalenin diğerinden bir farkı vardı.

Furkan üyesi kadınların karşısına bu sefer başörtülü kadınlar dikilmedi.

Tamamı başı açık olan polislerin müdahale ettiği eylemci kadınlar, yine copların hedefi oldu.

Adana’da polis zulmü tam gaz: Kızlar yine stres attı

Okumaya Devam Et

Gündem

Adana’da polis zulmü tam gaz: Kızlar yine stres attı

Adana emniyeti tepkilere rağmen, anayasal haklarını kullanmak isteyen Furkan Vakfı üyelerinin göz açtırmıyor. Polis, Alparslan Kuytul ve vakıf üyelerinin tutukluluğunu protesto için basın açıklaması yapmak isteyen gruba yine çok sert şekilde müdahale etti. Adana sokaklarında aynı görüntüler ortaya çıktı.

BOLD – Adana Emniyeti Furkan Vakfı üyelerine yönelik sert müdahalesine tepkilere rağmen devam ediyor.

Polis, itikafta olan vakıf üyelerine camide saldırıyor, kameralar önünde öldüresiye dövüyor.

Vakfın başörtülü ve çarşaflı kadınları, kendileri gibi başörtülü kadın polisler tarafından feci şekilde darp ediliyor.

Sert müdahalenin ardından basına sızan ses kaydında da “İyi stres attık” ifadeleri kullanan polislerin eğlendiği de ortaya çıkmıştı.

Adana’da iktidarın istemediği cemaat haline gelen Furkan Vakfı’nın kurucusu Alparslan Kuytul, tutuklanarak cezaevine gönderilirken, eşinin de her an polis tarafından takip edildiği ortaya çıktı.

Kuytul, Adana’da yargılanmasına rağmen Ağrı Patnos cezaevine gönderildi.

POLİS SERT MÜDAHALEDEN VAZGEÇMİYOR

Vakıf üyeleri bugün de “Özgürlük Yürüyüşü” adı altında Atatürk Parkı’nda basın açıklaması yapmak istedi.

Parkı ablukaya alan polis, Adana Valiliği’nin kent genelindeki eylem ve etkinlik yasağını gerekçe göstererek açıklamaya izin vermeyeceğini belirti.

Dağılmayan Furkan Vakfı üyelerine polis, biber gazı ve coplarla müdahale ederken yaralananlar oldu.

Kadın polislerin yine başörtülü ve çarşaflı kadınlara sert müdahalesi objektiflere yansıdı.

Hakkında hipnozla işkence iddiaları bulunan Ahmet Zeki Üçok İyi Parti’ye katıldı

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar